T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/797 Esas
KARAR NO:2023/1007
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 18/10/2022
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili ------ harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "------- takım lideri olarak müvekkil şirketin yazılım sistemlerine tam yetki ile erişim, müşterilere ve CRM Sistemine tam yetki ile erişim, organize etmek, eğitim ve oryantasyondan sorumlu olmak yetkileriyle müvekkil şirkette çalışmıştır. Daha sonra davalı görevini ve kendisine verilen yetkileri kötüye kullanarak diğer şirket çalışanlarını istifa ettirmek üzere organize ederek müvekkil şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğratmiştır.Nitekim 16.06.2022 tarihinde davalı ve organize ettiği diğer şirket çalışanları toplu olarak istifa dilekçelerini müvekkil şirkete sunmuşlar ve davalı ile birlikte İşten ayrılmışlardır. Davalı daha sonra ---------- çalışmaya başlamış ve müvekkil şirket yetkİlÜeri tarafından tespit edildiği üzere iki müvekkil şirket müşterisine (davalının müvekkil şirket müşterilerinin de isimlerini ve tüm bilgilerini alarak müvekkil şirketten ayrıldığı açık olup) hakgi7 rekabete aykırı bir şekilde davalı tarafından yeni çalışmaya başladığı -------- üzerinden sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Olayların özeti şu şekildedir; İlk olarak, --------- davacı müvekkil şirket müşterisi, müvekkil şirket personeline» şirket hattı ve telefonu üzerinden ulaşarak, eşi adına kesilmiş olan komıt ve dask poliçesi ile ilgili adres düzeltme talebim iletmiştir. Bununla ilgili olarak-------------- düzenlenen poliçeler ekte sunulmaktadır. Müşteri ile yapılan görüşmeler İle ilgili olarak ta görüşmeyi gerçekleştiren davacı müvekkil şirket personelinin de tanık olarak bilgisine başvurulmasını talep etmekteyiz. Daha sonrasında davacı personelin yapmış olduğu kontrollerde , müşteri talebinin davacı tarafından yönetilmekte olan dijital platform üzerinden davacı müvekkil şirkete ulaştığı fakat poliçenin ----------- acenteliğinden düzenlendiği tespit edilmiştir. Müşterinin sigorta poliçelerini düzenlettiği şahsın müvekkil şirkete telefonla verdiği bilgiler ile ilgili olarak ta davacı müvekkil şirket personelinin de tanık olarak bilgisine başvurulmasını talep etmekteyiz. İkinci olarak, müvekkile ait ----- davacı şirkete ulaşan ------ davacı şirket personeli telefon İle iletişime geçtiğinde ----- ait olduğunu belirttiği ----- numaralı telefon tarafından arandığım ve poliçesini ------ düzenlediğini belirtmiştir. ------ davacıya ait ---- sadece form doldurduğunu belirtmiştir. Müşteri ile yapılan görüşmeler ile ilgili olarak ta görüşmeyi gerçekleştiren davacı müvekkil şirket personelinin de tanık olarak bilgisine başvurulmasını talep etmekteyiz. Bu iki olaym tespit edilmesi sonucunda davalı tarafın haksız rekabete neden olacak eylemleri nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin arabuluculuk yoluna başvurulması zorunlu olduğundan tazminat alacağı talebimiz ile ilgili olarak tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, arabuluculuk süreci sonucunda davalı ile anlaşmaya varılmıştır. Bu anlaşmaya göre; davalı tarafından müvekkil şirkette çalışırken bilgi sahibi olduğu müşteri potansiyeli ve bilgilerini kendisi ve yeni çalıştığı şirket lehine kullanmamayı, bu müşteriler ile İlgili poliçe üretmemeyi ve haksız rekabette bulunmamayı kabui ve taahhüt edilmiştir. Arabuluculuk anlaşma tutanağı dilekçemiz ekinde yer almaktadır. Kaldı ki davacının işten ayrılır iken de bizzat kendisi tarafından davacı şirkete sunulan benzer bir taahhüdü de bulunmaktadır. Bu taahhüt te dilekçemiz ekindedir. Ancak gelinen aşamada davalı tarafından bahse konu taahhütnameye ve arabuluculuk anlaşmasına aykırı davramlarak haksız rekabete neden olan eylemler tekrarlanmıştır ve bu durum yine müvekkil şirket personelleri tarafından tespit edilmiştir. Buna göre müvekkil şirket sigortalısı -------- tarihinde Crm de kayıt oluşturması sonucunda eski personel tarafından iletişime geçilerek poliçesi yapılmıştır. Ancak bu yıl eski personel olan davalı ------ tarafından --------- değişikliği istenmiştir. Yani burada müvekkil şirket sigortalısı olan müşteri davalı tarafından ele geçirilmek istenmekle birlikte davalının müvekkil şirket datâsını aldığı bu vesileyle de açık ve tartışmasız olarak ortadadır. Buna ilişkin partaj yazılan» crm kaydı ve poliçeler dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Daha önce yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taahhüt altına alındığı üzere müvekkil şirket böyle bir durumun tekrarlanma ihtimaline karşı haksız rekabetin men'i davası açma ve tüm yasak hakkımızın saklı kalması kaydıyla arabuluculukta anlaşmaya varmıştır. Nitekim gelinen aşamada davalı tarafından arabuluculuk anlaşmasındaki anlaşmaya ve davacı şirkete verdiği taahhütnameye uyulmayarak yeniden haksız rekabete neden olacak davranış ve işlemlerde bulunulmuştur. Dolayısıyla davalı Tflrk Ticaret Kanununun 57/8 maddesi gereğince haksız rekabette bulunmakta, öğrendiği bilgileri kendisi ve çalışmakta olduğu şirket lehine kullanarak müvekkil şirketin müşteri ve pazar payım azaltmaktadır. Bu dnrumda haksız rakebet nedeniyle oluşan maddî zararlarımıza ilişkin dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız rekabetin tespiti ve men'ine ilişkin taleplerimizi içeren huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur." denmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Haksız rekabet davalarında zamanaşımı 1 yıl ve her halde 3 yıldır. Buna göre zamanaşımı süresi dolmuştur. Davanın zamanaşımı yönünden reddine talep ediyoruz..Davacı taraf,müvekkilimin davacı firma bünyesinde çalışırken edindiği ticari bilgileri işten ayrıldıktan sonra haksız olarak kullandığı ve ------ adına bu bilgiler ile poliçeler düzenlediği iddia edilmiştir. Davacı tarafın iddialarını kabul etmemiz mümkün olmadığı gibi davacının iddiaları mesnetsiz ve dayanaktan yoksundur. Dosyada da görülebileceği üzere ------ tarihli yazı ile müvekkilimin, davacı tarafından iddia edilen ----- çalışmadığı bilgisi verilmiştir. ---- gelen resmi yazı da da görülebileceği üzere müvekkilimin iddia edilen ---- ilişkisi yoktur. Bahsedilen firmada çalışmamaktadır. Bahsedilen şirketin hissedarı da değildir. Dolayısıyla davacının, müvekkilimin bahsedilen şirkette çalıştığı iddiasının ---- tarafından dosyaya gönderilen resmi yazı ile doğru olmadığı gösterilmiştir. Dolayısıyla müvekkilimin çalışmadığı bir şirket üzerinden haksız rekabete girişmesi mümkün değildir. Müvekkilimin davacı şirket çalışanlarını organize ederek istifa ettirdiği iddiası da dayanaktan yoksundur. Somut delilden uzak davacının soyut bir iddiasıdır. Böyle bir durum olması halinde davacının bunun somut olarak ispatlaması gerekmektedir. Ancak dava dilekçesinde bu yönde bir delil bulunmamaktadır. Bu iddialar açıkça dayanaktan yoksun gerçek dışı iddialardır. Bütün işçilerin kendi hür iradeleri olduğu göz önünde alındığında müvekkilimin çalışanları istifaya zorlamasının da mümkün olmadığı anlaşılabilmektedir. Ayrıca davacı tarafından bahsedilen iki sigortalı kişi davacıya müvekkilim tarafından getirilen kişilerdir. Müvekkilimin davacı şirketten ayrı müşteri portföyü içinde yer almaktadırlar. Bu durum daha önce davacı tarafından yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde imzalanan protokolle tescillenmiştir. Davacı tarafından da dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı tarafından haksız rekabet iddiası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış. Görüşmeler neticesinde müvekkilimin ile davacı anlaşma yoluna gitmiştir. Bu anlaşma ile müvekkilim davacı bünyesinde çalışmadan önce sahip olduğu müşteri portföyünün davacı tarafından da kabul edilmesini istemiş bu müşteriler davacı tarafından da kabul edilmiştir. Buna ilişkin protokol ilgili arabuluculuk dosyasında bulunmaktadır. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davanın, haksız rekabetin tespiti ve men’i talebine ilişkin olduğu görüldü.Haksız rekabete ilişkin hükümler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 54 ila 63. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre Türk Ticaret Kanununun 54.maddesinde haksız rekabet '' Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. '' şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında "dürüstlük kuralı"nı temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır.TTK 55/1-b-1,2,3 bendine göre ise; ‘Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak,İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek’ haksız rekabet olarak kabul edilmiştir.
Tüm bu hususlar somut olay bakımından değerlendirildiğinde; TTK 54 maddesi uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için ticari nitelik taşıyan dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya uygulamanın neticesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerin etkilenmesi, dürüstlük kuralına aykırı şekilde başkalarının müşteriler ile temasa geçilerek müşterilerin ayartılması ve yöneltilmesi ile müşterinin sözleşmeye aykırı davranması ve bu nedenle bir zararın doğması gerektiği yine TTK 55 maddesi uyarınca işçileri ayartma ve bu şekilde ticari sırları ele geçirmeye yönelik somut eylem ve beyanların ispatlanması gerektiği her ne kadar taraflar arasında haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebi konulu yapılan arabuluculuk anlaşma tutanağı sonrası davalının ------ üzerinden poliçe düzenlemek suretiyle haksız rekabette bulunduğu belirtilmiş ise de davalının dosyaya getirtilen ----- kayıtlarında bahse konu şirket çalışanı veya şirketle bağı olduğunu gösterir herhangi bir kayda rastlanmadığı dinlenen tanık beyanları ile de bu durumun değişmediği davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra --------- bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı bu haliyle davalının diğer şirket çalışanlarını ayarttığı, iş sırlarını ele geçirmeye çalıştığı veya davalının davacının iş sırlarını ele geçirerek faydalandığı şeklinde davalının haksız rekabet teşkil edecek hukuka aykırı eylemleri tespit edilemediği ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle davanın kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 189,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/12/2023