T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/243 Esas
KARAR NO:2025/123
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ------markalarının tescilli hak sahibi olduğunu, davalıya ait işyerinde ----- markalı ayakkabıların satıldığını, buna dair işyerinden fiş ile birlikte taklit ayakkabı satın aldıklarını ve dosyaya sunduklarını, işyerinde müvekkilinin markasının kullanıldığı orijinal olmayan emtiaların ticari amaçla bulundurulduğunu, davalı tarafın işyerinde delil tespiti yapılmasını, müvekkilinin tescilli markasının aynısının veya benzerinin kullanıldığı ürünlerin, ambalaj, tanıtım malzemesi ve sair emtiaların sayıları ile tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ----------- ilçesinde erkek giyim ürünlerinin ticaretini gerçekleştirdiği bir işletme sahibi olduğunu, müvekkilin ticari işletmesi içerisinde her neviden erkek giyim ürünleri mevcut olmakla birlikte erkek müşteriler için ayakkabı seçenekleri de mevcut bulunduğunu, müvekkilin hitap etmiş olduğu kitle dar gelirli kitleler olup bazen, ticari işletmede ikinci el ürün satışları da yapıldığını, vitrin üzerinden yapılan incelemenin, bahsi geçen ürünü ele alıp incelemekle bir tutulamayacağı ve dolayısıyla incelemenin hükme esas alınmasının hukuka, genel ahlaka ve kamu düzenine de aykırı olduğunu, öncelikle belirtmekte fayda var ki davacı tarafın davalı iş yerinden aldığını iddia ettiği ve alışverişe yönelik fişte, satın alınan hizmet yahut ürün grubunun giyim alışverişi şeklinde belirtildiği açıkça gözüktüğünü, bu haliyle giyim alışverişi yapıldığını gösterir fiş ile bahsi geçen sahte olduğu iddia edilen ayakkabının müvekkile ait ticari işletmeden alındığı hususları temellendirilemeyeceğini, yani karşı taraf sunmuş olduğu fişin ilgili ayakkabıya ait olduğunu ispat etmek durumunda olduğunu, kaldı ki bu haliyle gerçekleştiği iddia edilen marka tecavüzü eylemi hükme esas alınamayacağını beyan ederek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın iş yerindeki ------ibareli ayakkabı emtiası dolayısı ile davacı tarafın ---- ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya-----getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı, ---- görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in----- sınıflarında davacı ---- adına tescilli olduğu, ----- tarihine kadar korumasının devam ettiği, ------ tescil tarihli, ---- görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ---- sınıflarında davacı ------ adına tescilli olduğu, ----- tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- tescil numaralı, ----- tescil tarihli, ---- ibaresini ve----- ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in -----adına tescilli olduğu, --- tarihine kadar korumasının devam ettiği hususları tespit edilmiştir. Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, incelendiğinde; davalı şirketin ------- tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka uzmanından alınan raporda özetle; ----- Esas sayılı dosyasından tanzim edilmiş olan ----tarihli tensip zaptı kararları uyarınca,------------- adresine gidilmiş, adresteki işletmenin kapalı olduğu görülmüştür. İşletme kapalı olduğu için işletmenin kime ait olduğu hususunda tespit yapılamadığı, İşletmenin dış vitrininden yapılan fotoğraflamalar üzerinden yapılan karşılaştırmalarda, kırmızı renkli ----------ayakkabının, orijinal ürünlerden farklı logolara sahip olması ve diğer detaylardan dolayı, davacının orijinal ürünlerinden olmadığı, bu nedenle SMK’nun 29/1-b maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markanın taklit edilmesi nedeniyle marka hakkına tecavüzün oluştuğu değerlendirilebileceği, Davacı vekili tarafından dosyaya delil olarak sunulan ------- ürünün, tespit mahallindeki------ modelli ayakkabı ile aynı detaylara sahip olduğu ve orijinal ürün olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olunan fiş örneğinde hangi ürüne ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği ve davalı işyerinden alınıp alınmadığı hususu Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Tespit mahallinde fotoğraflamaları yapılan diğer siyah renkli ürün ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda, oriijnal ürün modeli tespit edilememiştir. Ancak ayakkabı alt kısmı ile üst kısmının birleşim noktasında aşınma gibi veya yapışkan izi gibi lekeler mevcut olup, orijinal ayakkabı gruplarında kalite kontrolden geçen ayakkabılar olduğu için böyle bir hataya rastlanmamaktadır. Tespit isteyen yanın eski bir ayakkabı modeli olması ihtimali nedenlerinden dolayı ayakkabının orijinal ürün olup olmadığı konusunda kesin bir kanaatte bulunulamadığına dair görüş bildirmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve ------ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur----Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE:Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit ve men davasıdır. Dava konusu Somut olayımızda davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak -------markasının kullanıldığını ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir. Tarafımızca adı geçen iddiaların tespiti amacıyla mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın işyerinde gerekli incelemeler yapılmıştır. Somut olayımızda işyerinde yapılan inceleme esnasında toplam ---- markalı ürün tespit edilmiştir. Davacı adına tescilli marka görseli ile davalı işyerinde bulunan ayakkabı üzerinde yer alan marka görselleri incelediğinde aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin davacıya ait orijinal ürünü aldıklarını düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Sonuç olarak;Bu tespitlerden sonra davacı tarafın -------- esas unsurlu seri markalarının olduğu ve ---- markasının------------ sayılı tescil ile tescil edilen ve tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalının fiili markasal kullanımlarında ----kelimesinin ayakkabı olarak kullanıldığının alınan ------- rapor ile sabit olduğu, söz konusu kullanımlar yönünden sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu ve bu emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesi olmayan ortalama tüketici nezdinde de tanınmış olan davacı markası ile karıştırma riskinin gerçekleştiği, marka hakkına tecavüzünün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış, davalı tarafça davacının markadan kaynaklı hakkının tükendiğine dair bir delil de ibraz etmediği dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile,
Davalının iş yerinde satışa sunduğu, ---- ibareli ayakkabı ürünleri dolayısı ile davacının ------ ana unsurlu markaları yönünden davacının marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA,
Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ürünlerin MUHAFAZA ALTINA ALINMALARINA,
Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 255,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.110,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 29/04/2025