T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/28
KARAR NO : 2025/58
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/02/2017
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin dünya çapında temizlik, sanitasyon ve su kimyasalları, Gıda işleme, hastane hijyeni, tarım ürünleri, çeşitli kimyasal imalatı alanlarında oldukça kapsamlı olarak hizmet veren-----unvanlı kuruluşun Türkiye Cumhuriyeti’nde hizmet veren bir iştiraki olarak faaliyet gösterdiğini, ---- Türkiye’nin 05.07.1991 yılında kurulduğunu, Türk patent nezdinde ----- No ile ----- markalarını tescil ettirmiş olduklarını, ---- mukim ----- şirketlerinin verdiği yetki ile anılan şirketin Türkiye iştiraki olarak faaliyet gösterdiklerini, Müvekkili şirket ile yurt dışındaki şirketler arasında 29.09.2014 tarihli inhisari marka lisans hakkının tesisine ilişkin protokolün imzalanmış olduğunu, müvekkilinin bu nedenle iş bu davayı açmakta haklı ve hukuken meşru menfaatinin bulunduğunu, Davalı tarafından müvekkiline ait kimyevi ürünleri haksız ve hukuka aykırı olarak sahte olarak üretildiği ve üretilen ürünlere etiket makinaları ile ----- marka adını kullanarak üçüncü kişilere dağıtarak depolandığı, ticaret alanına çıkarıldığının öğrenildiğini, bu nedenle Türkiye’de yapılan suç 7 ayrı adreste eş zamanlı olarak arama ve el koyma işleminin gerçekleştirildiği, davalının faaliyette bulunduğu adreste sahtelik şüphesi ile. 3 adet - -, 12 adet ----56 adet -----Kodlu kimyevi ürüne ve 8 adet boş ----- ibareli etikete 29 mart 2016 tarihinde el konulduğu, Bu dosyalardan alınan bilirkişi raporları ile davalı şirketin marka hakkına tecavüz eden fiillerin tespit edildiğini ve bu nedenle iddianamelerin hazırlandığını, Davacı, müvekkil şirketle dava dışı ----- arasında 01.01.2007 tarihinde distribütörlük anlaşması imzalanmış olup söz konusu anlaşmanın 2016 yılının Mart ayı itibariyle sona erdiğini, Müvekkili tarafından eski bayisi olan -----şirketine---- bazı kimyevi ürünlerini dağıtım yetkisi verilmiş olup, hiçbir surette ürünlerin üretimi veya markanın haksız kullanımına ilişkin yetki verilmediğin, Hal böyleyken davalı ----- şirketi ile ----şirketinin pay sahipleriyle birebir aynı pay sahipleri tarafından kurulmuş olan ---- şirketi hakkında ---- Cumhuriyet başsavcılığı'nın ------ soruşturma no'lu. Dosyası ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet suçlarına ilişkin bilirkişi raporu alındığı, yapılan incelemede 1526 adet 45 çeşit ----- markasının kullanıldığı ürünün tespit edildiği, 53 adet rulo üzerinde -- ibaresi bulunan basılmamış etiket, 4 adet ince rulo halinde tam basılan ----- ibareli etiket, 5 çuval içinde yer alan ----- ibareli etiket, bir adet ------ markalı etiket basım makinesi üzerinde bulunan etiketlerin incelendiğinde sahteliğini ortaya koyulduğu, bu etiketlerin ----- marka adlarının taklidi olduğu ve bu etiketlerin markalardan doğan haklara iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ettiğinin tespit edilmiş olduğu., ----- işyerinde yapılan aramada el koyulan bilgisayar ve hard diskler üzerinde yapılan incelemede; etiket dizaynı ve basımı için kullanılan, barkod karekod oluşturmak için ----- isimli programların kurulu olduğu, müvekkili şirkete ait pek çok sipariş formu, kimyevi ürünlere ilişkin formülasyon belgeleri, kullanım alanları, belgeleri ve benzeri ibarelerin mevcut olduğunun tespit edildiğini. bu kapsamda ---- - ürünleri ve etiketleri haksız olarak ticari amaçla elinde bulundurduğu marka hakkına tecavüz eylemlerinden dolayı “------” adresinde. 29.02.2016 tarihinde alınan arama ve el koyma kararına istinaden yapılan aramada. 3 adet -----12 adet-----, 56 adet ----. Kodlu kimyevi ürüne ve 8 adet boş ----- ibareli etiketin bulunarak el konulduğunu, bilahare ardından iddianamenin hazırlandığını ve -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- esas sayılı dosyası kapsamında davalı ----- bakımından. ----- ile aralarında mal alım satımını gösteren faturalardan da anlaşılacağı üzere ticari ilişki ve organik bağ olduğunun tespit edildiği ve görüldüğü, ---- den davalı ----- kesilmiş faturalardan anlaşılacağı üzere sahteliği dilekçe ekinde sunulmuş olan. 21.11.2016 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olan ürünlerin ---- tarafından davalı ------ hukuka aykırı bir şekilde sahte olarak üretilip satışının gerçekleştirildiğinin açık olduğu. Ve bu kapsamda davalı ----- ve yetkililerinin. Marka hakkına tecavüzde bulunduklarını sabit olduğu, Davalı ------ firmasının davacı şirkete ait kimyevi ürünleri satma ve ticari faaliyetlerde bulunma yetkisinin olmadığı, müvekkili ----- Şirketinin iştİgal konusu olan kimyevi ürünlerin tamamını 2013 yılının Temmuz ayından itibaren tamamen yurtdışında üretilip yurtdışında etiketlemek suretiyle Türkiye'deki iştiraki müvekkili şirket, ---- Türkiye aracılığıyla üçüncü kişilere sattığını, 2013 yılının Temmuz ayı öncesi ise istisna olarak bahse konu bazı kimyevi ürünlerin Türkiye’deki ---- üzerinden -----unvanı şirket aracılığıyla fason üretim şeklinde üretildiğini, Davalı şirketin üçüncü kişiler ile organik bağ içinde müştereken hareket etmek suretiyle marka hakkına tecavüz sayılan fiillerini işlediğini, Davalı konumunda bulunan davalı şirket ile bu şirketin pay sahipleri ve yetkililerinin organik bağı bulunduğu, diğer şirket ve şahıslar hakkında halihazırda derdest 3 soruşturma dosyası ve bir kovuşturma dosyasının olduğunu, Bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, Davalı şirketin ----- marka adına tecavüzün tespitine, Davalı şirketin ----- markasına tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, Davalı şirketin hukuka aykırı davranışları nedeniyle birbirleri arasında kesilen faturalar, üçüncü kişilere kesilen faturalar, sipariş miktarları, üretim, stok ve depoladığı Satış. Yaptığı satış fiyatının ve kar marjının ne olduğu gibi hususlar dikkate alınarak davalı şirketin tamamının ticari defter ve kayıtları üzerinde. inceleme yapılmasına., Davalı şirketin ---- markasına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı. Ve ile belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 250.000 TL manevi tazminatın. 100.000 TL itibar tazminatının ve 10.000 TL tutarındaki maddi tazminatın 29.02.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Huzurdaki davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ---- mahkemeleri olduğunu, dava dışı - --- firmasının davacının alt bayisi olduğunu, bu şirket tarafından satılan ürünlerin tamamen kanunların öngördüğü şekilde müvekkili tarafından satın alınarak müşterilerine satıldığını. malların faturalı alınarak her türlü vergisinin ödendiğini, taraflar arasındaki ihtilafların davalı şirket tarafından bilinmediğini, ---- firmasının yetkilisi --- tarafından----.Asliye Ceza Mahkemesi'nin----- esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında; Talimatla alınan ifadesinde; ---- şirketinin alt bayisi olup, sözleşmelerinin mevcut olduğunun beyan edildiğini, Müvekkilinin iş bu davaya konu olan tespit sırasında tespit edilen ürünleri ---- firmasından fatura karşılığında kilitli ve kapaklı bidonlar halinde satın aldığını, ---- firmasının ---- ürünlerinin satmaya yetkili olarak bildiklerini, ürünlerin kapaklı ve kilitli şekilde satın alınmış olup içerisinde farklı bir kimyasalın olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, müvekkilinin söz konusu ürünleri orijinal olduğu düşünülerek aldığını, müvekkilinin herhangi bir üretim yapmadığını, ----- firmasından aldığı ürünleri müşterilerine sattığını, Tespit sırasında müvekkili şirkette tespit edilen 8 adet etiketin çok eski tarihlere ait olmakla birlikte kullanılmasının söz konusu olmadığını, ----- firmasından önceki dönemlerde satın alınan ürünlerin etiketlerinin deforme olması durumunda kullanılmış olup, yıllardır bu sorunun çözüldüğü için yeni etiketin kendilerine gönderilip kullanılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Tarafların; davalı ş irketin, dava dışı ---- tarafından sahte olarak üretilerek etiketlendiği iddia edilen ürünleri bilerek / bilmesi grektiği halde markaya tecavüz yolu ile satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak suretiyle marka hakkına tecavüz edip etmediği, ---- firmasından alınan ürünlerin bayilik sözleşmesi kapsamında davacıdan alınıp alınmadığı, Tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasının, Markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davalının markayı kullanmak yolu ile elde ettiği gelire göre hesaplanacak yoksun kalınan zarardan şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL ihbar tazminatı ve 250.000,00 TL manevi tazminat ile hükmün gazetede ve ulusal kanallardan birinde ilanı, Davalı şirketin internet sitesinde Türkçe ve - yayınlatılmasının istenip istenemeyeceği konularında anlaşamadıkları tespit edildiği anlaşıldı.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;
Dava dışı -----adına Türk Patent nezdinde; ---- tescil nolu 28/07/2003 tescil tarihli, ----- tescil nolu, 31/12/1995 tarihli, ---- tescil nolu, 31/12/1998 tarihli olduğu anlaşılmıştır.
----- şirketi ile -----Arasında 29.09.2014 Tarihinde. ---- TESCİL---- Markasına ilişkin “Türkiye” içinde -- Lisans sözleşmesinin Imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ---Şirketinin ------ 21.02.2003 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edilmiş olduğu (sicil no ----), şirket ortaklarının -----olup, 02.02.2016 tarihinden itibaren ortakların --- ve --- olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı ------ŞİRKETİ nın 06.11.2006 tarihinde ---’- ana sözleşmesinin tescil edilmiş olduğu (Sicil no: ----) , kurucu ortaklarının ----- olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı -----ŞİRKETİ nın ana sözleşmesinin 24.06.2008 tarihinde (Sicil no:----) -----’da tescil edildiği, tek kurucu ortağının ----- ŞİRKETİ olduğu, 31.12.2012 tarihinde ortaklarının -----olduğu tespit edilmiştir.
6----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- soruşturma no'lu dosyasından verilmiş olan ( Müştekisi şüphelilerin-----Şirketi. ----- olduğu) Bilirkişi raporunda; ----- emanet deposunda tutulan 1.526 adet farklı. Kodları olan ----- marka ürün açısından söz konusu Ürünlerin Müşteki adına tescilli ----- markasından doğan haklarına tecavüz teşkil eder mahiyetli olduğu aynı zamanda söz konusu ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir.
---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın. ---- soruşturma numaralı. Ya sana istinaden. -----. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarih ve ---- değişik iş sayılı arama kararı ile ----- adresinde faaliyet gösteren. --- ünvanlı iş yerine. 29.02.2016 tarihinde gidilmiş; söz konusu iş yerinde. 3 adet---- numaralı , İş yerinin arka bölümünde 56 adet 26 kilogramlık bidonlar içerisinde ----- Numarası yazan toplam 71 adet sıvı kimyasal ürünlere el konulduğu, ayrıca iş yerinde biri olarak kullanılan bölümde dolap içinde, bidonların üzerine yapıştırılan ---- ibareli yapışkanı etiketin tespit edildiği, 8 adet etikete el konulduğu Tespit edilmiştir. Tespitte ---- şirketinin yetkilisi olarak ---- imzasının yer aldığı görülmüştür.
Söz konusu tespitin akabinde. 17.03.2016 tarihinde sanık hakkında iddianame hazırlanmış olup. ----ASC Mahkemesinde iddianamenin kabulüyle kavuşturmaya başlanmasına karar verilmiş olduğu,
Sanık ---- Mahkemede verdiği 30.06.2016 tarihli duruşmadaki Savunmasında; “ Tespit edilen iş yerinin kendisine ait olup tespite konu ürünleri -----isimli firmadan fatura karşılığı satın alındığını, piyasa fiyatından satın alındığını ve faturalı olarak sattıklarını, Faturaların dosyaya sunulmuş olduğunu, marka hakkına tecavüz edecek eyleminin bulunmadığını” beyan ettiği görülmüştür.
İşbu dosyadan alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında ;
“Suça konu aramada ele geçen 3 adet kimyasal ve 8 adet etiketin mukayeseli olarak incelenmesinde; suça konu 8 adet etiket üzerinden müşteki ---- adına ---- numaralı tescilli ----- ibareli markasının aynısının İKTİBAS EDİLEREK kullanıldığı, üretim tarzıyla bu etiketlerin, kullanılmamış olduğu, marka taklidi bulunduğu, bu haliyle ele geçirilen etiketlerin sahte olduğu ve halkı aldatıcı özellikle bulunduğu, sanık tarafından ibraz edilen ve ürünlerin müdahil şirketin distrübütöründen alındığına ilişkin beyan ve faturaları tarafımızdan incelenmemiş olup; ---- tarafından sanık firması-----. Adına düzenlenmiş 14/04/2014 tarih ve ----- nolu 31/07/2015 tarih ve ---- nolu 10.02.2015 tarih ve ---- olu 25/06/2015 tarih ve ---- nolu 12.10.2015 tarih ve ----- nolu faturalardan bulunan ürünler ile ele geçirilen ürünlerin uyumlu olduğu görülmüş olsa bile(-----faturaları sahte olup olmadığı, ilgi şirketlere ait olup olmadığı, söz konusu şirketlerin bayi distributor vb olup olmadıkları hususunda mali müşavir /muhasebe uzmanı bilirkişilerden görüş alınması gerektiği, ele geçirilen etiketlerde, üretici firmanın adı ve adresinin ; "-----olduğunun belirtildiği, mali müşavir tarafından bu adres ve şirket kaydı ile sanık adına Ticaret Sicil kayıtlarının olup olmadığının araştırılması gerektiği, ürünlere ait fiziksel ve kimyasal analiz sonuçlarının bulunmamasından dolayı içerdikleri maddeler açısından herhangi bir yorum yapılamayacağı, ürün içeriklerinin karşılaştırılması istenildiği takdirde mukayeseli olarak inceleme yapılması amacıyla; davalı ve davacı yetkililerinin refakatinde uzman bir kimya mühendisi bilirkişi huzurunda ele geçirilen her çeşit (------numuneden, ele geçirildiği kaplardan direk ve uygun şekilde, temiz ve kuru vaziyetteki kapaklı cam kavanozlara 3'er seri numune (hem sanıkta ele geçirilen ürünlerden hem de orjinal ürünlerden) alınması gerektiği, bu numunelerden bir serisinin orjinal numunelerle ve spesifikasyonları ile birlikte mkayeseli olarak.---- KURUMU'nda fiziksel, kimyasal analizlerinin yapılması gerektiği, analize gönderilirken mutlaka orijinal ürünlerin fiziksel ve kimyasal spesifikasyonlarının belirtildiği belgelerin de davacı tarafından original ürünlerle birlikte teslim edilerek, içerik analizinin uygun şekilde yapılmasının sağlanması, diğer 2'şer seri numunelerinin bir serisi şahit numune kalmak üzere uygun bir yedi emine teslim edilmesi(her seride mutlaka original numunelerin de bulunması gerektiği, davacı ve davalı tarafından tüm numunelerin spesifikasyonlarının istenerek dosyasına eklenmesi gerektiği, fiziksel ve kimyasal analiz sonuçlarının; orjinal numune spesifikasyonları temin edilerek analiz raporları ile birlikte uzman kimya mühendisi bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği”nin ifade edildiği,
---- Asliye Ceza Mahkemesi'nin. ---- Esas sayılı dosyasından verilen. 31 12.009 tarihli kararı incelendiğinde;
Müştekilerin ---- olup, sanığın ----- Şirketi yetkilisi) olduğu, suç tarihinin 29.02.2016 olup;
Yapılan yargılamaya sanık savunması, bilirkişi raporu, uzlaştırma raporu, arama muhafaza el koyma tutanağı, arama kararı Türk Patent Enstitüsü tarafından gönderilen belgeler ve tüm dosya kapsamına göre ; sanık-----hakkında 29/02/2016 tarihinde marka hakkına tecavüz suçunu işlediği iddiası ile 5833 sayılı kanun ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nın 61/A-1 maddesi gereği cezalandırılması maksadı ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde her ne kadar bilirkişi raporunda suça konu ürünlerin marka hakkına tecavüz suçuna vücut vereceği belirtilmiş ise de sanığın ilgi suç konusu teşkil eden ürünleri faturalı bir şekilde suç tarihi öncesinden aldığı bu hususta ilgi firma yetkilisinin tanık sıfatı ile alınan ifadesinde de bu hususu doğruladığı, alınan bu ürünlere ilişkin faturalar incelendiğinde birim fiyat analizinde de katılan firmaya ait faturalar dahil tüm faturalardaki fiyatların birbirleri ile uyumlu olduğu görülmekle sanığın marka hakkına tecavüz kastı ile hareket etmediği kanaati mahkememizce hasıl olduğundan 5271 sayılı CMK 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine karar verildiği” görülmüştür.
----ASHM'ye talimat yazılarak "Davalı şirketin 2013- 2017 yılları ticari defter ve dayanak belgeleri üzerinde; Mahkemenizce belirlenecek gün ve saatte MUHASİP bilirkişi ve SEKTÖR ( Kimya) bilirkişisi marifeti ile inceleme yapılarak; ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.02.2016 tarihli arama - el koyma işleminde ele geçen etiketler ve ürünlerin varsa fatura ve irsaliyelerinin tespiti, davalı tarafça sunulan fatura ve irsaliyelere konu ürünlerin ----- satın alınıp alınmadığının, davacı tarafından satışı yapılan orijinal ürünlerden olup olmadığının (etiketlerdeki numaralama sistemi de incelenerek) TESPİTİ, Davalı şirketin ----- markalı ürün satışından elde ettiği gelirin hesaplanarak, rapor alınması istenilmiş ise de davalı vekilinin belirtilen sürede istenilen ticari defter ve belgeleri mahkememize ibraz etmediği ve ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkemeye bildirmediği gerekçesi ile talimat bila ikmal iade edilmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi ---- tarafından hazırlanmış olan 16.03.2017 tarihli bilirkişi raporu da sonuç olarak özetle,
Türk Patent nezdinde----- markalarının davacı adına tescil edilmiş olduğu,
ITO sicil bilgisinde davacı --- sicil no'su ile kayıtlı olup, Davacının ----- ile yapmış olduğu inhisari marka sözleşmesinin mevcut olduğu,
Davacı ----- ile Davalı----- arasında 01.01.2007 tarihinde distribütörlük sözleşmesinin imzalanmış olduğu, işbu sözleşmenin karşı tarafa ----- markalı ürün üretme hak ve yetkisinin verilmediği, sadece bazı bölgelerde nihai ürünün satış yetkisini verdiği,
Davacının ürününün bir nevi kimliğini gösteren ----- numaraları bulunduğu, bu numaralama sisteminde bir metodoloji kullanıldığı, davacı tarafın üretmiş ve satışını yaptığı ürünlerin her yönden takip ettiğini, üretimi dışında yer alan ürünleri kolaylıkla tespit edebildiği,Dosyada sunulan delil ve dilekçeleri incelendiğinde, havuz kimyasalları alanında ürünleri bulunan davacı markasının davalı adreslerinde yapılan tespitte aynı ürünlerin var olduğunun görüldüğünün tutanak altına alındığını,
Davacı markasının davalıya ait ürünlerde de kullanıldığı, bu kullanımın sınıf olarak aynı olduğu, aynı sektörde yer aldığı ve bu durumun iltibasa sebep olacağı.,Üretim hakkının davada olmadığı göz önüne alındığında ve delil olarak sunulan ürün ve etiketlerde orijinal ürünlerden farklı şekilde etiket ve ürün üretiminin marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığının kanaatine varıldığı.,
Davalının ----- ibaresini tescilsiz ve tescil sahibinden izinsiz olarak kullanması, davacının emeğinden haksız faydalanma olarak değerlendirilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği" yönünde görüş bildirilmiştir.
01/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
1- Türk Patent nezdinde ---- No ile ----- markalarının davacı adına tescil edilmiş olduğu,
2-ITO SİCİL bilgisinde davacı ---- şirketinin.---- sicil no'su ile kayıtlı olup, Davacının ---- ile yapmış olduğu inhisari marka sözleşmesinin mevcut olduğu,
3- Davalının kullanımlarının davacının tescilli markasına tecavüz eder mahiyette olduğu,
4-Yukarıda Mali inceleme kısmında yapılan açıklamalar doğrultusunda gerek davacı satışlarında yıllar itibarı ile herhangi bir düşüş yaşanmadığı, satışlar içerisinde dava konusu ürünlerin tutarının belirlenememesi ve gerekse davalı tarafın defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davalının dava konusu ürünlerin satışında elde etmiş olduğu kazanç miktarının hesaplanamamış olması nedeni ile tazminat hesaplaması yapılamamış olup takdir Sayın Mahkeme’nindir" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
556 Sayılı KHK'nın 61,62,63,64 ve 65. Maddeleri
GEREKÇE:
Dava marka hakkına tecavüzü tespiti ile durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı davasıdır.Davacı taraf, ---- tescil numaralı "----" markasının, ---- tescil numaralı "-----" markasının, ---- tescil numaralı "-----+ŞEKİL" markasının inhisari lisans sahibi oldupunu, davalı tarafın -----markasını kimyevi ürünler üzerinde lisans sahibi olduğu markalar ile aynı sınıfta kullandığını, bu eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, marka hakkına tecavüzün tespiti ile durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatının tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
556 SAYILI KHK 61 maddesinde marka hakkına tecavüz halleri sayılmış, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek fiili marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiş, yine aynı KHK'nın 62. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, talep edebileceği, yine aynı kanunun 64. Maddesine göre zararının tazmini talep ve dava edebileceği, 66. Maddesinde zararın hesaplanma şekli belirtilmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda ---- tescil numaralı "-----" markasının 01. Sınıfta, ---- tescil numaralı "-----" markasının 01,02,03,04,05,06,07,09 ve 11. Sınıfta ---- adına, --- tescil numaralı "-----+ŞEKİL" markasının37,40,42 ve 44. Sınıflarda dava dışı ----- Şirketleri adına tescilli olduğu, 29.09.2014 tarihli inhisari lisans sözleşmesine göre davacı tarafın lisans hakkı sahibi olduğu, bu haliyle markanın korunması yönünden dava ikame etme hakkı bulunduğu, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın. ----- soruşturma numaralı dosyasına istinaden -----. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarih ve ---- değişik iş sayılı arama kararı ile -----ünvanlı iş yerine. 29.02.2016 tarihinde gidilmiş; söz konusu iş yerinde. 3 adet --- , 12 adet ---- numaralı , İş yerinin arka bölümünde 56 adet 26 kilogramlık bidonlar içerisinde ----- Numarası yazan toplam 71 adet sıvı kimyasal ürünlere el konulduğu, ayrıca iş yerinde biri olarak kullanılan bölümde dolap içinde, bidonların üzerine yapıştırılan ----- ibareli yapışkanı etiketin tespit edildiği, 8 adet etikete el konulduğu Tespit edilmiştir. Bu tespit gereği ---- şirketinin yetkilisi olarak ---- hakkında 17.03.2016 tarihinde sanık hakkında iddianame hazırlanmış, ---- ASC Mahkemesinde yapılan yargılamada her ne kadar Sanık ---- hakkında beraat kararı verilmiş ise de ---- BÖlge Adliye Mahkemesi ----Ceza Dairesinde yapılan istinaf yargılamasında kararın kaldırılarak verine hükümde sanığın 556 S. KHK'nın 61/A-1. Maddesi gereği başkasına ait malı satışa sunmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunduğu tespit edilerek cezalandırmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay -----. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş ve karar 11.06.2024 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Bu kesinleşen karar dikkate alındığında maddi vakıa açısından kesinleşen karar gereği davalı şirketin davacı tarafın inhisari lisans sözleşmesi ile hak sahibi olduğu markaları içeren 3 adet ----- numaralı , İş yerinin arka bölümünde 56 adet 26 kilogramlık bidonlar içerisinde----- Numarası yazan toplam 71 adet sıvı kimyasal ürünü satışa sunduğu, yine Herne kadar davalı tarafından sözkonusu ürünleri----- faturalı olarak satın alındığı iddiasında bulunulduysa da davalı nezdinde ele geçen ürünlerin TAMAMLANMAMIŞ ürünler olduğu, davalının elinde bulunan etiketlerin tamamlanmış ürünlere ilişkin olamayacağı, davalının sözkonusu ürünleri üretme, paketleme gibi hak ve yetkilerinin bulunmadığı, davacının ürününün bir nevi kimliğini gösteren ---- numaraları bulunduğu, bu numaralama sisteminde aşağıdaki metodolojinin kullanıldığı, davacı tarafın üretmiş ve satışını yaptığı ürünlerin her yönden takip ettiğini, üretimi dışında yer alan ürünleri kolaylıkla tespit edebildiği, Koddaki ilk 2 harfin üretim yerini ifade ettiği ve üretim tesisisnin kodu olduğu, bundan sonra gelen 3. Rakamın üretim yılını, gösterdiği, etiketler üzerindeki 4. Harfin üretim ayını gösterdiği ( A;Ocak, B; Şubat vb)dördüncü harften sonra gelen sayı ve harflerin de üretimdeki günlük üretim sırasını gösterdiğini, Davacının ürünlerinin üzerindeki etiketler ile davalının nezdinde ele geçen etiket ve etiketli ürünlerin üzerindeki etiketlerin incelenmesinden; davacının deposunda bulunan etiketler ile bilgisayarda hazırlanmakta olan etiket tasarımının aşağıdaki şekilde olduğu, ---- kodunun ---- ünvanlı şirkette üretildiği anlamına gelip 2013 yılının Temmuz ayı itibariyle ----- ile ticari ilişkinin sona ermiş olduğu, davalının zaten sunduğu faturaların bu ilişkiyi ifade etmediği, “---- numaralı etiketin yer almasının zaten söz konusu ürünlerin taklit ürünler olduğunu gösterdiği, sözkonusu ürün ambalajları üzerinde --- damgasının da yer almadığı, ürünler ve etiketler üzerinde ------ ibaresinin aynen yer aldığı tespit edilmiş, davacının markalarının 01. Sınıfta yer alan “ Suyu yumuşatmak, tasfiye etmek, silikatlarını çıkarmak, temizlemek, teaffününü izale etmek veya aynı hususları ıslah etmek için muamele etmek üzere kullanılan kimyevi maddeler.” İçin tescil edilmiş olduğu, davalının yukarıdaki kullanımlarının da aynı hizmetlerde olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında ----- ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak görüldüğü, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde 'ndirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği ve iltibas koşulları olduğu yönündeki kanaatler birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça satışa sunulan ve ----- ibaresini taşıyan ürünler dolayısıyla davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı sabit olmuştur.Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, 556 sayılı KHK'nın 'nın 66/1-b. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafın davalı tarafın satışı olmasaydı yoksun kalmayacağı gelir yönünden talepte bulunduğu, davalı taraf kayıt ve belge sunmadığından bir inceleme yapılmadığı, bu haliyle zararın belirlenemediği, ancak bu halde TBK hükümlerine göre olayın özelliğine göre bir miktar tazminata hükmedilmesinin gerektiği dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00- TL maddi tazminat talebinin haksız fiil tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı şirketin davacının lisans hakkı sahibi olduğu tescilli marka hakkına tecavüzde bulunduğu ve eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan 556 sayılı KHK'nın 62. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının marka tesciline konu ürünlerin ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 100.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı şirket tarafından sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu, ya da yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 72.maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalıların "----" şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın "-----" ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun TESPİTİNE, TECAVÜZÜN ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN ORTADAN KALDIRILMASINA, TECAVÜZÜN GİDERİLMESİNE,
2-Davalı tarafın “-----” marka adının haksız olarak kullanımı nedeniyle, karar kesinleştiğinde “-----” marka adının haksız olarak kullanıldığı ürün, araç, ürün etiket vb. üretime ve haksız kullanıma aracılık eden her türlü alet, edavat ile bilgisayar ortamında bulunan belgeler de dâhil olmak üzere sanal ve gerçek ortam üzerinde el koyulan ve/veya müsadere altına alınan tüm edavatın üzerindeki MARKA ADLARININ SİLİNMESİNE, silinmesi mümkün olmadığı takdirde karar kesinleştiğinde İMHA EDİLMESİNE;
3-10.000,00-TL Maddi tazminat alacağının 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-100.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Davacı tarafın itibar tazminatı talebinin reddine,
6- Karar kesinleştiğinde kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına, diğer yayın taleplerinin REDDİNE,
7-Alınması gereken 7.514,10 TL harçtan başlangıçta peşin yatırılan 6.147,90 TL harcın mahsubu ile 1.366,20 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan 6.147,90 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Marka hakkına tecavüz davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Maddi tazminat davası yönünden "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Manevi tazminat davası yönünden " Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen manevi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen itibar tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
14-Davacı tarafından sarfedilen 36,00 TL ilk dava masrafı, 19.057,20 TL tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 19.093,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%68 kabul) 12.983,38 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
15-Davalı tarafça sarfedilen 2.000,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 640,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
16-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.