T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/146
KARAR NO: 2024/500
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/02/2024
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı-borçlunun ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Sayılı dosyasına yapmış bulundukları itirazın iptaliyle, takibin Asıl alacak İşlemiş Faiz, Masraf ve icra vekalet ücreti V.S üzerinden devamına,Haksız borca itiraz nedeniyle davalı aleyhine asgari olarak takibe konu alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına, Müvekkil firma alacağına takip tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ödenmeyen fatura alacağından dolayı başlatılan icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Somut olayda davalının tacir olup olmadığının araştırılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Davalının tacir olup olmadığının araştırılmasına yönelik ise; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün gelen yazı cevabında davalının gerçek kişi kaydının bulunamadığı, ilgili Vergi Dairesi'nin yazı cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.Somut olayda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ve Vergi Dairesi'nin yazı cevabına göre davacı tacir ise de, davalının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalı kazancının esnaf sınırının altında kaldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.