T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/34
KARAR NO : 2025/21
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili-----Şirketi (Bundan böyle "-----" olarak anılacaktır), 2003 yılında %100 Türk sermayesi ile ----- kurulmuş; müşterilerine deniz yolu, hava yolu taşımacılığı ve antrepo, özel kargo ve gümrükleme, kara taşımacılığı gibi katma değerli lojistik hizmeti sunan ve bu hizmete ilişkin ciddi bir sermayesi bulunan maruf bir ticaret şirket olduğunu, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin verilen hizmetlerin tanıtımı ve pazarlanması maksadıyla da her yıl ciddi miktarda reklam ve tanıtım bütçesi ayırmakta; yazılı-görsel medya organları aracılığıyla önemli ölçüde tanıtım-pazarlama faaliyetlerinde bulunduklarını, davacının işbu ticaretine ilişkin olarak----domain adresi üzerinden, kullanıcılara sunduğu olanakların yer aldığını, davacının bu ticareti ile kamuoyunda çok iyi bilinen bir marka teşekkül ettirmiş olup Türkiye ve uluslararası boyutta önemli pazar liderlerinden olduğunu, hâlihazırda davacının sırasıyla 35., 36. ve 39. sınıflarda 15/10/2021 tarihinde ---- tescil numarasıyla tescilli "-------" markasının sahibi olduğunu, Davalıya ait olduğu ---- kayıtlarından tespit olunan "----alan adlı site ile bağlantılı -----internet sitesine dair ----- kayıtlarının incelenmesinden bu sitenin davalı ----- Şirketi adına kayıtlı olduğu görüldüğünü, Davalı tarafından dava konusu "-----alan adlı internet sitesinin davacıya ait-----domain alındıktan sonra davalı uhdesine geçirilmiş olduğunu, yani davalının, müvekkilinin 2004 tarihinden bu yana kullandığı-----alan adını kopyalayıp sonunda “----” ülke kodu bulunan ---- alan adlı siteyi uhdesine geçirmiş ve kullanmakta olduğunu, davacının markasına ait söz konusu domaini fasılasız ve nizasız şekilde 20 yılı aşkın süredir kullandığı gibi, uzun yıllardır maruf hale getirilen "-----" markası sonraki yıllarda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de tescil edildiğini, yani müvekkilinin eskiye dayalı kullanımı da mevcut olduğunu, Davalının, müvekkiline ait ----- markasını taklit etmek suretiyle "-----/" alan adlı internet sitesinde müvekkil şirkete ait domain ve marka adını kullanmak suretiyle tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açacak eylemlerde bulunduğu açık olduğunu, davalının haksız rekabet fiiline sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ticari işletmesi, markası ve diğer iktisadi menfaatleri bakımından zarar görmesine ve her geçen gün Müvekkili açısından telafisi mümkün olmayacak zararlar doğmasına yol açması ve açmaya devam edecek olması sebebiyle, davalının Müvekkilinin ticari unvanı, markası ve alan adı ile sürdürdüğü ticari faaliyetlerden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin ve haksız rekabet gerçekleştirdiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması ve men'i ile davalının ----- alan adının iptaline karar verilmesine, davalının Müvekkil markası ve alan adından doğan haklarına tecavüz teşkil eden -----domain adresli internet sitesinin iptaline, mahkemece taleplerimizin kabul görmemesi halinde davalı adına kayıtlı-----domain adresinin iptali ile uygun bir bedel karşılığı müvekkile devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın tarafı olduğundan, davanın ilgili Kuruma ihbar edilmesini, davasını ispat etmekle yükümlü olan sayın davacının dava dilekçesinin 2. ve 3. sayfalarında, "... haksız rekabet fiiline sebebiyet vermektedir ... satma gayesiyle kötü niyetli alan adı tescilleri yapılmıştır. ... alan adını gerçek hak sahibine yüksek bedellerle satmak saiki yatar ... ticari gaye he hareket edilmiş olması ... zarar vermek amacıyla yapılması.. karışıklık meydana getirmek suretiyle, internet kullanıcılarını kendi web sitesine veya başka bir siteye kasten çekmek ..." şeklindeki hukuk muhakemeleri kanunun ruhuna tamamen zit olan, adeta trajikomik iddiaların kabulü HMK md.190, md.194 ve HMK md.200 uyarınca mümkün olmadığını, MK md.190 uyarınca, kusur, zarar ve söz konusu meblağ arasındaki illiyet bağı yönünden ispat yükümlülüğü altında olup, ilgili kanun maddesi uyarınca davacı tarafından haksız rekabetin, haksız rekabet nedeniyle kazancı ve/veya kazanç kaybını yani iddia edilen zararın, Davalı Şirketten kaynaklanmış ve sebebiyet verilmiş ve hatta somut olarak gerçekleşmiş olduğunun sabitliğine ilişkin herhangi bir belge sunamadığını, dolayısıyla, davasını ispat edememiş olduğunu, ayrıca HMK md.194'e göre; ayın Davacının anılan kanun hükmü uyarınca dava dosyasında iddia ettiği tüm hususları Davacı Şirketin kullandığı site nedeniyle olduğunu kanunun emredici hükmü uyarınca ispata elverişli şekilde somutlaştırmadığını, Davacının dava dilekçesindeki iddialarını somutlaştıracak ispata elverişli belge/senet sunamamış olmasıyla birlikte, senetle ispat zorunluluğu hükümlerine de aykırı davranmış olduğundan, mesnetten yoksun bu iddiaları tümüyle reddettiğini, HMK uyarınca ispat edilemeyen davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etiklerini, Davalı müvekkili şirketin 'emtia kodu - mal ve hizmet sınıfı' sayın davacının emtia kodlarından ayrı olup, Davalı Şirketin markasına ilişkin emtia kodu - mal ve hizmet sınıfı, 32 olup, Davacının dava dilekçesi uyarınca emtia kodu - mal ve hizmet sınıfları, 35 - 36 -39 olup, ticari gaye tamamen farklı alanlardır. Buna göre Davalı Müvekkili tarafından iş kolu nedeniyle davacıya asla rakip olunamayacağı aşikar olduğunu, Davacı tarafından iddia ve konu edilen UDRP kurallarının 4. maddesi davalı müvekkil şirket tarafından ihlal edilmediği gibi, yukarıda belirtilen şekilde bu maddenin ihlal edildiği sayın davacı tarafından kanuna uygun şekilde dahi ispatlanama HMK md.190, md.194 ve md.200 uyarınca sayın davacı, davasını, iddiasını ve zararı olduğunu belgeyle ispat edememiş ve ispata elverişli şekilde somutlaştırmamış olduğundan işbu davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Davalı adına tescilli ----- tescil numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacı -----ŞİRKETİ’nin ana sözleşmesinin 9/7/2003 tarihinde tescil edildiği, faaliyet alanının “Başta Kabotaj Kanunu ve Sivil Havacılık Mevzuatı olmak üzere yürürlükteki ilgili tüm mevzuata riayet etmek ve ilgili tüm mercilerden izin almak kaydıyla deniz, hava, kara ve demir yoluyla insan ve eşya taşımacılığı ve 9.12.2004 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararında yazılı olan diğer işler ” olduğu, ---- ortak oldukları, ---- şirketin yetkilisi olduğu görülmektedir.
8.6.2017 Eski Ticaret Unvanı----- ŞİRKETİ olan şirketin -----ŞİRKETİ olarak değiştirildiği, 22.02.2016 Tarihinde “----- tescil nolu markanın “-----” tarafından devir alındığı,----- ŞİRKETİ tarafından devredildiği, 22.01.2019 Tarihinde---- sayılı ve “------ibareli marka nın ---- tarafından devir alındığı,------ ŞİRKETİ firma tarafından devredildiği,
13.02.2024 Tarihli ---- --- internet adının kimin adına ve hangi tarihten bu güne kayıtlı olduğuna dair bilgilerin İVEDİLİKLE mahkememize gönderilmesi rica olunur.” şeklindeki müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevabına dosya içerisinde rastlanılmamıştır. ---- ".tr alan adları yönetimi yetkileri", ---- ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) arasında yapılan prot-----hizmetleri 12 Eylül 2022 tarihinde sonlanmıştır. BTK’nın TRABİS hizmeti 14.09.2022 tarihinde açılmış olup, .TR uzantılı alan adlarının tüm işlemleri ---- tarafından gerçekleşmektedir
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil nolu (Emtia:35, 36, 39) marka davacı ----- ŞİRKETİ adına kayıtlıdır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- nolu markanın(Emtia:32), marka davalı -----ŞİRKETİ adına kayıtlıdır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
Bilişim Yönünden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak;
Davacıya ait olduğu belirtilen -----isimli internet sitesi üzerinde yapılan inceleme;
Davacıya ait olduğu belirtilen ----- isimli sitenin hakkımızda sayfasında “-----, 2003 yılında %100 Türk sermayesi ile ---- – Türkiye’de kuruldu. Müşterilerimize denizyolu, havayolu taşımacılığı ve antrepo, özel kargo ve gümrükleme, Kara taşımacılığı gibi katma değerli kara taşımacılığı hizmetleri sunmaktayız --- ve ---- ofislerinde bulunan deneyimli -----tehlikeli madde yüklemelerinde size yardımcı olmak üzere hazırız. ---, ---, ---, ----gibi acente ağlarında üyeliklerimizle, ---, ----- sertifikalarımızla yılda binlerce tam konteynerin yanısıra parsiyel gönderilerinizde de sizinle beraberiz…” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait olduğu belirtilen-----isimli sitede “----- “ ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Firma iletişim bilgilerinde;
Firma adının-olduğu
Firma adresinin -----olduğu,
İletişim numaralarının -----olduğu,
E-mail adresinin ---- olduğu tespit edilmiştir.
Site Tescil Bilgilerinde;
Alan adının ----- firması tarafından kayıt edildiği,
Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,
Alan adının 23.12.2004 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 23.12.2030 tarihinde son bulacağı,
Site erişim ve yer sağlayıcısının ------- olduğu tespit edilmiştir.Davacıya ait olduğu belirtilen -----isimli sitenin web arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede;----- isimli sitenin 28 Nisan 2008 -24 Eylül 2024 tarih aralığına ait 116 adet arşiv kaydının olduğu görülmüştür.
28 Nisan 2008 tarihli web arşiv kaydında sitenin görüntülenemediği tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen -----URL isimli URL isimli internet sitesi üzerinde yapılan inceleme;
Karşı tarafa ait olduğu belirtilen -----isimli Url adresinin mevcut durumda yayında olmadığı tespit edilmiştir.
Site Tescil Bilgilerinde;
Alan adının ------. firması tarafından ----- adına kayıt edildiği,Alan adının 11.08.2014 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 10.08.2028 tarihinde son bulacağı,Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen------isimli sitenin web arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede;
------ isimli sitenin 1 Haziran 2016-3 Ocak 2019 tarih aralığına ait 5 adet arşiv kaydının olduğu görülmüştür.
----- isimli sitenin 1 Haziran 2016 tarihli ilk web arşiv kaydında sitenin yayında olmadığı görülmüştür.
----- isimli sitenin 3 Ocak 2019 tarihli web arşiv kayıtlarında sitenin yayında olmadığı görülmüştür.
Marka Yönünden Yapılan İncelemede;
---- ” markasının başvuru tarihi 15.06.2012, tescil tarihi 18.07.2014 olduğu,
Dava konusu “-----” alan adının ----- (Davalının eski ticaret unvanı) adına 11.08.2014 tarihinde kayıt edildiği,
Davacıya ait dayanak ---- tescil sayılı “ -----” markasının başvuru tarihi 15.10.2021, tescil tarihi 11.04.2022 olduğu
Davalının ---- alan adında yer alan “----” ibaresi kullanımının Davacıya ait ---- tescil sayılı ”----” markasının asli unsuru “------” ibaresi ile ayniyet arz etmekle birlikte, SMK md. 7/3-d anlamında Davalının ----- ibaresini kullanmakta hakkı ve meşru menfaati olduğu, Davalı markasının ve dava konusu adlan adının Davacının dayanak markasından daha eski tarihli olması karşısında Davalının “-----” alan adını kendi lehine kayıt ettirmesinin Davacının sonraki tarihli markasına tecavüz teşkil etmediği,
Heyetimizce yapılan tespitlerde -----isimli Url adresinin mevcut durumda yayında olmadığına görüldüğünden, anılan alan adını taşıyan internet sitesinde Davacının dayanak markasının tescilli olduğu 35, 36 ve 39. Sınıflardaki hizmetler bakımından kullanım söz konusu olmadığından Davacının marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 Sayılı SMK'nın 56, 59,77, 78, 81, 149,150,151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri,
GEREKÇE:
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı internet alan adının iptali davasıdır. Davacı taraf, adına tescilli ---- tescil numaralı " -----" markasının tescilli ve koruma altında olduğunu, davalı tarafın adına tescilli ----- ibaresini markasal olarak kullandığını, yine davalı tarafın -----alan adlı internet sitesini marka hakkına tecavüz oluşturur ve haksız rekabet oluşturur şekilde kullandığınından bahisle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile ----/ alan adının iptali, bu talebin mümkün olmaması halinde alan adının tarafına devrini talep ve dava etmiş, davacı taraf ----- ibaresi yönünden öncelikli kullanım hakkı bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Yine aynı maddenin 3-d bendinde; "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması." hali marka hakkına tecavüz olarak belirtilmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; --- tescil numaralı "------ŞEKİL" markasının 35,36 ve 39. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, yine --- tescil numaralı "-----" markasının 32. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu ve 15.06.2022 tarihinden itibaren halen koruma altında bulunduğu, "-----" alan adının 11.08.2014 tarihinde ------ Adına kayıt edildiği ve halen kullanımda olmadığı, alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere davalı tarafın iddia edilen "----" alan adı dışında davacının markasının tescilli olduğu 35,36 ve 39. Sınıfta bir kullanımının bulunmadığı, "-----" alan adının dava dışı başka bir şirkete ait olduğu, bu alan adının davalı tarafça kullanılması halinde dahi hem internet alan adının kayıt tarihi olan 11.08.2014 tarihi hem de davalı tarafa ait ---- tescil numaralı -----şekil" markasının başvuru tarihinin 15.06.2012 ve tescil tarihinin 18.07.2014 tarihi olduğu ve davacının marka tescil başvuru tarihi olan 15.10.2021 tarihinden önceki tarih olduğu dikkate alındığında davacının marka tesciline dayalı ve öncelikli kullanım hakkının mevcut olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve TTK'nın 54vd. Maddeleri gereği haksız rekabet oluşturmayacağı kanaatine varılmış ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı yararına "Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı yararına domainin iptali davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.