T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/536
KARAR NO: 2024/459
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalının talebi ile ----(tüm masraf ve riskler alıcıya aittir) cansız manken niteliğindeki eşyanın taşımasını organize ettiğini ve taşıma işleminin gerçekleştirdiğini, buna ilişkin ---- taşıma senedi, hizmet alım faturası ile müvekkil tarafından düzenlenen faturanın dosyaya ibraz edildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
DELİLLER:
----. İcra Dairesinin ---- esas sayılı takip dosya sureti, ba/bs formları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.07.11.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2022-2023 yıllarına ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının davalıya hava taşıma hizmeti verdiği, bu yönde davalı adına 595,00 Usd tutarlı e-arşiv faturası düzenlediği, faturaya konu taşıma hizmetinin davalıya verildiği gösterir nitelikteki ---- numaralı tercüme edilmiş hava konşimentosunun dosyaya sunulduğu, ilgili ---- numarasının davalı adına düzenlenen faturanın alt kısmında da yer aldığı, taraflar arsında geçen mail yazışmalarına göre davacının davalıya faturayı teslim ettiği, davalı yetkilisinin fatura tutarıyla ilgili herhangi bir itirazda bulunmadığı, 29.09.2022 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 595 Usd karşılığı 11.009,76 TL borçlu olarak göründüğü, yaklaşık ispat şartının sağlandığı yönündeki kanaatin Sayın Mahkemede hasıl olması ihtimaline göre takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 595,00 Usd olacağı , Takiple 35,70 Usd birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosyaya rastlanılmadığından birikmiş faiz talebine, mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 595 USD alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 595 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği ve itirazın iptali davasına işlemiş faizin işlemiş faizin dava konusu yapılmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 595 USD alacaklı olduğu, davacı yanca ticari defter ve belgelere göre alacağını ispatladığı, bunun aksini ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla 595 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 595,00 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği döviz faizi işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 2.207,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.098,21 TL harçtan, peşin yatırılan 290,15 TL harcın düşümü ile geri kalan 808,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 290,15, TL harç, 269,85 TL başvuru harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 508,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3568,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 16.078,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.