T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/48 Esas
KARAR NO:2025/64
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Davacı vekili dilekçesinde özetle, İlgili İnternet sitesi-------- ilişkin erişim engellenmesine ---------- D. İş sayılı dosyası kapsamında verilen tedbir kararına yapılan itirazının sonucunun beklenmesini, itirazın kabul edilmesi ve tedbir kararının uygulanmaması halinde bu yöndeki tedbir taleplerinin mahkememizce değerlendirilmesini talep ettiklerini , ---------ibaresinin basılı evraklarda ---------- kullanılması, ürünlerde ve ürünlerin teşhirinde, satışında, reklam ve tanıtımında kullanılması ve ticari amaçla elde bulundurulması ve vesair tüm --------- ibareli kullanımların durdurulmasına ve kullanımın engellenmesine yönelik taraflarından teminat istenmeksizin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Markadan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet suretiyle üretilen veya satılan davalı ürünlerine, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara takdiren taraflarından teminat istenmeksizin ihtiyati tedbir kararı verilerek ---------- içinde veya gümrük ve serbest bölge gibi alanlar dahil bulundukları yerde el konulması ve tamamının imhasını, Davalı tarafından müvekkilinin markadan kaynaklanan haklarının ihlal edilmesi ve haksız rekabet nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminata ilişkin talep ve dava hakları saklı tuttuklarını bildirmekle beraber, davanın kabulü üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 149 / 1 - g uyarınca, masrafları davalı tarafça karşılanmak koşulu ile, işbu dava kapsamında mahkemece tesis edilen hükmün tirajı en yüksek ulusal ve günlük yayın yapan iki gazete ile kamuya ilan edilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,----- ibaresinin davalı şirket yetkilisi ---- adına marka olarak tescilli bulunduğu ve SMK md.7/5 anlamında dürüst kullanımın söz konusu olduğu; ibareler arasındaki ortak unsur olan-------- anlamına geldiği ve ayırt edicilikten yoksun bulunduğu; ibareler arasında karıştırma ihtimaline neden olacak bir benzerlik bulunmadığı; davalının ---------- ibaresini kullanma geçmişinin ----- dayandığı; davalının-------- markasını kullanmasının üzerinden 5 yıldan daha uzun bir süre geçtiği ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı savunularak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın -- kullanımları dolayısı ile davalının ----- ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, aynı zamanda bu eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ------numarasıyla kayıtlı görüldüğü, kuruluş tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Davalıının --------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya--- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;-------sayılı ------ ibareli markasının ------- yer almakla birlikte “su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, ------ bulunmadığı;---------- ibareli markalarının ---- tescilli eşya listelerinde -------- bulunduğu;----- ibareli markanın da ------ tescil edildiği ve tescilli eşya listesinde--------- yer almakla birlikte ----- bulunmadığı;-----ibareli markanın ise ------------ tescilli bulunduğu;anlaşılmıştır.------ D. İş Sayılı Dosyasına Sunulu ----Tarihli Bilirkişi Raporu Bilirkişiler -------tarafından ----- D. İş sayılı dosyasına sunulan ---------- tarihli Bilirkişi Raporu’nda, özetle; karşılaştırılması talep olunan markaların esas unsurlarının tespit isteyen taraf açısından---------- kelimesi, karşı taraf açısından ise -------- kelimesi olduğu, ortalama tüketici açısından da bahsi geçen ibarelerin göze çarptığı; tüketicilerin markaları parçalayarak değil bir bütün olarak değerlendirdiği; ibarelerde yer alan ----- ibaresinin ----------olmakla birlikte ürünün içeriğini belirttiği için tüketiciler tarafından göz ardı edilebilmesinin muhtemel olduğu; tespit isteyen tarafa ait tescilli marka ile karşı tarafın markasal kullanımındaki ibarelerin kelime kısımları bakımından karşılaştırıldığında benzerlik olmadığı; sözel olarak ibarelerin farklı olduğu; ancak, karşı tarafın markasal kullanımında olan ibarelerde tespit isteyene ait markalarda kullanılmış olan ------------ tercih edildiği; yine tespit isteyene ait sitede marka ----- üzerine-------kullanılırken karşı tarafça da aynı zemin rengi üzerine aynı kombinasyonla kullanımın tercih edildiği; dolayısıyla, somut kullanım şekillerinden gözükeceği üzere bütünsel izlenimde karşı tarafın markasal kullanımı ile tespit isteyen markası arasında bir yakınlaşma olduğu; hedef tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olması sebebiyle tüketici nezdinde taraflar arasında bağlantı ihtimalini düşündürebileceğinden ötürü karıştırılma sonucunun ortaya çıkacağı; bu sebeple karşı tarafa ait kullanımların iltibas oluşturabileceği, markaya tecavüz ve haksız rekabet meydana getirebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkemeniz Dosyasına Sunulu ----Tarihli Bilirkişi Raporu; Bilirkişiler ------ tarafından Mahkemenizin işbu dava dosyasına sunulan ---- tarihli Bilirkişi Raporu’nda, özetle; karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların asli unsurlarının farklılığı, markalarda ve markasal kullanımlarda yer alan renk farklılıkları, markalarda kullanılan büyük küçük harf farklılıkları/harf sayısı farklılıkları, markaların müşterek olarak ihtiva ettiği --------- unsurunun ihtilaf konusu sektörde zayıf unsur olması, davacı markasının bitişik olarak yazılması nedeni ile tek kelime olarak algılanabilecek olması söz konusu iken davalı markasal kullanımlarının ayrı ayrı iki kelimeden oluştuğunun, kelimeler arasında ------- ------- olması, davalı adına kayıtlı sosyal medya hesaplarının ----- yılına dayanması nedenleriyle, davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği; davalının kötü niyetli olduğu iddiasına ilişkin değerlendirme yapılamadığı ve takdirin Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. 13/02/2025 tarihli alınan bilirkişi raporunda ise;
1) Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ---------- güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ----- bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının ---- tarihinde kayıt olunduğu ve -------- içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak --------sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili --------- olarak kullanıldığı, Davacıya ait olan ilgili --------------- adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen ------- sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin --- yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve --- yılından bu yana davacı tarafından -------------- sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği,
2) Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen -------- sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının---- kontrol edildiğinde bu alan adının ------- tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak ---- logosuyla-------- sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı,Davalıya ait olan ilgili ------- ------ adresinde davalı tarafından ne zamandan bu yana kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen ---- sistemi olan ----- yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin----- yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından ----------- ------ sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği ,
3) Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili ------ incelendiğinde; hesap adının ----- olarak belirtildiği, ayrıca hesabın ---- detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin ------ olduğu tespit edilmiş olup, ilgili ---- hesabında paylaşımların genel olarak-------- tanıtımlarına ait olduğu tespit edildiği,
4) Davalıya ait olduğu belirtilen -----sayfası incelendiğinde; hesap adının -----olarak belirtildiği, ayrıca hesabın ----- detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin ----- olduğu tespit edilmiş olup, ilgili --- hesabında paylaşımların genel olarak ----- tanıtımlarına ait olduğu tespit edildiği,
5) Davalı --------- ibaresini arıtmalı-------- üzerine marka olarak basmak ve bu malları ------- satışa arz etmek suretiyle davacının ----------- sayılı marka tescilleri kapsamındaki mallar ve hizmette kullanıyor olmakla birlikte, marka hakkına tecavüzden bahsedebilmek için gerekli en önemli koşul olan marka benzerliğinin bulunmadığı, --------------- ibarelerinin yazılış, okunuş ve kavramsal açılardan farklı olduğu;
6) Davalının kurucusu ve tek ortağı ---- davacının eski bir çalışanı olduğu,-------- ibareli bir marka başvurusu yaptığı fakat davacının itirazı nedeniyle tescil ettiremediği, davalı şirketi kurduktan sonra davacı nezdinde edindiği müşteri bilgilerini kullanarak müşterilerle iletişime geçtiği ve bu esnada kendisini --- firması olarak tanıttığı, ---------ibaresini de davacının tescilli markalarındaki ---- hayata geçirdiği,---- tasarımsal olarak davacının-------- benzettiği yolundaki davacı iddialarının TTK md.55’teki muhtelif “haksız rekabet” halleri bakımından ayrıca incelenebileceği; fakat, “marka hakkına tecavüz” için markalar arasında benzerlik bulunması gerektiği; ------- ibareleri arasındaki yazılış, okunuş ve kavramsal farklılık karşısında marka hakkına tecavüz bulunmadığı;" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Maddeleri, TTK'nın 54 vd. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı, tecavüzün tespiti ile tecavüzün engellenmesi ve tecavüze son verilmesi davasıdır. Davacı taraf, davalı tarafın ------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla adına tescilli ------- ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz ettiğini, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı kullanımların yasaklanmasını, erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın --------- benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.TTK'nın 54. Maddesinde haksız rekabet tanımlanmış, maddenin 2. Fıkrasında "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." denilmek suretiyle haksız rekabet halinin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmiş, 55. Maddede haksız rekabet halleri sayılmış ve haksız rekabetin tespiti halinde haksız rekabete maruz kalan tarafın TTK'nın 56. Maddesine göre a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta, ----sayılı ----- ibareli markasının ------- tescilli eşya listelerinde ------ ibareli markanın da ------ tescil edildiği ve tescilli eşya listesinde ------ yer almakla birlikte -------- markanın ise----malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için --------- emtiaları yönünden davacı adına tescilli bulunduğu ve markaların korumasının devam ettiği, davalı tarafın markasal kullanımlarının ise ---- ------- şeklinde yazılı bulunduğu ve markasal kullanımların bu formda olduğu, davalı tarafın markasal kullanımının -------- ibaresini (1) arıtmalı su sebilleri, tezgah altı su arıtma cihazları, su yumuşatma sistemleri gibi malların üzerine marka olarak basmak, (2) bu malları internet sitesinde satışa arz etmek suretiyle davacının -------- sayılı marka tescillerinin kapsamına giren mallar ve hizmette kullandığı, markalar karşılaştırıldığında, ----- ibareleri yazılış, okunuş ve kavramsal açılardan farklı olduğu, davacının ------ markalarında ------- gibi ibareler de davacı ve davalı markaları arasındaki farklılığı kuvvetlendirdiği, ---- ayırt ediciliği karşısında markaların------- sona ermesi markaları birbirine benzer kılmayacağı, ------ sözcüğünün davacının markalarında -----, davalının markasal kullanımında----- yazılı bulunması, ki suyun insan algısındaki ------ ibarelerini benzer kılmak için yeterli olmayacağı, değildir;-----kontrast oluşturan---- ibaresi ve-------arasındaki mutlak farklılığı ve güçlü ayırt ediciliği ortadan kaldırmayacağı, markalardaki ------ kullanımı okuma refleksini geri plana atmadığı, markalar ile karşılaşıldığında ----- olarak değil fakat ----- olarak algılandığı,-------- anlamına geldiği ve bu haliyle markaların kavramsal olarak da birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın haksız rekabet iddialarının davalı tarafın siyah zemin üzerine -------- kullanımların haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayandığı, bu haliyle TTK'nın 55/4. Maddesindeki Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, şeklinde tanımlanan hükme dayandığı, az yukarıda açıklandığı üzere davalı kullanımlarının davacının iş ürünleri ve faaliyetleri ile karıştırılmaya yol açar mahiyette olmadığı, davalı kullanımlarının davacı tarafın kullanımlarından farklılaştığı, aynı sektörde ve sektörün faaliyet alanının belirten water ibaresinin kullanılmasının tek başına davacı tarafa has bir kullanım olmadığı da dikkate alındığında haksız rekabet şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı yararına "Marka Hakkına tecavüz dava yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı yararına "erişimin engellenmesi talepleri yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025