T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/227 Esas
KARAR NO:2025/43
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ----- firması ----- sektör tecrübesini arkasına alarak, tatlı ve kafe sektöründe yenilikçi çözümleriyle -------ticaret ünvanı ile kurulmuş ve kurulduğu günden beri -----markası ile ticaretini sürdürmekte ve bu isimle piyasada tanınmış marka olma konumunda olduğunu, müvekkili ------ürününü ----- ilk kez getirip onu meşhur etmiş, önünde saatlerce bitmeyen kuyrukların oluştuğu, haberlere defalarca konu olan, fenomenlerin ve----------- uğrak yeri, ---- milyonlarca izlenen reels ve gönderilerin ana konusu ---markasının ve ---- olarak büyük emek ve sermaye ile söz konusu markayı tüm ------ gibi ürünün adının artık marka ile tarif edildiği bir hale getirmiş olduğunu, -------demeye başladığını, bunda müvekkilin işletmesini açtığı günden bu yana yaptığı yoğun reklam faaliyetleri, zaman, emek ve para harcaması etkili olduğunu, müvekkili Şirket -------- isimli markasının ve logosunun tescili ettirdiğini, ayrıca ekte örnekleri gösterilen beş adet ürün sunumunu kendisi tasarlayıp piyasaya sürmüş bu nedenle tescilsiz tasarım olarak 3 yıl boyunca korunmasını sağladığını, bununla da yetinmeyerek markaya ek olarak 5 adet karakter görselinin tasarım tescili için de tasarım başvurusu yaptığını, davalı, müvekkilin markasını bu dönemde görmüş, tanımış ve yükselen ivmesinden dolayı markasına tecavüz fikrini oluşturduğunu, bu nedenle davalı müvekkili başvurusundan sonra ----- ibareli markaların tescili için başvuruda bulunmuş, müvekkilin itiraz sürelerini kaçırması nedeniyle itiraza uğramayan bu iki marka haksız ve kötü niyetle tescil edildiğini, müvekkilin rakibi olmaktan çok öte olsa da, sektörde kendisini çok iyi tanıyan -------- dükkanının sahibi ------- müvekkilin kendi markası ile ülkeye tanıttığı ve yayılmasına sebep olduğu gıda ürününü daha düşük kalitede üreterek müvekkilin ürününü aynı isimle satışa çıkarttığını, müvekkiline yakın çevresinden gelen ihbarlar ve ----- yapılan araştırma neticesinde davalının müvekkilin markasını kopyalayarak aynı ürünleri müvekkiline ait görsellerle ve müvekkilim tasarım tesciline başvurduğu karakterin çok benzeriyle satışa sunduğu tespit edildiğini, hatta müvekkili -------------- anlaşması yapacakken, anlaşma yapacağı kişi bu dükkanı görerek kendisi dışında başkasına franchise verildiğini zannederek müvekkiline tavır almış, müvekkili ------- ziyaretlerinden bilen pek çok müşteri, --------- tecavüze sebep olan işletmeyi görüp müvekkilin --------- mesajları göndermeye başladığını, davalı yalnızca tescilsiz tasarımları ve görselleri kullanmakla kalmamış ayrıca müvekkile ait --------- markayı ----- da birebir taklit ederek satış yaptığı kanallarda kullanmaya başladığını beyan ederek davalıya ait----------- ibareli markaların müvekkile ait marka, ticaret ünvanı, alan adı ile aynı olduğunun ve bu nedenle -------- hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının -----ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, davalıya ait -------- ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde Mahkeme ilamının ------- tirajı en yüksek 3 gazetede yayın ve ilanına, masrafların davalı yandan alınmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili dava tarihinden önce markaları devrettiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu markaların kurum tarafından tescil edilmiş olması hiçbir nispi ve mutlak eksikliğin olmadığı anlamını taşıdığını, davacının ------ markasının gerçek hak sahibi olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, dava konusu markalar daha önce sicile kayıt edildiğini, somut olayda haksız rekabet söz konusu olmadığını, davacının bu yöndeki taleplerinin ayrıca reddi gerektiğini, ---- tarihli işbu davaya konu edilen ---- tarihli --- yevmiye numaralı ---- devrettiğini, aynı şekilde ----markasını ise ---- yevmiye numaralı -------- devrettiğini, bu nedenle müvekkiline yöneltilen davada husumet yokluğu mevcut olduğunu, dava dilekçesinde yer alan müvekkilin markaların sahibi olduğu iddiası gerçeklikten uzak olduğunu, her ne kadar ------- görüş bildirme yazısında markalar üzerinde devir- lisans kaydına rastlanmadığı bildirilmiş olsa da müvekkili tarafından markanın devredildiği ----bildirildiğini, markalar yerinde hizmet veren bir sektörü ifa etmekte olup markaların kullanım alanları birbirlerinden çok uzak olduğunu bu şekilde tüketiciler arasında herhangi bir karıştırma mümkün olmadığını beyan ederek, HMK madde 77 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli olduğu iddia edilen -------tescil numaralı ------markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının tescilli markaları şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli -----markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.---- kaydı yazı cevabında davacı şirketin ----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya -------getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı şekil markasının ----davacı adına tescil edildiği, ----sınıfta ---- tescil numaralı şekil markasının -------sınıfta davalı adına başvuru aşamasında bulunduğu anlaşılmıştır.
---- yazı cevabında davalı tarafın kayıt ve işyeri açma/çalışma ruhsatı bulunmadığı tespit edilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 5/1-c, 5/1-ç, 6/1,6/5, 6/9.,7/1-c, 7/2, 25, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün tespiti, davasıdır. Davacı taraf adına tescilli ------ markaları yönünden tescil numaralı --- tasarımının adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli olduğu iddia edilen --------- şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının tescilli markaları şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli --------- markaları yönünden marka hakkına tecavüz davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-c. Maddesinde "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 5/1-c. Maddesinde, "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesinde "(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ------ ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/6. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda;------tescil numaralı ---- şekil markasının hükümsüzlüğü ile davalı tarafın markaların tescil edildiği şekliyle markasal kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturulduğu iddiası ile davanın ikame edildiği, ---kayıtlarına göre dava konusu markalar olan -------- numaralı -----markalarının davalı adına tescilli iken ----- yevmiye numaralı işlemi ile dava dışı ------ devredildiği, dava tarihinin --- olduğu dikkate alındığında dava konusu markaların davalı adına tescilli olmadığı, bu haliyle davalı---- aleyhine hükümsüzlük davasının ikame edilmesinin mümkün olmayacağı, yine ----- müzekkere cevabında davalının iş yeri kaydının bulunmadığı, yine dava konusu markaların davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturur şekilde davalı ----- kullanıldığı hususunun ispat edilmediği dikkate alındığında ve yine Mahkememizin ----- dosyası ile dava dışı markaları devralan şirkete dava ikame edildiği ve bu şirketin de ayrı bir tüzel kişiliği olduğu dikkate alındığında davalı tarafın hem hükümsüzlük davası hem de marka hakkına tecavüz davası yönünden pasif husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
Alınması gereken 615,40 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca markanın hükümsüzlüğü davası yönünden 40.000,00 TL markanın hakkına tecavüz davası yönünden 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025