T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/181 Esas
KARAR NO:2025/63
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin çok uzun yıllardan beri ------ ad altında yayın piyasasında faaliyette bulunmakta ------- çapında tanınan bir yayın evi olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları olduğunu, müvekkilinin markalarında ------kelimesi markanın esas vurucu ve algı olarak akılda kalan en önemli kısmı olduğunu, davalının müvekkil yayın grubunun bir devamıymış gibi algı yaratmak ve müvekkil yayın grubuyla benzeşmeye çalışmakta olduğunu, davalının ---- adresinde ------- faaliyette bulunmakta olduğunu, markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcükleri olan ------- olduğunu belirterek; müvekkiline ait tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; her türlü basılı kağıt, basılı ambalaj, kutu, broşür, sair yazılı evrak,tabela tüm materyalde kullanımının menine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara, görüldüğü her yerde el konulmasına, ------ hesaplarına ve internet sitelerine erişimin, sosyal medya ve internet ortamı dahil tüm mecralarda markanın kullanılmasının menine, markanının tescil edildiği sınıflardaki tüm işlerde kullanımının menine, tecavüz oluşturan markayı taşıyan tabelaların ve bilbordların kaldırılmasına, davalının unvanında yer alan ---- kelimesinin ticaret sicilinden terkinine, ---- müzekkere yazılarak içinde ----- kelimesi geçen ünvanla özel öğretim kursu faaliyetlerinin durdurulmasına, Sınai Mülkiyet Kanunu 151/C maddesi ne göre Müvekkilde meydana gelen maddi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla tarafımızca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalının müvekkilin marka hakkına tecevüzün tedbiren durdurularak,davalının ---------- markası adı altında faaliyetlerinin durdurulmasına, Tüm tabelalarının kaldırılmasına ve masrafı davalıya ait olmak üzere mahkemenin uygun göreceği yerde dava sonuna kadar muhafazasına, ------ hesaplarının tedbiren dava sonuna erişimin engellenmesine,------- erişimin engellenmesine, Tüm sanal mecralarda kullanımının durdurulmasına,--------------ismini sayamadığımız tüm materyallerde kullanılmasının ve her türlü reklam faaliyetinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacı yanın, eldeki davayı açmış olduğu ------ tarihi itibariyle tarafları ve konuları aynı olan ------ Numaralı dosyanın derdest olduğunu, davayla, tarafları ve konu aynıları olan ------- Numaralı karar ile hüküm kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, -------- tarihli bilirkişi raporunda "Taraf markalarına bakıldığında, her iki markanın özel bir çalışma sonucunda oluşturulduğu, yazı karakterleri ve renklerinin farklılık arz ettiği, her iki markada da asli unsurun -------- ibaresi olduğu, bu sebeple markalar arasında kısmi görsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Taraf markalarının işitsel benzerlik değerlendirilmesi yapıldığında, davacı markanın -------şeklinde işitileceği, davalı markanın --------şeklinde olup işitileceği, böylelikle taraf markaları arasında kısmi işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Taraf markalarının kavramsa benzerlik incelemesi değerlendirildiğinde, taraf markalarındaki ------ matematik terimi olduğu, matematik biliminin eğitimle ilgili olduğu, eğitim öğretim sektörüne işaret ettiği böylelikle taraf markaları arasında kavramsal benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde kanaat bildirildiğini, ----- sembolünün ise ---- dilinde yayımlanan ilk cebir kitabı olan --------- tarafından kullanıldığı ve yüzyıllardır herkes tarafından kullanılmakta olduğu bilinen bir gerçek olup matematiksel denklemler doğanın kanunu olup söz konusu denklemler evrensel olarak tek bir şekilde ifade ve sembolize edildiğinden, her insanın onu kullanma fırsatı olup---------- sembolünün davacının tekelinde olmadığını, davalının davacının markasının ayırt edici unsurları olarak tescil edilen gülen yüz ifadeli ---------- ibaresini hiçbir şekilde kullanmadığını, yazı karakterleri ve renklerinin farklı olduğu, marka isimlerinin işitsel olarak da farklı olduğu mahkemeniz dosyası içerisinde yer alan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, raporun kendi içerisinde çelişkiler içerdiğini, davalı fiili kullanımlarında ------sembolünü kullandığını,------ kelimesinin ilk harfinin zaman ----- edilmesiyle ortaya çıkmış olduğundan, bu kullanım ilk kez davalıca yapılmadığını, fiili kullanımlarda---- yazılmış, bütün haliyle --------kelimesi de davacının tescil etmiş olduğu yazı türünden oldukça farklı olup dikey formda yazılan ---- unsur olup; ------- ifadesinin tasarımdaki yüksekliği boyutunda olduğunu, kurum girişindeki -----tabelasında ve kurumun ------- hesaplarında da görüleceği üzere; ------- ifadesi gizlenmemiş bilakis kullanıcı adları da ---- şeklinde oluşturulduğunu, -------- kolaylıkla erişilebileceği üzere bir başka ---- terimi olan ----- ifadeli ve/veya görselli ------tescil, sıklıkla bilinmeyenleri ifade etmek üzere kullanılan -------- ifadeli ve/veya görselli ---- kayıt bulunduğunu,----- tarihi itibariyle dershaneler kapatılmış,-------tarihinde açılmış, yasal olarak yürütülmesi mümkün olmayan müessesenin, marka hakkına tecavüzün de söz konusu olmadığını, davalı müvekkil tarafından, halihazırda ------ isminin değişikliği için ----tarihlerinde başvuru yapılarak kurum isminin -------olarak değiştirilmesi yönünde başvuru yapıldığını, ilgili kurumca, başvurumuza ilişkin işlem yapılmadığından sadece tabelanın değiştirilemediğini, ancak müvekkile ait kurumun ------- hesaplarında isim değişikliğinin gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının tescil edilen markasının asli ve ayırt edici unsurlarıyla, davalı müvekkilin fiili kullanımları arasında iltibasa neden olabilecek benzerlikler olmadığını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek eylemlerde bulunulmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ----- ana unsurlu markaları yönünden davalının kullanım ve tescilleri ile marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, maddi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.--------kaydı yazı cevabında davacı şirketin------ tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ tescil tarihli,------- için davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.
Mahkememizce ------------ inceleme yapılarak kime ait olduğu ve içeriğinin tespiti için bilişim uzmanı ve marka hukuku uzmanından oluşan heyet raporunda özetle;----- incelemede; Site tescil bilgilerinde; ------- kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ------- tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara -------- tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,Alan adının ----- tarihinde kayıt ettirildiği ve ---- tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- olduğu, -----logosunun yer aldığı, site alan adında ve site içeriğinde ------- ibaresinin yer aldığı görülmüştür. itede firmanın, ---- kurulduğu, -------- kontenjanı ile -----hizmet verdiği, müdürünün ----------- olduğu belirtilmiştir. Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin ------ adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının -------- olduğu,---- tarihinde oluşturulduğu, Hesapta -------- yer aldığı, Hesapta firma adresinin ------- olduğu, Hesapta firma iletişim numarasının -----olduğu, Hesapta ---------logosunun kullanıldığı, Hesaptan ------- adet paylaşım yapıldığı, Hesap adında ve hesap içeriğinde ---- ibaresinin yer aldığı, Hesabın takipçi sayısının ---- olduğu tespit edilmiştir. ----- yapılan incelemede; Hesap adının ----- olduğu, Hesabın ----- tarihinde oluşturulduğu, Hesapta ------ firma adının yer aldığı, Hesapta firma adresinin -------- logosunun kullanıldığı, Hesaptan -------adet video yapıldığı, hesap adında ve hesap içeriğinde -------- ibaresinin yer aldığı, Hesabın abone sayısının------- olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafa ait marka sicil inceleme kısmında verilen ve asli ibaresi ------------ kapsamında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, Davalı tarafın, --------- hesaplarında yapılan incelemeler neticesinde; davacı ve davalı marka kullanımlarının kısmen benzer olduğu, davalı faaliyetlerinin, davacının tescilli markalarının kapsamında olduğu --------- bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek hizmetlerin, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacı taraf markası ile iltibas oluşturacağına dair görüş bildirmişlerdir. Marka hakkına tecavüz ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacının tercih hakkından belirttiği şekliyle maddi zararın belirlendiği marka hukuku uzmanı, eğitimci ve muhasip bilirkişiden oluşan ---- rapronuda özetle;------markaların davacı şirket adına------------ nezdinde tescil edilmiş olduğu, Davalının kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, fonetik ev kavramsal olarak benzer olduğu, --------- kullanılış şekli ile hitap edilen tüketiciler nezdinde karıştırmaya yol açacağı, Dosyada davacı tarafça sunulan mevcut bir lisans sözleşmesi olmadığı, Sayın Mahkemenin ---- tarihli ara kararındaki “Davalı tarafa ----yılı ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların sunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına davalı tarafa bu hususta meşruhatlı davetiye tebliğine,” yönündeki kararı yerine getirmediği ve dosya içeriğinde hesaplamaya elverişli belgebilgi bulunmadığı, Nihai takdir Sayın Mahkemenin olup davalının yukarıda yer alan kararı yerine getirmemesinden dolayı ticari defter ve kayıtlarına dayanak delillerinden vazgeçtiğinin kabulü halinde davalının bağlı olduğu -------- yılına ait gelir/kurumlar vergisi beyannameleri ile yine ------ yılına ait gelir/kurum geçici vergi beyannamelerinin (kıst dönem hesabına konu edebilmek için) dosyaya celp edilmesi ile bir tazminat hesabı yapılabileceğine dair görüş bildirmişlerdir. Rapora itiraz süresi dolduktan sonra ek rapor yönünden dosyanın bilirkişilere tevdii ile itirazlar ve vergi dairesi kayıtları da dikkate alınarak -------- markaların davacı şirket adına --------- nezdinde tescil edilmiş olduğu, Davalının kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, fonetik ev kavramsal olarak benzer olduğu, -------- kullanılış şekli ile hitap edilen tüketiciler nezdinde karıştırmaya yol açacağı, Dosyada davacı tarafça sunulan mevcut bir lisans sözleşmesi olmadığı, Sayın Mahkemenin ----- tarihli ara kararındaki “Davalı tarafa -------yılı ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların sunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına davalı tarafa bu hususta meşruhatlı davetiye tebliğine,” yönündeki kararı yerine getirmediği ve dosya içeriğinde hesaplamaya elverişli belgebilgi bulunmadığından Sayın Mahkeme tarafından davalıya ait 2023 yılına ait gelir vergisi beyannameleri ile yine 2023 yılına ait gelir geçici vergi beyannamelerinin dosyaya celp edildiği, Davalı tarafından ticari defter ve belgeler dosyaya sunulmadığından dava konusu dönemde, dava konusu markanın kullanımından ne kadar kazanç elde edildiği hesaplanılamamış olup davalının toplam kazançları üzerinden kıst dönem hesaplamasına gidilerek ---- tarihleri arasında ödemesi gereken lisans bedelinin ----- hesaplansa da nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin sayın mahkemenizde olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
Davacı taraf ------ tarihli talep artırım dilekçesinde; Sınai Mülkiyet Kanunu 151/C maddesi ne göre müvekkilde meydana gelen maddi zararın tazmini için 29.960,83 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile birlikte taraflaına ödenmesine, 50.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek reskont avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davacı adına tescilli ------- markasının davalı tarafça kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, ---- ana unsurlu markalarının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ------- İsmiyle faaliyette bulunduğunu, bu eylemin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, tecavüzün tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, 7/3-e maddesinde ise işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra, ----- tescil numaralı -------- için davacı adına tescilli olduğu ve markların halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın ---- kayıtlarına göre ------- işletmesinin bulunduğu, davalının ---------- adı altında tanıtım ve paylaşımlar yaptığı fakat --------- ibaresinin büyük ve baskın şekilde yazıldığı, diğer kullanılan -------- kullanımın --------- ibaresi olduğu, bu şekilde hem tespit ---- hesaplarında davalının davacıya ait ------ esas unsurlu markaları davacı ile aynı sektör olan eğitim ve öğretim alanında eğitim öğretim sektöründe kullandığı, kullanımlardaki -------- ibaresinin davalı kullanımlarının ayırt edici unsurunu oluşturduğu, ------- ibaresinin kullanılan yer belirtmesi dolayısyla markanın ayırt edici unsuru olmadığı, yine eğitim ve öğretim kursu ibarelerinin de sektör belirten ibareler olduğu ve markanın ayırt edici unsuru olmadıkları dikkate alındığında davalının -------- şeklindeki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir. Davalının maddi tazminat talebi incelenmiş, davacının lisans bedeli üzerinden maddi tazminat talebinde bulunması sebebiyle bu bedel üzerinden inceleme yaptırtıldığı, lisans bedelinin -------alınan cevabi yazıya göre davalının elde ettiği cironun %5'i şeklinde olması gerektiği, davalı tarafın incelenen ticari kayıtlarına göre işe başlama ve işi bırakma tarihleri arasındaki döneme ait giderlerinin elde ettiği gelirden fazla olmaları nedeniyle zarar ettiği tespit edilmişse de, cirosu üzerinden belirlenen lisans bedelinin 29.960,83 TL olduğu bu bedel yönünden davacı tarafın maddi tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davacının markasının bilinirliği, tecavüz edilen markaların tescilli oldukları süre ve sayılarına, davalıya ait işletmenin ticaret hacmine, davalının kusur derecesine göre 30.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
1-Davalının işletme adında ve ticari faaliyetinde -------- ibaresini kullanmak suretiyle davacıya ait ------- esas unsurlu tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİNE,
Davalının davacının marka hakkına tecavüzünün ÖNLENMESİNE,
------- ibaresini her türlü basılı kağıt, basılı ambalaj, kutu, broşür, sair yazılı evrak, her çeşit materyal üzerinde, internet alan adlarında, sosyal medya hesaplarında ve internet ortamında kullanmasının YASAKLANMASINA,
Davalıya ait -------- ibaresinin yer aldığı, tabela, basılı evrak ve her türlü materyalin TOPLATILMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHASINA,
2-29.960,83 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
4-Alınması gerekli 4.095,92 TL peşin alınan 870,96 TL ve ıslah harcı olarak 511,00 TL olmak üzere toplam 1.381,96 TL harcın mahsubu ile 2.713,96 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 29.960,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 870,96 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı ve 511,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.651,81 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan toplam 21.294,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre (%87) 18.526,21 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%17) 2.768,29TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025