T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/158 Esas
KARAR NO:2025/140
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 17/08/2023
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketi tekstil sektöründe 40 yıldır faaliyet gösterdiğini; müvekkili şirketin unvanının asıl ve ayırt edici unsurunun ----- olduğunu, unvanını gerek merkezinde gerek ---- farklı şubesinde kullandığını; müvekkilinin ---- markasının ------nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu; bunun yanında müvekkilinin ------ markalarının tescilli olduğunu ve birçok başvuru sürecinin de devam ettiğini; müvekkilinin ------ ibaresi üzerinde asıl ve gerçek hak sahibi olduğunu; müvekkilinin birden çok ------- ibaresini taşıyan markası tescil edildiğinden anılan markaların seri marka niteliğinde olduğunu; müvekkiline ait ---------- markasının tanınmışlık seviyesinin çok üst seviyede olduğunu, müvekkilinin markasına sürekli reklam verdiğini ve tanıttığını; davalı tarafın müvekkiline ait markaların ayırt edici unsuru olan -------ibaresini haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığını; davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımlarda müvekkili şirketin markalarının asıl ve ayırt edici unsuru olan ------ibaresinin birebir aynısının, şekil ve yazı tipi bakımından birebir aynısının ve ikonik hale getirilen -------- harfinin aynısının kullanıldığını; davalı kullanımının müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalı kullanımlarına ilişkin delil tespiti yapılmasını, tedbir kararı verilmesini, davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL’lik maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,----- isimli iş yerinin müvekkili ---- tarafından ---- tarihinden beri ------ sicil numarası ile kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini; müvekkili firmanın yaklaşık ---- hizmet verdiğini; müvekkil firmanın adını kurucusu olan ---soyadından aldığını; müvekkilinin herhangi bir taklit amacı olmaksızın davacı firmadan habersiz ve bağımsız bir şekilde açmış olduğu ayakkabı dükkanına kendi soyadını verdiğini; müvekkilinin kurucusu olduğu ----- firmasının uzun yıllardır aktif bir şekilde ayakkabı satımı ile ilgilendiğini; müvekkil firmanın yerel bir firma olup bulunduğu yer olan--- bilindiğini; davacı firmanın unvanı açıkça --- olup müvekkili firmanın unvanının ise sadece ---- olduğunu; firma isimlerinde ----- ibaresi bulunsa dahi firmaların isim devamlarında ayırıcı kelimelerin mevcut olup logolarının birbirlerinden açıkça ayırt edici nitelikte olduğunu; davacı firmanın internet sitesi adı ----------------- logosunun da müvekkili firmadan tamamen farklı olduğunu; hem kullanılan logodaki yazı karakterlerinin farklı olması hasebiyle hem de logoda ayırıcı sayı ve işaretler bulunması hasebiyle firmaların birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebildiğini; müvekkilinin ikinci bir şubesi ya da internet satışının mevcut olmadığını; kaldı ki müvekkil firma ile davacı firmanın benzer ürün satışı da yapmadığını; müvekkil firmanın yalnızca ayakkabı satışı ile ilgilenmekte olup hiçbir şekilde herhangi bir kıyafet, aksesuar üretim ya da satışı içerisinde olmadığını; davacı firmanın ise yalnızca giyim ve aksesuar satışı yapmakta olup hiçbir şekilde ayakkabı satışı yapmadığını; bu bağlamda firmaların farklı ürünler kapsamında ticari faaliyette bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ana unsuru -------- olan seri markaları yönünden davalının kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---------- yazı cevabında davacı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----------------tescil numaralı şekil markasının ---- tarihinde, ------ tescil numaralı şekil markasının ---- tarihinde, --- tescil numaralı şekil markasının ------------- tarihinde, --- tescil numaralı şekil markasının ----sınıfta ---- tarihinde, ---- tescil numaralı şekil markasının ---sınıfta --- tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. ---------- Talimat dosyası kapsamında davalıya ait ayakkabı mağazacında tespit yapılmış olup, hazırlanan -------tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak --------adresinde faaliyet gösteren -------- isimli işyerinin tabelasında, ürünlerinde, duvarında, ------- ibaresinin yazılışı ile ürünlerde bulunan ----ibaresindeki ------harfinin yazılışı tescilli marka ile yüksek oranda benzerlik gösterdiği; -------tescil numaraları belgelerde kayıtlı logolarla benzerliğin yüksek olduğu; bu kullanım suretiyle SMK m.7/2-c şartlarının söz konusu olduğu; davalı mağazaya ait vergi levhası kayıtları incelendiğinde ise mağazanın ----- yılından beri faaliyette olduğu, bulunduğu ilçede ------ yıldır tanındığı, ayrıca--------ibaresini kullanmaktaki amaçlarının işyeri sahibinin ---------- soyadından kaynaklandığının tespit edildiği; ibareyi ticari hayatın olağan akışı içerisinde kullandığı, tescil tarihlerinden önceki tarihlerde kullanılmasından dolayı da kötü niyet taşımadığı; davalı işyerinde kullanılan tabelada, ürünlerde vb. bulunan logo ve yazının benzerliği dolayısıyla şüpheli işyerinde satışa sunulan ürünlerin potansiyel ortalama tüketici kitlesi tarafından orijinal ürünlerle karıştırılabileceği, iltibasa yol açabileceği ihtimalini doğurduğu, ancak marka sahibinin, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi biçimlerde kullanılmasını engelleyemediği dikkate alındığında marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden varsa kullanımlarının tespiti ile bu tespit dolayısıyla oluşan zararın belirlenmesi hususunda marka uzmanı, tekstil mühendisi ve mali müşavirden oluşan heyet raporunda özetle; Davalı tarafın kullanımına konu düz yaz ile veya ilk harfi ---- harfine özel sekil verilmiş ----- işaretinin davacıya ait markalarla ve özellikle ---- koruma tarihli ve ------ tescil numaralı markası ile yazım sekli bakımından yüksek seviyede benzerlik arz ettiği; Davacı markalar---------sinifta tescilli olup, anılan bu sınıfın ayak giysilerini, yani ayakkabılar da kapsadığı; bu bakımdan davalı kullanımının davacının tescil sınıfı kapsamında kaldığı; Bu şekilde yüksek seviyede benzerlik arz eden ibarenin ayni mallarda kullanılması sonucunda halk nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali doğacağı, SMK m.7/S kapsamında yapılan değerlendirmede, somut olayda ad ----iken davaya kona kullanmaların ------şeklinde olduğu; davacının taninmiş ---- markası ile birebir aynı sekilde ---------- ibaresinin kullanımının SMK m. 7/5 anlamında ad ve soyadın dışında kullanım teşkil etmediği; Dosya içerisinde buna dair somut deliller olmamak birlikte, davalı mağazasının --- tarihinden bu yana davaya konu ---- adi altında faaliyet göstermesi ve ------ markası altında mal sunumunun yapılmış olması ihtimalinde, söz konusu kullanımının üzerinden dava tarihine kadar 28 yıllık bir sürenin geçimiş olduğuna dair görüş bildirmişlerdir. ---------- sayılı yazısında,’’ bir marka, tasarım faydalı model veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar %10 civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.Tazminat talebi yönünden ek rapor düzenlenmiş olup alınan raporda özetle; Davalı ------, Zararın Tespiti Yönünden; Davalının raporun’’ III.a’’ bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen Gelir Tablosunda Net satış hasılatının yıllar itibariyle sırasıyla; ------- yılında 857.600,51TL, ------ yılında 682.857,08TL, 2021 yılında 1.191.842,16 TL,2022 yılında 2.449.173,17-TL, 2023 yılında 5.158.763,90-TL,(İncelenen dönemler ait) tutarında net satış hasılatının bulunduğu, Davacının SMK’nın 151/2-c maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği tazminat tutarı; ---- belirlediği emsal lisans bedeli % 10 oranına göre 1.034.023,68-TL olduğuna dair görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; talep artırım dilekçemizin kabulü ile, başlangıçta belirsiz alacak olarak 5.000 TL olarak talep edilen maddi tazminat talebimizin miktarının, 13.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda tespit edilen 1.034.023,68 TL’yeçıkarılmasına/arttırılmasına, arttırılan kısım yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini ve haklı davanın talebi gibi tümden kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 56/1, 77, 149, 150 ve 151.Maddeleri,
GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de incelenmiş, davacının markaları incelendiğinde; ---- numarası ile tescilli ---- markasının ---- markasının ----- tescil numaralı ----------- tescil numaralı ------numaralı markasının ----- Sınıfta davacı adın tescilli olduğu ve halen marka korumasından yararlandıkları, davalı tarafın ----- markasını işletme adı ve marka olarak kullandığı, bu kullanımda -------- kelimesinin başındaki m harfini davacı tarafın tescilli markası olan ------ tescil numaralı------ unsuru şeklinde kullandığı, her ne kadar davalı tarafın soyadının ---- olduğu ve -------kelimesini bu sebeple marka olarak kullanmasının SMK'nın 7/5. Maddesi gereği engellenemeyecekse de davalı kullanımının bu istisnayı aştığı ve iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı, bu kullanımlar sebebiyle davalının markasının fonetik, görsel ve kavramsal olarak davacı markasına benzer olduğu, her iki tarafın aynı/benzer sektörde faaliyet gösterdikleri , hitap ettiği tüketici kitlesinin aymıyet arz ettiği, davalı kullanımlarının orta düzeyde tüketici nezdinde davacı markalarını taşıyan mal ve hizmetlerle karıştırmaya yol açacağı dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve durdurulması taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafın 28 yıldır iş yerinde -----markasını markasal olarak kullandığı sabit ise de sessiz kalma yönünden bu tarihin değerlendirilemeyeceği, zira davalı tarafın -------- ibaresini salt bu haliyle kullanmasının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, ancak davacı tarafın --------tescil numaralı marka şekliyle kullanmasının tecavüz oluşturacağı kabul edildiğinde, bu haliyle kullanımın ne zaman başladığının belirsiz olduğu, davalı tarafça bu kullanımın baştan itibaren bu şekliyle olduğuna dair bir delil dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında sessiz kalma halinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davacı tarafın SMK'nın 151/2-c maddesi gereği lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere marka hakkına tecavüzün sabit olması halinde zarar gören tarafın SMK'nın 151. Maddesi gereği zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, bu haliyle davacı tarafın tazminat hakkının sabit olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde, brüt cirosunun 10.340.236,82-TL olduğu ------ kayıtlarına göre tarafların sektöründe emsal lisans bedelinin cironun %10'u olacağı ve bu haliyle davacı tarafın talep edebileceği lisans bedelinin 1.034.023,06-TL olduğu kabul edilmiş ve aksız fiilin tespit tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren davacı tarafın ticari avans faizi talep hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı tarafın ---- ibaresinin özellikle --- davacının tescilli ----- tescil numaralı markası ile iltibas oluşturur şekilde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunduğunun TESPİTİ İLE TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA,
2-1.034.023,68 TL maddi tazminat alacağınınhaksız fiilin tarihi olan 19/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Alınması gereken 70.634,15 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 17.659,00 TL olmak üzere toplam 52.705,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.641,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 13.641,30 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 308,25 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 17.659,00 TL ıslah harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 780,25 TL tebligat, müzekkere ile;-------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin------- Talimat sayılı dosyasında yapılan 1.912,35 TL keşif harcı ve 2.500,00 TL masraf olmak üzere toplam 38.429,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan marka hakkına tecavüz davasında karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasınyönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 156.763,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Karar kesinleştiğinde sarf edilmeyen gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 22/05/2025