T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150
KARAR NO : 2025/62
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacı şirketin 1943 yılından bu yana inşaat sektöründe faaliyet gösteren ülkemizin öncü inşaat şirketlerinden biri olduğunu, “----” markalı ürün grubunun yanı sıra, 40’a yakın tescilli markasıyla inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, “--- ” ibareli ---- sayılı markası Tanınmış Marka statüsünde olup, bu markası dışında “ ----”, “--- ”, “---”, “----” gibi markaları bulunduğunu, davalının ise “-- - ---” kullanıcı adı ile sosyal medya hesapları üzerinde müvekkili şirketin özellikle “--- -”, “--- ---” markalarını taklit ederek amblem ve marka oluşturarak kullandığını, davalının aynı zamanda müvekkili şirketin markasını da taklit ederek “ ---- Şirketi” ünvanı ile faaliyet göstermeye başladığını ve müvekkilinin markasının bire bir aynını kullanarak kendisine bir marka oluşturmaya çalıştığını, ancak davalının bu fiilinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve davalının bu sayede haksız kazanç elde ettiğini, mahkememiz ----- sayılı dava dosyası ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde; davalının kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun tespit edildiğini, bu tespite bağlı olarak tecavüzün men’ine ve ref’ine, haksız rekabetin Men’ine ve ortadan kaldırılmasına yine toplam 65.250-TL maddi tazminata karar verildiğin, ancak dava dilekçesindeki hususlardan olan davalının ticaret unvanının terkini yönündeki taleplerinin reddedildiğini, iş bu davaya ait dava dilekçesinin sonuç kısmında açıkça; “davalı şirketin, müvekkile ait ---- sayılı “--- ”, ---- sayılı -----” ibareli markalarına vaki tecavüzün tespiti ile durdurulmasına, davalı tecavüzünün men’ine ve ref’ine, müvekkilin tescilli ve tanınmış markasının davalı şirket tarafından ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasına” yönünde talepleri bulunmasına rağmen Mahkemece " davacı taraf dilekçesinde davalının kendilerine ait markaları ticaret unvanında kullanmasının yasaklanmasını talep etmişse de, davalının ticaret unvanından ----- ibaresinin terkini talep edilmediğinden, tescilli ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmayacağı” yönünde gerekçe bildirdiğini, kararın bu gerekçenin haksız olduğu kanaati ile istinaf edildiğini ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- Karar sayılı ilamı ile "davacı vekili istinaf isteminde mahkemenin ticaret unvanının terkinine karar vermemesinin hatalı olduğunu, geniş yorum yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının aşamalardaki dilekçelerinde terkine ilişkin talepte bulunmadığı, 2. Raporda bilirkişiler tarafından davacının terkin talebinin olmadığına değinildiği ancak davacı vekilinin rapora beyan dilekçesinde bu hususla ilgili beyanda bulunmadığı gibi davanın ıslah edilmediği, HMK 26.maddesi gereğince mahkemenin taleple bağlı olduğu, talepten fazlasına karar veremeyeceği dikkate alındığında mahkemece tescilli ticaret unvanının terkin edilmedikçe kullanımının yasaklanamayacağı gerekçesi ile davacının bu yöndeki isteminin reddine karar vermesi yerinde olup davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir" gerekçesiyle istinaf talebinin reddedildiğini, ve kararın 19.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, 6769 sayılı SMK’nın 7/2-e maddesi ile “marka sahibinin izinsiz olarak yapılması halinde işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesini talep etme hakkı olduğu” düzenlendiğini, İlgili yasal düzenlemede "Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir " İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. " şeklinde olduğunu, bu durumda müvekkilinin davalının ticaret unvanındaki -----" ibaresinin yasaklanmasını ve bu amaçla da terkinini talebe hakkı bulunduğunu ileri sürerek---- Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin-----sayılı dava dosyasının kesinleşmiş olması sebebiyle evvelemirde davalının ticaret unvanında müvekkiline ait " ---" markasına ait ibareyi kullanmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkiline ait tescilli marka olan " -----" ibaresinin davalının ticaret unvanından terkin edilmesine, davalıca ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında alınan beyanında davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin ticaret unvanındaki --- ibaresinin davacı adına tescilli---- tescil numaralı ---- markası yönünden marka hakkına tecavüzün oluşturulup oluşturulmadığı, ----- ibaresinin ticaret unvanının terkininin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Taraflara ait ticaret sicil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiklerinde; davacı şirketin tescil tarihinin 24/09/1981, davalı şirketin tescil tarihinin ise 12/05/2017 olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, inşaat sektöründe uzman ve demir çelik sektöründe uzmandan oluşan heyet raporunda özetle; davacı şirketin tescil tarihinin 24.09.1981, davacı adına tescilli ---- sayılı “-----+ŞEKİL markasının koruma tarihinin 20.11.2015, davacı adına tescilli Tanınmış “ ----” markasının başvuru ve koruma tarihinin 27.02.2017, davalı şirketin tescil tarihinin 12.05.2017, olduğu anlaşıldığından ve de Taraflar arasında görülen ve kesinleşen Sayın Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ----. sayılı kararı ile de Davalının ---- ibaresi ve “----” ibaresini marka olarak kullanmak suretiyle davacının ---sayılı “-----markalarından kaynaklanan haklarına TECAVÜZ ettiği hususunun hüküm altına alındığı dikkate alındığında SMK md. 29 atfıyla SMK md. 7/3-e ve TTK md 52 bir arada değerlendirildiğinde davalının Ticaret Unvanının sicilden terki şartlarının oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nı 7/2, 29. 149, Maddeleri
GEREKÇE:
Dava marka hakkına tecavüzden kaynaklı ticaret unvanının terkini davasıdır.
Davacı taraf, davalı tarafın "----" ibaresini ticaret unvanının ana ve ayırt edici unsuru olarak kullandığını, bu eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, marka hakkına tecavüz dolayısyla ticaret unvanında buluna "----" ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce ---- Bam --- HD'nin-----Sayılı ilamı ile kaldırılması öncesinde yapılan yargılamada; "Mahkememizin incelenen ---- Esas sayılı davasının taraflarının aynı olduğu, davacıya ait tescilli marka olan " -----" ibaresinin davalının ticaret unvanından terkine ilişkin talebe yönelik karar verildiği ve verilen kararının kesinleştiği, kesin hüküm nedeniyle yeniden aynı konuda dava açılamayacağı, HMK'nun 114/2-i maddesindeki dava şartının mevcut olmadığı nalaşılmakla, davanın HMK' nun 115/2 ve 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar" verilmiş, verilen bu karar, ----- Bam ----. HD'nin ----- Sayılı ilamı ile "Eldeki dava ise , ticaret ünvanı terkininin talep edildiği, mahkemece kesin hüküm gerekçesi yapılan ve yukarıya aktarılan kesinleşen davada , talep konusu olmadığı için HMK 26. Maddesi gereği taleple bağlılık kuralı gereği ticaret ünvanı terkini hakkında değerlendirme yapılmadığı ve terkin hakkında hüküm kurulmadığı, kesinleşen dosyada terkin istemi olmadan ticaret ünvanının kullanılmasının yasaklanması talebi değerlendirilerek reddine karar verilmiş olduğu dikkate alındığında, ticaret ünvanının terkini ile ilgili daha önce görülmüş dava ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı, bu anlamda ilk davanın hüküm fıkrası ile eldeki ikinci davanın talep sonucunun farklı olduğu, HMK 303. Maddesinde düzenlenen kesin hükmün koşullarının bulunmadığı" gerekçesi ile kaldırılarak Mahkememize gönderilmiş ve bu karar sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/3-e maddesinde SMK 29 uncu maddesinin atfıyla 7/3-e maddesinde tanımlanan “işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması” eylemi marka hakkına tecavüz olarak nitelendirildiğinden marka hakkı sahibinin bu tecavüz fiilinin durdurulması için tecavüze sebebiyet veren ticaret unvanının terkinini isteyebileceği hususu açıktır.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda, davacı tarafın -- tescil numaralı " ----+ŞEKİL"" ibareli markanın hak sahibi olduğu, markanın tanınmış marka olduğu, davacının ticaret unvanının---- ŞİRKETİ olduğu, davacı şirketin ticaret sicil kaydına göre 24.09.1981 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafın ticaret unvanının --- ŞİRKETİ olduğu, davalı tarafından davacı tarafın "-----" markasının ticaret unvanında birebir aynı şekilde kullanıldığı, davacı markası ve davalı tarafın ticaret unvanının ana ve ayırt edici unsurunun "-----" ibaresi olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının aynı sektörde olmasalar bile davacının tanınmış markasının ticaret unvanı olarak kullanılması dolayısıyla SMK'nın 7/3-e ve 29. Maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş, yine Mahkememizin ---- Sayılı dosyasında görülen davada davalı tarafın "-----" ibaresini markasal olarak kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiği ve bu kararın 14.02.2023 tarihinde kesinleştiği, bu davada davalı tarafından "----" ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının yasaklanması ve ticaret unvanının terkininin talep edilmediği, bu haliyle davacı tarafın yeni bir dava ile "----" ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının yasaklanması ve ticaret unvanından terkinini talep ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ticaret unvanında kullandığı "----" şeklindeki kullanım dolayısyla-- tescil numaralı "------ŞEKİL" markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun KABULÜ İLE davalı tarafın ticaret unvanında ve işletme adında "----" ibaresini kullanmasının yasaklanmasına,
2--Davalı tarafa ait "--- ŞİRKETİ'nin" ticaret unvanında bulunan "-----" ibaresinin TİCARET UNVANINDAN TERKİNİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 12.537,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.