T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/112 Esas
KARAR NO: 2023/328
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 15/02/2022
KARAR TARİHİ: 30/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sigorta Şirketi tarafından 1.6.2020-1.6.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere-----numaralı ---- Sigorta Poliçesi ile dava dışı ----- adına sigortalı -----riziko adresinde----- işletmenin ve işletmece kullanılan iş makinelerinin risklerini teminat altına aldığını, Dava dışı sigortalı----- vinç makinasını dava dışı ------finansal olarak kiralandığını, ----Makinası (vinç) olarak tabir edilen -----marka ---- model iş makinesinin 2.10.2020 günü arızalandığını, ilgili makinenin kullanıcısı olan Makina Operatörü, iş makinasındaki sorunu fark ederek çalışmayı durdurduğunu ve gerekli kontrollerin yapılması için Teknik Müdürlüğe bilgi verdiğini, ancak 2.10.2020 tarihinde ortaya çıkan hasarın, makinedeki ilk hasar olmadığını, makinenin arm ve boom silindiri olarak tabir edilen aksamlarında meydana gelen 5. Arıza olduğunu arızanın 18.11.2019'da gerçekleştiğini, ilgili arıza -----tarafından imal edilen silindirlerin makineye donatılması ve bakımlarının yapılması suretiyle 28.12.2019'da giderildiğini, arızanın 3.2.2020'de gerçekleştiğini ve ----- tarafından 15.2.2020'de giderildiğini, 3.arızanın 5.5.2020'de gerçekleştiğini ve ------- tarafından 18.5.2020'de giderildiğini arızanın bir önceki onarımdan sadece 2 gün sonra; 20.5.2020'de ortaya çıktığını ve davalı ------ tarafından ücretsiz olarak giderileceğinin belirtilmesi üzerine müvekkili tarafından son kez onarımın ilgili firmaya yaptırılmasının denenmek istendiğini, Müvekkilinin "yeni onarımın da başarısızlıkla sonuçlanması halinde orijinal yedek parça ile değişim yapılacağı taahüdü"ne binaen yerli parça ile değişime sigortalı tarafından yeniden onay verildiğini, onarımı yapılan silindirlerin montajı ile 24.07.2020'de makinenin tekrar faaliyete geçtiğini, 5.arızanınise, 2.10.2020'de meydana geldiğini, hasar akabinde yapılan ekspertiz incelemesinde, arm ve boom silindirlerinde arıza tespit edildiğini, yapılan ekspertizde; davalıya ait silindirlerin makinenin kilit valilerine de zarar verdiği ve bu nedenle takım olarak değişmesi gereğinin ortaya çıktığını, son hasara ilişkin olarak düzenlenen 5.3.2021 ekspertiz raporunda; 88.767,00 EUR zarar tespiti yapıldığını ve 22.03.2021'de 88.767,00 EUR olarak sigortalıya ödendiğini, orijinal parça değişiminden 200 çalışma saati sonrasında yapılan testlerde herhangi bir problemle karşılaşamadığını, Eksper raporuna göre bu duruma göre yerli imalatçı ------ firmasının imal ettiği hidrolik silindirlerde ölçüsel ya da malzeme kalitesiyle ilgili yapısal kusur bulunduğu sonuna varıldığını, açıklandığı üzere 4. arıza hariç tüm arızaların yaklaşık 2 ay aralıklarla ve 200-250 çalışma saati sonrasında meydana geldiğinin anlaşıldığını, ilgili aksamların ------ tarafından montajının akabinde, arka arkaya ve sürekli surette arızalar meydana geldiğini, sürekli olarak arıza yapan, iş ve kazanç kaybına sebebiyet veren, kronik bir sorun halinde gelen bu silindirler, davalı ------ 10.12.2019 ve 27.12.2019'da KDV dahil toplam 87.320,00 TL bedel ile satın alındığını, ortaya çıkan hasar EUR ile bedeli ödenerek giderildiğinden; belirtilen tarihlerdeki------ ilan ettiği kur gereğince ödenen tutarın döviz karşılığı 10.263,23 EUR olduğunu, hasara neden olan söz konusu imal işi bakımından-yapımcı/imalatçı yasal tazmin sorumluluğunun da varlığı karşısında, elbette ki hukuki vasıf ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmakla birlikte, davalı konumundaki şirketin haksız fiil hükümlerinin dışında, ayrıca revize-onarım-parça değişimi aşamasında yükümlü bulunulan "özen borcunun" gerektiği gibi yerine getirilmeyip, gerekli ihtimam, dikkat ve özenin gösterilmediğinin ve bu şekilde hasarın meydana gelmiş olduğunun tespiti halinde, TBK'nin "eser sözleşmesi" hükümleri uyarınca da tazmin sorumluluğu gündeme geleceğini, müvekkili Şirket tarafından 22.03.2021'da sigortalıya yapılan 88.767,00 EUR ödeme ile müvekkili şirket Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olmuş ve davalıya ihtarname göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine, ------ İcra Dairesi'nin ------- Esas Sayılı dosyasında, şimdilik davalıdan alınan parçaların bedeli ile sınırlı olarak 10.263,23 EUR üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulmuşsa da tarafların anlaşamaması nedeniyle işbu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, sigortalısı -----tarafından sigortalanan ------model iş makinesinin hasarlandığı ve bu sebeple sigortalısına 88.767,00-EUR ödeme yapıldığından bahisle, TTK 1472 maddesi kapsamında sigortalısının halefi sıfatıyla ödenen tutarın rücusu amacıyla önce icra takibi başlatıldığını, itirazlar neticesinde Sayın Mahkeme huzurunda itirazın iptali davası ikame edildiğini, davacının halefiyet hakkı doğmadığından davanın reddi gerektiğini, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Makina Kırılması poliçesi kapsamında sigortalanan ------ model iş makinesi 2015 yılında üretilmiş olup 2019 yılında çıkan arızanın sigorta teminat kapsamında olup olmadığı değerlendirilmediğini, Sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödeme hatır ödemesi kapsamında olup hatır ödemesinin müvekkili Şirkete rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın bu yönden de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesi noksanlıklar içermekte olup davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacının sunduğu belgeler arasında da yer alan 10.12.2019 tarih ve 27.12.2019 tarihli müvekkili Şirketçe kesilen faturalar dava dışı (davacının sigortalısı da olmayan)----- Şirketine karşı düzenlenmiş olup söz konusu bedeller ----tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, dava dışı ----- şirketine fatura edilen tutarların davacı sigorta şirketi tarafından Müvekkilinden iadesinin istenmesi mümkün olmadığını, davacının 10.12.2019 ve 27.12.2019 tarihli, KDV dahil toplam 87.320,00 TL bedelli fatura konusu bedellerin bir de belirtilen tarihlerdeki -----ilan ettiği kur gereğince euro' ya çevrilerek 10.263,23 EUR olarak iadesini talep etmesinin anlaşılabilir olmadığını, ------şirketi alacağını davacı sigorta şirketine de temlik etmediğini, davacının bu tutarları istemesi hukuka aykırı olup davacının aktif dava ehliyeti olmaması nedeniyle davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, pasif husumet yokluğuna da itiraz ettiklerini, Makina Kırılması poliçesi kapsamında sigortalanan ------model iş makinesinin üreticisi Müvekkili Şirket olmadığı gibi arızalanmasına neden olan da müvekkili Şirket olmadığını, müvekkilinin makinenin hasarlanmasında ya da arızalanmasında herhangi bir etkisi ve/veya sorumluluğu olmadığından işbu uyuşmazlıkta müvekkiline husumet ileri sürülemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu zararın doğmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket, sürecin başından beri oluşan hasarın giderilmesine yönelik oıjinal parça kullanılmasını önerdiğini, Ekspertiz raporundan anlaşıldığı üzere, ilk sigorta dosyası 2019 yılında açılmış olup davacı sigorta şirketinin orijinal ürün bedelinin yüksek olması nedeniyle yerli ürün kullanılmasını teşvik ettiği, hatta sigorta ettirenin ısrarla sigorta şirketinden orijinal ürün bedelini karşılamasını talep etmesine rağmen ısrarla yerli ürünü denettirdiğinin anlaşıldığı, bu hususun ekspertiz raporunda, "...Gelinen noktada sürekli zaman ve maddi kayıp oluştuğundan ötürü ilgili servislerden teknik raporlar temin edildiği, yetkili servis ------ firmasının silindirlerin orijinal yenileriyle değiştirilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirdiği, imalatı yapan----- firmasının da pistonların orijinal kullanılmasında fayda vardır şeklinde rapor hazırladığı, ancak buna rağmen konunun yansıtıldığı sigorta eksperinin -----firmasıyla görüşerek bir kez daha bedelsiz piston imalatı yapılması yönünde görüş bildirdiği.." açıklaması ile sabit olduğunu, Sigorta ettiren------ kendi inisiyatifi ve davacı sigorta eksperlerinin yönlendirmesi ile yerli ürün kullanımını tercih etmesi neticesinde orijinal ürün kullanımı yerine yerli ürün denendiğini, müvekkili şirketin kesinlikle yerli ürün ile sorunun çözüleceği yönünde taahhüdü bulunmadığını, aksine ekspertiz raporunda da 10. Sayfada yer alan "...Sigorta ettiren firma yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, hidrolik silindirin imalatında başarısız olduğu orijinal parça değişimi sonrasında artık anlaşılmış/kanıtlanmış olan ------ firmasının tanzim etmiş olduğu 2 adet faturanın toplam tutarı olan KDV hariç 74.000 TL tutarın iadesi için görüşülmesinin uygun olacağı belirtildiğini, verilen yanıtta bu doğrultuda bir görüşme yapılmasının düşünülmediği, kendilerinin başından beri orijinal yedek parça ile değişim gerekliliğini belirttikleri ve talep ettikleri, yerli imalat için ödenen KDV hariç 74.000 TL tutarın iadesinin kendi sorumluluklarında olmadığı... tarafıma belirtilmiştir." Açıklamasıyla da müvekkili şirketin sürecin en başından beri orijinal ürün kullanımını önerdiğinin sabit olduğunu, işbu davanın dayanağı olarak sunulan ekspertiz raporundan da görüldüğü üzere müvekkili şirket orjinal yedek parça kullanımını teşvik etmiş olup sigorta ettiren ve davacı sigorta şirketi maliyeti düşük tutabilmek adına yerli üretim parça kullanımını tercih ettiğini, dava dışı sigorta ettirenin daha fazla maliyet oluşmaması adına uygun fiyatlı yedek parçaları tercih etmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kuşum bulunmadığını ve müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, daha ucuz yedek parça kullanımını davacı sigorta şirketi teşvik etmiş iken müvekkili şirkete rücu edilmesinin haklı bir dayanağı bulunmadığını, raporu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın dilekçesinde sunduğu ekspertiz raporunun 2. sayfasında da görüleceği üzere "rücu imkanı bulunmadığı" yönünde tespitte de bulunulduğunu, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen rücu yazısına cevaben ------Noterliği'nin ------- yevmiye numaralı 17.09.2021 tarihli ihtar cevapta da gerekli hasardan kaynaklı sorumlulukları bulunmadığını bildirmeleri üzerine başlatılan takibin açıkça haksız ve mesnetsiz mahiyette olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta konusu makinedeki ilk arızanın çıkışında müvekkili şirketin herhangi bir müdahalesi, kuşum bulunmadığını, müvekkili şirket makinenin üreticisi olmadığı gibi, makinede hasar oluştuğunda sigorta şirketinin orijinal yedek parçadan önce yerli üretim yedek parça denemek istemesinden kaynaklı olarak kesinlikle sonuç taahhüdü olmaksızın yedek parça üretimi söz konusu olduğunu, üretilen bu üründen kaynaklı hasarın oluşması ya da hasarın artması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını, hasarın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğini, söz konusu makinede kullanılan yedek parçanın üretiminden kaynaklı herhangi bir kusuru bulunmadığını, kullanıcının kullanımından kaynaklanan ve ısrarla yerli üretim yedek parça kullanılması yönünde müvekkiline yönlendirme yapılması sebebiyle hasar oluşmuş olup zarar görenin ağır kusuru söz konusu olduğunu, hizmet bedeli müvekkiline TL olarak ödenmiş olup bu tutarın sigorta şirketi tarafından EURO kuruna çevrilerek istenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, takip öncesi faiz işletilmesi de hukuka aykırı olup takibe itiraz ederken faize ve faiz oranına da haklı olarak itiraz edildiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyan ile, itirazların kabulü ile öncelikle davanın aktif ve pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini aksi halde esastan reddini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu ----- marka --- model Endüstriyel Ekskavatördeki (Malzeme Elleçleme Makinası) Ekspertiz raporu içeriğinde de bahsedildiği üzere ------ numaralı hasar dosyası kapsamında yeni bom ve arm silindirlerinin imalatçı firma ------tarafından imal edilmiş olup ard arda 4 kez piston keçesi patlatma problemi yaşandığı, ilk 3 seferde firma tarafından revizyon işlemi yapıldığı, ancak beklenen faydanın sağlanamadığı, son kez yapılan işlemin devamında (Ekspertiz raporu içeriğinde de belirtildiği üzere) orijinal silindirlerle değişim sağlandığı ve makinede yaşanan sorunların ortadan kalktığının anlaşıldığı----- firması tarafından yapılan imalatın kusurlu olduğu ve yine------ firması tarafından 3 kez revizyon işlemi yapılmasına rağmen kusurun giderilemediği sonucuna varılmış olup, dosya kapsamındaki teknik verilere göre -----tarafından yapılan bom ve arm silindirleri imalatı-revizyon işlemi nedeniyle verilen hizmetin ayıplı sayılacağı, Dava konusu ------ model Endüstriyel ekskavatördeki ------ firmasının dava konusu hasar-onarım tutarının KDV dahil 87.320,00 TL olabileceği, yedek parça ve işçilik tutarının serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle kabul edilebilir makul fiyat aralığında ve dosya kapsamına uygun olabileceği, Dava dosyasında mevcut bilgilere göre, davaya konu------- numaralı ------ tescil plaka numaralı iş makinasında 18.11.2019 tarihinde meydana gelen arızada, Bom silindirlerinin onarılması ile arm silindirlerinde onarılmasına davalı ------tarafından orijinal olmayan parça ile giderildiği, ancak orijinal olmayan parçalar ile yapıldığı için arıza tekrarı verdiği beyan edildiği, 18.11.2019 tarihinde meydana gelen arızada, söz konusu bom silindirlerinin onarılması ile arm silindirlerinin onarılması, orijinal parçalar ile yapılması durumunda, söz konusu hasar miktarı davacı----. tarafından karşılanması gerekeceği. Davalı ------tarafından karşılanan orijinal olmayan parça makinadaki arızayı gidermeyince, bu kerre söz konusu söz konusu bom silindirlerinin onarılması ile arm silindirlerinin onarılması orijinal parça ile giderilmiş; söz konusu orijinal makine parça bedeli davacı ------ tarafından karşılandığının bildirildiği. Bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Sayın Mahkemece------ünvanlı şirkete müzekkere yazılarak dava konusu faturaların kim tarafından karşılandığı; faturaların kendileri tarafından karşılanmış ise ödemelere ilişkin belgeler ile iş bu ödemenin rücuan tazmini için davacı ----- muvaffakatlarının olup olmadığına veya 10.12.2019 ve 27.12.2019 tarihli fatura alacaklarının ------ temlik edildiğine ilişkin bilgi ve beyanlarının istenmesi gerektiği, ------ tarafından davaya konu makine arızasına ilişkin olarak, ------ünvanlı şirket adına kesilen fatura bedellerinin davacı ----- tarafından karşılandığının veya fatııraııııı muhatabı olan ------tarafından karşılanmış ise adı geçen şirketin davacı ----- bu ödemelerin rücuan tahsiline ilişkin muvafakat verdiğine veya 10.12.2019 ve 27.12.2019 tarihli fatura alacaklarının davacı------temlik edildiğine ilişkin herhangi bir belge suııulmaması halinde, iş bu davanın reddi gerektiği, sonuç ve kanaate varılmıştır. Bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ------ tarafından davaya konu makine arızasına ilişkin olarak,------ünvanlı şirket adına kesilen fatura bedellerinin davacı ------ tarafından karşılandığının veya adı geçen şirket tarafından ödemelerin davacı tarafından tahsil edilmesi hususunda muvaffakları olduğunun kabulü durumuna göre değerlendirme yapıldığı.Davacı tarafından KDV hariç toplam miktarın 31.000,00 TL. + 43.000,00 TL. = 74.000.00 TL.'nin % 10 kısmı muafiyet bedeli olarak tenzil edilerek 74.000,00 TL. - 7.400,00 TL. = 66.600.00 TL. rücu edilecek miktar olduğunun beyan edildiği. Alacaklı ------. tarafından dosya borçlusu ------ aleyhine olarak 19.11.2021 tarihinde, -----. İcra Müdürlüğünün-------Esas icra dosyasından başlatılan icra takibinde, dosya borçluları tarafından yapılan itirazın iptali ile 10.263.23 €uro asıl alacak ve 172,59 €uro işlemiş faizi olmak üzere toplam 10.435,82 Euro üzerinden takibin devamı gerektiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;
"Dava konusu ----- marka ---- model Endüstriyel Ekskavatör ile ilgili (Malzeme Elleçleme Makinası) ----numaralı hasar dosyası kapsamında yeni bom ve arm silindirlerinin yerli imalatçı ------ firmasınca imal edildiği, imalat sonrası yapılan montaj sonucunda artarda dört kez piston keçesi arızası-patlama sorunu oluştuğu, ilk üç arızada firma tarafından arızalı parçalar ile ilgili revizyon yapıldığı, ancak verim alınamadığı, tekrar arızalandığı, son arızasını takiben yeniden sigorta eksperi tarafından inceleme yapıldığı ve Sigorta Eksperi tarafından hazırlanan 05-03-2021 rapor tarihli ve ------ Rapor nolu Ekspertiz Raporu içeriğinde
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava konusu ----- model Endüstriyel Ekskavatör ile ilgili (Malzeme Elleçleme Makinası) ----- numaralı hasar dosyası kapsamında yeni bom ve arm silindirlerinin yerli imalatçı ------ firmasınca imal edildiği, imalat sonrası yapılan montaj sonucunda ardada dört kez piston keçesi arızası-patlama sorunu oluştuğu, ilk üç arızada firma tarafından arızalı parçalar ile ilgili revizyon yapıldığı, ancak verim alınamadığı, tekrar arızalandığı, son arızasını takiben yeniden eksper incelemesi yapıldığı ve Sigorta Eksperi tarafından hazırlanan 05-03-2021 rapor tarihli ve -----Rapor nolu Ekspertiz Raporu içeriğinde
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında görülmekte olan -----. İcra Müdürlüğünün------esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından ---- Sigorta Poliçesi" ile dava dışı ----- 01/06/2021-01/06/2022 tarihleri ve 14/09/2020-02/12/2020 tarihleri arasında ------ adresinde kain işletmenin ve işletmece kullanılan iş makinelerinin risklerinin sigortalandığı, söz konusu adreste bulunan ----- iş makinesinde oluşan arıza nedeniyle makinedeki bom silindirlerinin ve arm silindirlerinin orjinal parçaları ile değiştirilmesi neticesinde onarıldığı, söz konusu orjinal makine ve parça bedelinin-------tarafından karşılanarak 88.767,00 euro'nun dava dışı sigortalıya ödendiği anlaşılmıştır.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve-----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 gün ve ------sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 52. Maddesine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih ve ------- sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; uyuşmazlık davacı sigorta şirketi tarafından----Sigorta Poliçesi ile sigortalanan iş yerindeki iş makinasının davalı tarafından ------model, ---- üretim tarihli,------şase numaralı iş makinası için davalı tarafından üretilen bom ve arm silindirlerinin kusurlu olması nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, davacının haklarına halef olduğu sigorta şirketinin ve davalıdan iş makinasının malikinin tacir olması nedeniyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan rücuan tazminat davasına bakmakla mahkememiz görevlidir.Somut olayda; davalı tarafından üretilen bom ve arm silindirlerinin, sigorta kapsamındaki iş makinasına montajından kaynaklı ileri gelen maddi zararın davacı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, mahkememizce alınan denetime ve hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporunda zararın meydana gelişinde davalı tarafından üretilen bom ve arm silindirlerinin kusurlu olduğu, hasar gören iş makinasının hasar bedelinin 10.263,23 euro olduğunun, hasar tutarının TTK 1472 maddesi gereği (bom ve arm silindirlerini imal eden) davalı şirketten tahsil talebinin yerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Yargıtay----- Hukuk Dairesi ------ve 14.11.2017 tarihli ilamında; "Rücu davalarında faiz başlangıcı, gelir ve aylıklar yönünden, gelir veya aylığın kurumun yetkili organınca onaylandığı, diğer ödemeler yönünden ise ödeme tarihidir." şeklindeki açıklamaları kapsamında temerrüd tarihi ödeme tarihi olarak kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınmıştır.
Yeterli teknik nitelikte olduğu değerlendirilen 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak faturaya dayalı alacağın davacı tarafça ispatlandığı, bilirkişiler tarafından tespit edilen 10.263,23 euro alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak miktarı olan 10.263,23 euro'nun takip tarihi olan 19/11/2021 tarihindeki----- euro efektif satış oranı olan (12.5228 TL) ile çarpılması sonucu oluşan 128.524,37 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (25.704,87 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmiştir (Yargıtay ----.Hukuk Dairesi ------Tarihli kararı). Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle ------ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 10.435,82 euro üzerinden iptali ile kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması ----.Hukuk Dairesinin ------Sayılı kararı doğrultusunda dava tarihindeki (15/02/2022) ------EURO/TRY efektif satış oranı olan (15.4728) esas alınarak yapılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1------ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 10.435,82 euro üzerinden iptali ile kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 10.263,23 euro'nun takip tarihi olan 19/11/2021 tarihindeki ------euro efektif satış oranı olan 12.5228 TL ile çarpılması sonucu oluşan 128.524,37 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (25.704,87 TL) davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 11.030,10 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 2.120,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.909,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.220,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 2.120,67 TL peşin harç toplamı 2.201,37 TL ile 4.509,50 TL (Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı) olmak üzere toplam 6.710,87 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.