T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/247 Esas
KARAR NO:2024/261
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 06/12/2023
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ------ yılında tüketicilere tatil alternatifleri üretmek üzere kurulduğunu, bünyesinde ----- bulunduğunu; müvekkili şirketin dahil olduğu ----müvekkili şirket bünyesinde yaklaşık 240 milyon dolar yatırım yaparak Mayıs 2011’de hizmet vermeye başlamış olan ---- bünyesine kattığını; ---- olarak tanımlanan konseptinin son 2 yılda 5 yıldız ve üstü otellerde konaklama yapan ---- tarafından tasarlandığını; ---- markasının turizm sektöründe yurt içi ve yurt dışı planda tanıtımı için büyük maliyetli reklam yatırımları yapıldığını; müvekkilinin -------markası ile ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görüldüğünü; müvekkilinin halihazırda sırasıyla ------sınıflarda tescilli ------- markalarının sahibi olduğunu; müvekkili şirkete ait ------ markasının aynı zamanda -------- çapında da tescil edilerek uluslararası manada da koruma altına alınmış olduğunu; bununla birlikte ---- tarihinde yapılan başvuru sonucunda ---- numarası ile tanınmış marka olarak tesciline karar verildiğini; taraflarınca yapılan araştırmalar sonucunda davalı ----- altında yeni bir otel kurarak ----- lokasyonunda faaliyete başladığının --- başvuru numarası ile -------markasının tescil başvurusunda bulunduğunun ve sonrasında tescil aldığının ve davalının -------- alan adını kullandığının öğrenildiğini; davalı markasının müvekkili markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tanınmış marka statüsündeki müvekkili markasının itibarından haksız fayda sağlama, markanın itibarına zarar verme ve markanın ayırt edici karakterini zedeleme ihtimali bulunduğunu; davalı markasının SMK m.5/1-ç ve m.6/1 hükümleri ile m.6/5 kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini; davalı taraf kullanımlarının SMK m.29/1-a’nın atfıyla m.7/2b ve m.7/2-c anlamında müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini; bunun gibi davalının SMK m.29/1-b kapsamında müvekkilinin izni olmaksızın markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanarak taklit ettiğini ve yine m.29/1-c kapsamında taklit marka kullandıklarının bilincinde olmasına rağmen taklit marka ile faaliyette bulunmak dolayısı ile marka hakkına tecavüz ettiklerini; davalı fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalının ---------markasının hükümsüzlüğüne, SMK m.149 kapsamında davalının müvekkili şirkete ait marka haklarına tecavüz niteliğindeki fiillerinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL manevi, 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, davalı alan adının kapatılmasını; TTK m.56 vd. kapsamında davalı internet sitesinin kapatılmasına, davalının müvekkiline ait ---------markasının, bu markanın ulusal ve uluslararası anlamda tanınmış marka niteliğinde olduğu da göz önüne alınmak suretiyle bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanılmış olunması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre müvekkili şirketin yoksun kaldığı kazanç hesap edilerek l00.000,00-TL manevi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL yoksun kalınan kazanç tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkiline ait marka ------davacı yana ait marka ise -------. markalar arasında benzerlik ya da karıştırılma ihtimali söz konusu değildir. -----da bu yönde müvekkil lehine karar verdiğini, ----- tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere ---- tarihinde ----- nezdinde müvekkil adına tescil edildiğini, İşbu markanın müvekkili adına tescili esnasında davacı yan------ başvurarak marka başvurusuna itirazda bulunmuşsa da bu itiraz yerinde bulunmamış ve -------- markası müvekkili adına tescil edildiğini, davacı yan, işbu davaya konu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğunu iddia etmekte ise de, müvekkiline ait marka ----- iken, davacı yana ait marka---------olduğunu, İki marka arasında görsel ya da fonetik olarak herhangi bir benzerlik olmadığı gibi, ortak olarak bulunan---------- birçok markada yer alan ve ayırt edici özelliği bulunmayan bir ibare olduğunu, her iki markanın yer aldığı otellerin konsepti, hitap edilen tüketici kitlesi ve tüketiciye ulaşım kanalları tamamen farklıdır. söz konusu hizmetin muhatabı tüketicilerin dikkat düzeyinin ortalama bir tüketiciden çok daha yüksek olacağı ve karıştırma durumunun söz konusu olmayacağı bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacı yana ait ---- markası,----------olanaklar ile hizmet eden bir beş yıldızlı otele ait olup, söz konusu oteller balayı konaklamaları ya da aile tatilleri için tercih edilecek oteller arasında yer aldığını, müvekkiline ait --------- markasına ait otel ise, çoğunluğ----- ülkelerinden gelen turist misafirlere ---------- konseptinde kısa konaklamalar için hizmet sağlayan bir şehir ------------ otel olarak hizmet sağladığını, her iki markanın yer aldığı oteller farklı türde müşterilere hitap etmekte ve konsept olarak da tamamen ayrıştığını, buna ek olarak, ------ otellerinde konaklama yapmayı arzu eden tüketicilerin ulaşım kanalları ----- lokal seyahat acenteleri iken, ---------------- acenteleri aracılığıyla ulaşım sağlayabildiğini, her iki otele aynı platformlar üzerinden ulaşılması dahi mümkün değilken, müşterilerin markaları karıştırması söz konusu olamayacağını beyan ederek davacı tarafından açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---------markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı tarafın bu markasal kullanımları dolayısı ile davacının marka hakkına tecacvüz ve haksız rekabetin bulunup bulunmadığı, tecavüzün varlığı halinde tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya-----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- numaralı ---- davacı adına başvuru aşamasında olduğunu,---- numaralı ---- markasının ---- tescil numaralı -------sınıflarda ---- tarihinde,------ tescil numaralı ----- tescil numaralı ------markasının ---- tarihinde davalı adına tescil edildiği bildirilmiştir. Ticaret sicil kaydı yazı cevabında davacı şirketin 20/06/2023 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Tedbirin değerlendirilmesi yönünden marka hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmış olup alınan ----- tarihli heyet raporunda özetle; ------incelemede, Sitede ----- olduğu, Sitede firma logosunun ------- olduğu, Sitede------- yer aldığının belirtildiği, Sitede firmanın, tecrübeli ve cana yakın teknik kadrosu ile müşterilerine ülke ve dünya çapında standartlarda uygun ---- belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; o Adresinin ----- olduğu, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının ----- tarafından kayıt edildiği, o Alan adı --------alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ------ tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara --------- tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının -------tarihinde kayıt ettirildiği ve ------ kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının ------- olduğu tespit edilmiştir. Markasal bakımından, Taraflara ait işaretlerin -------- başlamasından kaynaklı bir işitsel benzerlik var ise de, görsel olarak davalı kullanımına konu işarette işareti oluşturan unsurların genel kompozisyonu itibariyle davacı markalarından farklılaştığı; anlamsal olarak da davalı kullanımına konu işaretin esas unsuru olarak kabul edilebilecek --------- davacı markalarından farklılaştığı; Davalının davaya konu ibarenin kullanımını gerçekleştirdiği hizmetler otelcilik hizmetleri olup, bu hizmetlerin davacı markalarının tescilli bulunduğu -------kapsamında girdiği; bu bakımdan hizmetler açısından ayniyetin söz konusu olduğu; ----------- sınıfta yer alan ------- hizmeti almak isteyen bir tüketici ortalama seviyede dikkat ve bilgi seviyesine sahip bir tüketici olmakla birlikte, ------- hizmeti satın alırken harcayacağı zaman ve göstereceği dikkatin günlük alelade bir mal veya hizmet satın alırken harcayacağından daha fazla olacağı; bu bağlamda bu nitelikteki bir tüketicinin --------- kelimesinin de kısaltması olan ------- unsuru dışında görsel olarak bir benzerlik arz etmeyen işaretler arasında bütünsel intiba itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali yaşamayacağı; Bunun gibi, davalı kullanımına konu işaretin SMK m.7/2-c kapsamındaki şartları da karşılamadığı; keza, davaya konu işaretler arasında m.7/2-c anlamında bağlantı kurulmasını sağlayacak bir benzerlik olmadığı; bu nedenle SMK m.7/2-c anlamında sulandırma hallerinin gerçekleşmesi, yani markalar arasında bağlantı kurulması suretiyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılması, itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı; Davalının davaya konu -------- ibaresini ---- bu yana kullandığı ve------ tescil başvurusunu yapmış olduğu, davacının bu marka başvurusuna itiraz etmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının anılan markanın varlığından en geç yayıma itiraz tarihinde haberdar olduğuna dair görüş bildirmişlerdir. Markanın hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, turizm otelcilik sektörü uzmanı ve bilişim uzmanı üyeden oluşan ----heyet raporunda özetle; ----- İncelemede; İş bu ------- adresinde gerek-------- tarihinde yapılan incelemelerde, belirtilen------ yönlendirdiği, açılan ekranda ---------yöneticisi ile iletişime geçiniz.” yazısı bulunduğu ve sayfaya erişilemediği tespit edilmiştir. -------- Yapılan İncelemede; ----- üzerinden arşiv kaydına------- tarihinde tutulmuş olduğu, toplam------- bulunduğu görülmüştür. Bu arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde; ------tarihli kayda gidildiğinde internet sitesinin ------ olduğu ve incelemenin ------- diline çevrilerek yapıldığı, açılan sayfada üst sol kısımda ------ isminin bulunduğu, hemen sağında ise --------bulunduğu, bu sekmelerin hemen altında üzerinde ------açıklaması bulunan ------ adet ---------- bulunduğu, bir alt kısımda ----- sunmaktadır. ----- tesis, ------ yer almaktadır. ----------alma olanağı sağlanmaktadır. ----- donatılmıştır. ----- içeren ----- ----mevcuttur. Bazı odalarda deniz manzarası mevcuttur.” açıklaması, Bu açıklamanın altında ise-----başlığı altında ------ görseli paylaşıldığı, ana sayfada en alt kısımda ise sol tarafta ----- ismin bulunduğu, hemen sağında ise ------ulunduğu, ------ sekmesine gidildiğinde------ sunmaktadır. ------ mesafede yer almaktadır. ------ konuklara bilet satın alma olanağı sağlanmaktadır. ---- donatılmıştır.------ duş ve ücretsiz banyo malzemeleri içeren özel banyo ve ücretsiz ------- erişimi mevcuttur. Bazı odalar deniz manzaralıdır. Konuk odalarında çalışma masası bulunmaktadır.” açıklaması bulunduğu,------yapılan incelemelerde -------- tarihine kadar yapılan incelemelerde herhangi bir değişikliğe rastlanmadığı, hemen yukarıda çözümlemesi yapılan şekilde açılan sayfaların hepsinin aynı olduğu, -----tarihli kayda gidildiğinde sol tarafta ----------kutucuklarının bulunduğu, hemen altında ----- bulunduğu, ekranda sol alt tarafta sabit bir şekilde kalan ------- iletişim numarasının bulunduğu, kayan görsellerin hemen altında -------- başlıkları atıldığı, en alt kısımda ise ---- başlığı altında -------bilgilerine, ------- başlığı altında ise “Tecrübeli ve cana yakın teknik kadromuz, güvenilir ve verimli ekip olma anlayışıyla, müşteri memnuniyeti ve kalite ile birlikte zamanındalık ilkelerinden ödün vermeden, ---------a standartlarına uygun olarak hizmet sunmaktayız.” açıklamasının bulunduğu, ----- aynı olduğu, ancak bu tarih itibari ile ismin logo ile birlikte kullanılmaya başlandığı, -------- tarihli kayda kadar açılan sayfaların tamamının aynı olduğu, --- tarihli son kaydın incelenmesinde ise yine----- sayfaya yönlendirdiği, açılan ekranda yine ------- yöneticisi ile iletişime geçiniz.” yazısı bulunduğu ve sayfaya erişilemediği tespit edilmiştir. -------Sorgulamasında; ----------- bakılan iş bu internet sitesinin alan adının ------tarihinde tescil ettirildiği, son güncellemenin ----yapıldığı, tescil süresinin ----- tarihinde dolacağı, Alan adı sahibinin ---- olduğu, sitenin barındırıldığı firmanın -------- tespit edilmiştir. Hükümsüzlük Talepleri Bakımından yapılan Değerlendirmede; Somut olayda Davalı Markası Davacının Dayanak markaları ile aynı olmadığı ve ayırt edilemeyecek kadar benzemediği, bu sebeple SMK md. 5/1-ç de yer alan hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, Hükümsüzlüğü talep edilen ------------ bütünsel intiba bakımından bir benzerlik bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere hitap ettikleri müşteri kitleleri de dikkate alındığında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, bu sebeple SMK md. 6/1’de yer alan hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, Davacıya ait --------markası tanınmış marka statüsünde ise de, davalının hükümsüzlüğü talep edilen ------- tescil sayılı ------------- markası ile davacının dayanak markası arasında, bağlantı kurulmasını sağlayacak bir benzerlik olmadığı kanaatinde olduğumuzdan, SMK md 6/5 de düzenlenen sulandırma hallerinin gerçekleşmesi, yani markalar arasında bağlantı kurulması suretiyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılması, itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı, sonuç itibariyle SMK md.6/5’de düzenlenen hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, Marka Hakkına Tecavüz İddiaları Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Davalı kullanımı ile davacının dayanak markaları arasında bütünsel intiba bakımından bir benzerlik bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere hitap ettikleri müşteri kitleleri de dikkate alındığında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, bu sebeple SMK md. 7/2-b anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının mevcut olmadığı, Davacıya ait ---------markası tanınmış marka statüsünde ise de, davalının kullanımı ile davacının dayanak markası arasında, bağlantı kurulmasını sağlayacak bir benzerlik olmadığı kanaatinde olduğumuzdan, SMK md 7/2-c’de düzenlenen sulandırma hallerinin gerçekleşmesi, yani markalar arasında bağlantı kurulması suretiyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılması, itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı, sonuç itibariyle SMK md. 7/2-c anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının mevcut olmadığı, Haksız Rekabet İddiaları Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Somut olay bakımından Marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı kanaatinde olduğumuzdan Davacı aleyhine vaki bir haksız rekabet eyleminin mevcut olmadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç 6/1,6/5, 7/2, 25, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf dava konusu somut olayda;----- markalarının sahibi olduğunu; ----- markasının aynı zamanda ----- çapında da tescil edilerek uluslararası manada da koruma altına alınmış olduğunu; bununla birlikte ---- tarihinde yapılan başvuru sonucunda ----------- numarası ile tanınmış marka olarak tesciline karar verildiğini, bu marklardan kaynaklı haklarının, davalının ------- adı altında yeni bir -----faaliyete başladığı ve adına ----- başvuru numarası ile---- markasını tescil ettirdiğini ve davalının ------- kullandığını bu haliyle davalının kendisinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, yine davalı adına tescilli ----- başvuru numarası ile ----- markasının SMK'nın 5/1-ç, 6/1., 6/5. Maddesi gereği markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nun 5/1-ç. maddesi uyarınca "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler, hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.SMK'nun 6/5. maddesinde, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın--------ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusunun, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği belirtilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Dava konusu somut olayda davacı tarafın öncelikli olarak hükümsüzlük talepleri değerlendirilmiş, ---- incelendiğinde, ----- numaralı maxxroyal markasının davacı adına başvuru aşamasında olduğunu, ---- numaralı ---- tarihinde, ---- tescil numaralı ----tarihinde, ---- tescil numaralı ----- tarihinde davacı adına tescil edildiği,--------tarihinde davalı adına tescil edildiği, davalı tarafın hem internet alan adı hem de diğer kullanımlarında --------şeklinde olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında ----- ortak olduğu, ancak davalı tarafın markasının ----- suretiyle------ şeklinde bütünlük oluşturacak şekilde oluşturulduğu ve kullanımın da bu şekilde olduğu, markalar karşılaştırıldığında aynı olmadığı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, hem yazı hem ses olarak farklılaştıkları, bu haliyle SMK md. 5/1-ç de yer alan hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, hükümsüzlüğü talep edilen 2018 117134 tescil sayılı --------- markası ile davacının dayanak markaları arasında bütünsel intiba bakımından bir benzerlik bulunmadığı, hitap ettikleri müşteri kitleleri de dikkate alındığında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, bu sebeple SMK md. 6/1’de yer alan hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, davacıya ait ----- markası tanınmış marka statüsünde ise de, davalının hükümsüzlüğü talep edilen ----- markası ile davacının dayanak markası arasında bağlantı kurulmasını sağlayacak bir benzerlik olmadığı dikkate alındığında SMK md 6/5 de düzenlenensulandırmahalleriningerçekleşmesi, yani markalar arasında bağlantı kurulması suretiyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılması, itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı kanaati ile SMK md.6/5’de düzenlenen hükümsüzlük şartının oluşmadığı kabul edilmiş ve davacı tarafın hükümsüzlük talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş,------- bu sitedeki tanıtım ve reklamlar ile davalı tarafın diğer kullanımlarının adına tescilli ----numaralı taksim ------- markasının tescil edildiği şeklinde olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında davalı markası ile davacı markalarının tescil edildikleri ortak sınıf olan -------yönünden benzerlik bulunsa da davalı markaları ile davacı markasının ---- yönünden benzeştiği iddia edilmiş ise de davalının markasının ------şeklindeki tescilli hali ile hem ses hem anlamsal olarak davacı markalarından farklılaştığı, davalı kullanımı ile davacının dayanak markaları arasında bütünsel intiba bakımından bir benzerlik bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere hitap ettikleri müşteri kitleleri de dikkate alındığında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, bu sebeple SMK md. 7/2-b anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının mevcut olmadığı, davacıya adına tescilli ------markası tanınmış marka statüsünde ise de, davalının kullanımı ile davacının dayanak markası arasında, bağlantı kurulmasını sağlayacak bir benzerlik olmadığı bu haliyle SMK md 7/2-c’de düzenlenen sulandırma hallerinin gerçekleşmesi, yani markalar arasında bağlantı kurulması suretiyle tanınmış markanın itibarından haksız
yararlanılması, itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin
söz konusu olmadığı, sonuç itibariyle SMK md. 7/2-c anlamında marka hakkına tecavüzün
şartlarının mevcut olmadığı kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüz talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, az yukarıda açıklandığı üzere davalı kullanımlarının kendi markasının tescil edildiği hal ile olduğu, davalı marka tescilleri ile iltibas oluşturan bir kullanımın söz konusu olmadığı, yine haksız rekabet hallerinin düzenlendiği TTK'nın 55. Maddesi kapsamında ya da başkaca haksız rekabet oluşturacak bir işlem ya da eylemin bulunduğuna dair bir delil dosyada mevcut olmadığından davacı tarafın haksız rekaet yönündeki taleplerinin de yerinde olmadığı kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 1.878,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.450,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
2-Davalı yararına "marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabet davası üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
3-Davalı yararına "maddi tazminat davası üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davalı yararına "manevi tazminat davası üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davalı yararına "internet sitesinin kapatılması davası üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Davalı yararına "markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin üzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2024