T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/224 Esas
KARAR NO : 2025/65
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/12/2021
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı------ ibareli markaların önceki sahibi -------arasında imzalanmış olan ve ----- tarihli yazısı ekinde aslının aynıdır tasdikli suretleri gönderilen ve noter onaylı suretleri ekte sunulan,---- tarihinden itibaren---- tarihine kadar geçerli,------ ibareli markaların, ----- verildiğini;----- tarihli ana sözleşmenin 3. maddesi gereğinin ifasına ilişkin olarak, ------ tarihine kadar 20 yıl süreyle geçerli olmak üzere ---------imzalandığını ve bu iki sözleşmenin --------- edildiğini; Bu sözleşmelerin tarafı olan dava dışı müflis ----- sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini ve --------- sayılı dosyasında işlem gördüğünü; Söz konusu sözleşmeler gereğince, inhisari lisans ve tekelci kullanma hakkı davacıya ait bulunan ----- ibareli markaların, davalı -------tarafından kullanıldığının ve inhisari lisans haklarına tecavüz edildiğinin tespit edilmesi üzerine, o tarihte --------ibareli markaların sahibi konumunda olan davalı İflas İdaresi ve davalı -------- firmasına, haksız ve hukuksuz kullanımın durdurulması ve tecavüzün önlenmesi amacıyla --------- tarihinde ihtarnamenin keşide edildiğini ve bu ihtar üzerine davalıların, vaki tecavüzü derhal durdurduğunu; davacının inhisari lisans hakkının bulunduğu ---- ibareli markalarla ilgili olarak ---- tarihine kadar üretim ve pazarlama yapmak üzere davalı -------- imzaladığını; davacının söz konusu markalar üzerindeki inhisari lisans hakkını aynen deruhte eden---------sayılı dosyasından yapılan ihale ile ------- ibareli markayı davalı ----- firmasına sattığını; ------- tarihli -------- istinaden 20 yıl süre ile verilen lisans kaydı olduğunu ve artırma şartlarının 5. maddesinde “başkaca lüzumlu izahat ----- sayılı dosyasında görülebileceği” şartıyla ihale olunacağının yazılı olduğunu; ----- sayılı dosyasında görülen davada, mahkeme tarafından ---- yazısı ile dosyasına getirtilen ------- dosyasının onaylı tasdikli suretlerinden de görüldüğü üzere, huzurdaki davanın konusu olan alacak ve tazminatın dayanağı olan 49 yıl süreyle geçerli ------ tarihli ek sözleşme asıllarının ihale dosyasında bulunduğunun tespit edildiğini; İflas İdaresinin ihale dosyasında yer alan ---------- tarihli kararını ve müvekkile cevaben yazdığı anlaşılan ve müvekkile tebliğ edilmeyen aynı tarihli "...satışa konu markalarda firmanıza ilişkin 20 yıllık inhisari lisans sözleşmesi dışında tescil, kayıt, takyidat şerhine rastlanmamıştır" şeklindeki karar ve yazısı ile ------ ibareli markaların inhisari lisans kaydıyla ihale olunduğu kaydının bulunduğunu; Davalı------ sayılı dosyasında görülen davada, ihale dosyasından aldığı ------ tarihli bu yazının fotokopisini delillerinin ---- sırasında sunmuş olduklarını; davalı ---------davacının 20 yıl süreyle geçerli inhisari marka lisans hakkının olduğunu bilerek markaları satın aldığının açık olduğunu; 2004 yılında davacı ile fason üretim ve başbayilik sözleşmeleri imzalayan ve 2012 yılına kadar ihtilafa sebebiyet vermeden uygulanmasını sağlayan davalı --------haleden önce bu sözleşmelerin varlığını bildiğini ve 20 yıl süreyle geçerli olan ---- tarihli ---- tarafı haline geldiğini; davalı ---------- tarafından davacı aleyhine açılan --------------------- sayılı dosyasında görülen ve Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen davada, uyarlanmış olan ------- tarihine kadar 49 yıl süre ile geçerli ana sözleşmeyi kabul ettiğinin ve sözleşmeyi fesh etmediğinin de sabit olduğunu; bu şekilde, söz konusu markaları ---- tarihli ihaleden satın alan davalı ---- davacı şirketle 2004 yılında imzaladığı ve 2015 yılına kadar geçerli olan fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerine sadık kalarak, sahibi olduğu ancak davacıya lisansını verdiği markalara ilişkin olarak 2012 yılına kadar herhangi bir ihtilafa mahal vermeden, davacı adına fason üretim ve başbayilik yapmaya devam ettiğini; davalı ---- söz konusu sözleşmelerin yüklediği edimleri 2004 yılından 2012 yılına kadar 8 yıl boyunca aksatmadan yerine getirmiş olduğunu; davalı ---- çoğunluk hissesinin sahibi olduğu ve ------sayısında tescil ve ilan edilen,---------- unvanı ile bir şirket kurmak suretiyle, sahip olduğu ve iş bu davanın konusu olan -----ibareli bütün markalarını aynı yıl içinde bu yeni şirkete devrettiğini; davalı ------------ bu şirketin çoğunluk hissedarı olduğu ve diğer ortak ve yönetim kurulu üyeleri ile temsile yetkili olanların dahi aynı kişilerden oluşması nedeniyle, davalı iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu; Davacı tarafından, fatura edilen alacaklarının ödenmesi ve vaki tecavüzün durdurulması için keşide edilen ihtarnamelere karşı, sözde bahaneler üreterek borçlarını ödemeyen davalının, sahibi olduğu markaları kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini bildirmesi üzerine, ---- tarihinde,------------- sayılı dosyasında açılan davada, davalının ----- ibareli markaları sahibi sıfatıyla kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini beyan ettiği gibi, bu kullanımını ispatlamak için -------aldığı üretim izin belgelerini de anılan davaya ---------- tarihli beyan dilekçesi ekinde delil olarak sunduğunu; Davalının, “geçerli fatura düzenlemesi halinde ödeyeceğini” beyan ettiği ve müvekkil şirketin; -----gereğince,--------aylarına ait kar payı alacağı için, kanuna uygun ve geçerli olarak düzenlediği faturalarından,---- tarihi itibariyle doğmuş cari hesap alacağı ----- tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince ------------ tarihinden sözleşmelerin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geriye kalan 34 aylık süre için, doğan, (10.000,-USD X 34 Ay = 340.000,- USD + %20 Kurumlar vergisi 68.000,-USD =) 408.000,- USD sözleşme tazminat alacağının bulunduğunu; Bunun için, davalı--------aleyhine, 29.03.2015 tarihine kadar doğmuş ve doğacak alacaklarının tespit ve tahsili için davacı tarafından ----- tarihinde ---------Karar sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin sair dava ve talep haklarını saklı tutulmak suretiyle, dava açmak zorunda kaldığını, bu davanın ------- iade temlik ve resmi muvafakatinin, dava açıldıktan sonra dosyaya sunulmuş olması nedeniyle, müvekkili şirkete aktif dava ehliyeti kazandırmayacağı gerekçesiyle usulden reddedildiğini; Bu dosyadan mahkemece alınan -------- tarihli 3. Bilirkişi Kök Raporu ve ----- tarihli Ek Bilirkişi Raporu doğrultusunda verilen, ------ tarihli ilk kararının gerekçesinden de görüldüğü üzere; 20 yıl süreyle, ---- tarihine kadar geçerli olan, ----- yevmiye nolu ------ tarihine kadar geçerli fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerinin, davalı tarafından İFASININ İMKANSIZ hale gerildiğini tespit ve kabul eden mahkeme; bu kalemdeki, cari hesap ve tazminat alacağına ilişkin olarak, davanın kabulüne karar verildiğini; Ayrıca davalı ------ hiç bir hakkının bulunmadığı,----------- ibareli marka tescil başvurusu yaptığını; Bu başvurulardan 6 adedinin ---- tarafından reddedildiğini ancak------- markayı her nasılsa kendi adına tescil ettirmeyi başardığını; Ayrıca davalı-------- sayılı başvurusu ile --------------nezdinde de kendi adına tescil ettirdiğini, çeşitli ülkelerde geçerli olmak üzere, yine ihale alıcısının kendi adına tescil ettirdiğini gösteren -----------ibareli marka tescil belgelerini sunduklarını; Yani davalı ihale alıcısının; hiçbir hakkı bulunmadığı bir dönemde tanınmış ---------- markasını ulusal ve uluslararası kurumlar nezdinde tescil ettirmek suretiyle tecavüz ederek ileride yapılmasını muhtemel gördüğü ihalede, müflisin markalarını ele geçirmek için avantaj sağlama yönünde planlı hareket ettiğini ve bu dönemde markanın sahibi konumunda bulunan davalı İflas İdaresinin de bu durumu görmezden gelerek yol verdiğinin açıkça ortada olduğunu; -------- ibareli markaları sonradan dava dışı müflis şirketten devralan ------- artık ihtiyacı kalmadığı için-------- tarihinde feragat nedeniyle iptal ettirdiğini; Oysa ------ ihale alıcısı davalı -------- el birliği halinde, masanın menfaatini gözetmeden, sadece ihale alıcısının çıkarlarına uygun olarak, müflise ait çok değerli tanınmış markaları aceleyle ve hileli davranışlarla fesat karışıtırılan ihalede satmak suretiyle, ihaleden çok önce planladıkları ve sistematik hale getirdikleri hileli davranışlar sonucunda emellerine ulaştıklarını, sonrasında ise davalı--------- söz konusu markaları aralarında organik bağ olan diğer davalı şirkete devretmiş olması nedeniyle, bütün ---------------- marka tescillerinin, yasal dayanaktan yoksun ve yolsuz olduğunu; Sonuç olarak geçersiz ve yok hükmündeki tesciller ile elde edilen ve şeklen markaların sahibi gözüken davalıların, söz konusu markalar üzerinde, kanunen geçerli bir tasarruf yetkileri dahi bulunmadığı halde, sahibi oldukları markaları kullanma hakkına sahip olduklarını ve en geniş anlamda kullanmaya devam edeceklerini ileri sürmek suretiyle, davacının ---------ibareli markalar üzerindeki inhisari lisans hakkına tecavüz edildiğini; -----------sayılı fatura ile alınan --------- markalı ürünlerde bu markanın, sözleşme dışı şekil ve tasarımla kullanılmış olması ve müvekkil şirket adına fason üretildiğine dair bir kayıt bulunmaması nedeniyle, bu markalardaki müvekkilin -------- markların sahibi davalının tecavüz etmekte olduğu tespit edilmiş ve bu durum davalı tarafından da kabul ve itiraf edildiğini; Davacı tarafından keşide edilen ------- tarih/yevmiye no.lu ihtarnameleriyle, davalının ürettiği -------- ibareli ürünlerin davacıya teslim edilmesi ve davacının yazılı talimatı olmadan hiçbir kişi ve kuruluşa ----- ibareli mal teslimi ve satışı yapılmaması davalı tarafa ihtar edilmiş olduğunu; Davalının ----- tarih/yevmiye no.lu ihtarnamelerinde, üretimine devam ettikleri ----- ibareli ürünleri müvekkili şirkete teslim etmeyeceğinin beyan edildiğini; ----- sayılı davanın açılmasından sonra, hukuki bir geçerliliği bulunmayan marka lisans sözleşmelerinin feshine ilişkin, davalı ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ve aynı noterlikten ------yevmiye nolu ek ihtarnamesine karşı, müvekkil ------- yevmiye nolu ve karşı ihtarnameyi keşide ederek, usulsüz ve kanuna aykırı olan, geçersiz lisans feshini kabul etmediğini ihtaren bildirildiğini;-----sayılı dosyasından verilen, ------- sayılı ilk kararının gerekçesinden de görüldüğü üzere; 20 yıl süreyle, ---- tarihine kadar geçerli olan----- yevmiye nolu ve aynı noterliğin ----- dayanılarak, 2004 yılında imzalanan ve ------ tarihli fason üretim, ----- tarihli başbayilik ve ----------tarihli başbayilik ek sözleşmelerinin, davalı tarafından ifasının imkansız hale getirildiğini tespit ve kabul eden mahkemenin davanın kısmen kabulüne kararı verdiğini; Davalılarca, davacının----------------ibareli markalar üzerindeki inhisari lisans hakkını kullanılmasına bizzat engel olmak, güçlük çıkarmak ve katlanmamak suretiyle müvekkilin haklarına tecavüz edildiğini; Tarafların aralarında kurmuş oldukları hukuki ilişkinin şartlarına uygun olarak borçlarını ifa etmeleri gerektiğini, borcunu ifa etmeyerek alacaklının zararına sebep olan borçlunun, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davanın dayanağı olan sözleşmelerin yüklediği borçtan kurtulmak adına, bu sözleşmeleri kasten ihlal eden davalıların, süreklilik arz eden haksız eylem ve tecavüzleri nedeniyle, davacı -------------- sözleşmelerden doğan maddi haklarını elde etmesine engel olmalarından dolayı uğradığı zararın ve doğmuş alacaklarının tahsili ile --------- tarihine kadar yoksun kalınan kazanç miktarını SMK’nın 151/c. maddesine göre ve ana sözleşmenin 9. maddesi gereğince iki katı tutarının USD olarak hesaplanarak davalılardan tahsilini talep ettiklerini; Dava konusu ana sözleşmenin 9. maddesindeki "...herhangi bir nedenle bu anlaşmanın uygulanamaması halinde, izin veren uğranılacak zararın ya da olası gelir kaybının iki katı tazminat ödemeyi peşinen kabul etmiştir" hükmü gereğince iki katının ödenmesini talep ettiklerini; 2004 yılında akdedilen ve davalılar tarafından ihlal edilerek, ifası imkansız hale getirilen 28.06.2004 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi, 30.06.2004 tarihli Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan alacak ve sözleşme tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu; Bu sebeplere binaen (a) SMK’nın 151/c maddesi esas alınmak suretiyle, 28.06.2000 tarihinden itibaren 29.03.2015 tarihine kadar, Yoksun kalınan kazancın, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince iki katı tutarının USD cinsinden hesaplanarak tespitine, HMK 107. md. gereğince belirsiz alacak davası olarak ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,- USD'nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, (b) İNHİSARİ LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkına ilişkin sözleşmelere dayanılarak imzalanan ve davalılar tarafından, 01.06.2012 tarihi itibariyle, İfası İmkansız Hale Getirilen, ----Noterliğinin 28.06.2004 tarihli ve ---- sayılı Fason Üretim Sözleşmesi, ----- noterliğinin 30.06.2004 tarihli ve ----- sayılı Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan 579.251,27 TL. Cari hesap alacağımızın, 08.05.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte, 408.000,- USD tazminat alacağımızın ise, (01.06.2012 tarihinden, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geçen 34 aylık süreye ilişkindir) 09.07.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının ----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin önce ---- Esas ile sonradan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile yeni ----- Esas alarak kesinleşen dava dosyasından verilen karardan sonra aynı tür dilekçe ile -----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ---- Esas dosyasının 27.01.2022 tarih ---- Esas ve -----Karar sayılı reddedilen gerekçeli kararından sonra dava hakkını kötüye kullanarak Sayın Mahkeme huzurundaki davanın açılmış olduğunu; Dava dışı müflis-----Devlet tarafından 1993 yılında özelliştirilip, hakim ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan, hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik nedeniyle savcılık soruşturmaları ve mahkumiyet kararı bulunan ----- 1995 yılına kadar şirket muhasebecisi olup sonradan sahte belgelerle yönetim kurulu başkanı olarak atadığı şirketin içine boşaltarak İflasına sebebiyet verildiğini; Dava konusu 49 yıllık süreli sahte sözleşmelere konu edilen “----” markalarının 2007 yılında icradan satılmasına kadar mülkiyet sahibi olan ve şu an ----.İcra Müdürlüğü'nün----- İflas sayılı Esası ile 22 yıldır iflas tasfiyesi süren gayr-ı faal müflis ----olduğunu; Davalı müvekkil--- davaya konu “-----” markalarını 2007 yılında ---İcra Müdürlüğü'nün ----- iflas sayılı dosyasından çıkarılarak kesinleşen icra ihalesinden aldığını; Davalı şirketin 50 yıllık ticari itibara sahip olduğunu; Diğer davalı ----- markalarını 2007 yılında icradan satın alan ---- kısmi bölünme yoluyla 31/12/2013 tarihinde kurulmuş olduğunu; Dava konusu olaylar açısından kuruluşundan 20 yıl önce iflas eden müflis -----. ile davacı şirket arasında var olduğu iddia edilen 29.03.1995 tarihli 20 yıl süreli sözleşme ve varlığı iddia edilen 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmeler ile ilgisinin olması mümkün olmadığını; Davalı şirketlerin ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan faal ticari şirketler olduğunu; 29.03.1995 tarihli sözleşmenin ----- Noterliği'nde 29/03/1995 tarihinde ----- yevmiye numarası ile imzalanan 20 yıl süreli olarak TürkPatent nezdindeki “-----” marka sicilinde şerhli ve inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi olduğunu; Davacı tarafça bu sözleşme konu edilerek de ---- Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin ----- Esas dosyasında husumet yöneltildiğini; 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmenin varlığının hiç kimsece bilinmeyen ve her dava da farklı metin ve tarihlerle üretilerek davacı yanca dava konusu yapılan müsvette kağıt parçalarından oluşan ve ilk defa ----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ----- Esas dosyasında faklı bir tarih ile varlığı görülerek iddia konusu olan, noterlikçe düzenlenmemiş ve vaki sahtecilik iddiaları üzerine dava konusu edildiğinden -----FSHHM kararlarında şekil noksanlığından dolayı geçersiz olduğuna hükmedilen müsvette metin olduğunu; Davacının aynı dilekçeyi bundan yaklaşık 6 ay önce kullanarak dava ikame ettiğini ve harfi harfiyen aynı olan bu dilekçe ile açılmış davanın düştüğü-----FSHHM tarafından ----- Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde 27.01.2022 tarih ---- Esas ve ----- Karar sayılı kararı ile davanın reddedildiğini; Dava dilekçesindeki “29.03.1995 tarihli 49 yıl süreli sözleşme ve 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmelerden kaynaklanan....” şeklinde kapsamı çizilen dava konusu edilen ve var olduğu iddia edilen 29.03.1995 tarihli ve 05.05.1995 tarihli sözleşmelere davalıların taraf olması, hükümlerinin bağlayıcı olması ve husumet atfedilmesinin hayatın olağan akışı ile eşyanın tabiatı tahtında mümkün olamayacağını; Davalı müvekkili ------ 2014 yılında kurulmuş bir şirket olup, kendisinin varlığından tam 29 yıl önce imzalanmış sözleşme ile bağlı olması ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini; Davalı müvekkil ----- davacı yanca varlığı iddia edilen 29.03.1995 tarihli ve 05.05.1995 tarihli metinlere taraf olmadığını; Taleplerinin muhatabının dava dışı müflis -----iflas idaresi olması gerektiğini; Davacı Yanın, Müvekkili Şirketlerden herhangi bir alacak talebi var ise, davacı şirket müvekkili şirketlerden olan doğmuş ve doğacak tüm alacak taleplerini dava dışı ----- devretmiş olduğundan, davacı şirketin aktif dava ehliyetine sahip olmadığını;----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ----Esas sayılı dosyası münderecatında bir örneği bulunan ve imzaları inkar edilmeyen 26.01.2011 tarihli temliknameye göre, davacı şirketin davalı müvekkil şirketler ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamını bütün ferileri ile birlikte ----- mevcut borçlarına mahsuben- temlik etmiş olduğunu; Temlik metninden temlikin ivazlı bir temlik olarak tek taraflı irade beyanı ile rücu imkanı olmayacak şekilde ihdas edildiğini; ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2020 tarih ----- Esas ve----- Karar sayılı ilamında buna vurgu yapıldığını; Bu nedenle hakkı devralanın devir ile -başkaca bir işleme gerek kalmaksızın- dava hakkını kendiliğinden kazanacağı gibi, devreden de alacağın temliki ile birlikte dava hakkını kendiliğinden kaybedeceğini; Davacı şirketin temlik alan ----- davada vekaleten temsil etme ehliyetinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca aktif husumet nedeniyle reddine karar verildiğini; Dava zamanaşımı süresinin 5 (beş) yıl olduğunu; Davacının 1995 tarihli sözleşmeye istinaden 2021 yılında (yani tam 26 yıl sonra) alacak iddiasında bulunmasının haklı zamanaşımı itirazına sebebiyet verdiğini; Sayın Mahkeme nezdinde davacı yanca ikame edilmiş olan davada vaki derdestlik, husumet, aktif dava ehliyeti yokluğu ve zamanaşımı itirazlarım varken ve müvekkil şirketler dava konusu olan 29.03.1995 tarihli ve de 05.05.1995 tarihli metinlerinin hiç bir şekilde tarafı değilken davanın esasına yönelik olarak müvekkil şirketlerin davacı şirkete hiç bir sıfat ve nem altında borcu olmadığını bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiği beyan ve talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının 29.03.1995 tarihli ana sözleşme ve 05.05.1995 tarihli ek sözleşme gereği imzalandığı iddia edilen ----Noterliği'nin 29.03.1995 tarih ve ----- sayılı ve -----.Noterliği'nin 12.04.1995 tarih ve ----- sayılı marka lisans sözleşmelerinden kaynaklanan marka kullanım hakkı bulunup bulunmadığı, bu haklarına davalılar tarafından haksız marka kullanılmak suretiyle tecavüz edilip edilmediği, davacının bu nedenle maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı, davacının ayrıca ---.Noterliği'nin 28.06.2004 tarihli ve ---- sayılı fason üretim sözleşmesi, -----Noterliği'nin 30.06.2004 tarihli ve ------ sayılı başbayilik sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli başbayilik ek sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar olduğu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının daha önce açmış olduğu ----.FSHHM'nin ----- Esas sayılı davası nedeniyle derdestliğin söz konusu olup olmadığı, davanın kötü niyetle açılıp açılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Taraflara ait ticaret sicil kayıtları celp edilip incelendiğinde;
Davacı ----- sicil no ile 9/4/1993 tarihinde tescil edildiği, çalışma konusunun “her türlü meyve suyu ve meşrubat ile tabii su,maden suyu,soda ve minerallerin dökme veya kutulanmış, şişilenmiş vs. suretle muhafaza içine alınmış şekilde toptan veya perakende olarak alımı, satımı, taşınması, tahmil tahliyesi, ithali, ihracı, pazarlaması ve dağıtımı; her türlü imalat, üretim, sanayi kurma,fabrikacılık v.s. yapmak ve her türlü gıda sanayii ürünlerinin dökme vb olduğu” görülmüştür.Davalı -----30 Mayıs 2011 tarihindeki adresinin “-----” olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı ----, Yönetim Kurulu üyelerinin-----olduğu ve faaliyet alanının ise “her nevi un, irmik, makarna, bisküvi, süt ve sütten mamul ürünler, meyve suyu, tabii su, meşrubat, her nevi dondurma salça, çay, kahve, tuz ve benzeri gıda maddelerin üretimi alım satım ithalat ihracatını yapmak, her türlü sebze meyve ve gıda maddelerinin işlenmesi konservesi ve konsantresi şoklanması muhafazası alım satımının ithalatı ve ihracatın yapılması” olduğu görülmüştür.
Davalı ---- 08.01.2014 tarihinde ----- sicil no ile tescil edildiği, kurucusu ------ görülmüştür.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde, ---- tescil nolu, 19/06/1991 tescil tarihli, --- tescil nolu, 16/09/1992 tescil tarihli, ---- tescil nolu 06/02/1995 tescil tarihli markanın ------ ŞİRKETİ adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
14.10.2023 tarihli kök raporda;
Davalı -----ibareli markalar üzerinde hak sahibi olmadığı 28.06.2000-31.12.2005 tarihleri arasında dava dışı ----- lisans hakkı vermiş olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği; Sayın Mahkeme huzurundaki dava 2021 yılında ikame edilmiş olmakla, marka hakkına tecavüz yönünden talep hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu;Davalı -----ibareli markaların sahibi olduğu 01.02.2007 tarihinden markaları devrettiği 21/03/2014 tarihi arasındaki dönemde bu markaların bizzat veya lisans vermek suretiyle gerçekleşen kullanımlarının sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebileceği;
Davalı ----- ibareli markaları 21/03/2014 tarihinde devraldığı; davalı şirketin markaları devraldığı tarihten inhisari lisans sözleşmesinin sona erdiği 29.03.2015 tarihine kadar bu markaları bizzat veya lisans vermek suretiyle gerçekleşen kullanımlarının sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebileceği; ek raporda ise görüşlerini yinelediklerini belirtmişlerdir.
13/02/2025 tarihli heyete Mali Müşavir bilirkişi eklenmek sureti ile alınan raporda;
Davacı ---- ile “-----” ibareli markaların önceki sahibi müflis -----(İflas İdaresi) arasında imzalanmış olan ve İflas İdaresinin 22.12.2010 tarihli yazısı ekinde aslının aynı olan tasdikli suretleri gönderilen ve noter onaylı suretleri ekte sunulan, 29.03.1995 tarihinden itibaren 29.03.2044 tarihine kadar geçerli “29.03.1995 tarihli Sözleşme” ve “05.05.1995 tarihli Ek Sözleşme”yle, tanınmış “-----” ibareli markaların İNHİSARİ LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkının 49 yıl süre ile ----- verildiği,
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans verenin başkasına lisans veremeyeceği ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisinin de markayı kullanamayacağı,
Davacının inhisari lisans hakkının bulunduğu “-----” ibareli markalarla ilgili olarak 29.03.2015 tarihine kadar üretim ve pazarlama yapmak üzere davalı ----. firmasıyla ---Noterliğinin 28.06.2004 tarih ve ------ yevmiye nolu “Fason Üretim Sözleşmesi”, aynı Noterliğin 30.06.2004 tarih ve ------ yevmiye nolu “Başbayilik Sözleşmesi” ve 07.07.2004 tarihinde de “Başbayilik Ek Sözleşmesi” ni imzaladığı,
-Sözleşmenin 1.1.2011 tarihinden 29.3.2015 tarihine kadar aylık 10.000 Doların ----- veya yazılı olarak talimat verecekleri şahsa ödeneceği.
- 2010 yılı ödemelerinden mahsup edilmek üzere 2006 yılında 60 bin Dolarlık kısmın, 1.12006 tarihinde 30 bin Dolar ve 31.06.2006 tarihinde 30 bin Dolar olmak üzere ---- ödeneceği; münhasıran bu işlemler nedeniyle oluşacak KDV ile kurumlar vergisinin ---- tarafından yasal sürelerinden önce---- ödeneceği,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; “Davalı ----- davacı şirketle 2004 yılında imzaladığı ve 2015 yılına kadar geçerli olan fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerine sadık kalarak, sahibi olduğu ancak davacıya lisansını verdiği markalara ilişkin olarak 2012 yılına kadar her hangi bir ihtilafa mahal vermeden, davacı adına fason üretim ve başbayilik yapmaya devam ettiğini; Davalı ----- söz konusu sözleşmelerin yüklediği edimleri 2004 yılından 2012 yılına kadar 8 yıl boyunca aksatmadan yerine getirmiş olduğu”nu beyan ettiği,
-----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından ------ Esas ayılı dosyaya alınan 08.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı -----. firması ile davalı ----- firmasının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince, 2012/Ocak-Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs 2012 aylarına ait düzenlediği faturalarından, 03.05.2012 tarihi itibariyle doğmuş cari hesap alacağının 495.301,82 TL. olduğu, aynı tutarın 2013 ve 2014 yıllarına devrettiğinin dosyaya ibraz edilen muavin defter kayıtları üzerinde tespit edildiği,01.06.2012 tarihinden sözleşmelerin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geriye kalan
2012 yılı için 7 ay,
2013 yılı için 12 ay
2014 yılı için 12 ay
2015 yılı için 3 ay
olmak üzere toplam 34 aylık süre için, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince doğan alacağın (10.000,-USD X 34 Ay = 340.000,- USD + %20 Kurumlar vergisi 68.000,-USD) = 408.000,- USD olarak hesaplandığı,
Davacının toplam alacağının;
Cari hesap alacağı : 495.301,82 TL. + tazminat alacağı 408.000 USD olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin "görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nı 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın davalının fason üretim sözleşmesi ve 07/07/2004 tarihli başbayilik sözleşmesi gereği 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili davasıdır.Davacı taraf, 28.06.2004 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi, 30.06.2004 tarihli Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan alacak ve sözleşme tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, SMK’nın 151/c maddesi esas alınmak suretiyle, 28.06.2000 tarihinden itibaren 29.03.2015 tarihine kadar, Yoksun kalınan kazancın, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince iki katı tutarının USD cinsinden hesaplanarak tespitine, HMK 107. md. gereğince belirsiz alacak davası olarak ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,- USD'nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, (b) İNHİSARİ LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkına ilişkin sözleşmelere dayanılarak imzalanan ve davalılar tarafından, 01.06.2012 tarihi itibariyle, İfası İmkansız Hale Getirilen, ----. Noterliğinin 28.06.2004 tarihli ve ---- sayılı Fason Üretim Sözleşmesi, ----noterliğinin 30.06.2004 tarihli ve ----- sayılı Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan 579.251,27 TL. Cari hesap alacağımızın, 08.05.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte, 408.000,- USD tazminat alacağımızın ise, (01.06.2012 tarihinden, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geçen 34 aylık süreye ilişkindir) 09.07.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Taraflar arasında ---- Noterliği'nin 28/06/2004 tarihli ve ----- Yevmiye numaralı "Fason Üretim Sözleşmesi" ile davacının davalıya 11 adet marka ile 29/03/2015 tarihine kadar üretim izni verdiği, sözleşmenin "Konu" başlıklı kısmında davacı ----- dava dışı --
-- tarafından ---- Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ----- yevmiye numaralı Marka Lisans Sözleşmesi ve aynı noterliğin 12/04/1995 tarihli ----- sayılı lisans sözleşmesine konu markalar ile üretim yapılacağının belirtildiği ve ---- Noterliği'nin 30/06/2004 tarihli ve ----- yevmiye sayısı ile tasdikli, "Başbayilik Sözleşmesi'" yapıldığı, dava dışı -----ile davacı----- arasında 29/03/1995 tarihli izin sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 29/03/2044 tarihine kadar geçerli olduğu, marka sahibi dava dışı şirketin, izin alan davacı şirkete , 20 yıl süre ile ----- sayılı markaların inhisari lisansını vermeyi kabul ettiği, davacı izin alanın ayrıca sözleşmenin 4 ve 5. maddeleri ile lisansını aldığı markalar dışında "------" ibaresini kullanarak başka müracaatlar yapma hakkına sahip olduğu, markaları sadece markaların tescilli olduğu sınıflarda değil, başka yiyecek ve içecek ürün gruplarında ve başka sektörlerde de tescil ettirebileceği ve sözleşmenin VII. maddesinde izin alana devir ve lisans verme hakkını da verdiği , davacı şirket ile dava dışı marka sahibi şirket arasında 05/05/1995 tarihli ek sözleşme yapıldığı , ek sözleşmenin süreye ilişkin 1. maddesinin tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin 29/03/2044 tarihinden sonra da 49 yıllık sürelerde uzayacağı, 3. maddesinin değiştirilerek izin verenin markaların görünüm ve şekillerinin değiştirilerek TPE nezdinde yenilenen tescilleri de dahil olmak üzere kendisinin kullanmayacağı, başka kişilere lisans vermeyeceği, izin alanın her türlü davayı tek başına açabileceği, markaları yenileyebileceğinin düzenlendiği, dava dışı ----- ile davacı ----- arasında ----- Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ----- yevmiye numaralı Marka Lisans Sözleşmesi yapıldığı; sözleşmenin 20 yıl süreli olduğu ve 29/03/2015 tarihine kadar yürürlükte kalacağının, Lisans verenin lisanslı ürünler üzerinde veya ürünlerle kullanma konusunda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde başka kişi yada kuruluşa lisans vermeyeceğinin, lisans alanın da tamamen veya kısmen devir etmeyeceğinin ve alt lisans vermeyeceğinin kabul edildiği, sözleşme konusu markaların---- sayılı "------" ibareli markalar olduğu, Mahkememizce sözleşmelerin incelenmesi neticesinde; davacı şirket ve dava dışı ----- arasında imzalanan 29/03/1995 tarihli adi yazılı sözleşme ve 05/05/1995 tarihli adi yazılı ek sözleşmenin yapılış tarihleri itibarıyla ( 27/06/1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 Sayılı KHK 'dan önceki tarihli olmaları nedeniyle) 1965 tarihli, 551 Sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince noterden tasdikli yapılmadığından , şekil eksikliği nedeniyle davalı tarafa karşı ileri sürülemeyeceği, ancak sözleşmenin taraflarınca şekil eksikliği ileri sürülmeden sözleşme gereğince yüklenen edimlerin yerine getirildiği, davacı şirket ile marka sahibi dava dışı ----- Arasındaki, -----.Noterliğinin 29/03/1995 tarihli olup ------ yevmiye ile tasdik edilen sözleşmenin, yapılış tarihi itibarıyla tabi olduğu 551 Sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince geçerli olduğu ve taraflar arasında yapılan 28/06/2004 tarihli sözleşmenin dayanağı olarak gösterildiği, sözleşmenin 1. maddesinde; davacı tarafın kullanımının "münhasır olmayan kullanım" olarak düzenlendiği, adı geçen markaların sahibinin lisans veren dava dışı şirket olduğu, sözleşmenin 20 yıl süre ile 29/03/2015 tarihine kadar yürürlükte kalacağı ve -----sayılı 5 adet markanın sözleşme konusu olduğu, sözleşmenin 6. maddesinde ise "Lisans verenin adı geçen markaları lisanslı ürünler üzerinde veya ürünlerle ilgili olarak kullanma konusunda T.C. sınırları dahilinde başkaca hiçbir kişi veya kuruma lisans veremeyeceği , lisans alanın da lisansı kısmen veya tamamen bir başkasına devir edemeyeceği ve başka kişi yada kuruma alt lisans veremeyeceğinin" düzenlendiği, dosyamız içerisine alınan ----.İcra Müdürlüğü'nün ---- İflas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı marka sahibi ----- iflas şerhi işlenerek haciz konulan ---- sayılı "----" markası, ---- sayılı "-----+ Şekil" markası ,---- sayılı "+---- markasının üzerindeki ----- Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ve ----- sayılı ve aynı noterliğin 12/04/1995 tarihli ve ------ sayılı Lisans Sözleşmeleri ile davalıya satıldığı, davalı Şirketin icradan satın aldığı 01/02/2007 tarihinden itibaren marka sahibi sıfatının da bulunduğu, kesinleşen Mahkememizin ------Sayılı ilamı ile de sabittir.
Yine bu dosyanın yapılan yargılamasında; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 09/02/2018 tarih ve ---- Esas ------ sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklanan 10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 10/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davalının sözleşme dışında kullandığı ve adına tescil ettirdiği markalardan kaynaklandığı beyan edilen 30.000,00 TL alacak talebinin reddine, davalının dava dışı ----- ile imzalanan 28/06/2000 tarihli kira sözleşmesi gereğince dava dışı şirkete ödenen kira bedelinden kaynaklanan kira alacağına ilişkin usulune uygun dava açılmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması sonucunda, ---- BAM ----Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarih ---- Esas - ----- Karar sayılı ilamıyla "Aktif dava ehliyeti açısından usule ilişkin istinafı olmakla öncelikle davalı yanın bu istinaf talebinin incelenmesinin gerektiği, dosyada bir örneği bulunan ve imzaları inkar edilmeyen temliknameye göre davacı şirketin davalı ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamını bütün ferileri ile birlikte ----- mevcut borçlarına mahsuben temlik edildiği temliknamenin 26.01.2011 tarihinde yazılı olarak yapıldığının görüldüğü, temlik metninden temlikin ivazlı bir temlik olduğu, bu durumda tek taraflı irade beyanı ile rücu imkanının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece davacı beyanı nazara alınarak " temlikin hükümsüz kaldığı" yönündeki kabulünün hangi hukuki tasarruf nedeni ile hükümsüz kaldığı yönünde bir açıklama ve dayanak olmadan kabul edildiğinin anlaşıldığı, dosyada temlikten rücu edildiği, temlik alanın onayının olduğu veya hükümsüzlüğü yönünde bir karar alındığı hususlarında herhangi bir bilgi belge de bulunmadığı, bu nedenle öncelikle davacının aktif dava ehliyeti hususundaki bu belirsiz durum üzerinde inceleme yapılarak aktif dava ehliyeti bulunması halinde esasa ilişkin karar verilmesi gerektiği, toplanan mevcut delillere göre davacının aktif dava ehliyeti olduğu ya da olmadığı yönünde kanaat oluşturacak bilgi ve belge de bulunmadığı" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ; davalının diğer istinaf nedenlerinin ve davacının tüm istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karar sonrası yapılan yargılamada sabit olduğu üzere Mahkememiz dosyasında incelenen 09/07/2012 tarihli, taraflar arasında daha önce yapılan ivazlı temlik sözleşmesinden dönüldüğüne dair belge noter onaylı olmadığından, her zaman düzenlenebilecek bir belge niteliğinde olduğu, temlikten dönüldüğüne ilişkin belgenin onay tarihinin 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge olduğu, bu belgeye göre ----- 09/07/2012 tarihli belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ve davacı tarafa dava açması için muvafakat verdiğini beyan ettiği sabittir.
Mahkememizin yargılamasına konu uyuşmazlığın az yukarıda ifade edildiği üzere 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili davası olduğu açıktır. Az yukarıda ifade edildiği üzere bu dönemi kapsayan temliknameye göre davacı şirketin davalı ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamının bütün ferileri ile birlikte ---- mevcut borçlarına mahsuben temlik edildiği temliknamenin 26.01.2011 tarihinde yazılı olarak yapıldığı açıktır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge olduğu belge incelendiğinde, bu belgenin Hakkı devralan devir ile başkaca bir işleme gerek kalmaksızın dava hakkını kendiliğinden kazanacağı gibi, devreden de alacağın temliki ile birlikte dava hakkını kendiliğinden kaybeder. Yani, alacak devredildiği takdirde, devredildiği tarihten itibaren o mal veya hakka dayanan dava hakkı da, asıl hakka bağlı olduğundan devredilmiş sayılır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge incelendiğinde belgenin Mahkememizin ----(Yeni Esas Numarası -----) Sayılı dosyasındaki dava konusu alacağın tahsiline ilişkin muvafakat kapsamında olduğu, muvafakatın TBK'nın 184. Maddesinde belirtilen ve yazılı şekilde temlikin yapılmasını içeren şekilde olmadığı, devir etmek isteyen tarafın tek taraflı irade beyanı şeklinde olduğu ve devreden ve devralanın karşılıklı örtüşen temlik iradelerini içermediği sabittir. Bu durum dikkate alındığında dava konusu 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların usulüne uygun olarak davacı tarafa devredilmediği, bu haliyle davacı tarafın usulüne uygun hak sahibi olmadığı dikkate alındığında davacıya aktif taraf sıfatı kazandırmayacağı, yine inhisari lisans sözleşmesi ile davacı şirketin alacaklarını temlik alan ----- davada vekaleten temsil etme ehliyetinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla, tüm bu nedenlerle, davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca aktif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-615,40 TL karar ve ilam harcı tayini ile peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.