T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/453
KARAR NO: 2023/1070
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30/06/2023
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan----- plakalı araca çarpmasıyla hasar meydana geldiğini, dava konusu kazanın,14.07.2021 tarihinde ---- ilçesinde gerçekleştiğini, davalı ---- tarafından sevk ve idare edilen aracın sigortalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davalı sürücü ---- 4100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen trafik kazası neticesinde, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortası kap: ında sigortalı olan----- plakalı araç pert olduğunu, aracın sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan bakiye tazminat müvekkili şirket tarafından ödendiğini, pert işlemleri neticesinde dava dışı sigortalıya 57.233 TL hasar tazminatı ödemesi yapılmış olup ödeme tarihinin 10.09.2021 olduğunu, söz konusu tazminatın halefiyet hükmü uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını,-----İcra Müdürlüğü'nün ----- dosyasına borçlular tarafından yapılan borca itirazla takip durduğunu, açıklanan tüm sebeplerden ötürü davalı borçlunun borca ve yetkiye olan itirazlarının iptalini talep ettiklerini beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, -----İcra Müdürlüğü ------Esas sayılı icra dosyasına davalılar tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ve takibin devamını, borçlular aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;
"KUSUR YÖNÜNDEN: Dava konusu araç sürücüsü -----plaka sayılı -----marka/tip-----model araç sürücüsü) kusursuz olduğu, Davalı sürücü ---- plaka sayılı araç sürücüsü) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) HASAR YÖNÜNDEN: 14/07/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu, olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ve olay yeri fotoğrafları dikkate alındığında, ----- plakalı araçta meydana gelen hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) HASAR YÖNÜNDEN: 14/07/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu, olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ve olay yeri fotoğrafları dikkate alındığında, ----- plakalı araçta meydana gelen hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Aracın hasar durumu, onarılması durumunda hesaplanan toplam hasar tutarı (66.702,06 TL), mevcut hasarlı değeri dikkate alındığında yukarıda detaylıca açıklanan gerekçelere göre onarımının ekonomik olmadığı, pert-total kabul edilebileceği, Söz konusu aracın toplam hasar/zarar tutarının 57.223,00 TL olabileceği, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden tutarın; 57.223,00 TL x %100 kusur oranı = 57.223,00 TL olabileceği, ALACAK VE İTİRAZIN İPTALİ YÖNÜNDEN ----- Plaka araç sürücüsü davalı---- ile söz konusu aracın işleteni-----sorumluluğu haksız fiil sorumluluğuna dayanmakta olup davalılar ile davacı sigorta kuruluşu arasında herhangi bir ticari ticari ilişki bulunmamaktadır. Bu neden, davalılar bakımından faiz nev'i, 10.09.2021 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz nevi olduğu, Davacı taraf, icra takibinde avans faizi talebinde bulunmuş olup, bu husustaki hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere seçenekli olarak, davalıların avans faizi sorumluluğuna göre değerlendirme yapıldığı, 1.Seçenek : Yasal faiz sorumluluğuna göre: Davacı -----tarafından davalı-dosya borçluları 1) ----- 2) -----aleyhine olarak, -----. İcra Müdürlüğü-----Esas sayılı icra dosyasından başlatılan icra takibinde, dosya borçluları tarafından icra dosyasına yapılan faize yapılan itirazın kısmen iptali ile 14.223,00 TL. asıl alacak 855,72 TL. işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 15.078,72 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, 2.Seçenek : Avans faiz sorumluluğuna göre: Davacı ----- tarafından davalı-dosya borçluları 1) -----2) ----- aleyhine olarak, -----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra dosyasından başlatılan icra takibinde, dosya borçluları tarafından icra dosyasına yapılan borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 14.223,00 TL. asıl alacak 1.541,15 TL. işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 15.764,15 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, haksız fiile dayalı olarak (halefiyet ilkeleri kapsamında) sigorta şirketi tarafından hasar tazminatı talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
-----Bölge Adliye Mahkemesi-----. Hukuk Dairesinin ----esas ve-----karar sayılı ilamında; " Somut olayda, davacı----- TTK anlamında tacir olmasına karşın sigortalısı ----- gerçek kişi, sigortaladığı araç hususidir. Davacı sigorta şirketinin yukarıda açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalı ----- arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden değil, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "c" bendi ve aynı Kanunun 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması isabetsizdir. " şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin ışığı altında dava dışı araç maliki ---- gerçek kişi olduğu, kaza nedeniyle zarar gören aracın (-----) hususi araç olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın sigorta sözleşmesinden değil, haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.