T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/41 Esas
KARAR NO:2025/49
DAVA:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/02/2024
KARAR TARİHİ:27/02/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalının Müvekkili Şirket’in tescilli ve tanınmış --------markalarına tecavüz teşkil eden kullanımları Müvekkil Şirket’in ticari faaliyetleri ve ürünleri ile iltibas yaratarak tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmaktadır. Davalı tarafın söz konusu eylemleri Müvekkil Şirket’in uzun yıllar sonucu emek ve çabaları ile oluşturduğu tüketiciler nezdindeki haklı güven duygusundan haksız ve hukuka aykırı şekilde yararlanılarak tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmaktadır. Bu suretle davalı tarafından gerçekleştirilmekte olan tecavüz teşkil eden aynı zamanda haksız rekabet yaratan eylemleri sebebiyle Müvekkil Şirket’in zararı her geçen gün büyüdüğünü Davalının Müvekkil Şirket’in tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan-----ibareli kullanımlarının internet ortamı dahil olmak üzere her türlü mecrada ve faaliyet alanında kullanımının durdurulması yönünde davalı aleyhine tercihen teminatsız İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini, ------- resmi internet sitesinde ----- çatısı altında toplanan Müvekkil Şirket markalarına ve ticari faaliyetlerine ilişkin bilgiler ve güncel haberler yer aldığını, Müvekkil Şirket adına ---- nezdinde tescilli olan ----- markasının yanı sıra ---- markası bulunmakta olup Müvekkil Şirkete ait ------ ibareli seri markaları da mevcut olduğunu, Müvekkil Şirket tarafından haricen öğrenildiği ve ------ sicil sorgulama üzerinden gerçekleştirilen araştırma sonucunda görüldüğü üzere, davalı tarafından Müvekkil Şirket ticaret unvanının esaslı unsuru olan ---- yıllardır kullanmakta olduğu markası -------- ibarelerini esaslı unsur olarak içeren ticaret unvanı davalı adına tescil edildiğini, Müvekkili Şirketin süt ürünleri alanında uzun yıllardır faaliyet göstermekte olup tüketici nezdinde bu alandaki faaliyetleri ile de bilinirliğe ulaştğını, aynı sektörde faaliyet gösteren Davalının ----- şeklindeki ticaret unvanında yer alan-------- ibaresi ticari dürüstlüğe aykırı olarak Müvekkil Şirket’in ticaret unvanından ve sektördeki tanınmışlığından faydalanma ve haksız yarar elde etme amacı güttüğünü, Davalı yan, ----- ticaret unvanı ile Müvekkil Şirket’in tescilli ---------markasını, ticaret unvanı olarak tescil ederek kullanmakta olduğunu, davalının söz konusu ticari unvanının asli unsuru salt bir şekilde, Müvekkil Şirket’in tescilli ve tanınmış --------ibaresinden oluşmakta olup, işbu durum 6769 Sayılı SMK’nın 7/3 e bendi uyarınca Müvekkili Şirket marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, TTK hükümleri uyarınca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, Müvekkil Şirket’in ticari faaliyetlerinden, tanınmış markalarından haberdar olmasına rağmen Müvekkil Şirket ticaret unvanı ile iltibas teşkil edecek şekilde ------ esas unsurlu -------unvanını tescil ettirmesinde davalının kusurunun ötesinde kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, Dava neticesinde verilecek kararın etkinliğini sağlamak için 6769 Sayılı SMK’ nın 149, 159. maddeleri, TTK ’nın 61 ve HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, Müvekkil Şirket adına ---- nezdinde tescilli ve tanınmış ----markasının yanı sıra --------markalarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması mahiyetinde, Müvekkil Şirket tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan------- ibareli davalı kullanımlarının internet ortamı dahil olmak üzere her türlü mecrada kullanımının durdurulması yönünde tercihen teminatsız İhtiyati tedbir kararı verilmesini, 6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi kapsamında davalının, Müvekkil Şirket adına ---- nezdinde tescilli ve tanınmış -------- markalarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK’nın 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını telep etmişlerdir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı müvekkilinin dava konusu olan --------- olacak şekilde ticaret unvan içerisinde kullanmakta olup, markasal kullanımının söz konusu olmadığını, ticaret unvanının TTK hükümleri içerisinde düzenlenen ve ilgili mevzuat gereğince belli fonksiyonlara haiz bir hukuki terim olduğunu, usulüne uygun şekilde tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanının, sahibine tekel hakkı sağladığını, müvekkilinin kullanmış olduğu ticaret unvanını tescil ettirdiğini ve ticaret unvanını fonksiyonu gereğince ilgili tüm işlemlerde kullanma hakkına haiz olduğunu, marka açısından değerlendirme yapıldığında ise ticaret unvanından ve işletme adından farklı bir fonksiyonlara haiz olduğunu bir markanın ana fonksiyonunun bütünüyle ticari işletmenin ürettiği, pazarladığı ya da sağladığı mal veya hizmetlerin ayırt edilmesini sağlamak amacı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu -------- kararında da; davacının markasının aynısını taşıyan ticaret unvanının işletme tabelası, fiyat listesi, kataloglar, reklam afişleri, ilanlar, servis arabaları, iş makineleri ve personel kıyafetleri gibi gereçler üzerinde kullanması durumunda tescil edildiği şekilde kullansa dahi markaların işlevinin zarar görme ihtimalinden söz edildiğini, somut olayda ise ilgili içtihatta yer alan hususların oluşmadığını, ayrıca davacının müvekkilinin dava konusu ibareyi markasal kullandığını ve marka işlevinin zarar gördüğünü ispat yüküne de haiz olduğunu, markasal kullanım açısından ticaret unvanının veya işletme adının tescilli oldukları şeklin değiştirilerek, kısaltılarak, farklı renklerle veya eklerle ticaret alanında mal veya hizmetlerde kullanılması gerektiğini, söz konusu eylemler sonucunda markanın fonksiyonlarına zarar verileceğinden markaya tecavüzün gündeme gelebileceğini, başka bir ifade ile marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için ticaret unvanının veya işletme adının amacını aşar şekilde kullanılması gerektiğini, dolayısıyla dosya kapsamında deliller birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilinin davacı tarafın marka hakkına tecavüzünün bulunmadığının ve ticaret unvanını markasal şekilde kullanmadığının ortaya konulacağını, davalı müvekkili şirketin ticaret unvanını ---------- tescil ettirdiği ve dolayısıyla ticaret unvanını ilgili fonksiyonlar kapsamında kullanımına tekel olarak haiz olduğunu, davacı firmanın markasına yönelik davalı şirketçe hiçbir markasal kullanımın bulunmadığını ve hem dosya kapsamında, hem yapılan araştırmalar sonucunda markasal kullanımı ortaya koyabilecek herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu ve iddialarını ispatlayamadığını, dosyada somut hiçbir delil bulunmadığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ------- ibaresinin ticaret unvanında kullanması dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu fiilin aynı zamanda haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının ----- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya ------ kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- itibarıyla ---- yenilemesi yapıldığı, anlaşılmıştır.------ sayı ile ----- tanınmış markalar listesinde kayıtlıdır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Bilirkişiler ------ tarafından düzenlenen ---- tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;Davalı firmanın bilirkişi marifetiyle markasal kullanımına ilişkin bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, Davacı firmanın tüm ulusal ve yerel marketlerde ürünlerinin bulunduğu, ulusal medya organlarında tanıtım reklamlarının bulunduğu, davacının süt ürünleri üretim ve satış faaliyeti konusunda iştigal ettiği ve ulusal bazda ------ tanınırlığının olduğu,Dosya kapsamından ve incelemeler neticesinde davalı firmanın markasal kullanımının tespit edilemediği, davalı tarafa ait marka kullanımlarında davacı markalarının kullanımı görülmediğinden marka tecavüzünün oluşup oluşmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.----- tarafından hazırlanan bilirkişi rapor içeriğine göre;Davalının ---- unvanının, davacının 29ncu sınıfta tescilli ------- markasından doğan haklarına SMK md.7/2-b, 7/3-e ve 29/1-a uyarınca tecavüz oluşturduğu;----- --- uğraşmak üzere kurulan davalı şirketin ----- tarihinde tescil olunan -------- ibareli ticaret unvanında, ayırt edici unsur olarak, davacının ----- bu yana tescille korunan, süt ürünleri üzerinde bilfiil kullanılan ve reklâmı yapılarak toplumun aşina kılındığı ------- markasına yer vermesinin davacının çaba, birikim ve yatırımı kapsayan emeğinden haksız menfaat elde edilmesine zemin hazırladığı ve gerek MK md.2 gerek TTK md.54/2 ve 55/1-4’e aykırı düştüğü; bu suretle haksız rekabet teşkil ettiği;------- sayılı kararıyla duyurduğu içtihat değişikliğinin yorumu ve somut uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağı noktasında takdirin Mahkemeye ait bulunduğu;" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nı 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf, davalı tarafın ------- ibaresini ticaret unvanının ana ve ayırt edici unsuru olarak kullandığını, bu eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanında buluna ------- ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın ----- ibareli markanın hak sahibi olduğu, davacının ticaret unvanının ------ bu marka altında süt ve süt ürünleri imalat ve satışı yaptığı, incelenen davalı tarafın ticaret unvanının ----- olduğu, davalı tarafın faaliyet alanının süt ürünleri toptan ticareti olduğu, bu haliyle davalı unvanının davacının markasının asli unsuru olan ----- ibaresini birebir kopyalamak suretiyle kullandığı, bu haliyle iltibasın oluştuğu ve marka hakkına tecavüzün sabit olduğu, yine ticaret unvanındaki kullanımın davacı tarafın çabası, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğinden haksız menfaat elde edilmesine zemin hazırladığı, bu haliyle gerek MK md.2 gerek TTK md.54/2 ve 55/1-4’e aykırı
olduğu kabul edilerek haksız rekabet koşullarının da oluştuğu kabul edilmiştir. Bu kabul karşısında davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep hakkının SMK'nın 149. Maddesi gereği talep hakkının bulunduğu, yine SMK'nın 7/3-e maddesi gereği icaret unvanının terkini talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-g ve TTK'nın 59. maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ticaret unvanında kullandığı ------ şeklindeki kullanım dolayısyla ----- tescil numaralı ----------markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğu ve aynı eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE,
Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Davalı tarafa ait --------ticaret unvanında bulunan -------- ibaresinin TİCARET UNVANINDAN TERKİNİNE,
3-Karar kesinleştiğinde kararın --------çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden " Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet davası yönünden "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 100,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.588,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025