T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/12 Esas
KARAR NO:2025/9
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ:25/01/2024
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin kurulduğu tarihten itibaren sektöründe öncü firmalardan olduğunu ve uzun yıllardır---- faaliyet gösterdiğini ancak müşteri portföyünün---- kalmadığını, başta ---- ülkeleri olmak üzere ---- fazlaya -------------- ürünlerinin satışının yapıldığını, Müvekkili şirketin eski çalışanlarından olan davalı şirket yetkililerinden------ yılına kadar müvekkili şirkette Makine Mühendisi olarak çalıştığını ve aynı sermayedar şirketin farklı işler yapan ---------firmalarının eski ortağı olduğunu, Davalı şirket ortaklarının, müvekkili şirkette uzun yıllar çalıştıktan sonra öğrendikleri bilgi, belge ve ticari sır sayılacak teknik verilerin yanında, aynı veya müvekkil şirketin devamı olarak algılanabilecek bir isim koyarak davacı oldukları şirketi kurduklarını, Davalı şirket ile müvekkili arasında marka kullanımına yönelik herhangi bir sözleşme olmadığını ve ---- nezdinde tescilli olan---- markaları ile neredeyse aynı ibare olan ---- markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalı şirketin hukuka aykırı hareket ettiğini, Davalı firmanın şirket ismi olarak kullandığı----- işletmesi, müvekkilinin ----------- şirket isminin devamı, markası da müvekkilin seri markalarında biri intibasını uyandırdığını, Davalı şirketin satış ve pazarlama için kullandığı internet sitesi olan----------- sayfasındaki ürünlerin ve görsellerin müvekkili şirketin ürettiği ürünler ile birebir aynı ürünler olduğunu ve markanın görseli olan----- işaretinin de müvekkili şirketin markasına benzerlik gösterdiğini, söz konusu nedenler ile müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal eden faaliyetlerin tespitini ve durdurulmasını, talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin ----- sitesindeki kullanımlar dolayısı ile davatı tarafın ---- markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı ve bu eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- celp edilen kayıtlara göre; Davacı-----ana sözleşmesinin ---no ile sicile kaydının yapıldığı, Davalı ----- ana sözleşmesinin ---- no ile sicile kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı markasının----davacı adına tescili olduğu,------ tarihinde sicile tescil edildiği, --- tescil numaralı markasının---- davacı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 11/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "Davalı firmanın kullandığı -----ibaresinin, davacı adına tescilli olan ---- markası ileilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,Davalı firmanın kullandığı ---- ibaresinin, davacı adına tescilli olan -----markası ileilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı," yönünde görüş bildirilmiştir.
------ tarihli rapor içeriğine göre;
1----- no ile tescilli markaların ------nezdinde davacı adına kayıtlı olduğu,
2-Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olmadığı,
3- Davalının kullanımlarının davacı aleyhine haksız rekabet teşkil etmediği," yönünde görüş bildriilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 149, 150 ve 151.Maddeleri, TTK'nın 54 vd. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı, tecavüzün tespiti ile tecavüzün engellenmesi ve tecavüze son verilmesi davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olayda,---- markasının davacı adına------sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davalı tarafın ticaret unvanının ----Olduğu, davalı kullanımlarının ticaret unvanının tescil edildiği şekilde olduğu, yine------şeklinde olduğu, davalı tarafın web sitesi, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan incelemede davalının------- üretimi alanında olduğu, bu faaliyet konusu nazara alındığında davalı kullanımlarının ---Emtia sınıfında olduğu açıktır. Bu açıklamalardan sonra marka hakkına tecavüz yönündeki iddialar değerlendirildiğinde davacı tarafın korunan marka tescilinin bulunduğu, ancak markaların tanınmış marka kapsamında olmadığı, davacı markalarının ana unsuru olan----davalının kullanımlarındaki -------- ibareleri ilk bakışta benzer görünseler de uni ibaresine alınan eklarin farklılık gösterdiği, uni ibaresinin zayif bir ibare olduğu dikkate alındığında hem davacı tarafın hema de davalı tarafın sona ek yapmak suretiyle ayırt edicilik kazandırmaya çalıştıkları, bu ekler dikkate alındığında davalı ticaret unvanı ve kullanımlarının davacı tescillerinden farklılaştığı, her ne kadar davalı tarafın faaliyet alanının --------Sınıftaki emtialarda olduğu ve davacı tarafın tescilli markalarının da bu sınıfta tescilli olduğu sabit olsa da tarafların faaliyet alanları ve üretimleri dikkate alındığında tarafların hitap ettikleri müşteri kitlesinin bilgili ve profesyonel tüketiciler olduğu ve özen yükümlülüklerinin yüksek olduğu bu sebeple markaların iltibas tehlikesinin bulunmadığı dikkate alındığın marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafın kullanımlarının TTK'nın 55. Maddesinde sayılan ya da başkaca haksız rekabet oluşturacak bir kullanım olmadığı, davalı kullanımlarının davacı kullanımlarından uzaklaştığı, tarafların faaliyet alanlarının farklı oluşu, sundukları mal ve hizmetlerin farklılığı hususları ile davalının davacının işi, iş ürünleri ve malları üzerinde unitech şeklinde kullanım dışında haksız rekabet oluşturduğuna dair somut bir delil bulunmadığı ve bu kullanımın da marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı dikkate alınarak haksız rekabetten kaynaklı talepler yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025