T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/694
KARAR NO: 2024/12
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 06/10/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasfiye edilen ve ihyasını talep ettikleri ---- son tasfiye memuru, yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi olduğu, ---- isimli şirketin 28.12.2007 tarihinde Tasfiye Halinde -----tasfiyesinden vazgeçilerek, yeniden faal duruma getirildiği ve ve şirket unvanını ---- olarak değiştirdiği, -----adresinde ----- ticaret sicil numarası ile faaliyete başladığını, şirketin tasfiye edilmeden önceki en son adresinin ----- olduğu, devam eden süreçte 04.12.2014 tarihinde tasfiyeye girdiğini, 10.12.2014 tarihinde tasfiye kararının tescil edildiği, sırasıyla 19.12.2014 tarihinde birinci ilan, 26.12.2014 tarihinde ikinci ilan ve 02.01.2015 tarihinde üçüncü ilanın yapıldığı, ve üçüncü ilanın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 02.03.2016 tarihli tasfiye kararı, 10.03.2016 tarihli -----Gazetesi'nde ilan edilerek tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, tasfiye aşamaları tamamlandıktan sonra ----- kayıtlı -----Marka-modelli araç ve ----Plakalı ----- Marka-modelli araçların sehven unutulduğu ve şirketin aktifleri dağıtım sırasında gözden kaçırıldığı, TTK 547/1 maddesi hükmü uyarınca "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." şeklindeki hükmün gerekçesinde özetle "...a) Şirkete ait bazı aktifler, dağıtım sırasında dikkate alınmamaları nedeniyle, dağıtım dışında kalmışlarsa; (bu malvarlığı unsuru bilinmekle beraber unutulmuş olabileceği gibi, sonradan bir malvarlığı unsuru da olabilir)..." gerekçesi ile ek tasfiye yoluna gidilebileceği kanun metninin gerekçesinde açıklandığı, TTK 547/1 maddesine istinaden en son tasfiye memuru olan müvekkil ...tasfiye memuru olarak atanmasını, ----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ----- sicil numarası ile kayıtlı ------ tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, müvekkilinin resen terkin işlemini “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve ----sayılı ----- yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 SayılıTTK'nın 547. Maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu Tasfiye halinde----adına kayıtlı ----Plakalı araç ve-----Plakalı araçların şirketin aktifleri dağıtım sırasında gözden kaçırılmasından kaynaklı ihyası istemine ilişkindir.
-----Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18/10/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 04/03/2016 tarihinde yaptırdığı, şirket ortağının ve tasfiye memurunun davacı ... olduğu şirketin 04/03/2016 tarihinde sicilden tasfiyesi sonucu terkinine karar verildiği anlaşılmıştır.
------Noterler Birliğinin 17/10/2023 tarihli cevabi yazısından bahsi geçen araçların halen ihyası talep edilen şirket üzerine tescilli olduğu anlaşılmıştır.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirketin adına kayıtlı araç bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirketin adına kayıtlı araç olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davacı ... tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması ve tasfiye işlemlerinin eksik tamamlanmasında sicil müdürlüğünün bir kusurunun olmaması, insiyatif ve sorumluluğun tasfiyeyi gerçekleştiren tasfiye müdüründe olması sebebiyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Şirket adına kayıtlı araçlar olduğundan tasfiye eksik yapılmıştır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması ve yukarıda açıklanan nedenden ötürü yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜNE,----- Ticaret Sicil müdürlüğünün ------ sicil numarasında kayıtlı bulunup 04.03.2016 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye sonucu sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ---- 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince şirket adına tescilli olan -----plakalı -----ŞASİ numaralı araç ile yine şirket adına tescilli -----Plakalı ----- şasi numaralı araçların satış ve devir işlemleri ile ilgili yapılacak iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ----Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
2-Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan ... TC kimlik numaralı ... atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
3-Kararın-----gazetesinde ilan edilmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 157,75 TL harcın davacı tasfiye memuru ... tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması ve gerekçede açıklanan nedenden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.