T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/167 Esas
KARAR NO:2025/24
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ---------- alanında çalışmalar yapmakta olduğunu ve sunduğu hizmetlerin ------ tarihinde tescillendiğini, davalı tarafından, Davacıya ait unvan ile aynı isimli ---- ibareli markasının tescili için ------------- no.lu başvurunun yapıldığını, davalının, davacının markasının ayniyet derecesinde benzerini kullanmak suretiyle başvurusunu gerçekleştirmiş olduğunu, davaya konu markanın tescili talep edilen sınıfta yer alan mallarda ve hizmetlerde ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı markasının , davalı markasının olduğunu, davalı tarafın aynı sınıfta Davacının markasına benzer isim ile Davacının bilgi ve rızası olmaksızın faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetleri neticesinde Davacının tanınmışlığından yararlanıp haksız kazanç elde etmekte ve Davacıyı engelleyecek şekilde faaliyet alanı olmayan alanlarda iştigal etmekte olduğunu, konu ile alakalı olarak davalı tarafa ----------- üzerinden tecavüz fiilini durdurması için bildirimde bulunulduğunu fakat davalının fiili durdurmadığını, dava süresince davacının marka hakkının korunması amacıyla faaliyet gösterdiği alanlarda tedbiren Davalının hizmetinin durdurulmasını talep ettiklerini, mahkemece verilecek olan marka hakkının sağladığı haklara tecavüz eden davalı aleyhine verilecek olan kararın, masrafları Davalı tarafından karşılanmak üzere ilgililere tebliği ve kamuya ilanını talep ettiklerini, beyan ederek; davacı adına tescil edilmiş markaya ilişkin haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzünün tespiti, ihlal durumunun devam ettirilmesi hususunun ve tekrarının ve sair hak ihlallerinin önlenmesini ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasını, SMK 150/3 maddesine göre zarar miktarının belirlenmesi için sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü davalı tarafından mahkemeye sunulmasına karar verilmesini, tecavüzün tespit edilmesi halinde davacı lehine 100.000 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, davalı aleyhine verilecek olan kararın, masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere ilgililere tebliği ve kamuya ilanına, karar verilmesini talep etmişlerdir.
DAVAYA CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ yapılmış olmasına rağmen cevap dilekçesini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ------ kullanımları dolayısyla davacı adına tescilli ---- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tarihinde davacı adına, -----sınıfta davalı adına tescil edildği ve başvuru aşamasnda olduğu anlaşılmıştır.------ alan adının kime tahsis edildiği ve tahsis edildiği tarihe ilişkin kayıt ve belgeler sorulmuş olup gelen yazı cevabında,----- tarihinde tahsis edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, bilişim uzmanı ve yazılım uzmanından oluşan heyet raporunda özetle; Bilişim Yönünde İncelemeler Sonucunda: Davacının ----- Sayfası İncelemesinde: İncelenen internet sitesinde --------logosunun kullanılmakta olduğu, internet sitesinin marka tescili, marka danışmanlığı,-------olduğu, İncelenen internet sitesinin ------açıklamasının yer aldığı,------olduğu, alan adının --- tarihinde kayıt ettirildiği ve ----- tarihine kadar kayıtlı olduğu, o İnternet sitesinin alan adı kaydının -----kullanılarak yapıldığı ---- olduğu, Davacıya Ait Olduğu ------ İncelemesinde: İncelenen ---------- logosunun yer aldığı, sayfanın davacıya ait olduğu ve sayfanın ---- tarihinde oluşturulmuş olduğu, -------- tarihinde yapılmış olduğu, Davalı Tarafın ---- Sayfası İncelemesinde: İncelenen internet sitesinde --------- logosunun kullanılmakta olduğu, internet sitesinin----- hizmetleri üstüne olduğu, ------- adres bilgisi ile ------- telefon numarasının yer aldığı, ------ yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının ---- tarihinde kayıt ettirildiği ve ----- tarihine kadar kayıtlı olduğu, ----------- kaydının ------- kullanılarak yapıldığı ve------ olduğu Davalı Tarafa Ait Olduğu ----- İncelemesinde: İncelenen ------- yer aldığı, sayfanın davalı tarafa ait olduğu ve sayfanın ------- tarihinde oluşturulmuş olduğu, --------- tarihinde yapılmış olduğu, Davalı Tarafa Ait Olduğu ---------- İncelemesi: İncelenen ------- logosunun yer aldığı, sayfanın davalı tarafa ait olduğu, sayfa bilgisinde -------- numarasının paylaşıldığı ve sayfanın ----- tarihinde oluşturulmuş olduğu, -------tarihinde yapılmış olduğu, Davalı Tarafa Ait Olduğu Anlaşılan ----------- logosunun yer aldığı, sayfanın davalı tarafa ait olduğu, sayfanın ------- tarihinde oluşturulmuş olduğu ve sayfada herhangi bir paylaşımın yapılmamış olduğu, Davacının dava konusu tecavüz fiilinin durdurulması yönünden davalı taraf ile -------- üzerinden görüşüldüğünün belirtildiği yazışmalara ilişkin deliller incelendiğinde: ------- yazışmalarında; Kendisini ------ tanıtan şahsın, davalı taraf adına-------- ile dava konusu -------- ibareleri konusunda görüşme yaptığı görülmüştür. Marka Yönünde İncelemeler Sonucunda: Davacı adına tescilli ------ tescil numaralı ----- tescilli olduğu, davalı adına ------- markasının ilana açıldığı, halen tescil işlemlerinin devam ettiği, davalı tarafın fiili iştigal konusunun --------Sınıf kapsamında kaldığı, Davacı adına tescilli marka ile davalı tarafın fiilen kullandığı marka arasında özellikle telaffuz unsuru bakımından benzerlik bulunmakla birlikte görsellik ve genel izlenim bakımından markaların farklılaşması;------ ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması, doktrin görüşlerinin, Yargı kararlarının ve ---------- nezdinde tescilli bener markaların incelenmesinde bu iki markanın bir arada var olabileceği, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının markadan doğan haklarını ihlal etmeyeceğine dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Mad.
GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün engellenmesi ve tecavüze son verilmesi ve marka hakkına tecavüzden kaynaklanan manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf ----- tescil numaralı-------- markasının adına tescilli olduğunun, davalı tarafın ------- şeklindeki markasal kullanımlar dolayısıyla adına tescilli marka yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, tecavüzün tespitiyle tecavüzün ortadan kaldırılması ve tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.------g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olayda, --- kayıtları incelendiğinde, ---- tescil numaralı ------tarihinde davacı adına,----- tescil numaralı ---- davalı adına tescil edildği ve başvuru aşamasında bulunduğu sabittir. Bu açıklamalardan sonra marka hakkına tecavüz yönündeki iddialar değerlendirildiğinde davacı tarafın korunan marka tescilinin bulunduğu, ancak markaların tanınmış marka kapsamında olmadığı, davacı markalarının ana unsuru olan ------davalının kullanımlarındaki ---------- bakışta benzer görünseler de ---------- ibaresinin internet ve bilişim ortamında kullanılan zayıf bir ibare olduğu, davalı adına tescil talebinde bulunan------------ markasının ilk bakışta davacı markasına benziyor gibi görünse de telaffuz yönünden benzerlik bulunmadığı yine görsel ve genel izlenim bakımından farklılaştığı bu haliyle tüketiciler olduğu ve özen yükümlülüklerinin yüksek olduğu bu sebeple markaların iltibas tehlikesinin bulunmadığı dikkate alındığın marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025