T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/87
KARAR NO: 2024/506
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/02/2024
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 06/02/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil firmaya ait olan ---- maliki olan sigortalı ---- Şirketi' nin ----plakalı aracı ile 11.11.2020 tarihinde ----- mevkiinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. Araç sürücülerinin kendi aralarında düzenlemiş oldukları kaza tespit tutanağı işbu dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. Yine ekte yer alan, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi internet sayfasından alınan ve kusur oranlarını gösteren tramer kayıtlarına bakıldığında söz konusu kazanın oluşumunda müvekkil şirket aracının kusursuz olduğu, davalı ---- şirketinin sigortalısı olan dava dışı araç maliki ve sigortalı olan ---- Şirketi'nin aracının söz konusu kazada %100 kusurlu olduğu görülmektedir. Uzman bilirkişi mütalaası ile söz konusu kazaya ilişkin olarak 07/10/2021 tarihli değer kaybı tespiti içerir ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Ekspertiz raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; müvekkil şirkete ait kazaya karışan ----- plakalı araca ilişkin piyasa rayiç araştırmaları, kaza tarihi dikkate alınarak yapılan araştırmalar kapsamında; araca ilişkin eski hasar kayıtları (aracın daha öncesinde herhangi bir hasar kaydı bulunmadığı tramer kayıtlarında görünmektedir) ışığında total kilometre ve araç bakım durumu gibi hususlar dikkate alınarak müvekkil şirket aracının söz konusu kaza öncesi hali ile araç rayiç değeri 150.000,00TL olarak belirlenmiş ve kaza sonrası reel olarak 6.000,00TL değer kaybederek piyasa rayiç değerinin 144.000,00TL'ye düştüğü tespit edilmiştir. Raporda yer aldığı üzere söz konusu aracın hasarsız değerleme ortalaması 150.000,00TL iken kazadan sonra onarım görmesi ile onarım sonrası değerlerin ortalaması 144.000,00TL belirlenerek 6.000,00TL değer kaybına uğradığı belirtilmiştir. Dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğumuz ekspertiz raporunda belirlenen 6.000,00TL değer kaybının tahsili amacıyla davalı şirket olan ---- Sigorta'ya yasal başvuru süresi içerisinde değer kaybı başvurusu yapılmış ancak davalı şirket tarafından müvekkil şirkete hiçbir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Davalı ----- Şirketine yapmış olduğumuz değer kaybı başvurusuna ilişkin müvekkil şirkete hiçbir ödeme gerçekleştirilmediğinin ve başvurumuzun sonuçsuz kalmış olduğunu içerir kayıtların davalı taraftan celbini talep ediyoruz. Hasar gören ---- plakalı aracın kaza öncesi hali ile rayiç değeri 150.000,00TL iken söz konusu kaza sonrası yapılan onarım sonrasında araç değerinin 144.000,00TL olduğu (kaza tarihi dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmasına istinaden) ve buna göre müvekkil şirkete ait araçta 6.000,00TL değer kaybı tazminatının konusunu oluşturmaktadır. Onarım sonrası araçta meydana gelen değer kaybı tutarının tazmini amacıyla müvekkil şirket tarafından davalı sigorta şirketine 20/10/2021 tarihinde başvuru yapılmış ancak müvekkil şirkete değer kaybına konu hiçbir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Trafik kazası neticesinde değer kaybı meydana gelmesi durumunda kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortası araçta oluşan değer kaybını telafi etmekle yükümlüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası altında sigorta şirketi, kaza esnasında hatalı olan araç sahibinin sorumluluklarına ortak olmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesine göre “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” Yani trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybından zarara neden olan kusurlu araç sahibinin sigorta şirketi sorumludur. Araçta oluşan değer kaybı; trafik kazası sonrası araçta meydana gelen hasarlar ve hasarların onarımı, tadilatı ve bakımından sonraki süreçte aracın ikinci el piyasasındaki değerinin düşüşünü ifade eden bir kavram olup; Yargıtay, araç değer kaybını, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlamıştır. (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi, 09.05.2016 tarih, -----Sayılı Kararı) Kaza geçiren araç ne kadar iyi onarıma tabi tutulmuş olsa da şüphesiz değerinde yine de bir azalma meydana gelecektir. Aracın emsallerine göre alım-satım ihtimali azalacak ve hasarsız halinden daha düşük değere alıcı bulmak zorunda kalacaktır. Bu sebeple tespit edilen 6.000,00 TL değer kaybı tutarının tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takip başlatılmıştır. Davalı, söz konusu icra takibine karşı süresi içinde itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet vermiştir. Ancak iş bu dilekçede anılan hususlar dikkate alındığında davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu anlaşılacaktır. İlgili kanun maddeleri ve yüksek mahkeme içtihatları birlikte değerlendirildiğinde de görülecektir ki gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazalarının ardından 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi uyarınca araçlarında meydana gelen değer kaybını tazmin etmek isteyen vatandaşlarımız için geriye dönük olarak süre zararı ve zararı gidermekle yükümlü kişiyi öğrendikten sonra 2 yıl ve kazanın gerçekleşme gününden başlayarak her halükârda 10 yıldır. Dolayısıyla huzurdaki dava yasal süresi içinde ikame edilmiş olup müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından işbu dava açılmadan evvel, ticari davalar için zorunlu arabuluculuk şartı kapsamında davalı yana karşı başvurulan arabuluculuk başvurusu neticesinde davalı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır. Anlaşamamaya ilişkin arabuluculuk son tutanağı da işbu dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. Davalının icra takibine ilişkin itirazı kötü niyetli ve mesnetsizdir. Sayın mahkemenize sunmuş olduğumuz hususlar ışığında haksız itirazın iptali ile takibin devamı için işbu davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olmuştur." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Önemle belirtmek gerekir ki; davacı tarafa dava konusu talepler bakımından davacı vekili ---- 03.12.2021 tarihinde 6.000,00- TL değer kaybı tazminatı ve 198,31 - TL rapor ücreti ödemesi yapılmıştır. İş bu ödemeye ilişkin dekont dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize ibraz edilmiştir. Ayrıca davacının maliki bulunduğu aracın kasko sigortacısı olan ----- 2.407,20 - TL rücu tediye ödemesi yapılmıştır. Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte önemle belirtmek gerekir ki; müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçesi teminat limiti kadardır. Müvekkil şirket tarafından davacı yana ve davacının maliki bulunduğu araç için ödenen tazminatlar dolayısı ile başkaca bir sorumluluğu kalmamıştır. Sayın Mahkemenizce davanın müvekkil sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde müvekkil sigorta şirketi poliçe teminat limiti dahilinde dava taleplerinden sorumlu olduğundan daha önce yapılmış olan ve dilekçemize belirtilmiş olan ödemelerin poliçe teminat limitinden tenzili gerekmektedir.Hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde; Dava dilekçesine göre; 11.11.2020 tarihinde ----plakalı araç seyir halinde iken, davacıya ait ---- plakalı araçla çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir. Dava dilekçesinde aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Bu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı ---- plakalı aracın herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı araç müvekkil şirket tarafından ----- no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluğumuz bulunmaktadır.
Öncelikle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmiyoruz.
Dava konusu alacak zamanaşımına uğramıştır. KTK'nın 109/1-a maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü amirdir. Söz konusu madde hükmü uyarınca, dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddi gerekmektedir. HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir. Bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili ---- Asliye Ticaret Mahkemesî'ne gönderilmesini talep ediyoruz. Davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağı tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle belge suretleri ve delillerin tarafımıza tebliğini talep eder ve tebliğ edildiğinde cevap verme ve karşı delil ibraz etme hakkımızı saklı tutarız.
Bahsi geçen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmamış ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartı yerine getirilmemiştir. İş bu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir.Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerekmektedir. Sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra olduğu için yapılacak hesaplamada ZMMS Genel Şartları'ndaki kriterler esas alınmalıdır.Araçta meydana gelen değer kaybı hesap edilirken aracın yaşı, daha önce kazaya karışıp karışmadığı, kilometresi gibi hususlar da göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmalıdır.Müvekkil şirkete ZMMS Poliçesi ile sigortalı ---- plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. İş bu nedenle davanın reddi gerekmektedir.Araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlar ZMMS teminatı dışındadır. ZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin ZMMS teminatı dışında olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan söz konusu taleplerin reddi gerekmektedir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı tazminatı talebine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın ikame edildiği tespit edilmiştir.2918 sayılı KTK.nun 109/4. maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtilmiş, ikinci maddede gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar.Somut uyuşmazlıkta, davaya konu trafik kazasının 11/11/2020 tarihinde meydana geldiği, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu sebeple davaya konu talep yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olduğu, davalı tarafından değer kaybına yönelik dava öncesi ödemede bulunulduğu iddia edilmiş ise de bu hususun belgelendirilemediği ve davacı tarafça da bu ödeme iddiasının kabul edilmediği bu haliyle zamanaşımını kesen bir sebep bulunmadığı her ne kadar dava öncesi davacı tarafından davalı aleyhine 17/07/2023 tarihinde icra takibi başlatılmış ise de 11/11/2022 tarihi itibariyle 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu , davalı tarafça da cevap dilekçesinde ve yasal süresi içerisinde zamanaşımı definin ileri sürmüş olduğu anlaşılmasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Zamanaşımı Nedeniyle Reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın dava açılırken alındığı görülmekle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.