T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/313
KARAR NO: 2024/289
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/05/2023
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- ilinde ---- - adlı işletmesinde inşaat malzemesinden tarım aletlerine birçok ürün satışı yaptığını, işletmesinin merkez, şube ve depo adreslerinin bulunduğunu, sel baskını yaşanan ----Cadde No: ------ adresinde bulunan şube işyerinin, ----- Şirketi tarafından 11.01.2022 – 11.01.2023 tarihleri arası için sigortalandığını, 28.06.2022 tarihinde yaşanan sel felaketi sebebiyle mallarında yaklaşık 3 milyon TL nin üzerinde hasar oluştuğunu, işletme merkezinin ve depo işyerinin selden etkilenmediğini, selden etkilenen şube işyerinin 3400 m2 açık ve 1170 m2 kapalı alanın bulunduğunu, sel hasarının giderilmesi için davalı şirkete müracaat edildiğini, sigorta şirketi tarafından ekspertiz görevlendirilerek ------ numaralı hasar dosyası açıldığını, ekspertiz tarafından yapılan incelemede müvekkilinin tüm işyerlerinde bulunan stok değerleri ile açıkta bulunan stok değerlerini de ekleyerek eksik sigorta beyanı yapıldığını, hasarın sadece 85.666,40 TL ile 7.500,00 TL temizlik bedelini ödemeyi kabul ettiğini, tutarın 15.09.2022 tarihinde ödendiğini, eksik sigorta iddiasının yanlış olduğunu, sigorta sayımı ve zarar hesabı yapılırken müvekkilinin sigorta kapsamında olmayan işletme merkezi ve deposu ile açık alanlarda muhafaza edilen mallarında dikkate alındığını, oysaki stok hesabı yapılırken sigorta yapılan şube işyerinde kapalı alanda bulunan malların tespiti ile zarar uğrayan malların değerlemesi ile teminatın hesaplanmasının gerektiğini, şube işyerinin kapalı alandaki stoğunun hasar tarihindeki güncel değerinin kdv hariç 2.946.134,00 TL olduğunu, yapılan işin niteliği gereği bir çok ürünün açık alanda satışa arz edildiğini, açık alanda satışa arz edilen ürünler için sigorta poliçesi düzenlenmesinin mümkün olmadığını, sigorta poliçesi yaptırırken de kapalı alandaki ürünlerin bedeli dikkate alınarak sigorta yaptırıldığını, Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle ürünlerin bedelinin 2-3 kat arttığını,
sigortanın da yılbaşında tanzim edilmesi sebebiyle eksik sigorta beyanın olmadığını, stok sayımında gerekse hasarın belirlenmesinde ve ödenecek tazminat miktarının belirlenmesinde sözleşme ile mevzuatta yer almamasına rağmen eksper tarafından çeşitli indirimler yapılarak zararın cüzi seviyeye çekildiğini, özellikle boya kutularının sel suyunun ve çamurun içinden toplandığını, ürünün içine suyun girip girmediğinin bilinemediği, bakmak için kapaklarının açılması halinde ürünün beklemesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla bu ürünlerin dışının temizlenmesi suretiyle satışa sunulmasının mümkün olmadığını, bu sebeple eksper tarafından bu ürünlerin %25 inin ödenmesi yaklaşımının doğru olmadığını, boyanın bozulup bozulmadığının ancak kullanım anında ortaya çıkabileceğini, bu riskin tüketici hukuku dikkate alındığında sigortalıya yüklenmesinin doğru olmadığını, ayrıca çivilerle ilgili eksper tarafından bunların yıkanarak kullanılabileceği gerekçesiyle hasar tutarının %25 ine kadar ödeme yapılabileceği değerlendirmesinin doğru olmadığını, müvekkilini sel hasarı sebebiyle uğramış olduğu zararın 1.600.000,00 TL civarında olduğunu, sözleşmede yer almayan afaki indirimler yapılmadan zararlarının ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin sigorta kapsamına giren mallarının miktar ve değerinin 2.946.134,00 TL olduğunu, Ocak ayındaki değeri dikkate alınarak 1.300.000,00 TL sigorta teminatı kadar ödeme yapılması gerektiğini belirterek 28.06.2022 tarihinde müvekkilinin uğradığı zararın tespit edilmesi, 07.07.2022 temerrüt tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın delillerini sunmadığını ve müvekkili şirkete tebliğ ettirmediğini, bu kapsamda oluştuğu ileri sürülen zararın gerek rakamsal gerekse varlık olarak ispata muhtaç olduğunu, dava konusu zarara ilişkin davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle taleplerin reddinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak başvurusunda bulunmuş ise de taleplerinin belirlenebilir olması nedeniyle HMK’ nın 107. Maddesine dayanarak belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerini ve hangi emvali için ne kadar zararı olduğunu açıklaması gerektiğini, poliçede değişik teminatların olduğunu, taleplerin poliçe teminatında olup olmadığına göre cevap vermek gerektiğini, davacı tarafın 28.06.2022 tarihinde müvekkili şirkete sel hasar ihbarı yaptığını, müvekkili şirketinde ihbar üzerine Hazine Müsteşarlığı’ na bağlı taraflardan bağımsız bir eksper görevlendirdiğini, eksperin hiç ara vermeden çalışmalara başladığını, olay mahalline giderek incelemelerde bulunduğunu, sigortalının ve yetkililerinin beyanlarını da dikkate alarak sigorta teminatlarının çerçevesinde detaylı bir inceleme yaptığını, inceleme sonucunda eksper raporunun hazırlanması ile 23.08.2022 tarihli rapordaki tespitler muvacehesinde davacı tarafın poliçe teminatları çerçevesinde, 93.166,39 TL hasar tutarının davacıya ibraname mukabilinde ödendiğini, davacının bu davayı açmakla hüsnüniyetli olmadığını, zararın fevkinde sigorta poliçesi ile kar elde etme gayretinde olduğunu, bu sebeple davanın esastan reddinin gerektiğini, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili sigorta şirketi tarafından, yangın sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları kapsamında amortisman, sovtaj ve muafiyet kesintileri ile sorumluluğu kapsamında ödemenin yapıldığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, ispatlanması gerektiğini, ekspertiz çalışmasında boya emtialarının ayrıştırılması sonucunda temizlikle kurtarılabileceği eksper tarafından davacıya bildirilmesine rağmen hiçbir işlem yapmadığını ve bu sebeple zararın artmasına sebep olduğunu, davacı tarafın yansıtma faturası kesmemiş olması sebebiyle KDV zararının doğmadığını, fatura kesmesi halinde alacağı KDV bedelini devlete ödeyecek olması ve bu hususta korunması gereken herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, dava kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu beyan ederek, davacı delillerinin tebliğini, hiçbir hukuki mesnede dayanmayan, hiçbir hukuki menfaati bulunmayan haksız, yersiz ve suiniyetli davacının taleplerinin reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;Davacı talebi hasar tutarı ile ilgili yapılan usul incelemesinde, 2022 yılına ait defterlerin e-defter olarak tutulduğu, açılış ve kapanış kayıtlarının yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, envanter defterinin kağıt ortamında tutulduğu ve defterlerin genel olarak tek düzen hesap planı genel tebliğine uygun olarak tutulduğu, birbirleriyle uyumlu olduğu görülmüştür Dava konusu işyerinde 28.06.2022 tarihinde meydana gelen sel baskını sonrası oluşan hasar ile ilgili yaptığımız inceleme ve değerlendirmede; hasar tutarı 1.026.429,10TL tespit edilmiştir. Poliçe sigorta bedeli ile hasar tarihindeki sigorta değeri arasında fark olduğu ve Eksik Sigorta olduğu tespit edilmiştir. Eksik Sigorta Oranının tespitinde sigorta konusuna giren kapalı alandaki emtia değerinin dikkate alınması gerektiği ve buna göre hesaplanan ödenecek hasar tutarının 444.402,69TL olduğunu, Davacı Sigortalıya 15.09.2022 tarihinde ödenen 93.166,40TL düşüldükten sonra kalan 351.236,29TL nin davacı tarafa ödenmesi kanaatimizi belirtiriz. " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
BEYAN:Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; Maddi tazminat talepleri hakkında 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre açtıkları belirsiz alacak davalarının kabulüyle ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 28.06.2022 tarihli sel hasarı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın ve bu zarardan davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti ile şimdilik 351.236,29TL sel hasarından doğanmaddi tazminatın 07.07.2022 temerrüt tarihinden
işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı şirkete ait yerinde aşırı yağışlar nedeniyle oluşan zararın Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi kapsamında tahsili amacıyla tazminat istemine ilişkindir.Sigorta sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'da zarar sigortaları ve can sigortaları olarak ikili ayrıma tabi tutulmuştur. Zarar sigortaları, bir kimsenin sigorta sözleşmesinde belirlenen rizikonun gerçekleşmesi sonucu mal varlığında meydana gelen zararın, sözleşmede öngörüldüğü şekilde sigorta bedeli ile sınırlı olarak tazmin edilmesine yönelik sigortalardır. Bu nedenle zarar sigortalarında sigortacının zararın karşılanması için yapacağı ödeme "sigorta tazminatı" olarak adlandırılır. Zarar sigortalarında amaç sigortalının uğradığı gerçek zararı tazmin etmektir. Bu nedenle sigorta sözleşmelerinde zenginleşme yasağı ilkesi geçerlidir. Bu ilke uyarınca sigortacı, sigorta bedeli ile sınırlı olarak sigortalının gerçekten uğradığı zararı tazmin eder.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun “Sigortanın kapsamı” başlıklı 1409. maddesinde; “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bir kaçının sigorta sözleşmesi kapsamı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir (6102 sayılı TTK m. 1409/2).
Bununla birlikte 6102 sayılı TTK'nun 1453/2 maddesinde sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarların aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Sigorta Genel Şartlarının “Teminat Dışında Kalan Haller” başlığını taşıyan A.4. maddesinin 4.4. bendi kapsamından sigortalı şeylerin kendi ayıplarından kaynaklanan zararların teminat dışında kalacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır..(----- BAM ----. H.D. -----.) Davacıya ait -----. No:----- adresinde mukim işyeri; davalı sigorta şirketi nezdinde 11.01.2022 - 11.01.2023 tarihleri arasında ------ numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Sigortalı iş yerinde 28/06/2022 tarihinde su baskını (sel) meydana gelmiştir.Davalı yan zarar ödemesinin tümüyle yerine getirildiğini savunmaktadır.İhtilafın özünün tespitinden sonra mahkememizce uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, re'sen üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuş davacının iş yerinin bulunduğu ----- mahal Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak rapor tanzimi istenilmiştir. 17/11/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda;
" Dava konusu işyerinde 28.06.2022 tarihinde meydana gelen sel baskını sonrası oluşan hasar ile ilgili yaptığımız inceleme ve değerlendirmede; hasar tutarı 1.026.429,10TL tespit edilmiştir. Poliçe sigorta bedeli ile hasar tarihindeki sigorta değeri arasında fark olduğu ve Eksik Sigorta olduğu tespit edilmiştir. Eksik Sigorta Oranının tespitinde sigorta konusuna giren kapalı alandaki emtia değerinin dikkate alınması gerektiği ve buna göre hesaplanan ödenecek hasar tutarının 444.402,69TL olduğunu, Davacı Sigortalıya 15.09.2022 tarihinde ödenen 93.166,40TL düşüldükten sonra kalan 351.236,29TL nin davacı tarafa ödenmesi " yönünde kanaat bildirdikleri görülmüştür.Davalı vekilinin kök bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazların karşılanması amacıyla dosyanın kök raporu hazırlayan bilirikişi heyetine ek rapor hazırlattırıldığı, mezkur ek raporda itirazların karşılanması ile birlikte kök rapordaki kanaatin değişmediği görülmüştür.Dosya kapsamından, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında başlangıç tarihi 11.01.2022 bitiş tarihi 11.01.2023 olan sigorta poliçesinin düzenlendiği, risk adresinin ------ bulunduğu, yapı tarzının metonarme olduğu, 28/06/2022 tarihinde, sigortalı mahal, ---- :---- olduğu, inşaat malzemeleri satış deposu olarak ticari faaliyette bulunulduğu, 28/06/2022 tarihinde gün boyu aşırı sağanak halinde yağan yağmur suları sigortalı tesisin bulunduğu ilçede sel haline dönüşüp sigortalı tesisin sahasına akıp, sigortalanan binaya giren sel sularını hasar verdiği, 23/08/2022 tarihli ekspertiz raporunda, fiziki zarar tutarının 801.860,43 TL olduğu, belirlenen tazimnat tutarının 93.166,40 TL olduğunun tespit edildiği, bu tespite istinaden davacı yana 15/09/2022 tarihinde ödeme gerçekleştirildiği davacının daha sonra iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Hasar olayının sel nedeni ile oluştuğu ve bunun "yangın ve ek teminat-sel &seylap" hasarı niteliğinde olduğu, bu olayın sigorta poliçesi uyarınca sel& seylap klozu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Hasar gören malzemelerin miktarı konusunda bir ihtilaf yoktur. Davalı yan söz konusu hasarın bedelinin ödendiğini savunmuştur. İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Sigorta Tazminat Uzmanından oluşan bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Neticesinde hasarın teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla sigortacı sigortalının gerçek zararını tazmin ile yükümlüdür. Poliçe limitleri zarar gören emtianın bedelini karşılamaya müsaittir. Bilirkişi tarafından hasara uğrayan ticari emtiaların zararın meydana geldiği tarihteki piyasa rayici üzerinden yapılan hesaplamasından sonra ödenen bedelin mahsubu ile 351.236,29 TL emtia hasar bedeli belirlenmiştir. Davacının davalı sigorta şirketinden toplam 351.236,29 TL alacağa hak kazandığı, davacının davasını bilirkişi raporundaki bedel kadar arttırarak talepte bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde 07/07/2022 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Dosyada mevcut ekspertiz raporunda ekspertiz talep tarihinin 28/06/2022 olduğu tespit edilmiştir. ---- Bölge Adliye Mahkemesi---- Hukuk Dairesi -----esas ve ----- karar sayılı ilamında; ".... sigorta şirketi yönünden zararın tamamı için TTK m. 1427 gereğinceTTKm.1446'ya göre yapılacak ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrütün oluşacağı" izah edildiği, bu haliyle davalının bakiye ödemeye ilişkin 12/08/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 351.236,29 TL'nin temerrüd tarihi olan 12/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 23.992,95 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL ve 5.982,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 17.831,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 54.685,44 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç ve 5.982,00 TL tamamlama harcı toplamı 6.341,80 TL ile 6.633,25 TL (Bilirkişi ücreti, Kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 12.975,05 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırına iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.