T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/171
KARAR NO : 2025/68
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 02/08/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı ile davalı arasındaki franchise sözleşmesi feshedilmesine rağmen davalı şirket davacının markasını kullanmaya hem fiziki olarak hem de online mecralarda kullanmaya devam ettiğini, bu süreçte son kullanma tarihi geçmiş ürünleri de sattığının tespit edildiğini, bunlardan dolayı davacı ve markasının zarar gördüğünü,----- adlı markanın sahibi olduğunu, Bu markanın - lisans haklarının Davacı ------ Şirketine devredilmiş olduğunu, Markanın davacı tarafından pazarlanmakta ve çeşitli kişilerle anlaşma yapılarak bu kişiler ---- Yemekleri franchise sistemine dahil edilmekte olduğunu Davalı şirket olan -----Şirketi ile -----Şirketi arasında Franchise Sözleşmesi bulunmakta olup davalı şirket ---- Şubesi franchise ilişkisi kapsamında yönetmekte olduğunu, Fakat tüketiciler tarafından gelen şikayetler ve merkez yönetim tarafından yapılan rutin denetimler sonucunda davalı ile franchise sözleşmesinin feshedilmesi yönünde karar alınarak sözleşme 20 Kasım 2023 tarihli -----. Noterliğinden keşide edile ----- yevmiye numaralı ihtarname ile feshedilmiş olduğunu, Bu ihtarnamenin aynı zamanda davalı tarafın ---- adlı kurumsal e posta adresine e posta ile de bildirilmiş olduğunu, Franchise sözleşmesinin sona ermesinin ardından davalının ----- marka ve işletme adını, resim ve modellemelerini isminde hiçbir şekilde kullanmaması gerekmekte, ----- markasının doğrudan ve dolaylı kullanımına derhal son vermesi gerekmekte olduğunu Fakat davalı şirket markayı kullanmaya devam etmiş özellikle çevrimiçi yemek sipariş siteleri olan ----adlı markaların site ile uygulamalarında --- Şubesi adı altında satış işlemlerine devam etmiş olduğunu; ---- markasının tüketici tarafından tanınmış ve güvenilen bir marka olduğundan davacının markasının haksız yere kullanılarak haksız kazanç elde ettiğini Markaya tecavüz durumunun kanıtlanması için yemeksepeti aracılığıyla davalı şirketten sipariş verilmiş olduğunu, Verilen siparişin ardından ---- marka ve ambleminin bulunduğu merkez tarafından şubelere sağlanan bir torba tarafından sipariş teslim edilmiş, yemekler yine---- marka ve ambleminin bulunduğu kaplar ile sunulmuş olduğunu, İşbu siparişin 21/11/2023 tarihinde yapılmış olduğunu Davalı firmanın çevrimiçi yemek sipariş sitelerinden aldığı siparişlerin öğrenilmesi için ----- yazılarak fesihnamenin davalıya 20/11/2023 ulaştığı tarih olan Tarihinden itibaren 20/02/2024 Tarihine kadar süreyle sınırlı olmak üzere ---- adı altında yaptığı satış miktarının öğrenilmesini ve log kayıtlarının alınmasını talep ettiklerini, bu süreç içerisinde davalı taraf merkez şube tarafından daha önce temin edilmiş ürünlerin satışı devam etmiş olduğunu Şubede satılan ürünler merkez yönetim tarafından belirli günlerde tedarik edilmekte olduğunu Davalı tarafın sözleşmesi feshedildiği için tedarik zincirinin dışında kalmış ve son kullanma tarihi geçmiş ürünleri sattığı tespit edilmiş olduğunu, Davalı tarafın ----- adını amblemini kullanarak iltibas yoluyla davacının markasına tecavüz ettiği ve marka itibarını tüketici nezdinde zedeleyici hareketler yaptığının aşikar olduğunu, İşbu davalı şirketin davacı markasını taklit etmesi ve markaya zarar vermesi nedeniyle 50.0000 manevi zararı talep etiklerini beyan etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli -----ŞEKİL markasının kullanımı dolayısıyla düzenlenen franchise sözleşmesine davalı tarafın aykırı davranışları sebebiyle sözleşmenin fesih sonrası davalının markasal kullanımını devam ettirip ettirmediği marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- markasının 43.sınıfta 16/01/2018 tarihinde,----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 29, 32, 35, 40 ve 43.sınıfta 11/12/2020 tarihinde ---- adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
-----cevabi yazısı ile 12.12.2024 tarihli cevabi yazıda, mobil uygulama bakımından muhatabın ---- olduğu beyan edilmiştir. Bu nedenle müzekkere içeriği ile ilgi bilgi verilemeyeceği ifade edilmiştir.
---- 19.12.2024 tarihli yazı cevabında ---- numaralı ekte sipariş bilgileri yer almaktadır. Şirket tarafından verilen bilgilere göre; 20.11.2023-20.12.2023 tarihleri arasında ----- Stok numaralı toplam 332 adet sipariş kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları, alınan tanık beyanları da dikkate alınarak davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talebine ilişkin marka hukuku uzmanı, cafe-restoran işletmecisi ve bilişim uzmanından rapor aldırılmış olup rapor alınmış alınan heyet raporunda özetle; davacı tarafın, ---- numaralı --- ve ---- tescil numaralı -----markalarının 5.12.2020 tarihli lisans sözleşmesine uygun olarak inhisari lisans alanı konumunda olduğu, davacının, inhisari lisans hakkı sahibi olmak hasebiyle dava açmaya ehil olduğu, davacı ve davalı taraf arasında ---- markasının kullanımına ilişkin 02.01.2023 tarihli franchise sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça 20.11.2023 tarihinde 02.01.2023 tarihli franchise sözleşmesini feshettiği Davalının, sözleşmenin feshih tarihinden sonra sözleşmenin açık hükmüne rağmen 43. Sınıfta faaliyete devam ettiği, SMK 29, açıkça marka sahibinin iznini aradığından , Davalı fiillerinin marka hakkı ihlali ve 02.01.203 tarihli farnchise sözleşmenin ihlali sayılacağına dair görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Maddeleri
GEREKÇE:
Dava, davacı adına tescilli "-----" markasının davalı tarafça kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, "------" ana unsurlu markanın adına tescilli olduğunu, davalı ile aralarında frnachise sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafın kendisine ait mark adı altında faaliyette bulunduğunu, ancak sözleşmenin 20 Kasım 2023 tarihli ----Noterliğinden keşide edile ----- yevmiye numaralı ihtarname ile feshedilmiş olduğunu, fesih sonrasında davalı tarafın kendisi adına tescilli marka altında faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu şekilde davalı tarafın davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ve bu tecavüzden dolayı uğradığı manevi zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, 7/3-e maddesinde ise işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Yine SMK'nın 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; TPMK kayıtlarına göre, --- tescil numaralı ---- markasının 43.sınıfta 16/01/2018 tarihinde,--- tescil numaralı ----+ŞEKİL markasının 29, 32, 35, 40 ve 43.sınıfta 11/12/2020 tarihinde------adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, taraflar arasında 5.12.2020 tarihli lisans sözleşmesi düzenlendiği, davalı tarafın bu sözleşmeye göre inhisari lisans alanı konumunda olduğu, davacının, inhisari lisans hakkı sahibi olmak hasebiyle dava açmaya ehil olduğu, davacı ve davalı taraf arasında ----- markasının kullanımına ilişkin 02.01.2023 tarihli franchise sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça 20.11.2023 tarihinde 02.01.2023 tarihli franchise sözleşmesini ----. Noterliğinden keşide edile ----- yevmiye numaralı ihtarname ile feshettiği açıktır.
Bu tespit sonrası sonra Franchise verene ait olduğu belirtilen----- adresinden----- adresine gönderilen 22.11.2023 tarihli elektronik posta ile Marka kullanım hakkının sona erdiği yazılı olarak ihbar edilmiş, ---- Noterliğinin 20.11.2023 tarih, ----- Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa sözleşmenin feshi ihbar edilmiştir. Yapılan feshe gerekçe olarak gerekçeleri olarak, Teslimatlardaki gecikmeler, şubede eksik ürün bulundurma, Sipariş iptalleri, müşteri memnuniyetsizliği ve İşletme el kitabındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gösterilmiş, davalı tarafça bu feshe karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Sözlesmede herhanaci bir hükmü ihlal etmesi ve 7 gün içinde düzeltilmemesi halinde feshin gerçekleşeceği, ileri sürülen fesih sebeplerinin sözleşmede belirlenen derhal fesih gerekçesi olacağı kabul edilmiş ve taraflar arasında sözleşmenin fesih ihbarı ile sonlandığı kabul edilmiştir.
Bu kabul karşısında marka hakkına tecavüz iddiaları değerlendirilmiş, ----- cevabi yazısında 20.11.2023-20.12.2023 tarihleri arasında ---- ve ----- Stok numaralı toplam 332 adet sipariş kaydı bulunduğu, siparişleri davacı tarafa ait ---- isimli kullanıcının ----- adresli iş yerinden sağladığı, bu haliyle davalının, sözleşmenin feshih tarihinden sonra sözleşmenin açık hükmüne rağmen 43. Sınıfta faaliyete devam ettiği, SMK 29, açıkça marka sahibinin iznini aradığından , davalı fiillerinin marka hakkı ihlali ve 02.01.203 tarihli farnchise sözleşmenin ihlali sayılacağı, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, marka hakkına tecavüzde bulunulan marka hakkı sahibi davacı tarafın bu ihlalden kaynaklı SMK'nın 149. Maddesi kapsamında manevi tazminat talep hakkı bulunduğu, eylemin sayısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm deliller dikkate alındığında 40.000,00-TL tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-40.000,00- Manevi tazminat alacağının davalı ŞİRKETTEN alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.878,52 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.281,48 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 82,50 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.082,50 TL yargılama giderinden davanın ve kabul red oranına göre, (%40) 6.033,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%60) 9.049,50 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.