T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/147 Esas
KARAR NO : 2026/113
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- ŞTİ nin --------- ----------- ŞTİ nin --------, --------- ve ----------- tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, müvekkilleri tarafından piyasada yapılan araştırma sonucunda davalıların müvekkiline ait --------- ve ----------- markalı NARGİLE VE MANGAL KÖMÜRÜ ürününün ambalaj ve poşeti ile birlikte genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ürettikleri , piyasaya sundukları , sözleşme yapmak için öneride bulundukları ticari amaçla kullandıkları veya bu amaçlarla bulundurdukları ve ticaret alanına çıkardıklarının tespit edildiğini, söz konusu ihlalin delillendirilmesi amacıyla ilgili adresten 15.05.2024 tarihinde ürün satın alınmış ve ekteki fiş ile müvekkiline sahte ürün numunesi satın alması sonucu kesildiğini, Fiş incelendiğinde fişin üzerinde davalı ---------- ismi yer aldığını, ihlalin tespiti İçin---------- D.İŞ dosyası açılmış ve davalıların adresine gidilerek sahte markalı ürünler tespit edilmiş, yapılan inceleme sonucunda verilen raporda; “ a. Ürünlerin yan kısmında bulunan, ürünlerin içeriği, geri dönüşüm ve çevre duyarlılığı Bilgilendirme işaretlerindeki renk tonlarının farklı olduğu, yine orijinal üründeki geri dönüşüm işaretinin üzerinde ---------- ibaresinin bulunmasına rağmen, tespit edilen üründe bu ibarenin bulunmadığı, b. Ürünlerin yan kısmında bulunan, sosyal medya hesaplarına ait görsellerde, orijinal üründe --------- kısaltmasının mavi renkte olduğu, buna karşın tespit edilen üründe mor renkte olduğu, c. Orijinal ürünün alt kısmında herhangi bir işaret bulunmazken, tespite konu adresteki ürünlerin alt kısmında alev şeklinde ikon bulunduğu, d. Ürünlerin ambalajları içerisindeki, jelatin kaplama üzerinde bulunan markaların farklı büyüklükte ve kalınlıkta olduğu tespit edilmiştir.” şeklinde tespit yapıldığını, delil tespiti öncesinde sahte ürün numunesi satın alındığında söz konusu ürüne karşılık kesilen fişin üzerinde davalı ---------- ismi yer almakta olup , fiş üzerinde yer alan adres ile tespit yapılan adres aynı adres odluğunu, bu nedenle davalılar arasına ---------- eklendiğini, diğer yandan ise yapılan araştırma sonucunda davalı olarak yer alan --------- ŞTİ’nin -------- bulunan ve ekte sunulan -------- kaydı incelendiğinde şirket adresinin tespit işlemi yapılan adres ile aynı olduğu , bu suretle ilgili adreste tespit aşamasında mahaldekilerce sunulmayarak gizlenmeye çalışılan gerçek vergi kaydının da davalı şirkete ait olduğu açıkça görüldüğünü, ilgili şirkette davalı sıfatı ile meydana gelen ihlalden sorumlu olduğunu, diğer davalı -------- ise işbu davada davalı olarak yer almasının nedeni 22.09.2021 tarihinde müvekkiline verdiği yazılı taahhüt gereğince müvekkile ait orijinal olan --------- markalı ürünleri sahte şekilde piyasaya sunmayacağı yönünde taahhütte bulunması ve bu taahhüdü yazılı protokole tabi tutmasına rağmen aykırı eyleminden kaynaklandığını, protokolü ekte sunduklarını, davalı ---------- ŞTİ’nin ekte sunulan --------- kaydı incelendiğinde şirketin yetkililerinden birinin de davalı ----------- olduğu görülmekte olup , şirket yetkilisi ------------ 22.09.2021 tarihinde müvekkiline verdiği yazılı taahhüde de aykırı hareket ettiğini ve bu suretle hukuken sorumlu olduğunu, bu nedenle ekte sunulan protokolde davalı ---------- yetkili olduğu diğer davalı --------- ŞTİ aracılığıyla şirketin --------- kaydındaki kayıtlı adreste müvekkile ait sahte ürünlerin satışını gerçekleştirmesi ve yapılan delil tespiti ile ilgili adreste bu sahte ürünlerin bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi nedeniyle her 3 davalının eylemleri ve ihlalleri aynı adreste gerçekleşmesi nedeniyle işbu davada sorumlu olduğu ve marka tecavüzü eylemi gerçekleştirdiklerini, bu nedenlerden dolayı, davalıların yukarıdaki eylemlerinin marka tecavüzü olduğunun tespitine , bu eylemlerin men’ine , ref’ine. belirsiz alacak niteliğinde olmak ve sonradan arttırılmak üzere şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 60.000.-tl maddi , 30.000.-tl manevi tazminatın her biri tarafından 1/3’er oranında delil tespiti yapılan tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılar tarafından müvekkilime ödenmesine , tazminat hesaplamasının SMK 151/2-b maddesine göre davalıların elde ettiği net kazanca göre yapılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ürünlerinde -------, --------, --------+ ---------- markasını kullanmak suretiyle davacının tescilli markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
---------- Esas sayılı yazısında; "mahkememiz dosyasında Hükümlü ---------- hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı verilmediği, Hükümlünün 21/06/2023 tarihinde denetimli serbestlikle tahliye edildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bahse konu kararın yazımız ekinde mahkemenize gönderildiği bilgilerinize rica olunur." şeklinde bilgi verilmiş ve gerekçeli karar dosyamıza celb edilmiştir. ---------- Müdürlüğünden gelen ---------- sayılı yazı cevabında; "İlgi yazılara konu olan İlçemiz -------- Mahallesi ---------- Caddesi No:--------- adresinde bulunan işletmelere ait bilgiler yazımız ekinde sunulmuştur." şeklinde bilgi verilmiş ve ilgili belgeler dosyamıza celb edilmiştir. --------- Müdürlüğünden gelen --------- sayılı yazı cevabında; " İlgi yazılara konu olan İlçemiz --------- Mahallesi --------- Caddesi No:----------- ve İlçemiz ---------Mahallesi --------- Caddesi No:-------- adreslerinde bulunan işletmelere ait bilgiler yazımız ekinde sunulmuştur." şeklinde bilgi verilmiş ve ilgili belgeler dosyamıza celb edilmiştir.Dosyaya ---------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --------- tescil numaralı ----------- markasının 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflarda 21.09.2018 tarihinde davacı --------- Şti adına, --------- tescil numaralı --------- markasının 04. sınıfta 22.08.2019 tarihinde davacı şirket adına, ----------- tescil numaralı ----------- markasının 04 ve 34. sınıflarda 28.07.2016 tarihinde davacı şirket adına, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 08, 09, 14, 18, 21, 25 ve 34. sınıflarda 07.05.2015 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği anlaşıldı.---------- Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen 28.11.2024 tarihli yazı cevabında; "İlgide kayıtlı yazınıza istinaden yapılan tetkik neticesinde, Davacı, ----------- ŞİRKETİ ile Davalılar , ---------, -----------, ----------, -------- ŞİRKETİ arasında mahkemenizde görülmekte olan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davası nedeniyle, davada tespite konu -------- Mh -------- Cd No:--------- ----------- adresinde bulunan iş yerinin kimin ya da kimlerin adına kayıtlı olduğuna ilişkin bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir. Bilgisayar kayıtlarının tetkik neticesinde, -------- Mh --------- Cd No:--------- ---------- adresinde faaliyet gösteren mükellef kaydı bulunamamıştır. " şeklinde cevap verilmiştir.
Mahkememizin ----------- Değişik İş sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına celb edilmiştir.
Davacının ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 12.12.2023 olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların beyan ve itirazları, kayıtlar ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve tazminat talebi yönünden aldırılan 13.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda;" 1- Davacının ---------- ,-------- ---------- tescil nolu markalarının 04. Sınıfta “Katı yakıtlar: kömürler” emtialarında tescil edilmiş olduğu, 2-Davalıların kullanımlarının davacı adına -------- , -------- ---------- no ile tescilli markasından doğan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, 3-MALİ TESPİTLER a- Dosya kapsamı belgeler üzerinde yapılan incelemede gerek davacının gerekse davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği ve yerini bildirmediği görülmüştür. B- Davacı Vekili tazminat hesaplamasının SMK 151/2-b maddesine göre davalıların elde ettiği net kazanca göre yapılmasına karar verilmesi talep etmiştir. SMK 151/2-b maddesine göre hesaplama yapılabilmesi için davalı tarafın ilgili dönemlerde dava konusu ürünlerden elde ettiği karın tespit edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması nedeni ile tazminat hesaplanamamış olup Takdir Sayın Mahkemeye aittir. C- Manevi tazminatın takdirinin Sayın Mahkemede olduğu kanaati oluşmuştur. " yönünde görüş bildirilmiştir.Mali bilirkişiden aldırılan 21.11.2025 tarihli ek raporda özetle; "--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 10.10.2025 tarih ve --------- sayılı yazı ile müzekkereye cevap verildiği,cevap yazısında;Davalı -------ŞTİ. firmasının 15.04.2021 tarihinden ticari faaliyetine başladığı,faaliyetinin;bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret (gıda,içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret)olduğu, kanuni temsilcisinin --------- olduğu,--------- kendi adına mükellefiyet kaydının olmadığı, Davacı Vekili tazminat hesaplamasının SMK 151/2-b maddesine göre davalıların elde ettiği net kazanca göre yapılmasına karar verilmesi talep ettiği, Davalı firmanın faaliyeti ile ilgili elde etmiş olduğu kazanç tutarının 346.022,57 TL.olduğu, ancak gelir tablosu üzerinde satış hasılatının hangi ürün satışlarından elde edildiği,satış hasılatının tamamının dava konusu marka ile yapılıp yapılmadığı veya dava konusu marka ile yapılan satışların toplam satış içerisindeki tutarı ve bu tutar üzerinden elde edilen kazancın tespit edilemediği" yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 07.04.2026 tarihli dilekçe ile bedel arttırım talebinde bulunulmuştur.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29, 149, 150 ve 151. maddeleri, GEREKÇE: Dava. Marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'i ve ref'i ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzden kaynaklı maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı davasıdır. Davacı taraf davalılar --------, ---------- ve --------- ŞTİ. Aleyhine davayı ikame etmiş, ancak yargılama sırasında --------- yönünden yönünden dava tefrik edilerek davalılar--------- ve ---------- ŞTİ. aleyhine yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı taraf -------, --------, ---------, --------- tescil numaralı markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu tecavüz dolayısıyla oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Dava konusu somut olay incelendiğinde; ---------- kayıtları incelendiğinde; ---------- tescil numaralı ---------- markasının 21/09/2018 tarihinde, --------- tescil numaralı ----------- markasının 01/ 02/ 03/ 04/ 05/ 06/ 07/ 08/ 09/ 10/ 11/ 12/ 13/ 14/ 15/ 16/ 17/ 18/ 19/ 20/ 21/ 22/ 23/ 24/ 25/ 26/ 27/ 28/ 29/ 31/ 32/ 33/ 34/ 35/ 36/ 37/ 38/ 39/ 40/ 41/ 42/ 43/ 44 ve 45.sınıflarda 22/08/2019 tarihinde, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 28/07/2016 tarihinde, --------- tescil numaralı ---------- markasının 07/05/2015 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, sabittir. Bu tespitlerden sonra davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki iddiaları değerlendirilmiş, davalı tarafın --------- Mah. -------- Cd. No:--------- ---------adresinde Mahkememizin --------- D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit adresindeki iş yeri unvanının ---------- ŞTİ. olduğu, adreste yapılan incelemelerde ---------- markalı 121 kutu nargile kömürü tespit edildiği, tespit edilen ürünlerden 15 adet --------- marka “Hindistan Cevizi Kabuğunun kömür küpleri” kutu nargile kömürü ürünlerinin orijinal ürünlerle yapılan karşılaştırmasında, tespiti yapılan ürünlerin orijinallerinden farklı olduğunun tespit edildiği, bu tespit karşısında davalı şirketin belirtilen adresinde tespit edilen ürünlerin davacı adına tescilli ---------- numaralı --------- , --------- tescil numaralı --------- , ----------- tescil numaralı --------- , --------- tescil numaralı --------- markaları ile görsel, işitsel ve ses olarak bire bir kullanım olduğu, kullanılan kömür emtiasında aynı emtia sınıfında kullanımlar olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirket yönünden kullanımların yanında da diğer davalı --------- de kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiası da değerlendirilmiş, tespit yapılan adresin davalı -------- ait olmadığı, eylemin bu davalı tarafın gerçekleştirildiğine dair bir delilin de dosyada bulunmadığı dikkate alındığında bu davalı yönünden davanın hususmet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir Bu tespitten sonra davacı tarafın davalı şirketten maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği davalı tarafın ihlale konu eylemden dolayı net kazanç yönünden talepte bulunduğu, davalı şirketin vergi kayıtları kapsamında ihlalin devam ettiği dönemde elde ettiği net kazancın 346.022,57-TL olduğu, bu gelirin davalının tüm faaliyetlerinden elde edildiği, bilirkişi raporunda da bu gelirlerin hangi faaliyetlerden elde edildiği tam olarak tespit edilemediği gözetilerek TBK'nın 50 ve 51. Maddeleri gözetilerek tazminatın takdiren belirlenmesi gerektiği kanaati ile 150.000,00-TL maddi tazminatın faaliyet konusu, elde edilen gelir ve ihlal konusu ürünler dikkat alınarak uygun olduğu kabul edilerek 150.000,00-TL maddi tazminat alacağının davalı şirketten alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı şirketin davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 10.000,00-TL Manevi tazminatın davalı şirketten tahsili ile davacı tarafa ödenmesine kar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı --------- yönünden davanın pasif hususmet yokluğundan REDDİNE, 2-Davalı şirketin iş yerindeki --------- ve ---------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ---------- numaralı-------- , -------- tescil numaralı -------- --------- tescil numaralı -------- , ---------- tescil numaralı ---------- markaları yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE, 3-TBK 50 ve 51. Maddesi gözetilerek takdiren 150.000,00.-TL maddi tazminat alacağının 30.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-10.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Alınması gerekli 10.929,60-TL harçtan, peşin alınan 1.536,98-TL ve tamamlama harcı ile alınan 4.000,00-TL olmak üzere toplam 5.536,98-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.392,62-TL'nin davalı şirketten alınarak hazine yararına tahsiline, 6-Davacı tarafça yapılan 5.536,98-TL harç, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.229,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 25.766,48-TL'nin kabul ret oranına göre 14.723,70-TL'sinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre tecavüzün tespiti, meni ve feri davasına yönelik 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davasına yönelik 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat davasına yönelik 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 10-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine tebliğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 Full & Egal Universal Law Academy