T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/437
KARAR NO: 2024/393
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında davaya konu faturada belirtilen, ürün ve hizmetlerin alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davalının müvekkiline 01.03.2022 tarihli ----, 01.03.2022 tarihli ----, 01.03.2022 tarihli ----, 01.03.2022 tarihli ----, 29.03.2022 tarihli ----, 29.03.2022 tarihli -----, 29.03.2022 tarihli --- numaralı faturalardan doğmuş olan 1.800.295,32 TL borcunu dava tarihi itibariyle ödemediğini, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Müze Gişeleri İşletmesi İhalesini kazanan ..---. ile müvekkili şirket arasında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumluluğunda olan ---- Kulesi, ---- Havalimanı ve ---- Mağazaları işletmesi faaliyetlerine dair idare tarafından onayları yapılan alt kiracılık sözleşmeleri ile işletilmekte olan anılan yerdeki mağazaların işletmeciliğinin müvekkili şirket tarafından başarı ile yürütüldüğü, bu hususta Grup şirketler bünyesindeki davacı şirkete her iki tarafa da hak doğuran “---- Havalimanı Müzesi İçinde Yer Alan Müze Mağazasının Kiralanması İhalesine İlişkin Alt Kira Sözleşmesi” ve “--- Kulesi/Gişe İşletmeciliği” sözleşmelerinin imza edildiğini, yukarıda anılan mağazaların işletmeciliklerinden ve ürün satışlarından doğan hakkedişlere dair kesilen faturaların ödenmediğini, davalı tarafa,-----. Noterliği'nin 02.03.2022 tarih ---- yevmiye numaralı, 01.04.2021 tarih ---- yevmiye numaralı, 11.04.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ve 15.04.2022 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarnameler keşide edilerek borcun ödenmesini, ödemenin yapılmaması halinde müze işletmeciliğine son verilerek kiraya konu mağazaların tahliye edileceğini, ihtarnamelere cevap verilmediğini, bu sebeple ilk olarak ---- Mağazasının tahliye edilmek istendiği, ancak davalı şirketin bölge yöneticisi ----- tarafından tahliye işleminin engellendiği, mağaza içindeki faturalı ürünlere el koyulduğu, davaya konu edilen faturalardaki ---- Havalimanı, --- ve ---- Alan Başkanlığı mağazalarındaki faturalı ürünlerinden ve işletmecilikten kaynaklanan ödemelerin henüz yapılmadığı, bu gelişmeler sonrasında ----İcra Müdürlüğü'nün-----. sayılı icra takibi ikame edildiğini; icra takibine davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği, öncelikle davalının şirket yapısını değiştireceğini iç yazışmasında beyan etmesi sebebiyle ihtiyati haciz talebinin kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl alacak olan 1.800.295,32 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi, feri masrafları ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuruluşunun 1920'li yıllara dayanan, ----- merkezli ve kurulduğu günden bu zamana geliştirdiği teknolojiler ile güvenli tanımlama, takip-İzleme ve denetim çözümleri hizmetleri vermekte olan son derece köklü bir şirket olduğu, müvekkilinin, ihalesini kazandığı Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü'nün “Müze ve Örenyerlerinde Bilet ve Bilet Ürünlerinin Tasarımı, Geliştirilmesi ve Satış Kanallarının Yönetimine İlişkin Kiralama İşi” kapsamında müze mağazalarının işletilmesi minvalde davacı ile müvekkil şirket arasında ---- Havalimanı, Galata Kulesi ve ---- Müzeleri içerisinde yer alan mağazaların davacı tarafından Alt Kiracı sıfatıyla işletilmesi kapsamında anlaşma sağlandığı, davacının alt kiracı sıfatının müvekkili tarafından Bakanlığa da bildirildiğini, müvekkili ile davacı arasında hiçbir mal alım-satım ilişkisi veya buna delalet edecek herhangi bir sözleşmesel bağlantı bulunmamasına rağmen davacı tarafından ilk olarak 01.03.2022 tarihinde işbu davaya konu ------numaralı faturalar kesilerek mağazalarda satılmakta olan malların bedellerinin müvekkili şirketten tahsil edilmeye çalışıldığını, davacı tarafından 02.03.2022 tarihinde ----Noterliğinin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek Alt Kiracı Sözleşmelerine istinaden müvekkil şirketin 798.502,83 TL borcu bulunduğunun belirtildiğini, ---- Kulesi, ---- ve ---- mağaza kira sözleşmelerinin 31.03.2022 tarihi itibariyle feshedileceğinin ihtar edildiğini, akabinde, 29.03.2022 tarihinde davacı tarafından, taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel yükümlülük bulunmamasına rağmen ---- ve ----- mağazalarındaki ünite, stant, banko gibi mallara istinaden ----- numaralı faturalar kesilerek ilgili malların bedelinin de müvekkil şirketten tahsil edilmeye çalışıldığını, 01.04.2022 tarihinde davacının bu kez ----Noterliği'nin ---- yevmiye numara ile keşide ettiği ihtarnamesi ile; 31.03.2022 tarihinde ----- mağazasının bulunduğu adrese intikal edildiği ancak müvekkili şirket tarafından ürünlere el koyulduğunun iddia edildiğini ve aynı tarihte ----- Mağazası'ndaki mal bedeline istinaden müvekkil şirkete ---- numaralı faturanın kesildiğini, davacı tarafından iddia edilenin aksine müvekkili şirketin, davacının faaliyetlerine veya ürünlerine yönelik olarak engelleme, müdahale etme, mallara el koyma vb eylemlerde hiçbir şekilde bulunmadığını, kaldı ki, ilgili mağazaların alt kiracısının davacı taraf olduğunu, müvekkil şirketin ilgili mağazalar ya da satışa arz edilen ürünler üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunma yükümlülüğü, sorumluluğu, yetkisi ve imkânının bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından ilgili mağazalar nezdindeki faaliyetlerinin halen sürdürüldüğünü ve kazanç elde edildiğini, dava konusu faturalardan biri olan ----- numaralı faturaya müvekkili tarafından yasal süresi içinde itiraz edilerek 04.04.2022 tarih ----- numaralı le faturası düzenlendiğini ve davacıya iade edildiğini, davacının, bu iade faturasına karşı 05.04.2022 tarih ---- numaralı iade faturasını düzenleyip---Noterliği'nin --- yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, akabinde müvekkili tarafından ilgili faturaya karşı 11.04.2022 tarih ----- numaralı iade faturası düzenleyerek tekrar itiraz edildiğini, nihai olarak davacı tarafından ---- Noterliği'nin ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile --- numaralı faturanın ödenmesinin talep edildiği, karşılıklı ihtar ve itirazlar akabinde davacı tarafından ---- İcra Müdürlüğü nezdinde-----sayılı icra takibi ikame edilip olup, müvekkili tarafından haksız ve hukuka aykırı ilamsız takibe itiraz edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin; mağazaların davacı tarafından alt kiracı sıfatıyla işletilmesine ilişkin olduğu, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüğünün mağaza alanını davacıya temin etmekten ibaret olduğu, davacının yükümlülüğünün ise aylık ciro bedelleri üzerinden müvekkili şirkete ödeme yapılması olarak kararlaştırıldığı, dolayısıyla davacının dava konusu faturaları tanzim etmesine imkan sağlayacak herhangi bir hukuki dayanak bulunmadığını; davacının tanzim ettiği faturalara karşılık gelen sözleşmesel ilişkiyi ispat etme külfeti altında olduğu, dava konusu faturalarda yer alan hiçbir malın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket tarafından bahse konu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının faturanın düzenlenmesine neden olan iş veya hizmetin yapıldığı/teslim edildiği veya fatura içeriğine bağlı bir borcun doğduğu anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin alt kira ilişkisinden doğan ve fakat davacı tarafından ödenmeyen tüm alacaklarına ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı ve davalı arasında kira ilişkisi haricinde bir ilişki olup olmadığı, davacıya ait malların davalı tarafından el konularak satıldığı iddiası kapsamında , davacının satılan ve bedeli kendisine ödenmeyen malları olup olmadığı, davacı alacaklı ise takibe konu asıl alacak, temerrüt varsa işlemiş temerrüt faizi alacaklarının ne kadar olduğuna ilişkindir.Davacının takip konusu faturalar nedeni ile davalı aleyhinde 1.800.295,32 TL asıl alacak 25.217,68 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.825.513,00 TL alacak üzerinden takibe giriştiği, davalının takibe itiraz ettiği eldeki davanın bu nedenle açıldığı görülmüştür.
Davacı şirket ticari defter ve dayanakları incelenmiş takibe konu tüm faturaların davacı defterlerinde yer aldığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibarı ile 1.438.073,89 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterleri incelendiğinde ise davacının 896.666,89 TL alacaklı olduğu, uyumsuzluğun 541.407,00 TL olduğu bunun da 01.04.2022 tarihli -----... Numaralı faturanın davacı defterlerinde yer almasına rağmen davalı defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı görülmüştür. Uyuşmazlığın davacı ve davalı arasında alt kira sözleşmesi var iken davacının söz konusu mağazalardan çıkarılmasına rağmen davalı uhdesinde kalan ve satışı yapılan fatura konusu malların bedelinden kaynaklandığı görülmüştür.Tarafların BA- BS bildirimleri incelenmiş herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış tarafların ticari defter ve dayanakları üzerinde mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesap uzmanına bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 02.10.2023 tarihli raporunda özetle ".... 1. Uyuşmazlık Konusu Mali incelemede gelinen safahata nazaran, ---- Mağazası'ndaki alt kiracı davacıya ait müzede satışa konu hediyelik eşyalarla ilgili olarak davacı şirket tarafından, asıl kiracı (davalı) tarafından el konulduğundan bahisle davalıya fatura edilen KDV dahil 541.407,00 TL bedelli faturanın talebinin olanaklı olup-olmadığı; olanaklı ise, faturaya konu 478 ayrı cins Malzemenin rayiç bedelinin uyuşmazlık konusunu teşkil ettiği;
2. Somut Olayın İncelenmesi
A) Davacı tarafından 02.03.2022 tarih ---- yevmiye no ile keşide edilen ihtarname “ --- Havalimanı Müzesi içerisinde yer alan Müze Mağazası'nın muhatap tarafından gerekli işlemler yapılamadığı için 1,5 yıldır işletmeye açılamadığı, müvekkil şirketin söz konusu gecikmeler sebebiyle ile ciddi maddi zarara uğradığı, haklı sebepler ile ---- Kulesi, --- ve --- Mağaza kira sözleşmelerinin 31.03.2022 tarihi itibari ile fesih edileceği, 793.502,83 TL bedelin derhal ödenmesinin” istenildiği,
B) İşbu itirazın iptali davasında, ihtarnameye konu olacaklar yanı sıra, fesih sonrasında ---- Mağazası'ndaki davacı mallarına (müzede satışa konu hediyelik eşyalara) davalının el koyduğu iddiası düzenlendiği 01.04.2022 tarih ve 541.407,00 TL tutarlı davalının iade ettiği fatura dahil 1.800.295, 32 TL'nin (asıl alacağın) tahsilini talep ettiği;
Her ne kadar davanın tarafları tacir olup, aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarda yazılı delil ile ispat hususu esas olsa da, davacının bu davadaki iddiası 541.407,00 TL tutarlı mallarına el konulduğu şeklinde fiili ve maddi bir olguya dayandığı; ileri sürülen haksız fiil içerikli talebin (davacı tarafından) kanıtlanması gerektiği;
Hal böyle olmakla beraber, davalı şirketin takip ve davadan SONRA 11.08.2022 tarih saat 10:41'de gönderilen ---- Kulesi ve --- Mağazalarının Devri konulu e-postada;
“----- Mağazası'ndaki ürünlerin karşılıklı düzenlenecek tutanakla teslimi” yönünde anlatım bulunduğu;Dolayısıyla malların halen davalı nezdinde olduğu sonucunun ortaya çıkmakla beraber, zorla el koymaya konu haksız fiil yönünden Jandarma tutanağına atıf yapıldığı varsa örneğinin sunulmadığı;
C) Sayın Mahkemece, davacı mallarına, davalı tarafından el konulduğu ya da el konulduğunun usulen ispatlandığı sonucuna varılması halinde, yukarıda tanıtılan davacının 541.407,00TL tutarlı davalı tarafından iade edilen 541.407,00 TL'nin yerinde olup-olmadığının denetlenmesi amacıyla, davacı taraftan inceleme günü el konulma nedeniyle davalıya düzenlediğim faturaya konuya emtianın alım bedellerinin usulen tevsik edilmesi ve buna göre miktar doğru olup-olmadığının denetlenmesi cihetini gidildiği ancak, davacı tarafça aynı ürünün birden fazla giriş ve çıkışı olduğu alım bedellerinin tespitinin fiilen mümkün olmadığı yönünde bildirim yapıldığından, 478 kalem hediyelik eşyanın değerinin belirlenmesinin heyetimizin uzmanlık alanı dışında kaldığı; bu yönde Sayın Mahkemece gerek görülmesi halinde, konusunda uzman sektör bilirkişi aracılığıyla değerlendirme yapılabileceği;
D) Öte yandan, yukarıda tanıtılan mail yazışması içeriklerine nazaran, davacı şirketin - (kredi kartı ile tahsilat) makinesinin ---- Mağazası'nda kaldığı; satışların devam ettiği; dolayısıyla takipten SONRA bu -- makinesinden müze ziyaretçilerinin alımları sebebiyle geçen tahsilatların (davacının banka hesabına sadece bu -- makinesinden geçenlerin) dosyaya kazandırılması gerekeceği; zira bu takdirde takip ve davadan sonra davacının faturaya konu ettiği ürünlerden yaptığı tahsilatların mükerrerlik teşkil edeceği;
IV- SONUÇ
Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme sonunda;İncelenen tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defter beratlarının süresinde alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu; taraf ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğun sebebinin, (davalı) tarafından el konulduğundan bahisle davacının düzenlediği KDV dahil 541.407,00 TL bedelli faturadan kaynaklandığı,
2. Yukarıda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte gösterilen uyuşmazlık konularının, somut olay özelinde (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde sonunda
A) Nizaya konu 541.407,00 TL'lik fatura dışında kalan taraf ticari defterlerinin birbirini teyit eden bakiyelerine cari hesap alacağının 15.04.2022 takip tarihi itibarıyla 896.666,89 TL olduğu;
B) Davacının harca esas tutarı, takibindeki asıl alacak olan 1.800.295,32 TL olarak beyan ettiği; bir başka anlatımla, takip öncesi biriken faiz alacağı yönünden harca esas değer beyan etmediği; öte yandan, varsayım olarak, bu yönde davada talep bulunduğunun Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, davacının 02.03.2022 tarih ----- yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ şerhinin dosyaya kazandırılması gerektiği;
C) Yukarıda belirlenen 896.666,89 TL DIŞINDA KALAN uyumsuzluğa esas 541.407,00 TL tutarlı fatura yönünden ise, değerlendirme başlığı altında (2/C ve D) sayılı bentlerde işaret edilen hususlara bağlı yapılacak inceleme sonucuna göre belirlenecek tutarın değerlendirilebileceği.." belirtilmiştir.Taraf vekilleri bilirkişi raporuna itiraz etmiş, mahkememizce ihtilaf konusu faturaya konu malların rayiç değerlerinin de tespiti hususunda heyete uzman sektör bilirkişi eklenmiş, --- cihazından yapılan ödemelere dair evraklar ilgili kurumlardan celp edilmiş itirazlar hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.06.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...1.Sayın Mahkeme'nin görevlendirme ara kararında işaret edilen hususlar ve tevdi edilen suallerle birlikte davacı itirazının yukarıda “Uyuşmazlığın Yeniden İrdelenmesi” başlığı altında (3) sayılı bentte, davalı itirazının (4) sayılı bentte ayrı ayrı incelenerek, iştirak edilmediği;
2. Bu kez sektör bilirkişi katılımıyla düzenlenen işbu raporda taraflar arasında uyumsuzluğa esas 541.407,00 TL tutarlı faturaya konu ürünler yönünden el koyma iddiasının usulen sübutu ihtimalinde ürünlerin niteliğine nazaran, el koyma tarihi itibarıyla fatura edilen 541.407,00 TL'nin kadri marufunda bulunduğu sonucuna varıldığı;
3. Davacıya ait - cihazının el konulan mağazada ne kadar süredir kaldığını tarafınızdan bilinmediği; celp edilen ve sunulan banka kaydının davacıya ait --- cihazından geçen tahsilatların yukarıda açıklanan içeriğine nazaran, uyuşmazlığa yardımcı niteliği bulunmadığı; Gelir İdaresi Başkanlığı yazısı içeriğine nazaran 2022 yılı nisan ayında yapılan tahsilat tutarına toplam 7.578,50 TL olduğu; başkaca tahsilat bulunmaması halinde, icra müdürlüğünce işbu tutarın hükmün infazı sırasında 30 Nisan 2022 tarihi itibariyle ödeme kabulüne göre re'sen dikkate alınması gerekeceği;
4. Başkaca tahsilat olduğunu iddia edilmesi halinde ve pos makinesinin davacıya geçtiği (iade edildiği) tarih var ise, bu tarih ile öncesindeki bir Nisan 2022 tarihi arasında ---- müzede bulunan --- makinesi ya da (birden fazla ise) makinelerinin sicil numaraları bildirilmek suretiyle Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan anılan tarihi aralarındaki bahse konu sicildeki ----- makinelerinde geçen tutarların sorulması ve tespit edilecek tutarında her ay sonu itibariyle takipten sonraki ödeme kabulüne göre, icra müdürlüğünce hükmün infazı sırasında re'sen dikkate alınması gerekeceği;
5. Sair hususlarda kök rapordaki tespitlerin cari olduğuna..." belirtilmiştir.
Davalı taraf bilirkişi raporlarında özetle davacının düzenlediği hiçbir faturanın mal veya hizmetin verildiğinin ispatı sayılamayacağını, davacının söz konusu ---- mağazasında satılan ürünlerden kazanç sağlamaya devam ettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay ----.HD'nin 19.02.2018 gün -----. sayılı ilamında ".... Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen futuradaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz yüresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan içide edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini ka nıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. ” belirtmiştir.( Aynı yöndeki içtihat için Bkz. Yargıtay ----- öncesi alt kira sözleşmesi sözleşmesi olduğu zaten tarafların kabulündedir. Davalı yanca davacı yanca bu sözleşme gereği davalının uhdesinde kalan malların bedeli için düzenlenen faturalara uyuşmazlık konusu olan 1 fatura haricinde davalı yanca itiraz edilmemiş, ticari defterlere işlenmiş, BA bildiriminde bulunulmuştur. Yukarıda alıntılanan emsal yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Davalı takibe dayanak yapılan faturalardan bir tanesi hariç diğerlerinin tamamını ticari defterlerine işlemiş, BA bildiriminde bulunmuştur. Her iki tarafın da ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu olan fatura hariç aynı alacak bakiyesi vermektedir. Artık ispat külfeti davalı üzerinde olup bunun aksinin ancak yazılı delille ispat edilmesi gerekir. Davalının takip konusu olan ve itiraz veya iade edilmeyen ve ticari defterlere işlenen , BA bildiriminde bulunulan faturalar yönünden itirazları bu nedenle yerinde değildir.Davacı her ne kadar takibin cari hesap kaynaklı değil fatura kaynaklı olduğunu, sadece faturalar nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiş bu hususta emsal HGK kararı sunmuş ise de davacının takibe dayanak yaptığı tüm faturaları ticari defterlerine işlediği ve takip tarihinde davacı defterlerine göre davacı alacak bakiyesinin 1.438.073,89 TL olduğu görülmektedir. Burada artık faturanın değil ticari defterlerin sahibi aleyhinde delil vasfı önem arz etmekte olup kaldı ki tüm bu faturaların da defterlerine işli olduğu halde alacak bakiyesinin bu olduğu nazara alındığında davacının defterleri bu noktada kendi aleyhine delil teşkil etmekte olduğundan davacının bu yöndeki itirazları yerinde değildir. Nitekim bu husus bilirkişi ek raporunda da isabetle belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere taraflar arasındaki ihtilaf esasen sadece davacı defterlerinde olmasına rağmen davalı defterlerinde bulunmayan ve kabul edilmeyen ----- mağazasında davalı uhdesinde kalan mallar için düzenlenen faturaya ilişkindir. Bilirkişi kök raporunun 9 sayfasında aynen alıntılandığı üzere davalı şirketin kurumsal mail adreslerinden ( ilgili mail adresleri gereksiz yer kaplamaması açısından alıntılanmamış olup kök raporun 9. Sayfasında bulunmaktadır. ) ----- Alan Başkanlığı Mağazaların Faaliyete Geçirilmesi Hakkında 09.06.2021 tarihli e-postada davacı tarafından üretilen hediyelik eşyaların satışına başlanması yolunda mailler olduğu görülmüştür. Bu hususta ilgili kolluk birimine müzekkere yazılmış ise de bu hususta bir tutanak olmadığı bildirilmiştir. Söz konusu maillerden ürünlerin davalı uhdesinde kaldığı açıktır.Davalı burada artık ispat külfeti altında olup bu ürünlerin davacıya aynen iade edildiğini veya bedelinin ödendiğini ispatla yükümlüdür. Kaldı ki ek raporda bu ürünlerin değerinin kadri marufunda olup olmadığı hususunda da uzman bilirkişi de eklenerek rapor alınmış bu ürünlerin değerinin kadri maruf olduğu da tespit edilmiştir. Bu ürünlerin davalı uhdesinde kaldığı ve satışının yapıldığı da sabit olup davalı artık burada bu ürünlerin satış bedelinin davacıya ödendiği veya malların iade edildiğini ispatla yükümlüdür. Bu hususta davalı yanca herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan ihtilaf konusu olan fatura dahil olmak üzere 1.438.073,89 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı her ne kadar icra takibinde faiz talep etmiş ise de davasını asıl alacak miktarı üzerinden açmıştır. İcra takip talebinde istenen faiz talep edilmemiş harcı yatırılmamıştır.Yargıtay ----. HD. ----Sayılı ilamında "..itirazın iptali davalarında alacak borç durumu takip tarihi itibariyle hesaplanır. Borçlunun takipten önce yaptığı ödemenin varlığı anlaşılırsa ödenen miktar yönünden davanın esastan, takip ile dava tarihi arasındaki ödemenin varlığı anlaşılırsa bu miktar yönünden itirazın iptal davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir.." belirtmiş olup ancak TBK'nun 100. maddesi uyarınca (BK 84.) icra takibinden sonra yapılan ödemeler öncelikle faize mahsup edilmek suretiyle toplam alacaktan düşülür.Takip tarihinden sonra ancak davadan önce davacı post cihazından cüzi miktarda tahsilat yapılmış olup bu ödeme kural olarak önce ferilerden düşülür. takibe konu asıl alacağın miktarı nazara alındığında takip sonrası işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve masraflar nazar alındığında bu hesaba gerek olmadığı sonucuna varılmış yapılan bu ödemenin 30 nisan 2022 tarihi itibarı ödeme kabulüne göre icra müdürlüğünce hesaplamada dikkate alınmasına karar verilmiştir. Davalı yanca davacıya daha fazla ödeme yapıldığı, yani davacının daha fazla tahsilat yaptığı hususları ispat edilememiştir. Esasen davalı uhdesinde kalan malların ne kadarını sattığını ( veya tamamını) zaten bilecek durumda olup anlaşıldığı kadarı ile aleyhine delil teşkil eden bu kayıtları sunmamıştır.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ---Hukuk Dairesi’nin-----Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Tarafların tacir olduğu görülmekle takip tarihinden itibaren asıl alacağa yönelik talep edilen faizin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları, denetime uygun bulunan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
A-Davalının ----- İcra müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; Takibin 1.438.073,89 TL asıl alacak üzerinden devamına,
B- likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 287.614,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
C- 2022 yılının Nisan ayındaki 7.578,50 TL davacı yanca yapılmış tahsilat miktarının icra müdürlüğünce 30 Nisan 2022 tarihi itibari ile ödeme kabulüne göre hesaplamada resen dikkate alınmasına, dava tarihinden sonra davacı --- makineleri aracılığı ile davacıya yapılmış bir ödemenin davalı yanca ispatı halinde icra müdürünce hükmün infazında resen dikkate alınmasına,
D-Fazlaya dair istemlerin reddine,
2-Alınması gerekli 98.234,83 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 21.616,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 76.617,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 21.616,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 21.697,67 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 537,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 11.537,25 TL yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 9.215,94 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafından yapılan 1.020,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 205,33 TL sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan AAÜT gereği 187.045,91 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 56.333,21 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
7-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.246,13 TL sinin davalıdan, 313,87 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.