T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/48
KARAR NO: 2024/69
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/02/2019
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA :Davacı vekili01/02/2019 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesi ile-----abone numarası altında davalıya taahhütlü 62 adet hat kullandırıldığını, hatların kullanım bedelleri tarife ve paketler ile verilen taahhütler kapsamında faturalandırıldığını, davalıya fatura edilen ödemelerin tam ve zamanında yapılmadığını, davalının kullanmış olduğu hatlara ilişkin gönderilen faturaların ödenmemesi üzerine ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, takip dosyası davalı-borçlunun kötü niyetli olarak ve takibi durdurmak maksadı ile yasal süresine itirazda bulunduğunu, davalının arabuluculuk görüşmelerinde borcu ödemeye yanaşmadığını ve anlaşmazlıkla sonuçlandığını beyan ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davacı tarafın ---- İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı dosyasından icra takib başlatılmış olup işbu icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak açıldığından itirazda bulunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan abonelik sözleşmelerinin altındaki imzaların müvekkili şirkete ait olmadığını, aboneliklerin taahhütnameye istinaden açıldığını, davacı tarafın taahhütname ile aylık her şey dahil 6.000 TL üzerinden faturalandırma yapacağını tavan sınırının 6.000,00 TL olduğunu taraflarına taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda aylık 6.000,00 TL fatura ödeyecek, davalı firma da aylık belirlenen tutara ulaşılması ve paket limitlerinin dolması halinde otomatik duracak şekilde hizmet sağlayacak şeklinde anlaştıklarını, tavan sınır 6.000,00 TL olmasına rağmen davacı tarafın herhangi bir açıklama yapmaksızın tarifenin çok üzerinde faturalandırma yoluna gittiğini, davacının müvekkili şirketten talep etmiş olduğu bedellerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, açılan kötüniyetli davanın da reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava abonelik sözleşmesine konu fatura alacağına dayalı takipte ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.İcra dosyası fiziken celp edilmiş ,ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili davalı ile abonelik sözleşmesi yapıldığını ve davalıya taahhütlü 62 adet hat kullandırıldığını ancak davalının fatura edilen ödemeleri yapmadığını iddia etmiştir.
Dava konusu ----- abone numarasına konu faturalar:
-22/02/2018 son ödeme tarihli 6.004,25 TL tutarlı fatura,
-22/03/2018 son ödeme tarihli 3.297,50 TL tutarlı fatura,
-24/04/2018 son ödeme tarihli 1.055,25 TL tutarlı fatura,
-22/05/2018 son ödeme tarihli 0.10 TL tutarlı fatura şeklindedir.Davalı vekili ise aralarında yapılan tek anlaşmanın 10.10.2017 tarihli taahhütname olduğunu bu taahhütnameye göre 132 adet ve 20 adet hat için aylık her şey dahil 6.000 TL tavan sınırlı faturalandırma üzerinden abonelik yapıldığını ancak bunun çok üzerinde faturalar geldiğini davacının sunduğu abonelik sözleşmelerinin altındaki imzaların müvekkile şirkete ait olmadığı savunmasında bulunmuştur.Sahtecilik her zaman ileri sürülebilen mutlak def’ilerdendir. Davalı tarafça davacının alacağına dayanak yaptığı abonelik sözleşmelerinde davalı adına atfen atılan imzanın davalı şirketin yetkili temsilcisi tarafından atılmadığı ileri sürülmüştür. Mahkememizce imza inkarı doğrultusunda aldırılan 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile abonelik sözleşmelerine konu imzaların davalı şirket yetkilisi -----ait olmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle dava konusu------abone numarasına konu faturalardan 22/02/2018 son ödeme tarihli 6.004,25 TL tutarlı fatura ile 22/03/2018 son ödeme tarihli 3.297,50 TL tutarlı fatura yönünden (26.11.2017-05.04.2018) tarihleri arasında abonelik bulunduğu her ne kadar bahse konu faturaların ödenmediği iddia edilmiş ise de abonelik sözleşmeleri üzerinde ki imzaların davalıya ait olmaması ve dosyada mevcut davalının ikrarında olan 6.000 TL tavan sınırlı taahhütname harici ispata yarar belge bulunmaması karşısında bu belge esas alındığında aylık 6.000,00 TL'yi geçmeyecek şekilde fatura tanzim edilmesi gerektiği bu sebeple mahkememiz dosyası ve----- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosya da dikkate alındığında tarafların kabulünde olan aylık 6.0000 TL ödemeyi aşan ve bu ödeme dışında kalan dava konusu faturalara dayalı alacaklar yönünden davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 25.04.2019 tarihli beyan dilekçesi ile takibe konu 24/04/2018 son ödeme tarihli 1.055,25 TL tutarlı fatura ve 22/05/2018 son ödeme tarihli 0.10 TL tutarlı faturalar hatalı tahakkuk sebebiyle takip sonrası bu faturalar yönünden mahsup işlemi yapıldığından davanın konusuz kaldığını beyan etmekle bu faturalar yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştirDavacı vekilinin icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davalı vekili davacı tarafça yapılan bir kısım faturalara istinaden istirdat konulu ------- Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ilgili dosya mahkememiz dosyasında taahhütname ve taahhütname uyarınca yapılan 6.000 TL ödemeler açısından değerlendirmeye tabi tutulmuş ise de; bahse konu dava özelinde ----- abone numarasına dayalı 22/02/2018 9.754,75 TL 22/012018 12.519,25 TL 22/03/2018 2.673,50 TL ve 24/04/2012 24/04/2018 0,02 TL miktarlı faturalara konu istirdat davasına ilişkin olduğu ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 6.000 TL ödemeyi aşan ve üzerinde kalan faturalardan kaynaklandığı bu husus açısından ise mahkememiz dosyasında abonelik sözleşmelerine ilişkin yapılan sahtelik incelemesi sonucu dikkate alındığında mahkememiz davası açısından bekletici mesele yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından ve sonucu değiştirmeyeceğinden beklenmesine gerek duyulmamıştır.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın takibe konu 24/04/2018 son ödeme tarihli 1.055,25 TL tutarlı fatura ve 22/05/2018 son ödeme tarihli 0.10 TL tutarlı fatura yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-22/02/2018 son ödeme tarihli 6.004,25 TL tutarlı fatura ve 22/03/2018 son ödeme tarihli 3.297,50 TL tutarlı fatura yönünden davanın, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 201,01 TL harcın düşümü ile geri kalan 226,59 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
6-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 11.769,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair, Dava konusunun miktarı gereği KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.