T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/269
KARAR NO: 2024/66
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 12/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 12/04/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ait ----- plakalı araca 05/10/2022 tarihli kazada, ----- nezdinde trafik sigortası yapılmış olan -----plakalı aracın çarpması nedeniyle dava konusu müvekkile ait araçta değer kaybı meydana gelmiştir. İşbu kazanın meydana gelmesinde trafik sigortası yapılan araç %100 kusurlu olup bu husus kaza fotoğrafları ve tutanaklar ile sabittir. Müvekkile ait ----- plakalı araçta kaza ve onarım sonrasında oluşan değer kaybının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvurulmuş ve ----- numaralı değer kaybı dosyası açılmış ise de değer kaybı başvurumuz haksız ve mesnetsizce reddedilmiştir. Yapılan arabuluculuk görüşmesine rağmen müvekkile ait araçta meydana gelen araç değer kaybı davalıca haksız ve mesnetsiz olarak karşılanmamıştır. Davacı müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilecektir. Ekte değer kaybına ilişkin rapor sunulmuştur. Davalı sigorta şirketince, müvekkile ait-----plakalı araçta oluşan değer kaybının davalıdan tahsili amacıyla işbu davayı açma zaruriyeti doğmuştur." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "İşbu dava da "Yetkili Mahkeme”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri ----- olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği----Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu bakımdan yetki itirazımızın kabulü ile davanın yetki yönünden usulden reddine ve dosyanın yetkili ----Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz.HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmelidir. Başvuruya konu aracın değer kaybı talebi karşılanmış olup, işbu başvurunun reddi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırıdır.Nitekim iptal edilen hüküm genel şartların etkisini kanun çerçevesiyle sınırlamışken kanunun genel esasları belirleyen hükümlerinin yeterli olmadığı, genel şartlarda belirlenen kriterlerin dikkate alınmayacağı fikrini kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, başvurucu vekilinin talebi doğrultusunda AYM kararına göre hesaplanması istenen reel değer kaybının belirli bir kriter seti bulunmamakta, bilirkişilerin görüşlerini oluştururken dikkate aldığı galeriler, ikinci el piyasa ve bu konuda uzman kişilerin sübjektif değerlendirmelerine tabi olmaktadır. Dolayısıyla gerçekte değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir kriterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecek iken düşük veya tersi durumlar oluşabilecektir. Bununla birlikte genel şartlar kapsamında da gerçek değer kaybı hesaplanmakta olup, yeknesak bir kriter setine sahip olması özelliği, gerçek değer kaybının hesaplanılması bakımından sübjektif değerlendirmelerden üstünlüğü tartışmasızdır.Somut olayda kaza tarihi 05.10.2022 ve poliçe tanzim tarihi 22.03.2022 nazara alındığında; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerekmektedir. Bu itibarla, değer kaybı hesabının yürürlükteki genel şartlar ve eki kriterlerine göre yapılması gerekirken, denetime uygun olmayan, ölçülebilir bir niteliğe haiz bulunmayan ve sübjektif değerlendirmelere göre yapılan hesaplamanın esas alınması usul ve yasaya aykırı olacaktır. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranındadır.Davacının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek olan faiz talepleri haksız olup, reddi gerekmektedir. Davacı tarafın müvekkil şirkete başvuru yapmadığı ve davacının muaccel bir alacağının oluşmadığı, bu sebeple müvekkil şirketin temerrüde düşmediği, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı açıktır.Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını arz ve talep ederiz. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (bakiye değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.Davalı----- plakalı aracın ZMM Sigortası gereği (22.03.2022-22.03.2023) sigortacısıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 05/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------ plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %25 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı ------plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda %75 kusurlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, mahkememizce hükme esas alınan 13/07/2023 tarihli bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle ---- plaka sayılı araçta 30.000,00 TL değer kaybı bedeli belirlenmiş olduğu, hesaplanan değer kaybı bedelinden davalı sigortanın kusur oranı ve daha önceden yapılan 11.095,90 TL miktarlı ödeme de dikkate alındığında bakiye bedel olarak tespit edilen 11.404,10 TL ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 19.01.2023 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 01/02/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 11.404,10 TL değer kaybı bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 01/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 11.404,10 TL lik kısım yönünden alınması gereken 779,01 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harç ve 368,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 547,90 TL'den mahsubu ile bakiye 231,11 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 368 TL tamamlama harcı ve 179,90 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 11.404,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 11.095,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 75,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.575,75 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 798,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- Kabul red oranına göre belirlenen 1.581,36 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.538,63 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.