T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/55 Esas
KARAR NO: 2024/527
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/01/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında 28.08.2023 tarihinde servis taşımacılığı sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davalı adına fatura düzenlendiğini ve teslim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, davacıyla da --------- hattı sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin 20.maddesi cari hesap sözleşmesine ilişkin olduğunu, buna göre TTK’nın 89 ve devamı maddeleri gereğince hesabın kat edilmeden icra takibi başlatılamayacağını ancak davacının sözleşmeye aykırı davranarak takip başlattığını iler sürerek davanın reddini, İİK 67.maddesi doğrultusunda davacının %30 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:--------- dosya sureti, ticari defter ve belgeler, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
12.03.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, bu hesaba göre defter tutan mükelleflerin işletme defterleri için ayrıca noter tasdikini yaptırmasının zorunlu olmadığı, dosyaya ibraz edilen davacıya ait işletme defterinde ödemeler hariç tutularak usulüne uygun olarak sadece gelir gider kayıtlarına yer verildiği, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalı borç alacak bakiyesinin tespit edilemediği, ancak takibe konu faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, Sayın Mahkemenizin ara kararında belirtilen hüküm doğrultusunda davalının ticari defterlerini belirtilen gün ve saatte mahkeme salonunda hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının takibe konu ettiği ------- bedelli faturanın davalıya ait -----------kayıtlı bulunmadığı, esasen davalının cevap dilekçesinde fatura içeriği ile taşıma hizmetinin alınmadığı ile ilgili herhangi bir itirazın bulunmadığı, Uyuşmazlığın çözümü noktasında yukarıda yer verilen TTK’nın ilgili maddelerinde bahsi geçen cari hesap sözleşme hükümlerinin somut uyuşmazlık açısından hukuki olarak irdelenmesinin gerekeceği ancak konunun uzmanlık alanımın dışında olması nedeniyle herhangi bir değerlendirmenin tarafımdan gerçekleştirilmediği, hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Ticari defter deliline göre Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde 06.12.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir ana para tutarının takipte belirtildiği üzere 50.067,08 TL olacağı Davacının takibinde 1.828,47 TL tutarlı olmak üzere birikmiş faiz talep ettiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosyaya rastlanılmadığından davacının faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, servis taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.--------sayılı ilamında: "...Somut olayda, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ilişkisinin TTK'da düzenlenmesi nedeniyle, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan dava mutlak ticari davadır. ..." şeklinde açıklamıştır. Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -------- icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın işletme defteri tuttuğu, icra takibine konu ettiği faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarında 50.067,08 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 50.067,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Davalı yanın sözleşmeyi kat etmeden icra takibi başlatıldığı ve alacağın muaccel hale gelmediği savunmuştur. Davacı defterlerinin incelenmesine göre davalıdan 50.067,08 TL alacaklı olduğu, davalı yanca hizmetin yerine getirilmediği itirazının bulunmadığı, olarak belirlendiği, tarafların akdedilen sözleşmeye göre hesap devrelerinin taşıma hizmeti verilen ayın bitimi tarihi olarak, sözleşmenin 5.maddesinde ise sözleşmede belirlenen aylık ödemelerin hizmet verilen ayın bitiminden sonra fatura kesiminden itibaren 30 gün içerisinde gerçekleştirileceği düzenlemesine göre davalının hesabın kat edilmediğinden muaccel hale gelmediği savunması yerinde görülmemiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 50.067,08 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarını lehine delil niteliğinde olduğu ve davalı yan tarafından ticari defter ve belgelerin sunulmadığı, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından--------- icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 50.067,08 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 10.013,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 50.067,08 TL lik kısım yönünden alınması gereken 3.420,08 TL harçtan peşin alınan 628,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.791,77 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.918,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3420,08 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, ve 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.912,68 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.620,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 3.004,86 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 115,14 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024