T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/270 Esas
KARAR NO:2025/147
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/11/2024
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,-------yılında kurulan, dünyanın en eski ve en prestijli üniversitelerinden biri olup, dünya çapında eğitim ve araştırma alanında lider bir kurum olduğunu, bilim, mühendislik, tıp, beşeri bilimler ve sosyal bilimler dahil olmak üzere çok geniş bir yelpazede programlar sunar. ----yılı aşkın tarihi boyunca pek çok----- ödüllü akademisyen, bilim insanı, yazar ve lider yetiştirdiğini, müvekkili, aynı zamanda ------ sınavının geliştirilmesinden ve akademik standartlarının belirlenmesinden sorumlu olduğunu, ------ yeterliliğini ölçmek amacıyla tasarlanmış ve dünya çapında geçerliliği bulunan uluslararası bir sınav olduğunu, ilk olarak ------ yılında uygulamaya konulan bu sınav, başta akademik, profesyonel ve göçmenlik süreçlerinde olmak üzere bireylerin -----dil becerilerini değerlendirmek amacıyla kullanıldığını, müvekkili şirket,-----markasının sahibi olduğunu, söz konusu marka tescili,----- aracılığıyla uluslararası düzeyde yapılmış olduğundan, eşya listesi yerel kayıtlarda görünmediğini, ancak, bu markanın dayanağı olan ----tescil numaralı marka,------- üzerinden incelendiğinde, ilgili hizmetlerin kapsamı açıkça belirlendiğini, davalı şahıs,------ anlaşmalı olup, kendi İngilizce eğitim kursunda eğitim gören kişileri,----sınavına girmeleri için -----yönlendirdiğini, bu yönlendirmeler karşılığında davalı şahıs, her yönlendirdiği kişi başına komisyon aldığını, davalı, kendi------- kursunu, sanki----- sınavını düzenleyen en yetkili kurummuş gibi tanıtarak, müvekkiline ait --------markasının itibarını kullanmakta ve böylelikle daha fazla müşteri çekmeyi hedeflediğini, bu şekilde, müvekkilinin marka değerinden haksız bir şekilde yararlandığını, davalının müvekkilinin marka hakkını kötüye kullanarak, yanıltıcı bir izlenim yaratmaya çalıştığını ve bunun da haksız rekabet oluşturduğunu açıkça gösterdiğini, davalıya ait ------ alan adı tescilinin hükümsüzlüğüne, müvekkiline ait; -----markalara vaki marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa ait olduğu belirtilen ------kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ---- tescil numaralı -----markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ markasının ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği, ---- tescil numaralı markasının geçersiz olduğu bildirilmiştir. ----- adının kime ait sorulmuş alınan yazı cevabında----- tarihinde tahsis edildiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 S. SMK'nın 29. Mad.
GEREKÇE:Dava, markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Davacı taraf, ----- tescil numaralı---- markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. HMK'nun 114(1/d) maddesinde taraf ehliyeti dava şartı olarak sayılmıştır. Bu hüküm gereği eğer taraflardan birisi yönünden taraf ehliyeti bulunmadığı takdirde HMK'nın 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde ----tescil numaralı ---- markasının davacı adına olduğu, davalı tarafça başvurusu yapılan --- tescil numaralı markasının geçersiz olduğu, ----- adının BTK yazı cevabında ------adına tahsis edildiği göz önüne alındığında ihlalin varlığı halinde davanın davalı cihetiyle görülmesinin mümkün olmadığı kabul edildiğinde, davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2025