T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/658
KARAR NO: 2025/896
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/07/2025
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, ------ Devleti'nde yerleşik olan müşterilerine telefon, e-mail, sms, fax ve online chat kanalları ile çağrı merkezi hizmetleri sunan bir şirket olduğunu, Davalı ----- firması da yine çağrı merkezi hizmetleri sunan yüzde yüz ----- iştiraki olarak kurulmuş bir şirket olarak faaliyet yürüttüğünü, davalı ------ firması çağrı merkezi hizmeti sunmak amacıyla -------Ortaklığı ile hava taşımacılığı ile ilgili yurt içi ve yurt dışı rezervasyonu, bilet satışı, danışma işlemlerine yönelik çağrı ve diğer işlemlerin (e-mail, sms, chat gibi) gerçekleştirilmesine ilişkin bir sözleşme imzaladığını, Bunun üzerine ------ firması, üstlendiği bu hizmetin bir kısmını gerçekleştirmek amacıyla müvekkil şirket ile ''------ Projesi Çağrı Merkezi İşbirliği Sözleşmesi'' imzaladığını, Anılan bu sözleşmeye ek olarak taraflar arasında 23.08.2020 tarihinde ''İş Birliği Sözleşmesi Ek Protokolü'' imzalandığını, taraflar arasındaki ana sözleşmede ''Sözleşmenin Konusu'' başlıklı 3. maddesine göre müvekkil şirket, Davalının belirleyeceği lokasyonlarda, bildireceği prosedürler, talimatlar, genelgeler, duyurular ve eğitimler kapsamında ele alınarak rezervasyon ve bilet işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve hizmetin kararlaştırılan iletişim kanalları kullanarak yerine getirilmesi işini yürüttüğünü, müvekkil şirket ile davalı, 2017 yılından sonlandırma protokolünün akdedildiği 2023 yılına kadar işbu sözleşmeler kapsamında ticari iş ilişkisi içerisinde çalıştıklarını, Sonlandırma protokolünün akdedilmesi ile taraflar arasındaki ------- projesindeki ticari iş ilişkisinin 01.07.2023 tarihi ile sonlandırılmasına karar verildiğini, Anılan sözleşme 01.06.2023 tarihinde imzalanmış ve yürürlüğe girdiğini, Sözleşmede belirlenen 2 yıllık bekleme süresi 01.06.2025 tarihinde dolduğunu, Bunun üzerine tarafımızca ----- Noterliğinin 16.06.2025 Tarih ve -------- Yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini ve 60.000,00 Euro bedelli nakit teminatın iadesi talep edildiğini, bunun üzerine davacı yanca ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyasında müvekkilin alacağı takibe konulduğunu, Davalı tarafından bu takibe itiraz edilmesi üzerine dava şartı arabuluculuk kapsamında ---- Arabuluculuk Bürosu----- nolu arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, Davalının müvekkilin faturaya dayalı alacaklarını haksız şekilde ödememesi üzerine önce icra takibi yapılmış sonrasında da anılan itirazın iptali davası açıldığını----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Esas sayılı dosyasında müvekkilin teminat alacağından hariç toplam alacağı 164.525,16 Euro olarak tespit edildiğini, Davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkil şirket yetkilisine 16.11.2023 tarihinde cari hesap mutabakat maili gönderildiğini ve mailde; 'Sayın Yetkili, Şirketimiz nezdinde bulunan cari hesabınızın 30.09.2023 tarihi itibariyle bakiyesi aşağıdaki gibidir. Toplam Bakiye: 3.793.070,06-TL Bakiye Detay: 222.810,37- EUR karsılıgı 3.796.149,62- TL(A)Bakiye Detay: 3.079,56 TL(B) Mutabık olup olmadığımızı bildirmenizi, Mutabakatsızlık durumunda ekstrenizi paylaşmanızı rica ederiz.'' beyan edildiğini, müvekkil şirket tarafından cevap verilmiş ve mutabık olunduğu ifade edildiğini, müvekkil şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisinin mutabakat mailleri de incelendiğinde;------ Fatura Nolu 136.579,00 Euro Tutarlı Faturada
------- Fatura Nolu 26.231,37 Euro Tutarlı Faturada------ fatura nolu 1.714.79 Euro Tutarlı Faturada mutabık olunduğu anlaşıldığını, müvekkil şirketin işbu davaya konu alacağının ödenmesi noktasında bir iradesi olmayan davalının malvarlıkları hakkında tedbir kararı verilmesi müvekkil şirketin ticari geleceği bakımından son derece elzem olduğunu, Müvekkil şirketin bu kadar büyük miktarda bir alacağını tahsil edememesi müvekkilin ekonomik olarak ciddi sıkıntılara uğramasına sebep olduğunu, Müvekkilin, işbu edimin ifa edilmemesinden doğan alacağı hiçbir teminata bağlı bulunmadığını borç da vadesi geldiği halde bugüne kadar ödenmediğini------ Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda beyan edildiği gibi müvekkil şirketin Davalı tarafa değil borçlu olması, tam aksine yüklü miktarda alacaklı olduğunun tespitinin yapıldığını, tespit karşısında karşısında Davalının, müvekkilin vermiş olduğu nakit teminatı uhdesinde tutmasını gerektirecek hiçbir haklı gerekçesinin bulunmadığı, icra takibine takibine itirazının haksız ve tamamen kötü niyetli olduğunu, Bu nedenle İcra Ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri gereğince ölçülülük ilkesi gözetilerek Davalı tarafın yeteri kadar taşınır ve taşınmaz malları üzerinde ihtiyati haciz konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesi büyük önem taşıdığını, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, Davalının yeteri kadar taşınır ve taşınmaz malları üzerinde uygulanmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, Alacağının likit alacak olması ve itirazla birlikte takibin durması nedeniyle Davalının emsal teşkil edecek şekilde asıl alacak üzerinden %20' den aşağı olmayacak şekilde %20 ile %100 arasında belirlenecek bir oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir,
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkil şirkete vermiş olduğu hizmet kapsamında 164.525,16 Euro tutarında alacağının bulunduğunu, ticari kayıt ve belgelere dayandırılan bu alacağa ilişkin müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle alacağının tahsili amacıyla
----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz edildiğini iddia ederek ---. Asliye Ticaret Mahkemesi------ sayılı itirazın iptali konulu davayı ikame ettiğini, müvekkilin bu davaya cevap verilerek itiraz edildiği gibi davaya karşılık "iş kaybından doğan alacak tutarı" açıklaması ile fatura edilen 167.157,51 EURO borcu dolayısıyla fazlaya dair haklarımızı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.632,35 Euro ile sözleşme kapsamında oluşan damga vergisine yönelik 3.079,56 TL alacağın 20.03.2024 Tarihinden itibaren bu alacaklara işleyen ticari temerrüt faizi birlikte tahsili için karşı dava da açılarak aynı esas üzerinde yargılaması devam ettiğini, mahkemenizdeki itirazın iptali davasının dayanağı olan teminatın, davacı tarafından sözleşme ve sonlandırma protokolüne aykırı olarak ve taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın yargılaması devam ederken icra yoluyla tahsil edilmeye çalışıldığını, söz konusu alacak iddiasının haksız olduğunu, bahsi geç en iş birliği sözleşmesi ve sonlandırma protokolü uyarınca davacı tarafın üstlendiği işi gereği gibi yapmadığını, bu sebeple gelinen aşamada müvekkil şirketin sözleşme kapsamındaki işlerin kaybından kaynaklı zarara uğradığını, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından 26/02/2024 tarihinde "iş kaybından doğan alacak tutarı" açıklaması ile 167.157,51 EURO bedelli bir adet fatura düzenlendiğini, ancak davacı tarafından böyle bir ödeme olmadığından dava yoluna gidildiğini, davacı tarafından teminatın tahsili yoluyla başlatılan haksız icra takibine karşı itirazlarının olduğunu, davacı tarafın sebep olduğu zararın kapsamının henüz belirlenmediğini, davacı tarafın 16/11/2023 tarihli e-postayı 'cari hesap mutakabatı' olarak ileri sürdüğünü ancak bu postanın icra takibinden sonra olduğunu, yazışmaların yetkisiz kişiler arasında yapıldığını, davacı tarafın bu maillerde faturalara yer verdiğini, mutabakat yapıp sonra fatura düzenlemesi gerekirken bu süreci de doğru işletmediğini, davacının mutabakata konu ettiği faturalardan 31/03/2023 tarihli faturada "-----ibaresi ile 25.917,00-EURO olduğunu, davacının ------- işbirliği kapsamında sunduğu hizmetle bağlantısı olmayan bu kalemin faturada yer almasının dayanaksız olduğunu, davacının -----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasından gönderdiği ödeme emrinde 'Ödeme tarihindeki efektif kur üzerinden tahsil' talebinde bulunduğunu, bunun sözleşmenin 17. Maddesine ters düştüğünü, ödemenin icra takibindekinin aksine belli bir sura sabitlendiğinin ortada olduğunu, icra takibinde fiili ödeme tarihindeki kurun tercih edilmesinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, faturaların kesin ve likit alacak belgesi olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ve protokole göre davacının alacak iddiasının sübut bulmadığını, davacının verdiği hizmet ile bağlantı sorumluluk hükümleri kapsamında oluşan zarar, ceza, kesinti vs yansıtmaların takas-mahsup yoluyla gidebileceğini, sözleşmenin teminat başlıklı 15. Maddesinde teminat mektubu olarak 60.000 EURO verileceği belirtilmiş ise de davacı tarafından bu tutarda bir mektup sunulmadığını, 60.000,00-EURO hak ediş bedeli kesin ve süresiz teminat mektubu verilene kadar bloke edildiğini, müvekkilin zarara uğraması halinde söz konusu zararın rücu edilmesi hakkının saklı olduğunun hüküm altına alındığını, sonlandırma protokolün 3.3 maddesinde de hakediş hesaplamalarında daha sonra bir hata ya da ceza unsuru fark edilmesi halinde fark bedeli bir sonraki hakedişe yansıtılabilecek veya teminattan mahsup edilecektir hükmünün mevcut olduğunu, sözleşmede taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkilerden doğmuş hak ve alacakların teminattan tahsil edilebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil şirketin kurumsal müşterilerinden gelen tüm talepler kapsamında ödediği tüm bedelleri, cezaları ve zararları davacıdan tahsil edeceği, teminatın gelir kaydedileceği, buna rağmen tahsil edilemeyen bakiye alacaklar için yasal yollara başvurma hakkının saklı olduğunu, davacının da bunu bildiği ve kabul ettiğini, sonlandırma protokolünde açıkça her ne sebeple olursa olsun, davacı tarafından hizmetlerin usulüne uygun olarak sağlanmaması durumunda müvekkil şirketin tüm zararlarını davacıdan tazmin etme, teminatı gelir kaydetme ve yasal yollara başvurma hakkının saklı olduğunu düzenlediklerini, davacı tarafın ------ projesi kapsamında karşılaması beklenen ------ çağrılara hizmet veren personelin dil yetersizliği, bilgi düzeyi gibi konularda ilgili bölge müdürlüklerinden yoğun geri bildirimler alındığını, müvekkil şirketin kurumsal müşterisi olan dava dışı ------- firması tarafından bu husustaki geri bildirimlerin artması ve beklenen hizmetin alınamaması sebebiyle ana dilde hizmet alınabilecek kaynaklara yönelme kararı alındığını, müvekkil şirketin kurumsal müşterisi olan dava dışı -------- firması tarafından bu husustaki geri bildirimlerin artması ve beklenen hizmetin alınamaması sebebiyle ana dilde hizmet alınabilecek kaynaklara yönelme kararı alındığını ve ----- çağrı akışının durdurulmasına karar verildiğini, bu durumda müvekkil şirketin davacıdan aldığı ----- hizmetin yetersizliğinden kaynaklandığını, ------ çağrılar bakımından müvekkil şirketin ------- sunduğu hizmetin sonlanmasına sebep olduğunu, davacının sebep olduğu iş kaybı için 26/02/2024 tarihli 167.157,51-EURO bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkil şirketin gerek bu sözleşmelerden gerekse taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkilerden doğmuş doğabilecek hak ve alacaklarından ayrıca herhangi bir onay almaksızın ve/veya kesinleşmiş mahkeme kararı vs. Olmaksızın takas - mahsup edebileceği ve hatta teminattan tahsil edebileceğinin de kararlaştırıldığını, müvekkilin kurumsal müşterilerinden gelen tüm talepler kapsamında ödediği tüm bedelleri cezaları ve zararları teminat tutarından tahsil edebileceğini, buna rağmen tahsil edilemeyen bakiye alacaklar için yasal yollara başvurma hakkının saklı olduğunu davacının da bildiğini ve kabul ettiğini, müvekkil bu zarar neticesinde 26/02/2024 tarihli 167.157,51-EURO tutarında fatura düzenlemiş ve bu konuda karşı dava açtığını, ayrıca sözleşemeden kaynaklı olarak 3.079,56-TL tutarındaki damga vergisi alacağı da davacı tarafından ödenmediğini, davacının itirazın iptalinin yanı sıra talep ettiği icra inkar tazminatının da hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının gerek sonlandırma protokolü gerekse de sözleşme kapsamında müvekkil şirketten yansıtılan alacakları derhal ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkil şirketin keşide ettiği fatura ve fatura sebebi olan iş kaybı bakımından davacının sebep olduğu zararı tazmin etmeden icra takibine başlamasının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğini, ve likit olmayan bir hal almış olup buna göre icra takibine başlanması konusunda davacının haksız olduğunu ve inkar tazminatı talep edemeyeceğini, dürüstlük kuralanın gereği borca itiraz tarihinini de baz alınarak itirazın yerinde olup olmadığına bakılması gerektiğini, -----Asliye Ticaret Mahkemesi ------- Sayılı itirazı iptali davası bakımından huzurdaki davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının itirazın iptali ve teminat iadesine ilişkin davasının reddini, davacı aleyhine İİK m. 67 uyarınca %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------Sayılı davanın bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, derdest karşı davası yönünden haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
6100 Sayılı HMK.'nın 166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir. Yine aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da birini hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır.Huzurdaki davada davacı yan sözleşme ilk imzalanırken verdiği nakit teminatın sonlandırma protokolü üzerinden 2 yıl geçmiş olması nedeni ile iadesi istemi ile icra takibine girişmiştir. ----- ATM'nin ----- dosyasında ise davacının huzurdaki davacı davalısının da huzurdaki davalı olduğu, davacının cari hesap alacaklarını talep ettiği buna mukabil davalının davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeni ile iş kaybından doğan zararlarının tazminini karşı dava olarak ileri sürdüğü görülmüştür. Taraflar arasında imzalanmış sonlandırma protokolünün 3.4. Maddesinde " ''-------, sözleşmeler ve/veya cari hesap ilişkisinden doğabilecek her türlü alacağını sözleşmelerin devamında ve/veya sona ermesi halinde Şirket'ingerek bu sözleşmelerden gerekse taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkilerdendoğmuş/doğabilecek hak ve alacaklarından ayrıca herhangi bir onay almaksızın ve/veya kesinleşmiş mahkeme kararı vs. Olmaksızın takas-mahsup edebilecektir. Şirket, sözleşmeler kapsamında ------ sunduğu teminatların işbu protokol'ün yürürlüğe girmesinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile ------ kalacağını...kabul, beyan ve taahhüt eder.'' hükmü bulunduğu dolayısı ile davacının huzurdaki davaya konu ettiği teminat iadesinin ancak davalının davacıdan bir alacağı olmaması şartına bağlı olduğu görülmüştür. Davalının karşı davası ile ilgili açılan dava derdesttir. Bu iki davanın birlikte sonuçlandırılması usul ekonomisine ve taraf menfaatlerine uygundur. Zira aksi halde bahsi geçen ------- ATM dosyasının uzun süre bekletici mesele yapılması zorunluluğu doğabilecektir. Davalı yanca zaten davacının dava konusu ettiği teminatın alınmadığı gibi bir iddiada bulunulmamış olup bu davada verilecek karar salt bahsi geçen ------- ATM davsında verilecek karara bağlıdır. İlave bir inceleme ve araştırma yapılmasına da gerek olmadığı görülmektedir. Bu hali ile her iki davanın hukuki ve fiili olarak irtibatlı olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği, her iki davada birlikte yargılama yapılıp sonuca gidilmesinin usul ekonomisine ve taraf menfaatlerine uygun olduğu aksi halde -------ATM dosyasının davanın uzun süre bekletici mesele yapılmak zorunda kalınabileceği görülmüş olup böylece HMK m.166/1,4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle dosyalarının birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -------Esas sayılı dava dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin iş bu Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan------- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Birleştirme kararının, birleştirilen mahkemece taraflara tebliğine,
5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin esas mahkemesince karara bağlanmasına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.