T.C.
İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/529
KARAR NO: 2024/478
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/07/2023
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 31/07/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davalının müvekkilden düzenli olarak ürün ---- isimli ilacı talep ettiğini bu kapsamda 2021 yılında davalı adına 6.532,24 TL tutarlı 5 adet fatura düzenlendiğini, ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalının --- numaralı faturayı iade ettiğini, ---- numaralı fatura bedelinin ödendiğini, ancak kalan 3.079,90 TL tutarlı borcun vadesinde ödenmediğini, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetle vekalet ücreti alacağının engellenmesine yönelik takibe itiraz ettiğini ,ödeme emri tebliğ edilmeden 24.03.2023 tarihinde sadece anapara borcunu ödediğini, faiz, vekalet ücreti, harç ve masrafların ödenmediğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya borç bulunmadığını, faturalara konu ürünlerin sevk irsaliyeleri olmadan takip başlatıldığını, takibe konu borcun kaynağının belli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ------ İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
25/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10/03/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde davalı taraf ticari defterleri ibraz etmemiş olup davacı taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ancak usulüne uygun tutulmadıklarının anlaşıldığı bu haliyle tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak davacı lehine delil teşkil etmediği ispata yönelik başkaca delil sunamayan davacı tarafa dava dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davacı tarafın yemin metni sunmadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 157,75 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 3.579,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.