T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/103
KARAR NO : 2025/14
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin bilgisayar sistemleri, yazılım, analiz ve donanım destek ve danışmanlık hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, "---" ve "------" markalarını kendisi ve yetkilileri adına uzun yıllardır kullandığını, markalarını ---- ve ---- numaraları ile tescillenmiş olup işbu markaların kullanım hakkı münhasıran müvekkile ve müvekkil şirkete ait olduğunu,"tanınmış marka" seviyesine ulaştırdığını, ---- arama kutucuğunda müvekkilin kendi adına tescilli "----" markası aratıldığında ---- varken, ikinci sırada ----(Bundan sonra "----" olarak anılacaktır) blog gönderisi ---- başlığı ile internet kullanıcısının karşısına çıktığını,---- arama kutucuğunda "--- ?" şeklinde arama yapıldığında ise ---- yazısı içeriği olarak --- sahnesinde ----- adında yeni ürününü tanıtan ---- reklamlı olarak öne çıkarılan gönderi olarak kullanıcının karşısına çıktığını, Davalının , kendi internet sayfasının ---- kısmı başlığı altında müvekkil lehine tescilli "----" markası ile ilgili bir uygulama sayfası yayınladığını ----- ayrıca 02.05.2023 tarihli ---- kanalında yayınlanan videoda, video içerisinde kullanılan sunum başlıklarında ürün "----" geçtiğini, Videoda ürün tanıtılırken "----" markasının kullanıldığını,----- Davalının yine kendi kanalına ait 2021 tarihli bir ----- video içeriğinde tekrardan "...-----içerikli bir videosunun olduğunu, Davalının kendi kanalına ait 2018 tarihli bir başka bir ---- video içeriğinde ise "-----" İbarelerinin mevcut olduğunu ( ----isimli bir uygulama satış sitesinde "-----" isimli bir uygulamayı aylık 350$ üzerinden satışa çıkarmış olup, uygulamanın geliştiricisi kısmında ise ---- ismine yer verildiğini, --- isimli başka bir uygulama --- ---- markası altında "-----." ibarelerine yer verildiğini, --- isimli başka bir uygulama satış sitesinde "----)..." ibarelerine yer verdiğini, --- isimli başka bir internet platformunda tekraren "---- isimli başka bir uygulama---- " ibarelerine yer verdiğini, ---- isimli başka bir uygulama satış platformunda ----ismi altında kendi uygulamasını satışa sunduğunu, --- isimli başka bir internet platformunda ---- ibarelerine yer verdiğini, ---- isimli başka bir internet ---- ibarelerine yer verdiğini, store.shopware isimli başka bir internet platformunda "------" ibarelerine yer verdiğini, ---- isimli başka bir internet platformunda ---- ibarelerine yer verdiğini,----- ibarelerine yer verdiğini, ---- isimli başka bir internet platformunda ---- isimli başka bir internet platformunda ----.." ibarelerine yer verdiğini,, ---- isimli başka bir internet platformunda ise "--- ve ----- modülleri ile e-ticaret sitelerine gerçek zamanlı dönüşüm analizi çözümleri sunuyor." ibarelerine yer verdiğini,, Davalının, müvekkil adına tescilli tüm marka kullanımları bununa kalmayıp, bir de kendi bloglarında "---- başlıklı ve sair blog yazıları içerisinde "----" ibaresini kullandığını, ---- şirketinin ---- ve ----- gibi sair sosyal medya platformlarında yayınlanan içeriklerde de "-----" ibaresini sıkça kullandığının tespit edildiğini, Müvekkil şirketçe; haksız kullanım halinin bildirilmesi ve söz konusu üretim, reklam ve pazarlamanın sonlandırılması maksadıyla 28.12.2023 tarihinde ---. -numaralı bir ihtarname dahi keşide edildiğini, akabinde ise tüm bu kullanımlara karşı ----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin----sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırılmış olup 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu, raporda; "Talep eden tarafın iddiaları ile karşı tarafın kullanımına ilişkin bilişim yönünden yapılan tespitler ışığında ve tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında, söz konusu kullanımların talep eden tarafın markasıyla benzer nitelikte olduğu, internet üzerinden müşterilerin dikkatini çekmek, bilinirliğini ve görünürlüğünü artırmak, talep eden taraf için internet mecrasında yapılan araştırmada ---- reklam sistemi vasıtasıyla arama sonuçlarında görünürlüğünün artırılması ve müşteri çekebilmek amacıyla yapıldığı hususları değerlendirildiğinde, söz konusu kullanımların meşru bir bağlantı olmadan ve ticari etki yaratacak şekilde yapıldığı, bu nedenlerle SMKnun 7/3-d maddesine göre alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması nedeniyle, --- tescil numaralı "---- ibareli marka ile --- başvuru numaralı "-----" markası yönünden marka hakkına tecavüzün oluştuğu." tespitlerine yer verilmiş olup, ---- şirketinin kullanımlarının marka hakkına tecavüz fiileri kapsamında kaldığı rapor ile de tespit edildiğini, Davalının, müvekkili lehine tescilli markaları ihlal ettiği ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığının tespit edildiğini, nitekim, ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 30.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, "Davalıya muhtıra gönderilerek talep edene ait "----" ve "----" ibaresinin ticari etki doğuracak şekilde markasal olarak her türlü internet, sosyal medya ve fiziki ortamda kullanımının yasaklanmasına, mevcut kullanımların kaldırılmasına ve bu hususta karşı tarafa muhtıra gönderilerek mevcut kullanımların kaldırılması için bir haftalık kesin süre verilmesine kaldırılmadığı taktirde internet sitesinin kapatılabileceğinin ihtarına" Kararını tesis etmiş olup, bilahare davanın açıldığı, Davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini, müvekkili adına tescilli markaların, davalı tarafından ---- gibi sair dijital platformlarda "-----" markasının birebir aynısını internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde açıkça kullanıldığını, bu sebeplerle, her türlü maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkımızın saklı kalması kaydıyla; söz konusu fiiller nedeniyle bütün başvuru haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalı şirketin yayınlamış olduğu tüm gönderi ve videolarının ve üretim ve reklam ve pazarlama çalışmalarının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilerek söz konusu eylemlerin ticari etki yaratacak şekilde marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunun tespitine, Müvekkili lehine tescilli tescilli "---" ve " -----" markalarına tecavüzün durdurulmasına, üvekkil lehine tescilli ---- markalarının mevcut kullanımlarının internet, sosyal medya ve sair tüm fiziki platformlardan kaldırılmasına, tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, müvekkili lehine tescilli "----" ve "---" markalarının kullanıldığı -----sitesi başta olmak üzere ihlalin oluşturulduğu sitelere ve ilgili site sayfalarına internet, sosyal medya ve sair tüm sanal platformlara erişimin engellenmesine, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili Şirketin2015 senesinde kurulmuş olup halihazırda 40 farklı ülkede 250'den fazla şirkete hizmet veren Müşteri Etkileşim Platformu olup, E-ticaret sitelerine kişiselleştirme servisi sunduğunu, 2015 senesinde alt ürün olarak e-ticaret sitelerine gerçek zamanlı dönüşüm analizli çözümleri sunmaya yarayan ''----'' ürününü çıkartmış ve bu doğrultuda sektörün en önemli yayıncılarından olan ---- ile ''----'' markasının lansmanı yapılmış, 2015 senesinde tanıtımını yaptığı ''----'' markasını ve ''-----'' markasını uzun süredir kullanmış ve halihazırda kullanmaya devam etmektedir. Müvekkil Şirket tarafından ürünün marka adının kendine ait olması sebebiyle tüm sosyal medya hesaplarında ''----'' ve ''------'' ibaresi haklı olarak kullanıldığını, ''----'' ve ''-----'' markalarını 2015 senesinden beri düzenli olarak kullanmaya devam ettiğini, sözkonusu markayı ihdas ve istimal eden ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, bu nedenle tescil edilmemiş olsalar dahi korunduğunu, Müvekkilinin ---- markalarını davacıdan çok daha önce kullanmaya başladığını, davacının '' ----'' markasını 2020 senesinde tescil ettirmiş, ''-----'' markasının tescili için ise 2023 senesinde başvuru yapmış ancak tescil edilmemiş olduğunu, sektörün en önemli yayıncılarından olan --- ile ---- markasının lansmanı 2015 yılında yapıldığını, her yıl yapılan basın açıklamalarında marka ismi kullanıldığını, Sektörün önde gelen gazetecilerinin sayfalarında Müvekkil Şirket için ''----'' adı ile tanıtım yazıları paylaşıldığını, arşiv kayıtlarında da görüleceği üzere ''----'' ve ''-----'' markalarının 2015 senesinden itibaren Müvekkil Şirket tarafından kullanıldığına ilişkin bir çok blog yazısı, markanın Müvekkil Şirket'e ait olduğuna dair ---- yayını, marka ile ilgili yapılan işbirlikleri ve markaya dair yazılan raporlarda bulunduğunu, davacının, Müvekkili Şirket'e ait markaların tanınırlığından yararlanarak haksız bir şekilde kendi adına tescil başvurusunda bulunulduğunu, davacının Müvekkili Şirket ve markalarının tanınırlığından haberdar olmaması mümkün değildir. Davacıların, Müvekkil Şirket'e ait olan ''---'' ve '' ----'' markalarını tescil ettirmeye yönelik girişimleri açıkça kötü niyetli bir davranış olduğunu, tescil başvurusunda bulunan her gerçek ve tüzel kişi, basiretli bir tacir gibi davranarak, başvurusu öncesinde gerekli araştırmayı yapmak zorunda olduğunu, davacıların bu tür haksız davalarla Müvekkil Şirket'i zor durumda bırakma ve haksız menfaat sağlamaya çalışması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen hususların somut gerçeğe, usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafın -----alan adlı ve bu alan adı altındaki içeriklerdeki kullanımlarından davacının ---- ve ----- markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmmadğıı, sonuçarının ortadan kaldırılmasının gerekip gerekmeyceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, ana sözleşme tescil tarihinin 12/10/2020 olduğu anlaşılmıştır.Davalının --- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, ana sözleşme tescil tarihinin 23/07/2015 olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının(Emtia:09,35,37,42) davalı adına tescili olduğu, tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde---- adına 21.09.2020 tarihinde yapılmış olan ----- kod nolu markasının 17.03.2021 tarihinde 09 / 42 / sınıflarda tescil edilmiş olduğu tespit edilmiştir.
---- adına Türk Patent nezdinde yapılmış olan---- kod nolu marka başvurusu (09 / 35 / 37 / 42) ile , ---- kod nolu marka başvurusu (42)nun tescil edilmedikleri ve geçersiz oldukları tespit edilmiştir---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ----ve ---. sayılı dosyasından ---- ve ----- tarafından tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle;
1.Gerek dava dosyasının incelenmesinden talep edenin markalarının tanınmış marka olduğuna dair kriterler doğrultusunda herhangi bir somut veriye ulaşılamaması, söz konusu markaların başvuru tarihlerinin eski bir tarihe dayanmaması gibi unsurlar ile TÜRKPATENT nezdinde tutulan tanınmış markalar sicilinde kaydının olmaması gibi nedenlerden dolayı tanınmış marka olmadığı,
2. Talep eden tarafın iddiaları ile karşı tarafın kullanımına ilişkin bilişim yönünden yapılan tespitler ışığında ve tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında, söz konusu kullanımların talep eden tarafın markasıyla benzer nitelikte olduğu, internet üzerinden müşterilerin dikkatini çekmek, bilinirliğini ve görünürlüğünü artırmak, talep eden taraf için internet mecrasında yapılan araştırmada ----- reklam sistemi vasıtasıyla arama sonuçlarında görünürlüğünün artırılması ve müşteri çekebilmek amacıyla yapıldığı hususları değerlendirildiğinde, söz konusu kullanımların meşru bir bağlantı olmadan ve ticari etki yaratacak şekilde yapıldığı, bu nedenlerle SMK’nun 7/3-d maddesine göre alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması nedeniyle, ---- tescil numaralı “ ----” ibareli marka ile --- başvuru numaralı “-----” markası yönünden marka hakkına tecavüzün oluştuğu, ancak --- başvuru numaralı “-----” markasının henüz tescil edilmemiş olduğu, Tespit ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1-Davalı şirketin ------ ibaresini 09. Sınıfta “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları” ile 42. Sınıfta “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi” hizmetlerinde 2015 yılından itibaren İLK OLARAK MARKASAL KULLANDIĞI, sözkonusu ibareyi bu hizmetlerde ihdas ve istimal ettiği, bu mal ev hizmetlerde davacıya göre öncelikli gerçek hak sahibi olduğu,
2- Türk Patent ve Marka Kurumunda----- adına 21.09.2020 tarihinde yapılmış olan ---- kod nolu Şekil markasının 17.03.2021 tarihinde 09 / 42 / sınıflarda tescil edilmiş olduğu, sözkonusu markanın esas unsurunun ----- ibaresi olduğu, davalının sözkonusu ibareyi 09. Sınıfta “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları” ile 42. Sınıfta “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi” hizmetlerinde kullandığı, ve fakat davalının bu mal ve hizmetlerde sözkonusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olması nedenleri ile davalının kullanımlarının, davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Maddeleri,
GEREKÇE:
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, erişimin engellenmesi davasıdır.
Davacı taraf davalı tarafın "----" şeklindeki ullanımları ve bu ibareyi sanal ortamlardaki reklam ve arama motorlarında anahtar kelime olarak kullanması dolayısıyla davacı tarafın --- tescil numaralı---- markası ve ----- tescil numaralı "-----" markası yönünden marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulmasını, kaldırılmasını, önlenmesini, tecavüz teşkil eden kullanımlara konu internet adreslerine erişimin engellenmesini ve kararın yayınlanmasını talep ve dava etmiş, davalı taraf cevaplarında dava konusu markanın lansmanını kendisinin tescil tarihinden önceki tarih olan 2015 tarihinden itibaren kullanmaya başladığını beyan ederek gerçek hak sahibi olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ---- tescil numaralı "-----" markasının 09,35,37 ve 42. sınıflarda ve --- tescil numaralı "-----" markasının 42. Sınıftaki emtialar yönünden davacı adına tescilli olduğu ve halen marka korumasından yararlandığı, davalı ---- nin ana sözleşmesinin 23/07/2015 tarihinde ve ----- sicil no ile sicile kaydının yapıldığı, şirketin faaliyetlerinin “Bilgisayar programlama faaliyetleri (sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması vb)” olduğu, ----- alan adının 30.04.2014 tarihinde tahsis edildiği, bu alan adı altında yayınlanan web sitesinin davalı tarafından kullanıldığı, sitede ----- yapay zeka destekli kişiselleştirme ve etkileşim çözümleri sunan bir Pazarlama Otomasyonu Platformu olduğu, davalıya ait olduğu belirtilen ---- alan adlı siteye ait 12.12.2015 tarihli arşiv kaydında ---- ibaresinin yer aldığı, sözkonusu ---- aplikasyon ve programının “ Size tüm ayrıntılı bilgileri veren, kullanımı son derece kolay analiz ekranı. Satın almadan gösterime, sepete eklenen ürün sayısı ve istediğiniz tüm özel metrikler gibi ürünlerinizin tüm temel performans metriklerini takip edin, şeklinde tanıtıldığı,----adresinde yer alan 06.06.2016 tarihli haberde , söz konusu uygulama bilgisinde ----- modülleri ile e-ticaret sitelerine gerçek zamanlı dönüşüm analizi çözümleri sunuyor.” açıklamasının yer aldığı, ----- adresinde yapılan incelemede; 22.10.2015 tarihli “----- e-ticaretin dönüşüm optimizasyonu sağlıyor” başlıklı haberin yayınlandığı, söz konusu haberde --- adındaki yeni tanıttığı ve ---- yöneticilerinin ürünlerini hangi cihazlardan, ürünlerin carousel sıralarını, ilgi görüp görmediğini, sosyal medyada ilgi gören ancak öne çıkmayan ürünleri izlemelerini sağladığının belirtilmiş olduğu, buna göre davalı şirketin ----- ibaresini 09. Sınıfta “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları” ile 42. Sınıfta “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi” hizmetlerinde ilk olarak markasal kullandığı, sözkonusu ibareyi 2015 yılından itibaren bu hizmetlerde ihdas ve istimal ettiği, davacı tarafın ---- tescil tarihli markasının tescil başvuru tarihinin 2016 tarihi olduğu dikkate alındığında davalı tarafın 2015 yılından beri markayı 09 ve 42. Sınıflarda kullanması dolayısıyla öncelikli hak sahibi olduğu, davacı tarafın marka tescilinden önceki tarihte kendisinin tescilsiz kullanım dolayısıyla davalı tarafa göre öncelikli hak sahibi olduğuna dair bir delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında davalı tarafın ---- ibaresi yönünden öncelikli hak sahibi olduğu kabul edilmiş ve davalı kullanımlarının bu sebeple marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı yararına "Marka Hakkına Tecavüz davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı yararına "Erişimin Engellenmesi davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.