T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/434
KARAR NO: 2024/561
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 14/06/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----- şirketinin tasfiye memuru ve tek ortağı olduğu, şirketin ----- faaliyet gösterdiği, söz konusu şirket ---tarihinde ------- müdürlüğünde tasfiyeye girdiği ve tasfiye işlemlerinin ticaret siciline tescil edildiği, yasal kapanışın yapılabilmesi için yasal süre geçtikten sonra tasfiyenin sonlanması nedeni ile,---- tarihinde şirketin kaydının kapandığını, ancak şirkete ait ----markalı aracın satışı yapılmadan şirketin tasfiye sürecini tamamladığı aracın ------- olup, değeri yüksek olan bir araç olduğu, tasfiye sürecinde aracın satış işleminin atlandığı, dava konusu şirketin tasfiye sürecini tamamladığından satış, sigorta ve muayyene işleminin yapılamadığını, şirketin müvekkili ----- nolu aracının satış işlemleri ile muayene ve sigorta işlemlerinin yapılabilmesi için tasfiye ile sınırlı olmak üzere şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını---------- konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 6102 SayılıTTK'nın 547. Maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen şirket adına tescilli olan ----- aracın satış ve devir işlemleri, muayene ve sigorta işlemleri nedeniyle şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları incelenmiş ortak ve yetkilisinin huzurdaki davacı olduğu, 10.08.2022 tarihinde TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiyesinin tamamlandığından bahisle sicilden terkinine karar verildiği görülmüştür. Davanın 14.06.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür. Söz konusu aracın ruhsat bilgileri --------sisteminden sorgulanmış ihyası istenen şirket adına tescilli olduğu görülmüştür.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirketin adına kayıtlı araç bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davacı---- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirketin adına kayıtlı araç olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davacı----- tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ------- yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Şirket adına kayıtlı araç olduğundan tasfiye eksik yapılmıştır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ---- yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜNE,------ numarasında kayıtlı bulunup ----- tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye sonucu sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ------ 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince şirket adına tescilli olan ------ satış ve devir işlemleri keza satış ve devir işlemlerine bağlı olan muayene ve sigorta işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ---- yeniden TESCİLİNE,
2-Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan--------- atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
3-Kararın ------- ilan edilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024