T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
ESAS NO:2021/211 Esas
BİRLEŞEN DAVADA ESAS NO: 2021/212 Esas
KARAR NO: 2025/73
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin --------- bu yana ikinci el araç ekspertiz raporu ile araçların durumu ile ilgili tarafsız ve profesyonel İkinci el araç ekspertiz hizmeti verdiğini, davalının henüz 5 ay önce açıldığını müvekkili şirket ile birebir aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, Müvekkilinin ---- kurumu nezdinde tescili ------ tescil numaralı -----ibareli markanın sahip olduğunu karşı tarafın -----adresinde bulunan iş yerinde müvekkilinin markasını benzer şekilde -----şeklinde marka kullanımı bulunduğunu, bu kullanımlardaki yazı font ve yerleşim yerinin aynı olduğunu, bu duruma istinaden ---- numara ihtarname ile karşı tarafa, akabinde ise ----- numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket ile organik bağı bunlar ------ müvekkil şirketin marka hakkına tecavüzün derhal durdurulması ve bu kapsamda gerçekleştirilen ---dosya numaralı başvurunun geri çekilmesini talep ettiklerini, --- firmasını ihtarnameye cevap vermediğini ve menşei ------ yetkililerine mail göndererek durumu izah etiklerini, buna karşın herhangi bir dönüş olmadığını durma istinaden --------- başvurarak iki şirketini de taraf olduğu hukuki süreci başlattıklarını ,arabuluculuk aşamasında tarafların ortak bir noktadan uyuşamaması sebebiyle huzurdaki davayı açtıklarının, bununla beraber ----markasının hükümsüzlüğü için ayrıca bir dava ikamet etiklerini, müvekkili şirketin tescil ---- marka ve ve logosu ile iltibas oluşturan----- logosunun müvekkil şirketin halihazırda tüm işyerlerinde kullanıldığı, tabelalarındaki aynı yerleşim yazı ve font ile davalı şirketin aynı şekilde kullanmasına kaynaklı müşterilerin arttığını ve bu sebepten müvekkilinin marka hakkına tecavüz rahatsız ve haksız rekabet koşullarının oluştuğunu, bu kapsamda öncelikle davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerini tespitini talep ettiklerini, bununla beraber davalının eylemlerine son ermesi adına davalı şirketin kullandığı------ marka ve logosunun kullanılmanın önlenmesi suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını ,müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazminini talep etiklerini tüm açıklamalar sebebiyle; öncelikle davalı şirketin -----adresinde yapılan işyerinde delil tespit yapmasına, ------ ibarelerinin davalı şirket tarafından her nevi kullanımını hiç bu yargılı sonuçlanıncaya Kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davanın kabulü ile davalı tarafın --------marka logosu ile iltibas oluşan----marka ve logosu ile ilitibas oloşturan -------marka ve logosunun müvekkil şirketin hali hazırda tüm işyerlerinde kullanıldığı tabelalardaki aynı yerleşim yazdı ve font ile kullanılması haksız tekabete ve müşteriler nezdinde iltibas yol açmakta olduğundan davalı şirketin eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, ----- markaa ve logosunun davalı şirket tarafından kulanımın durudurulmasına,---- başta olmak üzere -------marka ve logosunun çağrıştıran ve işbu marka ile iltibas yaratan her türlü ibarenin bulunduğu başta açık hava tabelası olmak üzere antetli kağıt,form,kılavuz,video,afiş,ilan dahil vr bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü mecradan kaldırılmasını ve imhasına, Davalı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksızlık rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle tazminatın müvekil şirketin uğradığı maddi zararıların tazmini adını şimdik 5000 TL maddi tazminatın davalı şirkede keşide edilen ihtarnamenin tebliği tarihi olan 12.08.2000 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalının motorlu ve motorsuz elektrikli her çeşit kara vasıtaları olan otomobil, kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs ve benzeri araçlarla ilgili ekspertiz hizmetleri sunmakta, değer tespiti yapmakta ve sertifikasyon hizmetleri verdiğini , davacının -------- markası tescilli olsa da her iki tarafın iştigal alanının kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal ve hizmetlerin test edilmesi kapsamında ------ sınıfta faaliyet gösterdiklerini, davacıya ait markanın söz konusu hizmetleri için tescilli olmadığını, ayrıca davacının markasını pek çok sınıf yönünden tescil ettirmiş ise de markasını bu hizmetler için ciddi bir şekilde kullanmadığını, Dava konusu marka ile davalıya ait markanın birbirine benzer olmadığını, davalının kullanımında markanın başında -------- şeklindeki işaret altında----- kelimesinin yer aldığı şekil unsurunun devamında -------- ibaresinin ve devamında ------ ibaresinin yer aldığını, Taraf markaları arasında tek ortak noktanın --------- olduğunu, bu ibarenin markaya ayırt edicilik katmadığını ve tali unsur olduğunu, markanın esas unsuru olmadığı markalar arasında görsel ve fonetik anlamda benzerlik de olmadığını, Davacıya ait marka kapsamında ----------- sınıftaki eksperlik hizmetinin bulunmadığını, Markalar arasında farklılık nedeniyle söz konusu markaların kapsamında yer alan hizmetlerin hitap ettiği orta düzeyde tüketici kesimi nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, Davacıya ait markanın tanınmış marka olmadığı, bu nedenle tescil kapsamı dışında markanın korunmasının söz konusu olmayacağını, dolayısıyla davalı tarafın kullanımlarının ve eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı reddinin gerektiği, Bilirkişi raporuna ise itiraz ettiklerini, çünkü davacının markasının----- sınıfta ------------ tescil olduğunun tespit edildiği ve fakat davalının faaliyetinin bu hizmetler kapsamında yer almadığını, bu nedenle söz konusu tespiti itiraz ettiklerini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen mahkememiz ----Esas sayılı dosyasında;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin, ----------- yılından bu yana deneyimli ve profesyonel ekspertiz uzmanları tarafından en son teknolojiye sahip ekipmanlar kullanılarak hazırlanan ------- araçların durumu ile ilgili kesin ve ayrıntılı bilgilendirme sunarak kurumsal firmalara ve son tüketiciye uluslararası tecrübesi ile bağımsız, tarafsız ve profesyonel ikinci el araç ekspertiz hizmeti vermekte olduğunu, davalı şirketin ise ---- tarihinde ----- tescilli bir anonim şirket olduğunu, müvekkili şirketin, ikinci el araç ekspertiz hizmeti alanında ----- çapında oldukça ciddi bir tanınırlığa sahip olup, işbu hizmetini de -------marka ve logosu altında yerine getirmekte olduğunu, --- başvuru numaralı ve ---- marka ve logosunun, ---------- sınıflarda tescilli ve ikinci el araç ekspertizi sektöründe tüketiciler nezdinde ayırt edicilik ve tanınmışlık kazanmış bir marka olduğunu, müvekkili şirketin müşterilerinden gelen ihbar üzerine, davalı şirketle organik bağı bulunan dava dışı ----- adresinde yer alan işyerinde bulunan tabelalarda ----- ibaresinin kullanıldığı ve söz konusu tabelalarda kullanılan yazı, font ve yerleşimlerin müvekkili şirketin tüm ---- işyerlerinde kullanmakta olduğu tabelalardaki yazı, font ve yerleşim ile tamamen aynı olduğunun, müvekkili şirkete ait marka ögelerinin ve müvekkili şirketçe halihazırda kullanılmakta olan tabelaların----------- logosu kullanmanın dışında birebir kopyalandığının tespit edildiğini, akabinde müvekkil şirketçe yapılan tetkiklerde davalı şirket tarafından müvekkil şirketin -----markasının tescili için --------- başvuru numarası ile ------ nezdinde başvuru gerçekleştirdiği ve söz konusu başvurunun reddine neden olacak kanuni sebepler gözetilmeksizin ----tarafından ----- sınıflar için tescil edildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket ile organik bağı bulunan ------ihtarname keşide edildiğini ve müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün derhal durdurulması, bu kapsamda başta açık hava tabelası olmak üzere ------ marka ve logosunu çağrıştıran ve iltibas yaratan her türlü ibarenin kaldırılmasının talep edildiğini, belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediği takdirde ise yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, akabinde ise-------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete aynı konuda ihtarname keşide edildiğini, buna karşın davalı şirket ve dava dışı ------- tarafından söz konusu ihtarnamelere herhangi bir cevap verilmediğini, davalı şirketin ------- markasını tescil ettirmesi ve müvekkil şirketle tamamen aynı sektörde faaliyet gösteren ve aralarında organik bağ bulunan dava dışı --------- markayı kullandırmasının, müvekkili şirketin yıllardan beri süregelen emeğinden ve müşteri portföyünden bilinçli ve kötüniyetli olarak yararlanma amaçlı olduğunu belirterek, müvekkili şirketin davalı şirkete ve davalı şirket yetkililerine karşı sair her nevi hukuki ve cezai yollara başvuru hakkı ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle, ------- türevi ibarelerinin davalı şirket veya dava dışı üçüncü kişiler tarafından her nevi kullanımının işbu yargılama neticeleninceye kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz olacak davası olarak ikame ettikleri davanın kabulü ile, davalı tarafın, müvekkili şirketin tescilli -------marka ve logosuyla iltibas oluşturan------ marka ve logosu ve davalı tarafından işbu marka ve logonun aralarında organik bağı bulunan dava dışı ----- müvekkili şirketin halihazırda tüm işyerlerinde kullandığı tabelalardaki aynı yerleşim, yazı ve font ile kullandırılmasının, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden öncelikle davalı şirketin eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı şirketinin söz konusu eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitinin ardından, davalı şirketin, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzünün derhal durdurulmasına, bu kapsamda, --------- marka ve logosunu çağrıştıran ve iltibas yaratan her türlü ibarenin bulunduğu başta açık hava tabelası olmak üzere -------- bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü mecradan derhal kaldırılmasına ve imhasına, davalı adına ------ numarası ile tescilli bulunan ve takat müvekkili Şirketin markası İle iltibas oluşturan -------- markasının Sinai Mülkiyet Kanununun 25/1 maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebi ile müvekkili şirketin uğradığı maddi zararların tazmini adına HMK m.107/2 uyarınca şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı şirkete keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.08.2021'den itibaren işleyecek olan ticari faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin davacının tecavüz iddiaları yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı markaları için kullanmama def'inde bulunduklarını, somut olayda SMK'nun 29/1. maddesinde sayılan haller bulunmadığından, marka tecavüzü fiilinin mevcudiyetinden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin ------ markasının hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların aynı ya da benzer olmadığını, müvekkiline ait markanın kötü niyetle tescil edildiği iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ----- Tarihli talep arttırım dilekçesinde; Davalının, müvekkili şirketin tescilli ---marka ve logosuyla iltibas oluşturan------ marka ve logosunu, müvekkil şirketin halihazırda tüm işyerlerinde kullandığı tabelalarındaki aynı yerleşim, yazı ve font ile kullanması haksız rekabete ve müşteriler nezdinde iltibasa yol açmakta olduğundan davalı şirketin eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine,Davalının söz konusu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitinin ardından, ---- marka ve logosunun davalı şirket tarafından kullanımının durdurulmasına, ----- ibareleri başta olmak üzere ------ marka ve logosunu çağrıştıran ve işbu markayla iltibas yaratan her türlü ibarenin bulunduğu başta açık hava tabelası olmak üzere antetli kağıt, form, kılavuz, video, afiş, ilan dahil fakat bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü mecradan derhal kaldırılmasına ve imhasına,Davalı adına ------- no ile kötü niyetli şekilde başvuru yapılarak tescilli bulunan ve fakat müvekkil şirketin markası ile iltibas oluşturan ------markasının Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1 maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,Davalı ------ marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebi ile müvekkil şirketin uğradığı maddi zararların tazmini adına 25.000-TL maddi tazminatın davalı şirkete keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 12.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline,Davalı---- marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebi ile müvekkil şirketin uğradığı maddi zararların tazmini adına 25.000-TL maddi tazminatın davalı şirkete keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, Tüm yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, Karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ----- hizmetlerinde kullandığı----- markasının davacının aynı hizmetlerde kullandığı ----- markası ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olup olmadığı, bu şekilde davalı tarafından davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet edilip edilmediği, davacının dayandığı ------ tescil numaralı markasının ekspertiz hizmetleri için tescilli olup olmadığı, bu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için dava tarihinden geriye doğru 5 yıldır ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı, tanınmış marka olup olmadığı, davacının maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Birleşen davada; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli--- davacı adına tescilli ----- markası ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olup olmadıkları, davacının markasının ekspertiz hizmetleri için tescilli olup olmadıkları, davalının markasının kötü niyetle tescil edip edilmediği, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, bu nedenlerle davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davacının markasını tescilli olduğu mal ve hizmetler için dava tarihinden geriye doğru 5 yıldan bu yana ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı, dava dışı -----davalı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, dava dışı şirketin kullandığı iddia edilen ------ nedeniyle davalının davacıya ait marka hakkına tecavüz edip etmediği, haksız rekabette bulunup bulunmadığı, davalının bu kullanımından sorumlu olup olmadığı, davacının bu nedenle maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminatın ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---olduğu anlaşılmıştır. Davalı ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır.Davalı -----il numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya -------kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının davacı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği, ---- markasının davalı adına tescilli olduğu --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi ----tarafından tanzim edilmiş olan 10.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;Dosya kapsamında; iddia, delil, inceleme konusu adres ve ---- nezdinde yapılan incelemeler neticesinde;Davacının davaya mesnet gösterdiği, ---- numaralı Şekil ibareli markanın dava konusu---------Hizmetlerinde tescilli olduğuna, İncelemeye konu -------- firmasının faaliyet gösterdiği, davalı firma sorulduğunda, davalı firmanın da aynı adreste bulunduğu, davalı firmadan franchise alınmak suretiyle faaliyet gösterildiği, davalı firma yetkilisi ile yapılan telefon görüşmesin de aynı yerde faaliyette oldukları bilgisinin alındığına,İncelemeye konu ------ adresinde, davacının tescilli markasının kapsamındaki ----- Hizmetlerinin verildiğine,İncelemeye konu -------- adresindeki marka kullanımları ile davacı markası arasında yapılan karşılaştırma ile; markalarının arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde, gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden hizmet verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği, alıcıların hizmetlerin birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle, inceleme konusun adresteki marka kullanımlarının, davacı yan markası ile karıştırma ihtimali bulunduğu;-------- Tarihli Bilirkişi Raporu ile;
A-ASIL DAVA AÇISINDAN
1----- Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için -----nezdinde davacı şirket adına tescil edilmiş olduğu
2----- yer alan hizmetler için --- nezdinde davalı ------adına tescil edilmiş olduğu,
3- Dosyada davalının marka tescil başvurusunun yapıldığı tarihten önceki belgeler gözönüne alındığında davacının --- markasının,---- tarihi itibariyle SEKTÖREL OLARAK BİR MARKA HALİNE GELDİĞİ,
4----- hizmetlerinin ----- Sınıf kapsamındaki hizmetlerden olduğu ve bu hizmetlerin davacının ---- no ile tescilli ----- markasının tescil kapsamında yer almadığı,
5- Davacının dava tarihi itibariyle ----- markasını tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanma ve bunu ispat etme mükellefiyetinin olduğu, yapılan inceleme neticesinde davacının markasını tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanmadığının tespit edildiği,
6- Davacının ---- markasının tescil kapsamında ----- hizmetlerinin bulunmadığı, davalının ise -----markasını söz konusu hizmetlerde kullandığı tespit edilmekle, bu hizmetler açısından davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz kapsamında olmadığı,
7-Davalının kullanımlarının TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği,
B-BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN
1- ---- Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için -----nezdinde davacı şirket adına tescil edilmiş olduğu,
2------ yer alan hizmetler için --- no ile ---nezdinde davalı ------adına tescil edilmiş olduğu,
3- Dosyada davalının marka tescil başvurusunun yapıldığı tarihten önceki belgeler gözönüne alındığında davacının ------- tarihi itibariyle sektörel olarak bilinen bir marka haline geldiği,
4------ hizmetlerinin --- Sınıf kapsamındaki hizmetlerden olduğu ve bu hizmetlerin davacının ---no ile tescilli ------ markasının tescil kapsamında yer almadığı,
5- Davalının sonraki tarihli ------ markasının, davacının markası ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu,Davalının tescilli markası kapsamında yer alan ve ayniyet arz eden ------- yer alan hizmetlerin hem uzman hem de orta düzeydeki tüketicilere hitap eden hizmetlerden olduğu, bu nedenle davalının sözkonusu hizmetlerde----- markasını kullanmasının, orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği ve bu nedenle davalının tescil kapsamında yer alan ------------ açısından SMK 6/1 VE SMK 25. maddeleri uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
6-Davalının -------marka başvurusunu yaparken nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere kötü niyetli olduğu,
Ek raporda ise;Asıl ve Birleşen dava açısından kök raporumuzdaki tespitlerimizi aynen muhafaza ediyor,
Davacı Şirketin, davalı şirketin tescil tarihi olan ---- tarihinden dava tarihi olan ----- arasındaki dönem içinde toplamda zarar etmesi nedeniyle maddi tazminat hesaplanamadığı, TBK’nun 50 ve 51 Maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminat belirlenemeyeceğinin Nihai takdiri sayın Mahkemenize ati olduğu,--- tarihli raporda;Davaya konu davacı yan ---- markalı şirket ve davalı yan ----- markalı şirketin otomotiv alım satım işlemi öncesinde genel muayene, kontrol ve ekspertiz işlemleri yönünde ticari faaliyet gösteren şirketler olduğu anlaşılmıştır. Her iki işletmenin internet siteleri ve dosya muhteviyatı incelendiği üzere motorlu kara taşıtlarının genel koontrolleri olan ------ kaporta boya chech up işlemi, far kontorlleri, alt kısım kontrolleri, motor performans kontrolleri, lastik kontrollerinin yapıldığı oto ekspertiz işletmeleri olduğu,
2. ----- tescil sayılı---- markasının Davacı (Davacı ----- sayılı nüshasının ----Sayfasında ilan edildiği üzere unvanını ---- olarak değiştirmiştir. Yine --------sayılı nüshasının ----- Sayfasında ilan edildiği üzere nev’i değiştirmiş ve ---- olmuştur) adına ------ Sınıflarda tescilli olup, 10 yıl müddetle yenilenmekle koruma süresinin devam ettiği,
3. ---- tescil sayılı --- markasının Davalı adına ------ Sınıflarda tescilli olup koruma süresinin devam ettiği,
4. Somut uyuşmazlık bakımından halktan anlaşılması gerekenin özel bir uzmanlık gerektirmeyen, ortalama tüketiciler olduğu,
5. ------ markasının ilgili sektördekilerin hiç düşünmeden refleks halinde hatırladıkları diğer bir deyişle tanımış marka olduğu, En azından Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının başvuru tarihi olan ---- tarihi itibariyle Sektörel olarak bilinen marka haline geldiği,
6. Davacının dayanak markası ile Davalının hükümsüzlüğü talep edilen -----tescil sayılı ---------markasının tescili olduğu mal ve hizmetler bakımından ---------Örtüşmekte olup, bu hizmetler bakımından Davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği,
7. Davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının başvuru aşamasında iyiniyetli olmadığı, davacı markalarından haberdar olduğu ve sektörel tanınırlığından istifade etme yönünde saikle hareket ettiği kanaatinde olmakla birlikte, kötüniyetin tespiti hukuki bir olgu olduğundan, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu,
8. Davacı tespitlerimize göre ----Sınıf kapsamındaki---- hizmetlerinde ------ yılından beri tescilsiz şekilde markasal olarak kullanmakta ise de ---- nezdinde tescili bulunmadığından Davalı eylemlerinin Davacının marka hakkına tecavüz meydana getirmeyeceği,
9. Tarafların tacir olmaları, aynı sektörde faaliyet göstermeleri, aynı ve orta düzeyde tüketici kitlesine hitap edildiği, davacının------- yılından beri tescilsiz olarak ------- hizmetlerinde yaygın ve etkili olarak kullandığı, sektörel olarak bilinen/tanınmış marka haline getirdiği tespitleri karşısında Davalı tarafından Davacı ve markasal kullanımlarından bilinmesinin hayatın olağan akışı gereği olduğu, davacının kullanımları ile benzer olan -------şeklindeki ibarenin marka olarak seçilerek kullanılması sebebiyle tüketicilerin her iki şirketin iş ürünü ve faaliyetleri arasında karıştırılmaya yol açabileceği, bu sebeple Davalı eylemlerinin Davacı aleyhine haksız rekabete sebep olduğu, "yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 5/1-c, 5/1-ç, 6/1,6/5, 6/9.,7/1-c, 7/2, 25, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Asıl dava; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat davası, birleşen dava ise arkanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün tespiti ile sonuçlarının ortadan kaldırılması, ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı addi tazminat davasıdır. Asıl davada davacı taraf, ---- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -------markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan edereek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve oluşan maddi zararının tazmine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yine birleşen davada da davalı adına tescilli ---------markasının SMK'nın 5,6 ve 25. Maddeleri gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın ------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan edereek marka hakkına tecavüzün tespiti ile marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve marka hakkına tecavüz dolayısyla oluşan maddi zararının tazmine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-c. Maddesinde ---------- hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 5/1-c. Maddesinde, "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesinde "(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ----- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/6. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda asıl davaya ilişkinuyuşmazlıkdeğerlendirildiğinde;---- markasının --- başvuru,---- tarihinden itibaren davacı adına ----- Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, Anılan marka için Davacı ------- sayılı nüshasının ----- Sayfasında ilan edildiği üzere unvanını -------- olarak değiştirmiştir. Yine -----sayılı nüshasının ---- Sayfasında ilan edildiği üzere nev'i değiştirmiş ve ---- adına ---- tarihinde tescilli olduğu, ----- markasının davalı adına --- tarihinde başvuru yapılmış, --- tarihinde tescil edilmiştir.--------Sınıflarda tescilli olup koruma süresinin devam ettiği, alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere taraf kullanımlarının yeni ve ikinci el araçlar için satış öncesi muayene hizmetleri, kalibrasyon hizmetlerinde yani ------- Sınıfta yer alan hizmetlerde kullanıldığı, Davalının kullanımı tescil edildiği şeklinin yanı ------- içinde ---- şekli ve altında ---- birlikte kullanılmakta olup, ------ hizmetleri bakımından tescilli olduğu, davacı tarafın ------ kapsamındaki ---- hizmetlerinde ------yılından beri tescilsiz şekilde markasal olarak kullanıldığı, bu haliyle öncelikle marka hakkına tecavüz yönünden uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının ----Sınıftaki hizmetler bakımından marka tescilinin bulunmadığı ancak davacı tarafın tescilinden çok önceki tarih olan -------- yılından beri kullanıldığı, ancak bu kullanımın marka tesciline dayanmadığı dikkate alındığında marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, ancak alınan raporlarla da belirlendiği üzere davalı kullanımlarının davacı ile aynı sınıf olan ----- hizmetlerinde olduğu, tarafların tacir olmaları, aynı sektörde faaliyet göstermeleri, aynı ve orta düzeyde tüketici kitlesine hitap edildiği, davacının---- yılından beri tescilsiz olarak ------- hizmetlerinde yaygın ve etkili olarak kullandığı, sektörel olarak bilinen/tanınmış marka haline getirdiği, bu kullanımın zemin üzerinde sol üst köşede ----- kullanıldığı, hemen yanında ------ markasal kullanımın olduğu, sağ alt kısımda ----- ibaresinin yerleştirilmiş olduğu, hemen üstünde tse logosunun kullanıldığı, davalı kullanımının da zemin üzerinde sol üst köşede-----şeklinde logo kullanıldığı, hemen yanında ---- şeklinde markasal kullanımın olduğu, sağ alt kısımda -------ibaresinin yerleştirilmiş olduğu, hemen üstünde tse logosunun kullanıldığı bu haliyle davalı kullanımlarının kendi markasının tescil edildiği şeklin dışında ve davalı tarafın kullanımlarındaki şekil ve logolar ile tabela yerleşimleri ile aynı şekilde olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının tüketicilerin her iki şirketin iş ürünü ve faaliyetleri arasında karıştırılmaya yol açabileceği, bu sebeple davalı eylemlerinin aleyhine haksız rekabete sebep olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul karşısında haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafın oluşan zararının davacının haksız rekabeti dolayısıyla elde ettiği karın kendisine ödenmesi şeklinde olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın ihlalin gerçekleştiği 2021 yılında zarar açıkladığı, bu haliyle kar elde etmediği, ancak brüt satışlarının 20.727896,88-TL olduğu, bu satışların içinde haksız rekabettten kaynaklı gelirlerin olacağı kabul edilmiş, TBK'nın 50 ve 51. Maddesi gereği takdiren 20.000,00-TL maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın birleşen davadaki hükümsüzlük ve maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafın öncelikle değerlendirilen maddi tazminat talebinin marka hakkına tecavüzden kaynaklandığı, az yukarıda açıklandığı üzere haksız rekabetin 42. Sınıftaki “Yeni ve ikinci el araçlar için satış öncesi muayene hizmetleri, kalibrasyon “ hizmetlerinde olduğu, davacı tarafın bu hizmetler yönünden tescilli markasının bulunmadığı dikkate alındığında marka hakkına tecavüzden kaynaklı SMK'nın 151. Maddesi gereği tazminat talep hakkı bulunmadığı kabul edilerek maddi tazminat talepleri yönünden birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın birleşen davadaki hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, her iki tarafın markalarının görselleri incelendiğinde davacı tarafın ve davalı tarafın her ikisinin de ---- kelimesini ortak olarak kullandıkları, davacı tarafın logosunda--- harfi yer alırken davalı tarafın logosunda ise --- harfinin yer aldığı, her 2 tarafın logoları incelendiğinde yazı karakterlerinin aynı olduğu genel görünüm açısından ise bir harf değişikliğiyle kısmen benzer olduğu, işitsel yönden ----- kelimesini kullanması nedeniyle büyük ölçüde benzer sound verdiği, kişiye verdiği algı yönünden ise ilk refleks olarak her ikisinin de araç expertiz uzmanlığı olan bir firma izlenimi verdiği, her iki tarafında kullandıkları expert kelimesi ----- anlamına gelmekte olup uzman raporu/incelemesi anlamına gelen exspertise kelimesinin de kısaltması olarak kullanıldığı, yeni ve 2. El araçların incelemesinin yapıldığı bu sektörün araç ekspertiz olarak adlandırıldığı göz önüne alındığında sektördeki firmaların marka bili ve ilgi alanlarını tüketiciler nezdinde vurgulamak için ----- kelimesi sık kullanılmakta oldukları, ancak firmaların sektörle çağrışım yapmak için bu kelimeyi kullanmaları zorunlu bir hareket tarzı olmayıp başa ayırt edici kişisel markalarının koymak suretiyle ----ışında orijinal -- şekliyle ya da --- okunduğu şekliyle farklı versiyonlarını ya da başka bir kelimeyi kullandıkları, ---- kelimesinin sektör çağrışımı yapmakla birlikte sektörde yaygın kullanımının olmadığı, davacı tarafın --- kelimesine ----- eklemek suretiyle markasına ayırt edicilik kazandırdığı, davalı tarafın da ------ kullanmak suretiyle markasına ayırt edicilik kazandırdığı, tarafların markalarının bu haliyle görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri değerlendirildiğinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları tek bir harf farklılığının markalar arasında ayırt edicilik kazandırmayacağı, yine taraf markalarının sınıfsal olarak benzerlikleri değerlendirildiğinde, tarafların ortak sınıf olan ---- Sınıfta tescilli oldukları, davacı tarafın ----Sınıfta tescilinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı markası yönünden ---- Sınıftaki tescil açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve bu sınıf yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın kötü niyetli tescil iddiasından kaynaklı alındığında hükümsüzlük talebi de incelenmiş, davacı tarafça davalı tarafın kötü niyetli tesciline dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, tek başına davacı markası ile iltibas oluşturan ya da benzerlik içeren ibarelerin marka olarak seçilmesinin kötü niyeti ispatlar mahiyette olmadığı kabul edilmiş ve kötü niyetin ispat edilemediği kabul edilerek asıl dava ile birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
-Davalı tarafın ---- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın ------ şeklindeki markasal kullanımları yönünden haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin durdurulmasına,
Davalı şirketinin ----- marka ve logosunun yer aldığı açık hava tabelası olmak üzere antetli kağıt, form, kılavuz, video, afiş, ilan dahil fakat bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü mecradan derhal kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,
2-Haksız rekabet yönünden 20.000,00-TL Maddi tazminat alacağının 12.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı tarafın marka hakkından kaynaklı talepleri yönünden davanın reddine,
4-Alınması gereken 71.366,20 TL harçtan başlangıçta yatırılan toplam 700,79 TL harcın mahsubu ile 665,41 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 700,79 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Haksız rekabet davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Maddi tazminat davası yönünden "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen maddi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından sarfedilen 67,80 TL ilk dava masrafı, 14.120,00 TL tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 14.187,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%90 kabul) 12.769,02 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
B-Birleşen Mahkememizin ---- Sayılı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----------açısından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE, Fazlaya ilişkin hükümsüzlük taleplerinin REDDİNE,
2-Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı taleplerinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta yatırılan toplam 700,79 TL harçtan mahsubu ile 85,39 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen kabul edilen "Hükümsüzlük ve sicilden terkin davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen reddedilen "Hükümsüzlük ve sicilden terkin davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen maddi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından sarfedilen 67,80 TL ilk dava masrafı, 14.120,00 TL tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 14.187,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%50 kabul) 7.093,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça sarfedilen 100,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 50,00 TL'snin davacıdan tahsil ile davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 18/03/2025