T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/516
KARAR NO: 2025/546
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/06/2025
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;davalı şirket tarafından müvekkiller aleyhinde----icra müdürlüğü ------sayılı dosyasıyla 1.036.061,64-tl bedelli kambiyo senedine dayalı ilamsız takip başlatılmıştır. müvekkiller işbu davayı açmakta haklı olup müvekkiller aleyhinde başlatılan takip haksız ve mesnetsiz olup takibe konu senet sahte olarak düzenlenmiştir.taraflar arasında 27.12.2022 tarihinde akdedilen "araç kiralama sözleşmesi"ne istinaden 01.04.2024 tarihinde kiralanan ------ plakalı araç, müvekkil şirketin tasfiye haline girmesiyle birlikte 30.11.2024 tarihinde davalı şirket'e iade edilmiştir.akabinde davalı şirket tarafından davaya dayanak icra takibiyle aynı sebebe dayalı ve aynı bedelde ----. icra müdürlüğü ------. sayılı örnek 7 ilamsız icra takibi başlatılmıştır. işbu takibe tarafımızca itiraz edilmiş, davalı taraf itirazın iptali için herhangi bir dava açmamış, hiçbir aksiyon almamıştır. işbu takibin dayanağı belge olarak kiralık araç erken iade bedeli açıklamalı fatura sunulmuştur. Yine akabinde huzurdaki davaya müstenit -----. icra müdürlüğü ----- sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe girişilmiştir. işbu takibe karşı takibin yukarıda anılan icra takibiyle taraflarının, tutarının ve borcun sebebinin aynı olması sebebiyle derdestlik itirazımız vardır.
icra takibine konu senet müvekkilin imzasından faydalanılmak suretiyle gerçeğe aykırı şekilde doldurulmuştur. müvekkilin davalıya karşı böyle bir borcu bulunmamaktadır.
davalı tarafın alacak talebi dürüstlük kuralına aykırıdır. zira müvekkilin kiraladığı aracı iade etmesi akabinde araçlar daha yüksek bedelle kiraya verilerek müvekkillerden elde edilecek kardan daha fazla kar edilmiştir. kötü niyetle başlatılmış olan bu takiple ilgili ivedilikle tedbir kararı verilmelidir. davalı aleyhine takip bedelinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.müvekkiller hakkında başlatılmış haksız takibin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına veya iik 72/3 gereğince icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine,-----icra müdürlüğünün ------ sayılı takibinin derdestlik itirazı sebebiyle iptaline,
takibe konu bononun sahte olduğunun tespitine,
sayın mahkeme aksi kanaatte ise esas talep olan cezai şartın tamamen veya kısmen iptaline,
alacaklı aleyhine takip bedelinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasınakarar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında: " Davalı vekili duruşmadaki beyanında ; bonoların nakti alacak için verildiğini, kira sözleşmesine binaen verildiğinin ispatlanması gerektiğini, aralarında kira ilişkisi de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesince ; davanın reddine karar verilmiştir.... Dava, menfi tespit talepli bir dava olup yasal dayanağı İİK'nun 72.maddesidir.
Davacı, davalıyla yaptıkları sözlü taşınmaz kira sözleşmesi nedeniyle keşide ettiği iki adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, icra takiplerine konu edilen bonoları, bono olarak değil sözleşme sanarak imzaladığını, kira bedelini de ödediğini, bu nedenle borcu bulunmadığını iddia etmektedir.
İlk derece Mahkemesince bonolara dayalı icra takip dosyaları getirtilerek incelenmiştir.
Dosyaya sunulan bono fotokopileri incelendiğinde, kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak düzenlendiği yönünde bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde delillerini bildirdiği, delilleri arasında yemin deliline yer verilmediği, dolayısıyla yemin deliline dayanmadığı anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan ------ yazışmalarının, yasal olarak bono niteliğini taşıyan takibe konu bonoların bu niteliğini ortadan kaldıramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ... " şeklinde tespitleriyle İlk Derece Mahkemesi olarak karar veren Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------
Karar sayılı ilamında:"Dava, araç kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddia edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. " şeklinde tespitleriyle İlk Derece Mahkemesi olarak karar veren Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. -----Bölge Adliye Mahkemesi-----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------- Karar sayılı ilamında: " Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan ve icra takibine konu edilen senedin kira sözleşmesi nedeniyle verildiği iddiası ile açılan menfi tespit/istirdat davasıdır. HMK'nın 4. maddesine göre, kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesine dayalı olduğu iddia edilmiş olmakla, söz konusu iddiayı değerlendirme, menfi tespit davasına konu olan bononun bu sözleşme kapsamında verilip verilmediğini tespit etme ve uyuşmazlığı bu kapsamda çözme görevinin HMK nın 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olması sebebiyle dairemizce verilen karar doğrultusunda yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının hukuka uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.' şeklinde olduğu,
------ Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında:" Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı taraf, taraflar arasında yapılmış kira sözleşmesini sunmak suretiyle, bu sözleşmeye dayalı olarak boş olarak teminat mukabili vermiş olduğunu iddia ettiği senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti davası açtığına göre, göreve ilişkin değerlendirmede, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü gerektiği, zira, takibe konu senedin, işbu kira sözleşmesine dayalı olarak teminat suretiyle verilip verilmediği meselesi, göreve etki eden bir mesel olmayıp, sübüt ve esasa ilişkin olduğu, dolayısıyla, anılan usuli düzenleme uyarınca davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki gerekçesinden sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesindeki düzenleme gözetildiğinde; somut olayda, davacı tarafça temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesine dayalı olduğu iddia edilmiş olmakla, söz konusu iddiayı değerlendirme, tespit etme ve uyuşmazlığı çözme görevinin HMK nın 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, bu haliyle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, görevsizlik kararıyla usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin Görevsizliği Nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,
Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.