T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/126
KARAR NO: 2024/490
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- yaklaşık 30 yıldır iş güvenliği ve iş sağlığı hizmeti veren bir firmadır. Ekte sunmuş olduğumuz " İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmeleri''nden de anlaşılacağı üzere davalı borçlu -----Şirketi yapımını üstlendiği -----(dış cephe,inşaat işleri) projeleri için kanunen zorunlu olan İş Güvenliği ve İş Sağlığı hizmetini müvekkil şirketten alındığını, Bu hizmetlerin karşılığında kesilen fatura bedelleri bir dönem ödenmiş ise de son fatura bedelleri itiraza uğramadığı halde tahsil edilememiştir.----- Şirketi'nin fatura bedellerini ödememesi üzerine Müvekkil şirket adına, bakiye 113.054,84 TL'lik alacağının tahsili için 15/12/2022 tarihinde ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi, 26/12/2022 tarihinde davalı borçlu tarafından itiraz edilerek durdurulmuştur. Davalı borçlunun itirazları takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olup itirazın iptali gerekmektedir. Şöyle ki; Davalı borçlu borca kötü niyetle itiraz etmiştir. Davalının bu itirazı haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu madde 21/2’ye göre “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.”. Davalı şirket süresi içinde bu faturaya itiraz etmediği için ilgili madde gereğince fatura içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Kaldı ki fatura konusu bir eşya değil hizmettir. Davalı taraf söz konusu hizmeti almış ancak bedelini ödememiştir. Bu sebeple borca itiraz edilmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Takip konusu alacak, likit fatura alacağıdır. Bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli ---- sayılı ve ----sayılı ilamında “alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Dolayısıyla davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle ; fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla ; Davamızın kabul edilerek davalı-borçlunun ----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,-Likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20’SİNDEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE İCRA İNKÂR TAZMİNATINA, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili, Şirketle, davacı -----arasında ----(dış cephe, inşaat işleri) projeleri için iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri için sözleşme akdedilmiştir. Söz konusu sözleşme hükümleri incelendiği vakit görüleceği üzere davalı, iş sağlığı güvenliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde ifa edeceğini kabul ve taahhüt etmesine rağmen, sözleşme süresince sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmemiştir. Sözleşmesel edimlerini gereği gibi ifa etmeyen davacı, Müvekkil Şirkete 113.054,84-TL tutarında fatura göndermiştir. Söz konusu faturanın davacı tarafından hangi tarihteki hizmetlere istinaden düzenlendiği de Müvekkil Şirketçe bilinmemektedir. Dolayısıyla faturaların dayanak olarak gösterildiği icra takibi hukuka aykırı olduğunu, Davalı her ne kadar Türk Ticaret Kanunu madde 21/2’ye göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne istinaden Müvekkil Şirketin süresi içinde faturaya itiraz etmediğini, bu sebeple fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını iddia etse de Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında salt fatura tebliğinin alacağın varlığına karine teşkil etmediği açık bir şekilde belirtildiğini, Takibe konu borcun bulunmadığı yapılacak yargılamada bilirkişi raporu ve defter incelemesiyle de sabit kılınacaktır. Hukuka aykırı bir şekilde ikame edilen faturalara dayanak gösterilen icra takibinin hukuka aykırılık içermesi sebebiyle İcra ve İflas Kanunun 67/2. Maddesinde belirtilen "… takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne istinaden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosya sureti, Ticari defter ve belgeler, taraflara ait ba/bs formları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.09.05.202023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Davacı defterleri bakımından bilirkişi ----- raporunda özetle; Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı hususunda; Davacının 2022 yılı Yevmiye Defteri ile Defter-i Kebirin elektronik ortamda (E-Defter) olarak tuttuğu, Elektronik Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri ile ilgili olarak süresinde bildirimlerin yapılmış olduğu ve ticari defterlerin HMK 222/2 maddesine uygun olduğu, Tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda;Davacı firma ticari defterlerinde yer alan kayıtlar rapor eki tabloda sunulmuş olup, 15.12.2022 itibari ile davacı firmanın davalı firmadan 113.054,84 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında davalı firma aleyhine 15.12.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde Hizmet Bedeli- Bakiye Alacak açıklaması ile 113.054,84 TL tutarın tahsili istenildiği, Faturaların defterde kayıtlı olup olmadığı hususunda; Takip talebi eki muavin defter kayıtlarına göre, yapılan ödemeler eski tarihli alacaklardan mahsup edildiğinde, takip konusu 113.054,84 TL alacağın ilgili olduğu faturaların;
30.09.2022Tarih---- nolu faturadan bakiye 3.906,25 TL
30.09.2022 Tarih------ nolu faturadan 15.492,91 TL
31.10.2022 Tarih---- nolu faturadan26.102,54 TL
31.10.2022 Tarih----- nolu faturadan14.573,00 TL
30.11.2022 Tarih----- nolu faturadan14.987,18 TL
05.12.2022 Tarih---- nolu faturadan23.475,94 TL
15.12.2022 Tarih----- nolu faturadan11.804,40 TL
15.12.2022 Tarih----- nolu faturadan 2.712.62 TL
Olduğu, bu faturaların tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilip edilmediği hususunda; Dosya kapsamında ve davacı firma kayıtlarında faturalara itiraz edildiğine dair belge ve kayda rastlanmadığı, Faturalara konu alacağın bs formuna konu edilip edilmediği hususunda Davacı firmaya ait 2022yılı Bs formu incelendiğinde; ----Firmasına, 25 ayrı belge ile 298.820,57 TL tutarında satış bildirilmiş olduğu, -----. Firmasının 2022 yılı Ba formu incelendiğinde; ----- firmasından 25 ayrı belge ile 298.820,57 TL tutarında alış bildirilmiş olduğu, Davacı firma ticari defterlerinde 2022 yılında 25 ayrı faturanın kayıtlı olduğu, davacı Bs formları ile davalı Ba formlarının ve davacı firma defter kayıtlarının uyumlu olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.26.09.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 06.12.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Davalı defterleri bakımından bilirkişi ----- raporunda özetle; Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın 23/12/2022 tarihinde borçlu aleyhine () ----. İcra Dairesinin -----sayılı dosyası ile; 113.054,84 TL Hizmet Bedeli Bakiye Alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır. Davalı ----- tarafından incelemeye sunulan 2022 yılına ait Yevmiye Defterinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, 2022 yılı kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, ancak davalı şirket Mali Müşaviri tarafından 2022 Defter-i Kebir ve Envanter Defterine ulaşamadığı beyan edilerek tarafıma sunulamadığından sahibi lehine delil olma vasfı yönünden takdirin yüce mahkemenize ait olduğu, 3. Davacı tarafından düzenlenmiş faturalara dosya münderecatında davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, . Davacı ve Davalıya ait 2022 yılı Ba-Bs formlarının tetkikinde Davacı ve Davalı tarafından davacının davalıya 5.000,00 TL üzerinde düzenlemiş olduğu 25 adet belge karşılığı Kdv hariç 298.820,57 TL tutarında beyanda bulundukları, . Davalı Yanın Defter İncelemesi Neticesinde; Davalı yana ait 2022 yılı ticari defterlerinde ilk kaydın 2021 yılından devir gelen 17.615,68 TL bakiye tutarı olduğu, 23/12/2022 takip tarihi itibariyle davalının davacıya 113.054,84 TL cari hesap borçlu olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı faturalara dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde; davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 113.054,84 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı ve davalının sunmuş olduğu yevmiye defterinin incelenmesinde açık hesap ilişkisinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarında davacının 113.054,84 TL alacaklı göründüğü, faturalara itiraz edildiğine ilişkin belge bulunmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 113.054,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 113.054,84 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu, nitekim davalı kayıtlarında davacının alacaklı göründüğü ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 113.054,84 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 22.610,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.722,77 TL harçtan, peşin yatırılan 1.365,43 TL harcın düşümü ile geri kalan 6.357,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 1365,43 TL harç, 179,90 TL başvuru harcı, 3750,00 TL bilirkişi ücreti ve 122,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.417,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 18.088,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.