T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/594
KARAR NO: 2024/452
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Dava dışı ---- 14.07.2023 tarih ve 106.560,00 TL tutarlı faturayı müvekkil adına düzenlediğini, bu faturaya istinaden müvekkilin 14.07.2023 tarihinde ---- şubesi nezdinde bulunan ---- numaralı hesaptan ---- hesap numarası yerine yanlışlıkla ---- yazılarak 106.560,00 TL havale yaptığını, havalenin --- gönderildiğini ancak ilgili firmanın 2015 yılında resen terk edildiğini, hatanın düzeltilmesi için bankaya 26.07.2023 tarihinde dilekçe verildiğini ve paranın iadesinin istendiğini ancak bankanın ilgili tutarı haksız olarak uhdesinde tuttuğunu, anılan nedenlerle davanın kabulü ile 106.560,00 TL alacağın 26.07.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı bankadan istirdatı ile müvekkile ödenmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın istirdat talepli olarak ikame edilemeyeceğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bankanın havale ödeyicisi olarak üzerine düşen görevi yerine getirerek havale alıcısının hesabına kaydettiğini, davacının işlemi internet bankacılığı üzerinden yaptığını ve bu nedenle bütün sorumluluğun kendisinde olduğunu, zira gerekli olan tüm bilgileri sisteme kendisinin girdiğini, davacının dosyaya sunduğu havale dekontundan görüleceği üzere açıklama kısmına-----ibaresinin yazıldığı, “davacının ilgili tutarı bir yandan yanlış gönderdiğini iddia ederken diğer yandan işlem açıklamasına ---- ibaresini yazmasının davacının kötü niyetli ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davacının bankanın tahsil kabiliyetinden faydalanmak istediğini gösterdiğini, davacının yanlış işlem yapmış olması halinde bile bunu bankanın müdahalesi olmadan gerçekleştirdiğini, doğrudan havale alıcısına ödeme yapılarak havale işlemi tamamlandığından davacının havaleyi geri alma hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
----- Bankasından gelen 07/11/2023 tarihli cevap, Ticari Sicil Kayıtları, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.23.08.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve Bankacı 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, GIB onaylı e-beratlar ile noter açılış tasdikinin süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğunun anlaşıldığı, Mevcut delil durumuna göre davalı bankaya herhangi bir kusur isnat ettirilemediği için, havale bedeli alıcının yazılı talimatı olmaksızın hesaptan çıkılıp iade edilemeyeceği Görüş ve kanaatine varılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından internet bankacılığı yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı ----gönderilmek istenen paranın yine dışı ------ hesabına yanlışlıkla havale edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan istirdat davasıdır.Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.Yargıtay ----Hukuk Dairesi ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında "TBK 555 maddesinde "havale, havale edenin, kendi hesabına para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.TBK 559/2 maddesinde de, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.Somut uyuşmazlıkta davacı aşamalardaki beyanlarında havale alıcısı ----. ile çok önceleri ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle adı geçen şirketin banka kayıtlarının davacı bilgisayarında kayıtlı olduğunu, 10.11.2015 tarihinde davadışı ---- havale yapmak isterken işlem esnasında, harf sırasına göre bir alt sıradaki ----havale yaptığını ----yetkilisinin uyarması üzerine anladığını, ---- yaklaşık 4 yıldır faaliyetini kapattığını, herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, sahibi ve yetkilisinin yıllar önce öldüğünü ve şirketinde ticaret alanından çekildiğini bildirmiş ancak davacının bu konudaki iddiası mahkemece hiç araştırılmamıştır.
Davacının iddia ettiği gibi, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle, üçlü borç ilişkisinin tarafı-havale alıcısı ------ tüzel kişiliğinin sona ermesi, ticaret sicilinden terkin edilmiş olması durumunda havale işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.Bu halde, davalı savunmasının araştırılarak, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle davadışı ----- sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin kararın onanması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. " şeklinde belirtilmiştir.Dava dışı ---- ticaret sicil kayıtları dosyamız arasına alınmış, şirketin 09/10/2015 tarihinde terkin edildiği, havale işleminin 14/07/2023 tarihinde yapıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin incelendiğinde Dava dışı ---- ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, ---- bulunduğu ve dava konusu paranın belirtilen şirket hesabına işlendiği, davacının iddialarının teyit edildiği, şirketlerin İBAN numarasının bir rakam haricinde aynı olduğu da anlaşıldığı, ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nazara alındığında havale işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacağı, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacağı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalı banka nezdinde kayıtlı bulunan dava dışı ---- ait ---- iban ve ----- numaralı hesaba 14/07/2023 tarihinde davacı tarafından yatırılan 106.560,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.279,11 TL harçtan, peşin yatırılan 1.819,78 TL TL harcın düşümü ile geri kalan 5.459,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 1.819,78 TL harç, 269,85 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 92,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.181,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.