T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/693
KARAR NO: 2024/389
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/10/2023
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Kazada müvekkiline ait araçta bulunan bir yolcunun yaralandığını, müvekkilin Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası olmadığından yaralanan şahıs, Güvence Hesabına başvurduğunu ve oluşan 12.139,97-TL bedensel zararı Güvence Hesabı tarafından karşılandığını, Güvence Hesabı, dilekçemiz ekinde bulunan ihtarnameyi 16.06.2021 tarihinde müvekkilin aracını kullanan sürücüye göndermiş ve mağdura ödenen bedeli rücu ettiğini, müvekkil, 12.139,97-TL'yi 22.06.2021 tarihinde ihtarnamede belirtilen banka hesabına gönderdiğini, müvekkilin kaza tarihinde geçerli ZMM ve Servis Araçları Ferdi Kaza Koltuk Sigortası mevcut olup yapmış olduğu araştırmalar sonucunda servis aracının özellikleri itibarıyla ayrıca Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırmak zorunda olmadığını 07/08/2023 tarihinde öğrendiğini, Güvence Hesabına yapılan ödemenin aşağıda izah edileceği üzere hukuki bir dayanağı olmayıp bu tutarın müvekkile ödenmesi gerektiğini belirterek müvekkilimizin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 12.139,37-TL'nin ödeme tarihi olan 22/06/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zarar gören dava dışı --- - tarafından, davacının maliki-işleteni olduğu -----plakalı aracın zorunlu koltuk sigortası poliçesinin bulunmadığından bahisle müvekkil kuruma müracaat edilerek zararının tazmini talep ettiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu (STK)'na müracaat edilmiştir. STK Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17.12.2020 tarihli ----- sayılı kararı ile hak sahibinin taleplerinin kabulüne karar verdiğini, anılan karar dayanak edilerek müvekkil kurum aleyhine -- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine icra dosyasına müvekkil kurum tarafından 22.05.2019 tarihinde icra tehditi altında zarar gören şahsa 12.139,97-TL.sı ödeme yapıldığını, ödemenin rücuan tahsili talebiyle müvekkil kurum tarafından 08.06.2021 tarihli ----- sayılı yazı ile dava dışı araç sürücüsü ve davalı araç malikine ihtarmame gönderildiğini, işbu ihtarname ile,-----plakalı aracın kaza tarihini kapsayan Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası olup olmadığı, var ise ibraz edilmesi, yok ise zarar gören şahsa ödenen 12.139,97-TL.sının ödenmesi talep edildiğini, ihtarname üzerine ----- tarafından müvekkil kuruma 12.142,37-TL.sı ödeme yapıldığını, müvekkil kurum tarafından gönderilen ihtarname ile davacıya mezkur aracın herhangi bir sigortasının olup olmadığı sorulduğunu, davada beyan edildiği üzere aracın ferdi kaza koltuk sigortasını temin eden ---- müvekkil kuruma bildirilmiş olsa idi, müvekkil kurum tarafından ----- şirketine müracaat edileceğini, ancak davacı herhangi bir bildirimde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"KUSUR TESPİTİ YÖNÜNPEN; 22.05.2019 tarihli trafik kazasında; ---- plakalı aracın sürücüsü --- 90% oranında kusurlu olduğu, ----plakalı aracın sürücüsü ----- 10% oranında kusurlu olduğu, SİGARTA SORUMLULUĞU VE ALACAK YÖNÜNDEN : Bu husustaki hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere-----plakalı servis otobüsünün 22.05.2019 olay tarihi itibariyle Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi yaptırma zorunluluğuna ilişkin hususun, davalı Güvence Hesabı aleyhine açılan ve kesinleşen karara dayanan cebri icra ödeme olması nedeniyle; 22.06.2021 tarihinde davalı Güvence Hesabı'na yapılan 12.139,97 TL.'nin geri iadesinin talep edilemeyeceği, Davaya konu -----plakalı servis otobüsünün 22.05.2019 olay tarihi itibariyle Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi yaptırma zorunluluğunun bulmadığının ve davalıya yapılan ödemenin geri istenebileceğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde ise bu taktirde 12.139,97 TL.'nin 22.06.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsili gerektiği, Dava dışı ---- tarafından Güvence Hesabı'na ---- Bankası kanalı ile 22.06.2021 ----. Ferdi Kaza Koltuk açıklamalı olarak 12.139,97 TL. ödendiği de göz önünde bulundurularak, dava dışı -----iş bu davaya muvaffakatının olup olmadığının sorulması gerektiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu, dava dışı yolcunun maluliyeti nedeniyle davalı güvence hesabından tahsil edilen bedelin davalı yanca davacıdan tahsili nedeniyle iade nedenine dayalı maddi tazminatı istemine ilişkindir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17. maddesinde "Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar" düzenlemesi yapıldıktan sonra, 18. maddesinde "Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar" düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6. maddesinde ise "Sigorta Kapsamına Girmeyen Taşıtlar" başlığı altında "Otomobille şehirlerarası ve/veya uluslararası taşımacılık" söz konusu değil ise Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılma zorunluğunun bulunmadığı belirtilmektedir.Kural olarak 01/07/2010 tarihinden sonra yapılan yolcu taşımalarında, taşımacıların zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma mecburiyeti bulunabilmesi için, taşımanın il sınırları içinde yapılmaması, 100 km'nin üzerinde şehirlerarası veya uluslararası taşıma olması ve ----- nolu genelgede açıklanan yetki belgelerinden herhangi birine haiz bulunması şarttır. Aksi halde zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmamaktadır.Benzer konuya ilişkin olmak üzere ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi 'nin ---- esas ve -------karar sayılı ilamında;
" ---- ilçesi ile ----- ilçesi arası mesafenin 57,3 km olup 100 km'nin altında kaldığı, bu tarihte 100 km'nin altında kalan şehirler arası taşımalarda “Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası” yaptırma mecburiyeti bulunmadığı, dolayısıyla kazaya karışan----- plakalı minibüs için zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılmasının zorunlu olmadığı,... kaza tarihi itibariyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmayan araçtan dolayı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun doğmayacağı," şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.Benzer şekilde Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 17.12.2020 tarih ve -----Sayılı kararına karşı davalı Güvence Hesabı tarafından bu nedenlerde İtiraz kanun yoluna gidildiği kendisinin sorumluluğunun olmadığına ilişkin savunmalarda bulunduğu görülmüştür. Bu noktada söz konusu kazaya karışan aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmadığı taraflar arasında iftilafsızdır. Davalı yan icra tehdidi altında dava dışı yaralanan yolcuya ödemek zorunda kaldığı bedeli davacıdan tahsil etmiştir.
Aynı şekilde ---- Bölge Adliye Mahkemes---- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamında; "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle dosya kapsamına göre davacının yolcu olarak bulunduğu ---- plakalı minibüsün ( 17 kişilik dolmuşun)----- arasında şehirler arası yolcu taşımacılığı yaptığı sırada ----- kaza yaptığı anlaşılmakta olup, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda zorunlu ferdi kaza koltuk sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmamasına ve bu nedenle yerel mahkemece davalı Güvence Hesabı'nın davacının zararından sorumlu tutulmamasında, başka bir deyişle davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusun yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçelere yer verildiği görülmüştür.Sonuç olarak, davacı yanca zorunlu ferdi kaza koltuk sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmaması, dava dışı yaralanan yolcunun açmış olduğu tahkim dosyasında davalının mahkum olduğu tazminatı davacıdan tahsil hakkının bulunmaması hususları hep bir arada değerlendirilerek davacıdan tahsil ettiği bedelin iadesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin---- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE 12.139,97 TL nin 22/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 829,28 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 559,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.139,97 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç toplamı 539,70 TL ile 7.183,00 TL ( Bilirkişi ücreti, Kep reddiyatı, Posta masrafı, Elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 7.722,70 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.