T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/30
KARAR NO : 2026/106
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/01/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil edene ait markalar Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan sicilde aşağıdaki şekillerde tescil edilmiştir. Bir kısım markalarının (şekil) şeklinde olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, müvekkilinin işbu ihlaller hakkında yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele ettiğini, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden tarafımızca 1 adet “------” ibareli ve logolu ürün satın alındığını, taraflarınca satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı taraftan satın alındığı belirtilen ürüne ilişkin görsel ile vekil edenin ihlal edilen marka görsellerinin (şekil) şeklinde olduğunu, müvekkili adına adına tescilli markaların üretim ve lisans verme yetkisi münhasıran vekil edende olduğu halde, vekil eden adına tescilli markaları üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılması/satışa arz edilmesi 6769 sayılı SMKnın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunu beyanla davanın kabulüne, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “--- adresinde yer alan “... -----” ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satış otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 30.04.2026 tarihli dilekçe ile; davalı ile anlaştıklarını, davadan feragat ettiklerini, karşılıklı yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davadan ve tüm taleplerinden feragat ettiğini beyan etmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davacı vekiline davadan feragate ve feragati kabulü ilişkin özel yetkinin verilmiş olduğu görülmüştür.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; tarafların ve vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy