T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/194 Esas
KARAR NO: 2025/161
DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/05/2024
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ------- bu yana tiyatro çalışmaları yanı sıra birçok film ve dizide rol aldığını, davaya konu marka müvekkilinin adına tescilli olduğunu, davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu müvekkili adına tescilli markaya dair tecavüz söz konusu olduğunu, davalıların marka hakkına tecavüz oluşturan haksız eylemleri neticesinde haksız rekabet oluştuğunu, haksız ve hukuka aykırı eylemler neticesinde oluşan marka hakkına tecavüze istinaden maddi ve manevi tazminat talep etme gerektiğini, dosya kapsamında alınan mütalaada müvekkilinin maddi manevi tazminat talep edebileceği tespit edildiğini, maddi ve manevi tazminat talepleri için arabuluculuk başvurusu gerçekleştirildiğini, arabulucu görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketlerin kullandığı ---- ibaresinin müvekkilinin tescilli markası olan ------- iltibas meydana getirecek şekilde benzediğini, müvekkilinin bilgisi ve izni dışında kullanıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu zarar maddi ve manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve tüm mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı ------ tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ------ yılından bu yana gerek yurtiçi gerekse de yurtdışında, sinema ve televizyon sektörü alanında birçok sinema filmi, televizyon filmi ve televizyon dizisinin yapımcılığını gerçekleştirmiş ve halen de bu faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili şirket, davacının filmdeki rolüne istinaden davacı ile ---- tarihli Fikri Hak Devir Beyanı/Muvafakatnamesi imzaladığını, davacı taraf ile imzalanan muvafakatnamede filmin ismi ------ olarak belirtilmiş olmakla birlikte parantez içerisinde açıkça------ tarafından değiştirilebilir" şerhi düşüldüğünü, davaya konu film, bir film serisinin ikinci filmi olup isminde esaslı unsur----- ifadesidir; ------ ibaresi tamamen tanımlayıcı ve tamamlayıcı nitelikte bir unsur olarak kullanıldığını, müvekkili şirket, ----yılında bu serinin ilk filmi olan -------- yapımcılığını gerçekleştirmiştir. Bahse konu ilk film --------- geçen bir komedi filmi olup filmdeki ana karakterler ----- olduğunu, -------- açısından da belirleyici/ayırt edici nitelikte bir ifade olup, seyirciler bu ifadeyi gördüklerinde filmlerin konusunun birbirleri ile bağlantılı olduğunu anlayabildiğini, davacının markası ile rol aldığı filmin görselleri karşılaştırıldığında bahse konu filmin davacıya ait markanın ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markaları incelendiğinde, görseller incelendiğinde davacıya ait markanın standart -------- yazılmış ------- yazısından ibaret olduğu, başkaca bir yazı, şekil veya görsel efekt içermediği; müvekkile ait filmin görselinde ise -----, hareketli grafikler içeren fontlar kullanıldığı,---- ibaresinin ----- ibaresinden daha kalın ve daha büyük olarak yazıldığı, yine --------- ibaresinde balık görseli bulunduğunu, davacının markası ile müvekkil şirkete ait filmin görselinin görsel ve işitsel olarak birbirinden son derece farklı olduğu ve herhangi bir iltibas oluşmadığını beyan ederek, davacının manevi tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacının haksız ve hukuki yönden mesnetsiz davasının usulden ve esestan tüm yönleriyle reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -----vekili tarafından ------ tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa konu olan ----- bir marka hakkı sahipliği söz konusu olmayıp davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde, ------ ibareli marka hakkına sahip olduğunu, ancak ---- ait sorgulama ekranlarından yaptığımız inceleme ile görüleceği üzere, ---- herhangi bir tescilli markaya rastlanılmadığını, müvekkili şirket --------- yayıncı şirket olması sebebiyle çeşitli yapım şirketleri, kendi eserlerinin/dizilerinin/filmlerinin yayınlanmaları için kanala teklif göndermekte, kanal tarafından ilgili içerik uygun görülürse de bu eserin yayınlanması için sözleşme yapılmakta ve müvekkili şirket bünyesinde yer alan ---- yayınlandığını, bu kapsamda yapım şirketlerinden “hizmet” satın alındığını, eserler/diziler/filmler de------ ekranlarında yayınlandığını, bir şirketin kendi içeriğini oluşturup yayınlaması ile bir hizmet satın alıp yayınlaması arasında maddi yönden çok büyük farklar bulunmadığını, ilgili film ise dış yapım aracılığı ile Müvekkili şirket kanalında yayınlandığını, acak uyuşmazlığa konu olan ----- yayını için, dava dışı ajans ----- akdedilmiş olup filmin yapımcısı ise davalı yapımcı ------Olduğunu, sözleşmede yer alan ----- Müvekkil şirketin eski ünvanı olup müvekkili şirket -------- devrolduğunu, davacıların bahsettiği iddialarla müvekkil şirketin herhangi bir ilgisi bulunmamakta olup ilgili iddiaların muhatabının müvekkil şirket olmaması nedeniyle huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacının davaya konu film isim değişikliğine dair davalı yapımcı ile akdettiği muvafakatname uyarınca da herhangi bir talep hakkı doğmadığını, ---- yayınlanan filme ait isim ile davacının davaya konu ettiği ------- ibareleri arasında karıştırılma/ iktibasa yönelik herhangi bir durum da söz konusu olmadığını, Uyuşmazlık konusu----- davacının itiraza konu ettiği ---------- ibareleri arasındaki harf sayılarındaki farklılık, ibarelerin - ortalama insanın dikkatinin yoğunlaştığı -başlangıç ibarelerinin aynı olmaması, çekişme konusu marka ile davacının iddia ettiği işaretle şekil unsurlarının benzeşmemesi hususları birlikte değerlendirilerek aralarında karıştırılma/ ilişkilendirilme imkanı bulunmadığını, -----harften oluşmakta olup çekişmeye konu edilen işaret ise ------- oluştuğunu, --- olarak da aynı söyleme sahip olmadıkları açık olup karıştırılma durumu bu yönden de bulunmadığını, davacının manevi tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacının haksız ve hukuki yönden mesnetsiz davasının usulden ve esestan tüm yönleriyle reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; Davalı yapımcı şirketin yapımcılığını üstlendiği------- isimli filmindeki Sıkıntı Yok ibaresinin kullanımı dolayısı ile davacı tarafın marka hakkına tecavüz unsurunun oluşup oluşmadığı, tecavüzün varlığı halinde haksız rekabette bulunulup bulunmadığı, maddi manevi tazmatın gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- kaydı yazı cevabında davalı ---- tarihinde, diğer davalı ----- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı tarafın ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği, yine ---------tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Tarafların beyan ve itirazları, kayıtlar ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepler yönünden rapor aldırılmış olup, dosyanın marka hukuku uzmanı, FSEK uzmanı, fil yapımcısı ve sinema oyuncusu üyeden oluşan heyet raporunda özetle; Marka Hukuku ve Haksız Rekabet Hukuku Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Davacının markalarının ---- ---- sınıflarında tescilli olduğu gözetildiğinde davalının söz konusu marka ibarelerini filmde kullanması nedeniyle ---- sınıfındaki hizmetlerin film sektörünü tamamlayıcı/yardımcı niteliği gözetildiğinde benzer mal/hizmetlerde kullanıldıkları söylenebilirse de davacının ----------hem de özellikle Karadeniz bölgesinde günlük dilde son yıllarda sıklıkla kullanılan söz öbeği olması sebebiyle tek bir teşebbüsü işaret edemeyeceği, dolayısıyla ayırt ediciliğinin bulunmaması nedeniyle davalı kullanımlarının kelime+şekil kombinasyonundan oluştuğu görülmekle birlikte davacının markalarında yer alan ----- ibaresinden daha küçük puntolarla marka ibaresinde yer aldığı ve ---- ibaresinde balık figürünün yer alması ve ------ ibaresinin markada tali unsur olması birlikte değerlendirildiğinde davalı marka kullanımlarında tüketicinin dikkatinin------- ibaresinin marka ibaresinin asli unsuru olduğu birlikte değerlendirildiğinde, markaların bütünsel benzerlik değerlendirilmesi sonucunda, taraf markalarının/kullanımlarının birbiri ile benzer olmadığı ve bu nedenle markalar arasında ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali de bulunmadığı, Bir diğer deyişle, davalı kullanımları ile davacının ----- numaralı markaları; söz konusu marka ve işaret altında sunulan malların hitap ettiği kişilerin üzerinde bıraktığı iz itibariyle davacı markasındaki hakim unsurun ---- ibaresi davalı kullanımlarındaki hakim unsurun ---- ibaresi olup, ----ibaresinin tali unsur olarak görüldüğü, ------ ibaresinin tek başına ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğu dolayısıyla taraf marka ve kullanımların benzer nitelikte olmadığı, Davalılar tarafından gerçekleştirilen mevcut kullanımın, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, Haksız rekabet hükümleri çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde de davalı kullanımlarının davacı markası ile iltibas yaratmasının ilgili alıcı grubu nezdinde----- ibarelerinin genel geçer ibareler olması ve kullanımın ----- asıl unsurlu kullanım dikkate alındığında iltibasa yol açmayacağı kanaatinin hasıl olduğu, ancak Doktrin ve Yargı kararlarında kümülatif korumanın kabul edilip edilmediğine yönelik farklı kararlar bulunduğundan davalılar eylemlerinin TTK 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediğini Sayın Mahkemeniz takdirine bıraktığımızı, ------ Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Tarafların marka adları içerik olarak değerlendirildiğinde ise farklı metaforları ve anlamları taşıdıklarına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf,----- tescil numaralı markanın adına tescilli olduğunu, davalıların------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda,---- markasının ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği, yine ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği ve markaların halen koruma altında bulunduğu, ----markasının ------ Sınıfta davalı yapım şirketi adına tescilli olduğu, davalı yapım şirketi tarafından yapılan ve diğer davalı yayıncı şirket tarafından yayınlanan --------- şeklinde film adı olan film eserinin yapılarak yayınlandığı, davacı tarafın bu filmin adının kendisine ait markanın kullanılması dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı talepte bulunduğu, taraf markalarının ve kullanımlarının benzerliği açısından yapılan değerledirmede, davacı tarafın markaları olan ------- insanların ---- şeklinde son yıllarda genellikle---- manasında kullandığı, söz öbeği özellikle ---- şiveden kaynaklı ------ sınıflarındaki davacı adına tescilli-------- markalarının tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin ticari kaynağını göstermediği, ilgili halk tarafından söz konusu mal veya hizmetlerin ticari kaynağının kolaylıkla ve derhal hatırlanmasını sağlamadığı ve dolayısıyla işaretin ayırt edici niteliği bulunmadığı, davacının----- marka ibareleri incelendiğinde, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ticari kökenini belirtebilme fonksiyonu açısından ayırt edici niteliğe sahip olmadığı; zira ifadenin özgünlük ya da tınıdan yoksun olarak ----------- cümlesini aktardığı sonucuna ulaşmıştır. Çok çeşitli mal ve hizmetlere yönelik böylesine bir sloganın tek bir teşebbüsü işaret edemeyeceğine; ayrıca, davacının söz konusu markanın özü itibarıyla ayırt edici olduğu ya da kullanım yoluyla ayırt edici nitelik kazandığına ilişkin delil ibraz etmediği, ayrıca, bu ifadeler -------- ifadeleri, açık tanıtıcı anlamının ötesinde, belirtilen mal ve hizmetlerin ticari kaynağını ayırt edecek olan hedef tüketici kitlesinin bir işaret olarak ifadeyi hatırlamasın sağlayabilecek herhangi bir ek ve ayırt edici unsur da içermediği, bu kapsamda, davacının -----tescil numaralı ---------ibareli markalarının ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacının markalarının---- olduğu gözetildiğinde davalının söz konusu marka ibarelerini filmde kullanması nedeniyle ----- sınıfındaki hizmetlerin film sektörünü tamamlayıcı/yardımcı niteliği gözetildiğinde benzer mal/hizmetlerde kullanıldıkları söylenebilirse de davacının --------- ibarelerinin hem ------- hem de özellikle ----bölgesinde günlük dilde son yıllarda sıklıkla kullanılan söz öbeği olması sebebiyle tek bir teşebbüsü işaret edemeyeceği, dolayısıyla ayırt ediciliğinin bulunmaması nedeniyle davalı kullanımlarının kelime/şekil kombinasyonundan oluştuğu görülmekle birlikte davacının markalarında yer alan --------- ibaresinin---- ibaresinden daha küçük puntolarla marka ibaresinde yer aldığı ve ------ ibaresinde balık figürünün yer alması ve ------ ibaresinin markada tali unsur olması birlikte değerlendirildiğinde davalı marka kullanımlarında tüketicinin dikkatini ---- ibaresine odaklanacağı ve ---- ibaresinin marka ibaresinin asli unsur olduğu birlikte değerlendirildiğinde, markaların bütünsel benzerlik değerlendirilmesi sonucunda, taraf markalarının/kullanımlarının birbiri ile benzer olmadığı ve bu nedenle markalar arasında ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali de bulunmadığı kanaatine varılmış ve marka hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, davalı kullanımlarının davacı markası ile iltibas yaratmasının ilgili alıcı grubu nezdinde------- ibarelerinin genel geçer ibareler olması ve kullanımın ----- unsurlu kullanım dikkate alındığında iltibasa yol açmayacağı, davacı tarafın kullanmış olduğu bir iş ürünü, işi ve faaliyetinin bulunmadığı, bu haliyle davalıların yapım ve yayınını gerçekleştirdikleri sinema filminin davalı yönüyle haksız rekabete yol açmayacağı kanaati ile haksız rekabet talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın FSEK kapsamında talepleri de değerlendirilmiş, davacı markası ile davalı taraflara ait tescilli marka ve kullanımların farklı anlam taşıdıkları, davalıların film yapımının seri filmlerin devamı mahiyetinde olduğu, davacı tarafın markasının eser adı olarak korunsa dahi davalıların eserlerinin adının az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın tescillerinden farklı olduğu dikkate alındığında davacının FSEK'ten kaynaklı haklarının da ihlal edilmediği kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 870,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,36TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden "Reddedilen marka hakkına tecavüz talepleri yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden "Reddedilen Maddi tazminat davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden "Reddedilen Manevi tazminat davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025