T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/238 Esas
KARAR NO:2025/44
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/11/2023
KARAR TARİHİ:27/02/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ------- beri faaliyet gösteren ve ----- yılından beri tescil edilmiş markalarıyla temizlik malzemeleri üreticisi ve dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştiren tanınmış ve saygın bir firma olduğunu, ürünlerini şekil ve ---- tüketicilere sunduğunu, -------- tescil numarasıyla tescil ettirdiğini,---- markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalının şekil ibareli markayı ------ tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği markanın müvekkiline ait marka ile gerek görsel, gerek işitsel olarak benzer olup Smk 6/1 anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali bulunduğunu, -----markasının------- harflerinden oluşurken --------- yapraklarıyla çevrelendiğini, davalının markasının da yine-------- harflerinden oluşmakta, etrafı neredeyse birebir aynı olacak şekilde ----------- yapraklarla çevrelendiğini, ürünlerin aynı olduğu ve aynı ürün sınıfı içinde tescil edildiğini, bu haliyle markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkiline ait logonun ilk defa müvekkil, tarafından yaratılmış, bir fikri çabanın sonucu ortaya çıkmış sahibinin hususiyetini taşıyan bir eser olduğunu, bu nedenle de davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı marka sahibinin sayısız seçeneği varken, müvekkili ile aynı sektörde kullanmak ve tescil ettirmek üzere--------marka yaratarak bu markayı aynı renklerdeki oval bir dairenin içine yazıp etrafını yine aynı renklerde daire şeklinde yapraklarla süsleyerek kopyalamasının ve 30 yılı aşkın süredir teşhir edilmekte olan logonun davalının aklına tesadüfen geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle davalının kötü niyetli olması nedeniyle de dava konusu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek hükümsüzlük kararı verilmesi halinde gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına karar verilmesini belirtmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, tanımlayıcı veya ayırt etme gücü düşük kalan markaların zayıf markalar olarak nitelendirileceğini, başkalarının küçük farklılıklarla dahi benzer markaları tescil ettirmelerinin mümkün olduğunu, davacı adına tescilli markada kullanılan harflerin, fontların, logonun ve renklerinin birbirinden farklı olduğunu, kısa harflerden oluşan markaların sektörde yaygın olarak kullanıldıklarını, davacı adına tescilli markanın ilk bakışta yuvarlak -------- adet çıkıntısı bulunan bir görüntüye sahipken, müvekkili davalıya ait markanın-------- şeklinde olduğunu ve--------- olduğunu, davacının dayanak markasının tanınmışlık şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine, gerçekleşmiş ise ne şekilde gerçekleştiğine dair hiçbir somut bilgiye yer vermediğini, davacı markası tanınmış olarak kabul edilse dahi yine de davacı markasının zayıf marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, kötü niyet iddiasını kabul etmediklerini, markaların benzer unsurlardan oluşmasının tek başına tescili kötü niyetli hale getirmeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.-------- kaydı yazı cevabında davacı şirketin -------- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden marka uzmanı, kimya mühendisi ve deterjan sektöründe uzman heyetten oluşan bilirkişi raporunda özetle; Karıştırılma ihtimaline dayalı hükümsüzlük talebi bakımından; dava konusu markanın, ilgili tüketici kesimi tarafından, davalıya ait markalarla, aralarında oldukça düşük seviyedeki benzerlik olması nedeniyle karıştırılmayacağına, Tanınmış marka iddiasına dayalı hükümsüzlük talebi bakımından; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin, davacının dayanak markalarının tanınmış marka olarak kabülüne yeterli olmadığına, Eserden doğan hükümsüzlük talebi bakımından; davacının grafik unsurlar içeren dayanak markalarının eser niteliğinde olmadığına, bir an için aksi düşünülse dahi, dava konusu markada bu unsurlar aynı şekilde yer almadığından, bu maddeye dayalı hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına dair görüş bildirmişlerdir. ---------- cevabi yazısındaki tanınmış markaya ilişkin kayıtlar ile davalı tarafın tasarım hakkına yapılan itirazın kabulüne dair kararlar dikkate alınarak hükümsüzlük talepleri yönünden ek rapor alınmış olup özetle: Dosya içerisinde yer alan -----tanınmışlık kararı hakkında kök raporda değerlendirme yapılmış olmakla, bu kanaati değiştirecek bir durumun mevcut olmadığına, Davalının yaptığı tasarım başvurularının davacı tarafın itirazları üzerine ------ kararıyla reddedilmesinin kök rapordaki kanatlerimizi değiştirecek nitelikte olmadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK ,5/1-ç, 6/1, 6/6, 6/9.25/1 Maddeleri
GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası davasıdır. Davacı taraf, ---- deterjan üretimi yaptığını, sektörde bilinen bir üretici olduğunu adına tescilli ---- markasının temizlik alanında tescilli olduğu, davalı tarafın da aynı sektörde-------markasının tescilli olduğu bu tescil kaydının SMK'nın 6/1,6/6 ve 6/9. maddeleri gereği davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiası ile marka hakkına tecavüzn tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/6. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda;-----davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulundukları,------Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, iki markanın SMK'nın 6/1. Maddesi gereği yapılan karşılaştırmasında alınan bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere davacıya ait -----markanın ortada lacivert daire şeklindeki zemin üzerinde beyaz renkli harflerle yazılmış ----- oluştuğu, buna ilave olarak en dış kısımda ------------ yer aldığı markada yer alan şeklin, özellikle ilgili mallar bakımından ayırt edici niteliğinin yüksek olmadığı, özellikle kimyasallardan üretilen bu tür ürünlerde sıklıkla kullanılan bir şekil olduğu, dolayısıyla markada baskın unsurun şekil değil harf unsuru olduğu, markada yer alan harfler ------- okunduğu, kavramsal olarak da söz konusu harflerin alfabenin ilk üç harfi, bir şeyin başlangıcı, ilki çağrışımı yaptığı, hükümsüzlüğü talep edilen ---- ibareli davalıya ait marka, ortasında lacivert daire şeklinde zemin üzerinde ------- harflerinden oluştuğu, ilave olarak ----------yer aldığı, markada yer alan şeklin, özellikle ilgili mallar bakımından ayırt edici niteliğinin yüksek olmadığı, özellikle kimayasallardan üretilen bu tür ürünlerde sıklıkla kullanılan bir şekil olduğu, dolayısıyla markada baskın unsurun şekil değil harf unsuru olduğu, Markada yer alan harfler ------- şeklinde okunduğu, kavramsal olarak söz konusu harfler herhangi bir çağrışım yapmadığı, bu haliyle markalar karşılaştırıldığında, karşılaştırılan markalar arasında ortada yer alan lacivert daire şeklinde zemin ve aynı yazı karakteri dışında bir benzerlik bulunmadığı bu benzerliğin oldukça düşük mahiyette olduğu, renkler ile şekil üzerinde az yukarıda ifade edildiği üzere sektördeki sıklıkla yapılan kullanımlar dikkate alındığında davacı tarafın tek başına hak iddiasının mümkün olmayacağı, bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların karıştırılmasına imkan vermeyecek nitelikte olduğu, yine iki marka arasındaki belirli ortak özellikler nedeniyle ilgili tüketici kesiminin markalar arasında sadece bağlantı kurması ya da markaları ilişkilendirmesi veya markaların birbirini çağrıştırması karıştırılma ihtimali için yeterli sayılamayacağı açıktır. Yine davacı tarafça markasının tanınmış olduğu ve markalarının seri marka olduğu ve bu haliyle davalı markasının da kendi tanınmışlığından ve seri marka unsurundan yararlanarak iltibas oluşturduğu yönünde beyan ve iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere davacı markasının tanınmış marka kapsamında olmadığı, markaların kelime, şekil olarak karşılaştırıldıklarında seri marka mahiyetinde olmadıkları kabul edilmiş ve tüm bu tespitler karşısında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı tarafın hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markasının bu hüküm gereği hükümsüzlüğün gerekçesi olabilmesi için 5846 sayılı kanun gereği eser mahiyetinde olması gerektiği, davacı tarafın -----markasının kompozisyonu incelendiğinde grafik tasarım unsurları içermekle beraber, bu unsurların özellikle ilgili sektörde bir çok işletme tarafından kullanılan ve malzemelerin kaynağına (kimyasallar) işaret eden nitelikte olduğu, bu halleriyle sahibinin hususiyetini taşımadığı bu haliyle eser mahiyetinde olmadığı, eser vasfı taşıdığı kabul edilse bile davalı tarafından bu eserin kendi markasının tescil edildiği halinde birebir aynı şekilde kullanılmadığı sabit olduğundan davalı tarafın markasının SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere markalar arasında markaların asli unsuru olan kelime unsuru yönünden bir benzerliğin olmadığı, kullanılan şekil unsurlarının renk olarak benzerlik arz etse de farklı kompozisyonda ve farlı şekilde konumlandırıldığı, yine renk unsurlarının sektörde tüm üreticiler tarafından kullanılan renk kombinasyonları olduğu dikkate alındığında kötü niyetli tescilden bahsedilemeyeceği ve yine davacı tarafça davalı tarafın kötü niyetli olarak markayı tescil ettirdiğine dair somut bir delil de dosyaya ibraz etmediği dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/02/2025