T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/183 Esas
KARAR NO: 2025/231
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili firmanın ---- yılında---- kurulduğunu, ---- markalarının tanınmış markalar olduğunu, ---- ibareli pek çok markanın----- nezdinde müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı adına ----- tescil numaralı ------ ibareli markanın, müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ---------- markalarının yüksek tanınmışlık statüsüne haiz olduğu ve ilgili markalarının ülkemizdeki idari ve adli makamlarca tanınmış marka olarak kabul edildiğini ve olası ihlaller karşısında, sıradan bir markaya oranla çok daha büyük zararlar görebileceğini ve çok daha geniş bir korumayı hak ettiğini, taraf markaları arasında iltibas düzeyinde benzerlik olup, davaya konu markanın SMK 6/1 uyarınca hükümsüzlüğünün gerektiğini, dava konusu markanın müvekkilinin ----------- esas unsurlu markalarına iltibas teşkil edecek dereceği benzer olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin markalarının tescilli ve tanınmış olduğu ürünler ile aynı, aynı tür ve benzer ürün ve hizmetleri kapsadığını, halk arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davaya konu kullanımların, davalının müvekkilinin ----------- markasının yüksek tanınmışlığından haksız yarar sağlamasına neden olduğunu ve müvekkilinin markasının uzun yıllardır ciddi emek ve yatırımları sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğine zarar verdiğini, dolayısıyla davaya konu markanın SMK 6/5 uyarınca da dava konusu markanın hükümsüzlüğü gerektiğini, hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu belirterek, markanın SMK 6/1,6/3,6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ---- tarihinde ---- markasının tescili için --------- başvuru numaralı başvuru yapılmış;----- sınıfları bakımından ------ tarihinde tescil edilmiş olup, davacı taraf tüm sınıflar bakımından tescil talebimize karşı itirazda bulunmuş olup; ---- Yeniden İnceleme ve----numaralı kararı ile davalının itirazlarını kısmen kabul kısmen reddederek anılan sınıflar yönünden tescile karar verildiğini, ------ -----numaralı kararında “Tanınmışlık gerekçeli itirazın incelenmesi neticesinde ise, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi hükmünün farklı mal veya hizmetlerde yapılmış başvuruların bile reddini mümkün kıldığı kabul edilmekle birlikte böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi için bazı koşulların varlığının gerektiği, bu koşullardan birinin de bir markanın tanınmış olduğu mallar/hizmetler ile itiraza konu markanın tescil kapsamındaki mallar/hizmetler arasında tüketici zihninde belirli bir bağlantının kurulması olduğunu, muterize ait -----markasının tanınmış olduğu ------------ sektöründeki mallar ile başvuru kapsamındaki ----------- dışında kalan malların/hizmetlerin aynı veya benzer mallar/hizmetler olmadığı, başka bir deyişle başvuru kapsamındaki mallar ile muterize ait markaların tescil kapsamındaki mallar/hizmetler arasında bağlantı bulunmadığını, nisbi ret nedenlerine ilişkin işlemlerde kurumun yaptığı incelemenin taraflarca sunulan vakıalar, kanıtlar, ------ sınırlı olduğu, sonuç olarak başvurunun ------------ markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı kanaatine varıldığından tanınmışlık gerekçeli itiraza karşı yapılan itirazında kısmen kabulü gerekmiştir.“ denmekle davacıya ait------ markası ile müvekkile ait ------- markası arasında herhangi bir ilişkinin olmadığına, benzer mal ve hizmetleri kapsamadığına, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına vurgu yapmış olduğunu, davacı şirkete ait markalar ile müvekkili şirkete ait -------- markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin tamamen birbirinden farklı olduğunu, müvekkilim tekne üretim ve satış alanında iştigal ettiğini, çalışma konusunun ----- şeklinde ifade edildiğini, kurulduğu zamandan bu yana tekne üretimi ve satışı dışında başkaca bir mal ve hizmet üretmediğini, Davacı şirket ise tekstil sektöründe mal ve hizmet ürettiğini, tarafların faaliyet gösterdikleri alanların birbirinden tamamıyla farklı olduğunu, ------- ile tanınmış markanın koruma kapsamı tanınmış markanın kapsadığı aynı ya da benzer mallar ve hizmetlerle sınırlı tutulmu olup, davacı tarafın ------------ markası da --------- sektöründe tanınmış bir markadır. Dolayısıyla müvekkilin faaliyet alanı olan denizcilik-tekne sektöründe davacı tarafın herhangi bir tanınmışlığı yahut faaliyet alanı bulunmadığını, Taraf markalarının tescilli olduğu sınıfların tamamen birbirinden farklı olduğunu, Davacı taraf dava dilekçesinin ----maddesinde davaya konu ----- markasının ----sınıftaki ürünler ve -----sınıftaki hizmetler için tescil edilmek istendiğini belirtmiş olup, öncelikle müvekkilinin tescil talebi olmayıp tescilli markasını kullandığını, --- markası ------ sınıflarında tescilli olup; müvekkilin ---- ilişkin bir tescil talebi bulunmadığını, ----sınıfta tescilli olup, müvekkili şirket kurulumundan bu yana -------- dahil olan emtialar bakımından üretim gerçekleştirmekte yani markayı kullanmakta iken; davacı şirketin anılan sınıf bakımından marka tescilinden bu yana kullanımı bulunmadığını, Davacı şirket bu sınıftaki emtialar bakımından hiçbir faaliyette bulunmamış olduğunu, Bu nedenle tarafımızca; davacının tarafımıza tecavüzün önlenmesi talebiyle açmış olduğu ---------- Sayılı dosyasında kullanmama def’inde bulunulduğunu, SMK m.25/7 uyarınca huzurdaki davada davacının ------ tescilli markaları bakımından kullanmama def’ini ileri sürdüklerini, Davacı şirket ile müvekkil şirketin ürettikleri mallar birbiri ile o kadar alakasızdır ki; bu durum markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, Diğer yandan müvekkil şirketin üretim ve satış alanı ----------köyünde olup, oraya gelen müşterinin davacıya ait --------- markası ile ilintili olduğunu düşünmesi, bu iki markayı karıştırmasının imkansız olduğunu, Yasa koyucu SMK m.6/5’te ret koşullarını, haksız yarar sağlanması, marka itibarının zarar görmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi olarak sıraladığını, huzurdaki davada bu koşulların oluştuğu davacı tarafça ispatlanamadığını, davacı taraf ile müvekkili şirketin ürettikleri mal ve hizmetlerin uzaktan yakından alakası olmadığını, müvekkilinin, davacının markası üzerinden haksız yarar sağlaması ürettiği ürün grubu itibarıyla mümkün olmadığını, Yani dava konusu müvekkil markasının, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama, tanınmış markanın itibarına zarar verme, tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedeleme gibi hususların değerlendirilmesi için ilk şart müvekkilin markası ile davacı markasının kullanıldığı faaliyet alanının birbiriyle aynı ya da benzer olması gerektiğini, Müvekkil şirket yetkilisi ------dır.-------- markasının çıkış noktası da müvekkil şirket yetkilisinin memleket olduğunu, Davacının müvekkilinin --------- nezdindeki tescilinin kötü niyetli olduğunu iddia ediyor ise bunu ispat etmesi gerektiğini, MK m.6/6 “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. “hükmünü haiz olup davacının----------- adının madde metninde zikredilen fikri mülkiyet hakkı kapsamında kaldığı iddiasıyla SMK m.6/6 uyarınca müvekkile ait ------- markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş ise de, davacıya ait ---------- alan adının fikri mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi ve müvekkile ait markanın bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Davalı adına tescilli ------ tescil nolu ----markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ------ tarihli yazı cevabında ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ------------ olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ tescil numaralı ---------- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "1-Davacının ----- tescil nolu markaların hak sahibi olduğu, 2-Davalının ------ tescil nolu markaların hak sahibi olduğu, 3-Davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan ------ nolu markasının SMK 6/1 , 6/5 ve 25 maddeleri uyarınca -------davalının markasını tescil kapsamında yer alan -----------bu taşıtlar için ------------------ Emtiaları açısından kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, 4- Davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan------markalarının SMK 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda nihai hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemenize ait olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1,6/3,6/5, 6/6, 6/9 ve 25. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli ------- tescil numaralı ---- markasının SMK'nın 6/1,6/3,6/5, 6/6, 6/9 ve 25. Maddesi gereği hükümsüzlük davasıdır. Davacı taraf ------ markalarının tanınmış markalar olduğunu, ---- ibareli markalarının adına tescilli olduğunu, davalı adına tescili ------- markasının markası ile iltibas oluşturduğunu, davalının kendi markasının tanınmışlığından yararlanmak kastı ile tescil başvurusu yaptığını ve kötü niyetli tescil sebepleri ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava konusu somut olayda --- kayıtları incelendiğinde -------- tescil nolu markaların hak sahibi olduğu, bu markaların ana ve ayırt edici unsurunun ---- ibaresi olduğu, davacı tarafın markalarının------- Sınıflarda tescilli olduğu, -----markasının --- Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, davacı tarafın tanınmış markalarının --------- men markaları olduğu sabittir. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde, davacının markalarının ana unsurunun ------- ibaresi olduğu, diğer ibarelerin talim ve tamamlayıcı unsurlar oldukları, davalı tarafın markasının ana ve tanımlayıcı unsurunun -------- ibaresi olduğu, marin ibaresinin sektör belirten tamamlayıcı unsur olduğu,---- ibaresinin ülkemizde bir ilçenin ismi olduğu, davacı tescilinde ise anlamsal olarak bir tanımlama içermediği, ancak davacının ------- olarak tanınmışlığının hazır giyim sektöründe olduğu, SMK'nın 6/1. Maddesi kapsamında uyuşmazlık değerlendirildiğinde, markalar arasında ---------ibaresi dolayısıyla benzerliğin söz konusu olacağı, ancak davalı tarafın markasının -------- şeklinde bütünsellik arz ettiği dikkate alındığında ses anlamında benzerliğin ötesinde anlamsal ve kavramsal benzerliğin söz konusu olmadığı, emtia sınıfları yönünden yapılan değerlendirmede------------ ve bu taşıtlar için -------------- Emtiaları açısından kısmen benzerliğin bulunduğu, ancak alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kullanmama defi karşısında davacı tarafın bu emtialar yönünden kullanımı ispat edemediği, bu haliyle SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. SMK'nın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük şartları değerlendirildiğinde; az yukarıda ifade edildiği üzere alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının -------- markasını faaliyet ve ürünleri üzerinde hem de alan adlarında ve bu alan adları altında yayınlanan---- sitelerinde davacının dayanak gösterdiği tescilli markalarından çok daha önce ----Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde ---- olarak kullandığı tespit edilmediği dikkate alındığında, SMK 6/3 maddesi uyarınca davalının markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kabul edilmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük şartları değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafın ------markası tanınmış marka ise de bu tanınmışlığın hazır giyim sektöründe olduğu, davalı tarafın markasının tescilli olduğu ------- Sınıflarda olmadığı, davalı tarafın kullanımlarının bilinçli ve sektörü bilen kişilerce ve uzun araştırmalar sonucu davalının faaliyet alanındaki kullanımlara dikkate edeceği hususu birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın markasın davacının markalarının itibarını zedelemeyeceği, tanınmışlığından yaralanma kastı içermeyeceği ve davacının markalarının ayırt edici karakterini zedelemeyeceği kabul edilmiş, her ne kadar bilirkişi raporunda---- Sınıftaki az yukarıda belirtilen emtialar yönünden ---- markasının tanınmışlığı dolayısıyla kısmi hükümsüzlük yönünde görüş belirtilmiş ise de aynı raporda ispat yükü kendisinde olan davacının bu emtialar yönünden kullanımı ispat edemediği dikkate alındığında bu emtialar yönüyle tanınmışlığın söz konusu olamayacağı kabul edilerek rapordaki bu yöndeki görüşe itibar edilmemiş ve SMK'nın 6/5. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük şartları değerlendirildiğinde; davalı markasının beyanları kapsamında markanın sahibi olan şirketin ticaret unvanının markalaştırılması şeklinde olduğu, şirketin ortaklarının doğum yeri incelendiğinde ----------ilçesi olduğu, bu haliyle hem ticaret unvanının hem de markanın doğum yeri olarak belirlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu haliyle davacının markasından yararlanma kastı taşıdığının söylenemeyeceği, başkasına ait markayı bilerek tescil ettirme durumunun söz konusu olmadığı ve yine davacı tarafça kötü niyeti ispat eder bir delil de sunulmadığı dikkate alınarak SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,
3-Yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025