T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/62 Esas
KARAR NO:2025/134
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/03/2024
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Dava 20.03.2024 tarihinde açılmış olup dava dilekçesinde, özetle; ------alım-satım ve aracılık hizmetleri başta gelmek üzere otomotiv sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren ve piyasa tarafından tanınan davacının ----yıllarından bu yana ---- kullandığı ve vergi levhasında bu unvanın bulunduğu; davacının --------- ve ------kullanıcı adlı hesapları bulunduğu ve bu hesaplar üzerinden satışlarını yaptığı;---- markasını tescil ettirmek için ---- başvurduysa da o günün şartlarında ---- sayılı bu başvurunun şartlarını tamamlayamadığı fakat bu durumun kesinlikle marka hakkından vazgeçildiği anlamına gelmediği; davalının ---- yılında yaptığı başvuruyla ---- markasını ---- sınılarda kendi adına tescil ettirdiği; ----- markası üzerinde gerçek hak sahibi olan davacının yıllardır oluşturduğu piyasa güveninin şu anda davalı tarafça hak edilmeden kullanıldığı, ayrıca davalı tarafından piyasa nezdinde yapılabilecek güven sarsıcı eylemler ----- ismine mal edileceğinden davacının bu durumdan maddi ve manevi zarar görebileceği; davalının markasının davacının kullanımıylakarıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu; davalının ---- markasını kötü niyetle tescil ettirdiği ileri sürülerek ve SMK md.5’teki mutlak red nedenlerinin de dikkate alınması istemiyle, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ----- tarihli cevap dilekçesinde, özetle; davacı ve davalı markalarının şekil ya da harf açısından hiçbir benzerlik taşımadığı ve karıştırılmalarının mümkün olmadığı; davalının marka tescil sürecinde bir marka-patent danışmanlık şirketi ile çalıştığı ve------ markasının kullanılıp kullanılmadığını sorduğu, danışmanlık şirketince markanın boşta olduğu ve tescil edilebileceği bilgisinin alınması üzerine markanın tescil ettirildiği, dolayısıyla davalının kötü niyetinin söz konusu olmadığı; davalının tescil sürecinde özenli bir şekilde gerekli araştırmaları yaptığı ve ----- internet ortamındaki diğer ----------alım-satım platformlarında yapılan aramalarda ----- adını kullanan hiçbir irmaya rastlanmadığı; davacının işyeri olarak belirttiği adres ----üzerinden kontrol edildiğinde böyle bir işyerinin olmadığının fark edildiği; ------ itibaren kullanmaya başladığını iddia eden davacının markanın 10. yıl plaketini aldığını iddia ettiği, halbuki bunun için -----yılında olunması gerektiği, bu sebeple davacının dosyaya sunduğu 10. yıl plaketinin gerçeği yansıtmadığı ve delil olamayacağı, davacının ----- markasını kullanmadığı ve maruf hale getirdiği iddiasının asılsız olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davalının ----- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının------davalı adına tescili olduğu, ----tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- sayılı marka tescil başvurusu tescil ücretinin süresi içinde yatırılmaması nedeniyle GEÇERSİZ sayıldığı anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
A. Bilişim Yönünden Tüm Dosya Kapsamında ve İnternet Üzerinde Yapılan İncelemede Sonuç Olarak;------- adresi ------ üzerinde yapılan incelemede;Hesap incelendiğinde;
Hesap adının ------ oldugu,Hesap açıklamasında “ --------- yer aldıgı,Hesabın ----- tarihinde oluşturuldugu,
Hesaptan ------ tarihi itibariyle toplam 284 adet paylaşım yapıldıgı, o Hesabın takipçi sayısının 355 kişi oldugu tespit edilmiştir.Davacıya ait olduğu belirtilen----------- hesabından yapılan ilk paylaşımın 07.02.2025 tarihli olduğu tespit edilmiştir.Davacıya ait olduğu ------incelemede;
Hesap incelendiğinde;Hesap adının----- olduğu, o Hesabın ------ olduğu, Hesapta ----ibaresinin kullanıldığı, -------olduğu tespit edilmiştir.Davacıya ait olduğu --------yapılan incelemede, ---- olduğu görülmüştür. ---- yapılan incelemede;Sitede yer alan hakkımızda sayfasında, ----- olduğu tespit edilmiştir.Site tescil bilgilerinde; Alan adının -----kayıt edildiği, ---- adresinin ------ tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ---- tarihinde son bulacağı,Site erişim ve yer sağlayıcısının -----oldüğü tespit edilmiştir.------isimli hesaba ilişkin incelemede;Hesap incelendiğinde;Hesap adının ---- oldüğü,Hesabın ------- oldüğü, o Hesapta ---- ibaresinin küllanıldığı oldüğü tespit edilmiştir.Tarafımızca yapılan araştırmada, ----arama motoruna --- yazılarak arama yapılmış olup, alınan ------ Görünümü ve adres bilgilerine yönelik incelemede;---- arama sonuçlarında, Firma adının ----- olduğu, ----nümarasının -----Firma adresinin ---- bilğilerinin yer aldığı tespit edilmiştir.
B. Marka hukuku yönünden yapılan incelemede sonuç olarak;Hükümsüz kılınması istenilen ----- ibareli sözcük ---- SMK md.5 kapsamında hükümsüzlük sebebi içermediği;
Davacının ----- markası tescilli bülünmadığı ve tescil prosedürü de devam etmediği cihetle, somüt olayda SMK md.6/1'in uygulanabilirliği bulunmadığı;Dosyadaki delillerin ----hizmetlerinde davacı tarafından ---- öncesinde ihdas ve istimal edildiğini ortaya koyduğu fakat davacının -----öncesinde piyasada maruf hale getirdiğini kanıtlamaya yeterli bulunmadığı; davacının----- markası üzerinde SMK md.6/3 anlamında gerçek hak sahipliğinin, piyasada marufiyet koşulunun sağlanamaması nedeniyle, kabul edilemeyeceği;----- sayılı markanın SMK md.6/9 anlamında kötü niyetle tescil ettirilmiş sayılamayacağı;
Boylece, dava konusu ---- markasının SMK md.5-6 kapsamında hükümsüzlük sebebi bulunmadığı, marka tescilinin geçerli bulunduğu;" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 6/3 ve 25. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava; SMK'nın 6/3. Maddesinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Davacı taraf, davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ------ markasının ana unsurunun ----ibaresi olduğunu, bu ibareyi kendisinin maruf hale getirdiğini ve bu sebeple hak sahibi olduğu bu ibarenin davalı tarafça marka tescilinin sağlandığı iddiası ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/3. Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/4. Maddesinde "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu Dosyaya -----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı markasının---- davalı adına tescili olduğu, tescil başvuru tarihinin -- tarihi olduğu, ----- tarihinde markanın sicile tescil edildiği, davacı ---- tarihleri arasında --------- adresinde ----- için mükellefiyet tesis ettirdiği; ------ adresinde ----- ve ek olarak ------ mükellefiyet tesis ettirdiği; fakat, ------- bu adreste yapılan yoklamada adresin hatalı olduğu /mükellefin adreste tanınmadığı hususlarının rapor edildiği, ---- itibarıyla ------ adresinde mükellefiyet tesis ettirdiği, ----- tarihlerinde davacının ------- adresine gidilmek suretiyle yapılan yoklamada işyerinin faal olduğunun tespit edildiği ve aşağıdaki fotoğrafların çekildiği, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan -----sayılı----- incelendiğinde; davacı -----alanında faaliyet gösteren ----- adresindeki iş yerinin------- kaydedildiği, yine --------- hesabına ait dava dilekçesinde davacının --------- bulunduğu belirtilmiş ve dava dilekçesi ekinde söz konusu ------------- hesabının geçmişi ----- uzanan ekran görüntüleri sunulduğu, ancak,----- isimli --------- hesabının alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere katılma tarihinin --- olduğu ve hesaptaki en ---- tarihli olduğu, ---- cevabi yazısında davacı tarafın ------ tarihinden --- tarihine kadar ve --- tarihinden ---tarihine kadar ---- ismini kullandığı sabittir. Bu tespitlerden sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafın hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde, dava konusu-------- SMK'nın 5. Maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, tescilli olduğu ----Sınıflar yönünden ------ kaynak belirtmediği, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak daha önce tescil edilmiş bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırma içermediği, malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekli ya da başka bir özelliğini münhasıran içermediği, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak nitelik arz etmediği, kamuyu ilgilendiren, dinsel, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş herhangi bir işaret içermediği, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı yönü bulunmadığı dikkate alındığında SMK md.5 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacı her ne kadar ---- markasının tescili için ----- tescili talebinde bulunmuş ise de markası tescilli bulunmadığı ve tescil prosedürü de devam etmediği anlaşıldığından SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş; az yukarıda ifade edildiği üzere Davacının delil olarak sunduğu ---- işe başlama tarihli ------- adının alınması ve ----tarihli ------ hizmetlerinde davacı tarafından ----- öncesinde ihdas ve istimal edildiğini ortaya koymaktadır. -------- tescilsiz olarak kullanılan bir markanın, ilgili tüketici kitlesi nezdinde belirli bir bilinirliğe ulaşmış olmasının gerekeceği, tescilsiz bir markanın sahibi olan kişinin, tescil başvurusunda bulunan diğer kişiye karşı üstünlük iddiasında bulunabilmesi için o markanın piyasada belirli bir tanınırlığa ulaşmış olması aranacağı, bu durum, markanın geniş bir kesim tarafından ait olduğu işletmeyle ilişkilendirilmesi anlamı taşıyacağı, başka bir deyişle, tüketiciler o markayı gördüklerinde veya duyduklarında, davacının işletmesini hatırlayabilmelidirler. Somut olayda, davacının sunduğu deliller kendisine ait ----- hizmetlerine ilişkin olarak ------- öncesinde piyasada maruf hale geldiğini kanıtlamaya yeterli olmayacağı, davacının delil olarak sunduğu ----- altında------ bulunduğu görülmekle birlikte, bu beğenilerin ne kadarının geçmiş veya potansiyel Müşterilerden ne kadarının davacının aile, arkadaş ve tanıdıklarından geldiği bilinmediğinden, dahası --------------- beğenileri yüzeysel bir etkileşim olup -------- markasının hedef tüketici kitlesi nezdinde duyulduğu anda otomatikman davacının işletmesiyle özdeşleştirildiğine dair veri sunmaması nedeniyle piyasada marufiyet bakımından yeterli sayılamayacağı, tek başına ----------- hesabındaki kullanım, pazar sağlayıcılarındaki kullanımların davacı yönünden markayı maruf hale getirdiği şeklinde yorumlanamayacağı kabul edilmiş ve davacı tarafın SMK'nın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş; davalı tarafın ---- sayılı markayı bir marka vekili aracılığıyla tescil ettirdiği, başvuru öncesinde marka vekilinin -----markasının boşta olduğu ve tescil edilebileceği yönünde bilgi verildiği, tescil sürecinde de ---- platformlarında yaptığı aramalarda ------ adını kullanan firmaya rastlamadığı yönünde beyanının söz konusu olduğu, bu beyanların aksini ispatlar bir delilin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, davacının tescilsiz ------- markasını piyasada maruf hale getirdiğine dair yeterli delil bulunmadığı, ----- dava dosyasına gönderdiği yoklama fotoğrafları davacının -----adresinde açtığı ----- itibarıyla mevcut olmadığını, ------ adı altında ----- satışı işine giriştiği ve bu dükkanın camekanına ufak boyutlu bir ----- etiketini yapıştırdığı, yine davacı ---------- aktif olduğunu göstermek üzere 6 adet beğeni almış bir hesaptan hareketle davalının davacının tescilsiz markasını kendisine mal edip tanınmışlığından faydalanma niyeti güttüğü sonucuna varmanın hayatın olağan akışına uygun olmayacağı değerlendirildiğinde davalı tarafın kötü niyetli olarak dava konusu markanın tescil ettirdiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025