T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/770
KARAR NO: 2024/504
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/07/2021
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 12/07/2021 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----- Adına kayıtlı --- plakalı ---- yolcu taşımacılığında kullanılan minibüsü bu şirketin vekili sıfatıyla ... (----) adlı kişiden 23/07/2020 tarihinde -----.Noterliği aracılığıyla satın aldığını, müvekkilinin bu aracı galeriden sağlam ve bir eksiği yok, sorunduk diye yaptıkları telkin ve vaadler ile ve aradaki güven ilişkisi gereği aracı satın almadan önce herhangi bir ekspertize göstermeden satın aldığını, müvekkili aracı satın aldıktan 2-3 gün sonra ---- doğru yola çıktığını, ---- civarlarına vardığında araçta bir anormalliğin olduğunu hissetmesi üzerine telefonla görüştüğü motor ustalarının talimatları doğrultusunda araca su eklenmesi ve diğer müdaheleler ile aracı ancak ---- iline varabildiğini, ---- ilinde yolda kalan aracı çekici aracılığıyla Servise götürüldüğünü, serviste bu aracın daha önce birçok arızasının olduğunu ve bu aracın arızalı olarak kendisine satıldığını öğrendiğini, ----- ilinde bulunan serviste aracını tamire veren müvekkilinin ekte sunduğu faturadan anlaşılacağı üzere bu araca 30.351,00TL masraf yaptıktan sonra ancak kullanılabilir duruma getirdiğini, konuya ilişkin karşı tarafla yapılan görüşmeler ve 18/08/2020 tarihinde ----Noterliğince ----- No'lu İhtarname ile davalı taraflara yönelik araca yapılan masrafın (zararın) ödenmesine illişkin ihtarın sonuçsuz kaldığını, yine Arabuluculuk aracılığıyla yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, bu olayın TBK 219'a göre ve Yargıtay içtihatarında açık olduğunu, sorumlusunun satıcının olduğunu, müvekkilinin araç hakkında hiçbir kaydı inceleme ve ekspertiz incelemesi yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, iş bu nedenle araçtaki ayıpların müvekkilinden gizlenmesi sonucu satışı yapılan aracın gizli ayıptan dolayı araca yapılan 30.351,00TL masrafın (zararın) gecikmiş faiziyle beraber ödenmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili diğer davalı ----- şirketinin yalnızca çalışanı olduğunu, Davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletle dava konusu aracı satmak için görev ve yetkilendirildiğini, Satışa konu araç da şirket üzerine kayıtlı olduğunu, Müvekkilin bu araçla hiçbir ilgisi dahi bulunmadığını, ayrıca davacının iddia ettiği ayıpla da müvekkilin hiçbir bağı bulunmadığını, Hatta aracı davacıya noterden devrini müvekkilin yaptığı sırada davacının yanında bulunan kişiler aracın düzgün, sağlam olduğunu ve araca ustalarının baktığına dair sohbet ettiğini, Müvekkilin araçla bir ilgisi olmaması ve sadece diğer davalının çalışanı olması nedeniyle müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddini gerektiğini savunmuştur.
CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu aracın satılmak üzere galeride sergilenirken davacının, ekspertiz incelemesinin yapılmaması yönünde ikna edildiği durumun gerçeği yansıtmadığın, Davacı tarafın söz konusu aracın incelemelerini yaparken, 02.09.2020 tarihli ----Noterliği ---- nolu ihtarnamede de belirtikleri gibi ekspertiz incelemesi veyahut da bir ustanın bilgisine danışabileceği kendisine bizzat söylendiğini, Yani iddia edilenin aksine davacı tarafı herhangi bir uzman incelemesinden mahrum bırakmaya yönelik bir ikna çabasının varlığı söz konusu olmadığını, her ne kadar bu yolları tercih etmemiş olsa da davacı, araç için gerekli incelemeleri yapıp deneme sürüşlerini gerçekleştirdiğini, Ekspertiz veya usta yoluna başvurulmama sebebinin arada oluşan güven ilişkisi gereği olduğu söylendiğini ilk olarak, ---- mukim bir bireyin ----- bulunan bir galerici ile araç satımı gibi kısa bir sürede nasıl bir güven ilişkisi kurduğu taraflarınca anlaşılamadığını, davacının aracı alırken yanında getirmiş olduğu ustası olduğunu beyan ettiği kişi tarafından da aracın incelendiğini, araçta belirtilen kusurun davacının kullanımından kaynaklı olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı taşınır satışı nedeniyle ayıplı ifa nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmini davasıdır.Dava konusu ---- plakalı, ---- Tipi ---- model araç 23/07/2020 tarihli satım sözleşmesi ile davalı taraflarca davacıya satılmıştır. Davacı, aracı satın aldıktan 2-3 gün sonra ---- İlinden ---- İline yola çıktığı yola çıktıktan kısa bir süre sonra aracın ---- İli civarında arıza verdiği ve arızalı bir şekilde ----- iline kadar gelerek burada servise girdiği anlaşılmıştır. Davacı taraf aracın gizli ayıp içerdiğini ve bu sebeple yapılan masrafın davalılarca ödenmesi gerektiğini iddia etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. 02/05/2024 tarihli ara karar ile araç üzerinde keşif yapılmak suretiyle dosyanın otomotiv/makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek talimat yoluyla bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Makine Mühendisi Bilirkişisi kök raporunda özetle;
"Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında, bilirkişi raporunda istenenlerin tespiti yapıldığında sonuç olarak; Aracın 30.351,00 TL kesilen fatura karşılında aracın motorun onarım ve parçanın değiştiği görülmüştür. Aracın ayıplı olup olmadığı ile ilgili bir tespit yapılamamıştır. Görüş ve kanaatindeyim. " şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda dava konusu ara ikinci el olup bilirkişi raporunda da değinildiği üzere araç alımı sırasında herhangi bir ekspertiz incelemesi yapılmadığı, alım öncesine dair aracın genel durumunu gösterir herhangi bir tespit bulunmadığı ayrıca yine bilirkişi raporunda servis faturasına konu parça değişimi ve onarımlara yönelik söz konusu aracın motorunda teknik bir arızadan dolayı bu parçaların değişmesi ve gereğinin yapılmasının olağan bir durum olduğunun belirtildiği bu haliyle dava konusu aracın ayıplı olduğunu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 518,32 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 90,72 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-1.360,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yokluğunda davalı -----vekili ile Davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.