T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/527
KARAR NO: 2023/1019
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/07/2023
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 28/07/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil iş güvenliği ve sağlığı hizmeti sağlamakta olan bir şirket olup temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyeleri ----- ile ------ yetkisiz yönetim kurulu üyesi ise -----. Şirket çift imza ile temsil edilmektedir. Davalı şirket, müvekkilin Ocak 2023 tarihi itibariyle ticari ilişkisini sona erdirdiği, gene iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyette bulunan bir şirket olup yetkisiz keşideci-----yetkili genel müdürü, babası ----- ise yüzde yüz hissesine sahip bulunduğu bir şirkettir. ------ müvekkil şirketi temsil ve ilzam yetkisi, öncesinde kendisine haber verilerek ve ayrıca usulüne uygun şekilde çağrı yapılarak 27 Şubat 2023 tarihinde noter huzurunda alınan yönetim kurulu kararı ile sona erdirilmiştir. Buna karşın bu tarihten sonra -----28 Mart 2023 tarihinde şirketi zarara uğratmak amacıyla, tek imzası ile davalı şirket lehine 3 adet, toplam 1.900.000 TL tutarında, -----Şubesi, -----Çek Şubesi Kodlu ve ------çek hesabına bağlı çek karnesinden, ----- (01.06.2023 vade, 700.000 TL meblağ), ------ (01.07.2023 vade, 700.000 TL meblağ) ve ------ seri numaralı (01.08.2023 vade, 500.000 TL meblağlı) ileri vadeli çek keşide etmiş, ayrıca 28.04.2023 tarihinde müvekkil şirketin bankacılık uygulamasına girerek banka hesabından kendisine kötü niyetli olarak 120.000 TL havale yapmıştır. Çeklerden ---- ve----- numaralı çekler dolayısıyla menfi tespit davası açılmıştır. -----daha sonra, 28.04.2023 tarihinde kendisine aktardığı 120.000 TL'yi müvekkile ödemiştir. -----, ilgili yönetim kurulu kararının tescilini engellemek amacıyla müvekkile ait yönetim kurulu karar defterini uzun süre iade etmemiş, nihayetinde bir kısım defterler müvekkilin muhasebecisine 16.03.2023 tarihinde tutanak karşılığı teslim edilmiş, Ticaret Siciline tescil ancak 24.04.2023 tarihinde yapılabilmiştir. -----bu tarihten sonra kendisine bir ihtarname gönderilene dek diğer ticari kayıt ve defterleri iade etmediği gibi uhdesinde kalan boş çek yapraklarını da halen getirmemiştir. Müvekkil ile davalı şirket arasında uzun süre bir ticari ilişki bulunmuş ise de ----- ile şirketin tek ortağı olan------ müvekkil Şirket ile diğer ortaklarına karşı etik ve hukuk dışı tutumları dolayısıyla bu ticari ilişki sona erdirilmiştir. Müvekkil Şirketin kayıtlarında taraflar arasındaki cari borcun Davalı Şirket anılan çeklerden---- seri numaralı 700.000 TL meblağlı çeki hacze konu etmiş, -----seri numaralı çeki ise yazdırmıştır. Diğer yandan müvekkil Şirket, çek karnesini ilk kez 2019 senesinde almış olup delil dilekçemizde yer alan ekran görüntüsünde görüldüğü üzere ticari faaliyetlerinde 2019 yılındaki küçük meblağlı birkaç çek dolayısıyla katiyen çek keşide etmek yoluna gitmemiştir. Bu durum kanaatimizce, yetkisiz keşideci ----- Şirkete ve diğer ortaklara zarar vermek amacıyla, üstelik yetkisiz olduğunu ve çeklerin tahsilinin kolay olduğunu, tahsilden doğrudan kendisinin ve babasının yararlanacağını bilerek, haksız ve kötü niyetli olarak kanuna karşı hile yoluna başvurduğunu göstermektedir. Bir Şirketin bir şirkete borçlu olması ile yetkisi bulunmadığı halde borçlu gösterilen şirkete ait çek koçanlarını uhdesinde tutan ve bunları keşide eden kişinin, doğrudan kendisi ve babası lehine, üstelik çek karnesi sahibi şirketin böyle bir uygulaması dahi yokken çek keşide etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Zira eğer bir alacak iddiası söz konusu ise bu alacağı uhdesinde haksız ve hukuka aykırı olarak tuttuğu çekleri keşide ederek değil, icra takibi ve/veya dava açarak yahut arabuluculuk kurumuna başvurarak tahsil etmesi gerekeceği, hem Medeni Kanun, hem de Ticaret Kanunu hilafına kendi lehine çek keşide etmenin hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği açıktır. Şirketler arasında ticari ilişkinin bitmiş olması dolayısıyla da fatura ilişkisi söz konusu olmadığı gibi işbu davaya konu 500.000 TL tutarlı, 01.08.2023 vadeli ----- numaralı çek bedeli dahil davalı şirkete hiçbir borcu bulunmamakla, çek bedelsiz olarak keşide edilmiştir. İşbu durumun tespiti ile çekin yazılmasını önlemek amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğumuz doğmuştur.
" denmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil firma ile davacı firma arasında uzun zamandır süregelen bir iş ilişkisi bulunmaktadır. Bu iş ilişkisine göre------Şirketi firmasının hizmet vermekte olduğu müşterilerine ilişkin olarak, ilgili firmanın mevzuat gereği iş sağlığı güvenliği hizmeti verememesinden dolayı söz konusu hizmet müşterilerine ----- tarafından verilmekte, verilen hizmet neticesinde de----- bu hizmet devamlılık arz edecek şekilde fatura edilmektedir. Söz konusu işbirliğine delil olarak kabul edilebilecek ve bedeli tarafımıza ödenmeyen hizmet faturalarını ekte sunmaktayız. Söz konusu faturalar davacı firmaya gönderilmiş, TTK md. 21/2 hükmüne istinaden süresi içerisinde söz konusu faturalara itiraz edilmemiş ve faturalar taraflarca muhasebeleştirilmiştir. Ekte yer alan muavin defter suretinden de rahatlıkla tespit edilebileceği üzere 2022 yıl muhasebe kapamasına göre de devreden 1.507.080,73 TL tutarında müvekkil firmanın cari hesap alacağı bulunmaktadır. Söz konusu cari hesap bakiyesinden ayrı olarak yine ekte sunduğumuz faturalardan da anlaşılabileceği üzere ----- Şirketi'ne hizmet verilmeye devam etmiş ve yeni hizmet faturaları kesilerek davacıya tebliğ edilmiştir. Bu muaccel hale gelmiş faturalara ilişkin olarak da müvekkil şirkete bir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Şirket içinde yaşanan çatışmalara istinaden şu anda şirket yönetimini elinde bulunduran yetkili ----tarafından yetkili temsilci------görevinden hukuksuz ve etik dışı tavırlarla şirketteki yetkilerini ortadan kaldırmak ve kısıtlamak adına birçok eylemde bulunmaya başlamıştır. İlgili kişilerin tavırları neticesinde muaccel hale gelen ve cari hesap ilişkisinin de gelecekte süreceğini düşünen -----sahibi ----- imza yetkilisi -----ile iletişime geçmiş, hem muaccel hale gelen faturalarının karşılığı olan alacağın, hem de ileride verilecek hizmetlere ilişkin avans ödemesinin kendisine yapılmasını talep etmiştir. ----- Şirketi yetkilisi ve şirketin de %50 ortağı -----söz konusu durum karşısında şirketin gelir-gider dengesinin zarara uğramaması ve aynı zamanda da cari hesap ilişkisini düzene sokabilmek maksadıyla, bizzat yönetim kurulu başkanının da bilgisi dahilinde, 20.02.2023 tarihinde resmi ve kayıtlı alacağa istinaden-----adına ve yetkisi dahilinde, ----- Şubesi'ne kayıtlı ihtiyati haciz kararına konu edilmiş 01.06.2023 keşide tarihli 700.000,00 TL bedelli ve ----- seri numaralı çekle birlikte, ve ------ seri numaralı çeki, ----- Şubesi'ne kayıtlı 03.07.2023 keşide tarihli, 700.000,00 TL bedelli ve ----- seri numaralı,----- Şubesi'ne kayıtlı 01.08.2023 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek müvekkil şirket firması sahibine teslim etmiştir. Müvekkil firma da söz konusu çekleri kabul etmiş, muaccel alacağının tahsilini ilgili firmanın zarar görmemesi adına ertelemiş, söz konusu çeklere ilişkin ekte yer alan tahsilat makbuzunu düzenlemiş ve nihayetinde 28.03.2023 tarihinde müvekkil şirket sahibi -----tarafından muaccel ve resmi alacağın tahsil edilmesi maksadıyla bankaya tahsile verilmiştir. Davacı şirkette, ----yönetim kurulu başkanı ve eşi----- sorumlu yönetim kurulu üyesidir. Söz konusu çeklerden haberleri olmamaları mümkün olmadığı gibi, ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin-----sayılı ihtiyati haciz kararına konu edilmiş ---- Şubesi'ne kayıtlı 01.06.2023 keşide tarihli 700.000,00 TL bedelli ve ---- seri numaralı çekle ilgili yaptıkları ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazları da reddedilmiş ve -----. İcra Müdürlüğü'nün-----sayılı dosyasından da alacağın tahsili adına derdest icra takibimiz bulunmaktadır. Kötüniyetli olarak hareket etmekte devam eden ----- yönetimi, çeklerin vade tarihindeki karşılığının şirket hesaplarında bulunmasını kasti olarak engellemiş ve şirket hesaplarını hukuka aykırı bir şekilde boşaltmış, müvekkil firmanın muaccel ve resmi haldeki alacağının tahsilini güçleştirme gayreti içerisine girmiştir. Bu durumun en büyük dayanağı olarak da davacı vekilinin ----- Mahkemesi'nin ----- sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın görüldüğü 22/06/2023 tarihli duruşma dilekçesinde "müvekkilimin borcu yoktur." beyanını içeren duruşma zaptını ve yine davacı tarafla gerçekleştirilen ve --- Arabuluculuk Bürosu'nun -----Sayılı arabuluculuk dosyasında haklı alacağımızın ödenmesini taleplerimizi reddettikleri tutanakları da ekte sunmaktayız.. Bu eyleme ilişkin olarak tüm hukuki haklarımızı da saklı tuttuğumuzu ve ilerleyen zamanda gerekli suç duyurularında bulunacağımızı da belirtmek isteriz. Bilindiği üzere, bu nitelikte bir yönetim kurulu kararının geçerli hale gelebilmesi için TTK md. 373 gereğince kararın ------gazetesinde tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. Davacının söz konusu tescilin gecikmesinin sebebinin karşı tarafın sergilediği tutumdan kaynaklandığını iddiası mesnetsizdir. Şöyle ki, söz konusu karar defteri ve diğer tüm resmi evrak, belge ve şifreler hemen her şirkette olduğu gibi davacının hizmet almakta olduğu mali müşavirlik bürosu uhdesinde bulunmaktadır. Zaten karar defterini teslim eden kişi de müvekkil bünyesinde değil, mali müşavir bünyesinde çalışan şahıstır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir anlığına ilgili çeklerin 20.02.2023 tarihinde keşide edilmediği kabul edilse dahi, söz konusu çeklerin tahsil edilmesi amacıyla bankaya 28.03.2023 tarihinde verildiği ve ----- ilgili çekleri azami bu tarihten önce düzenlemiş olduğu, bu tarihler içerisinde de çek keşide etme yetkisinin olduğu izahtan varestedir. Kaldı ki söz konusu çeklerin karşılıksız olarak değerlendirilmesi için yetkili kişinin tespiti noktasında uygulamada öncelikle bankanın ilgili belgeleri ve itirazları da değerlendirdiği gerçeği de ortadadır. İlgili yönetim kurulu kararının uygulanabilmesi ve geçerli sayılabilmesi adına karar defterinin teslim alındığı 16.03.2023 tarihi, tescil ve ilan işlemlerinin süreleri adına başlangıç tarihi olarak kabul edilse dahi, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 31. maddesi uyarınca söz konusu kararın tescil edilme süresi 15(onbeş) gün ile sınırlandırılmıştır. Yapılan tüm bu hukuksuz işlemlere rağmen çeki keşide eden------, %50 ortağı olduğu şirketin zarar görmemesi ve şirket işleyişinin devam edebilmesi için alınan bu hukuksuz karara hiçbir itirazda da bulunmamıştır. Tüm bu eylemler müvekkil firmanın haklı alacağın tahsilini geciktirme ve müvekkil firmaya zarar verme amacıyla gerçekleştirdiği aşikardır. Ekte yer alan tahsilat makbuzları ve ticari defterlerin incelenmesi sonucunda da rahatlıkla tespit edilebileceği üzere, çeklerin keşide edildiği tarihteki müvekkil firmanın cari hesap alacağı, dava tutarının üstünde bir bedeldir. Bu sebeplerle haksız davanın reddilmesini talep etme zaruretimiz doğmuştur." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin----esas sayılı dava dosyası ile------. Asliye Ticaret Mahkemesinin------Esas sayılı dava dosyası arasında HMK'nun 166. maddesinde ön görülen hukuki ve fiili bağlantının bulunduğu, birleştirme koşullarının gerçekleştiği dikkate alındığında mahkememiz dosyasının birleştirmeye yönelik muvafakatinizin bulunup bulunmadığı hususunda ----- Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkereye yazıldığı ve müzekkeremize birleştirmede bir sakınca bulunmadığı ve muvafakat verildiği görülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin -----Esas sayılı dosyası ile----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Esas sayılı dosyasındaki davaların HMK m.166/4 uyarınca aynı sebepten doğduğu, her iki dava arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu, böylece HMK m.166/1,4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle mahkememizin ----Esas sayılı dava dosyası ile----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, mahkememizin----- Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, yargılamanın bundan sonra ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm;Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile -----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Esas sayılı dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin iş bu esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Birleştirme kararının, birleştirilen mahkemece taraflara tebliğine,
5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin esas mahkemesince karara bağlanmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi.