T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/304
KARAR NO: 2023/960
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 27/04/2023
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirket iki ortaklı bir yapıya sahip olup, müteveffa ----tarafından kurulmuş olup, halihazırda davacı müvekkili ile ----Şirketin ortaklarıdır. Davalı şirketin ortağı----- işbu limited şirketin aynı zamanda müdürü ve müvekkilin ağabeyidir. Ancak müvekkilimiz her ne kadar şirket ortağı olsa da müvekkil işbu ortaklıktan doğan haklarını kullanamamaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 638.maddesinde; " Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir" denmektedir. Haklı sebeplerin varlığı somut olayda mevcut olup, müvekkil, TTK' nın 638.maddesi gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istemektedir.Davamızın Kabulü ile, davalı şirkete ait tüm aktif ve pasif mal varlığı değerlerine teminat karşılığında İhtiyati Tebdir konulmasına, Müvekkilin ortağı olduğu şirketten çıkma kararı verilerek, ayrılık akçesinin davacı müvekkile ödenmesine,Müvekkilin pay sahipliğinden doğan haklarının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin Mahkemece alınarak, davacı müvekkilin dava tarihine kadar olan hak kayıplarının hesaplanarak tarafımıza ödenmesine,
Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafları ve konusu aynı olan ----asliye ticaret mahkemesi'nin -----. sayılı dosyası halen derdest olup, öncelikle davanın açıldığı tarihte tarafları, konusu aynı olan derdest dava nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerekir. Diğer taraftan, hiçbir şekilde davanın usule, yasaya uygun açıldığının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için derdest dava olmasa ve/veya ortak -----aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddi gündemde olmasaydı dahi davacının açtığı dava haksız, mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle de reddi gerekir. Davacı ---- bir taraftan dava dışı ağabeyi ---- ''murisi -----aldığı vekaletname ile ''vekalet görevini kötüye kullandığı iddiası'' ile kendisinin halen ortağı olduğu----- adına kayıtlı ---- mahallesi, 2066 ada, 9 parseldeki taşınmazın satışına ilişkin şirket ortakları dışındaki kardeşi ile birlikte hareket ederek "tapu kaydının iptalini kendi adlarına tescili talebiyle"---- asliye hukuk mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava açmıştır. bu dava halen derdest olup----- tarafından açılan davanın tefrikine karar verilmiştir. dosya numarası henüz tarafımıza bildirilmemiştir. bu dosyaların celbi ile davacının amacı haksız, menfaat teminine yöneldiğini açıkça gösterecektir.-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekir. davacının talebi "ortak olduğu şirketten çıkma kararı verilerek ayrılık akçesinin ödenmesi talebinden ibarettir" ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasının talebi ise, şirketin mal varlığı olan arsanın usulsüz olarak şirket adına tescil edildiğini ve tapu kaydının iptali ile adına tescilini 3.şahıs ile birlikte talep ettikleri göz önüne alındığında bu davanın kabul edilmesi halinde şirketteki mali tabloların farklı olacağı göz önüne alındığında, 6100 sayılı hmk'nun 165 ve devamı maddeleri gereğince, ----- Asliye hukuk mahkemesi'nin-----sayılı dosyası ve tefrik edilen dosyaların sonucunun bekletici mesele yapılarak davanın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmesi gerekir. öncelikle tarafları, konusu aynı olan derdest -----Asliye Ticaret mahkemesi'nin------ sayılı dosyasındaki dava nedeniyle huzurdaki davanın reddine, 2.bir an için derdestlik itirazımız kabul edilmese dahi -----. asliye hukuk mahkemesi'nin-----. sayılı dosyası ile açılan ve tefrik edilen diğer davaların sonuçları huzurdaki davayı önemli ölçüde etkileyeceği göz önüne alınarak -----Asliye hukuk mahkemesi'nin dosyası ve bu dosyadan tefrik edilen dosyaların sonucunun kesinleşmesinin beklenmesine,Açılan haksız, mesnetsiz, usule, yasaya aykırı davanın reddine, mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----Cumhuriyet Başsavcılığının----- soruşturma sayılı dosya sureti, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 08/05/2023 tarihli yazı cevabı ile tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir.
HMK 114. maddesinde dava şartları düzenlendiği, dava şartlarından birinin de aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması şeklinde derdestlik olduğu,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında;"Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir.Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir.Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (----.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.
Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (-----). Devam etmekte olan bir icra takibine rağmen yeniden aynı alacak için aynı borçluya karşı icra takibi gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine ilişkin açık bir düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yer almamaktadır. HMK’daki derdestliğe ilişkin düzenlemenin icra takiplerine kıyasen uygulanması gerekir (-----)" şeklinde açıklandığı,Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyasında aynı davanın açıldığı, tarafları, konusu ve sebebinin aynı olduğu ve hâlen görülmekte olduğu görülmekle; dava tarihi itibariyle mahkememize açılan davada "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartının sağlamadığından HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin yatırılan 179,90 TL harcın düşümü ile geri kalan 89,95 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı ----- vekili kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı -----VERİLMESİNE,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.