T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/441 Esas
KARAR NO: 2025/790
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2025
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim -------- da şahıs şirketinde kullanılmak ve ticari faaliyetini devam ettirmek bakımından davalı şirketten ------ fatura bedellli sipariş müvekkilime ---------- tarihinde teslim edilmiştir. Bilgisayar müvekkile ulaştıktan 3 gün sonra bilgisayarda sorunlar çıkmaya başlıyor.Bunun üzerine derhal ürünü iade etmek istemiştir.Çünkü bilgisayar sorunlu ve müvekkilim sıfır olarak aldığı ürünün sorun çıkarmasından dolayı tabi hakkı olan malın iadesini talep etmiştir.Ancak şirket iadeyi kabul etmemiştir. Bunu üzerine malı teknik servise gönderiyor ancak davalı şirket işlemci arızalı olduğunu beyan edip işlemciyi değiştirdiklerini beyan ederek bilgisayarı tekrar müvekkile gönderiyor. Bunun üzerine bilgisayar aynı sorunlar olunca bu sefer tekrar ve derhal iade talep ediyor ancak yine iade kabul görmüyor.Yine bilgisayar teknik servise gidiyor ancak bu seferde ram değiştirilip tekrar müvekkile gönderiliyor.Ancak 3 kez servise gidiyor bu seferde ----------- gönderiliyor.Ancan müvekkilim tekrar iade istiyor ancak şirket iadeyi kabul etmiyor bunun üzerine hardist işlem görüyor sorun devam ediyor.30 temmuzda bilgisayar tekrar servise gidiyor 62 gün bekliyor ancak bir türlü ürün dönmediği gibi iade de kabul edilmiyor.18 ekim 2024 tarihine kadar ürün müvekkilime gönderilmiyor..Teknik servis yasal tamir süresini aşıyor ve yine iade isteniyor ancak iade edilmiyor. Müvekkil ---------ekran kartı özel bir seri. Ekran kartına giren güç kablosu da ona uyumlu bir kablo. Müvekkile ulaştığında kablo değişmişti, ekran kartına girmiyordu, fotoğraf video attılıyor ve aranıyor.. Söylediklerini yapılıyor ve olmuyor, gönderin kablo değişelim cevabı veriyorlar Zaten arızaya uyumlu kabloyla yani müvekkile ilk gönderdikleri haliyle giden bilgisayarın ekran kartı kablosunun değişmesi şu anlama gelir, test ederken başka ekran kartı takıyorlar, ona uygun kablo kullanıyorlar. Testi yapıp müvekkile video foto yolluyorlar, sonra ekran kartını takıyorlar ama kabloyu unuttuyorlar . Yani müvekkilin ---- başka bir kart ile test ediyorlar . Aksi halde kablo değişemez. Ayrıca-------- geldiğinde ekran kartının içinden çıkması gereken, bir ucu ekran kartı tornavidası olup, diğer tarafını çevirince ekran kartı desteği haline gelen aparat içinden çıkmamıştır... İnternetten sıfır açılmış kutu videolarının hepsinde aparat çıkıyor. Müvekkile daha sonra kargoyla gönderdiler. Bu ekran kartı kutusunun açıldığını veya fabrika çıkışında konulmadığı anlamına gelir.Dolayısıyla yapılan tüm işlemler hileli ve gizli ayıplıdır ürün halen arızalı ve kulanılamamaktadır.Müvekkil bilgisayarı yazımsal ve donanımsal kullanamamıştır..Ayrıca müvekkilde olan kullanılmayan bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesinin bilgisayarın bulunduğu müvekkil adresinde yapılması gerekmektedir. Servis geçmişi ------- gönderilmek için kargolanmış. Ancak müvekkkilim ürünü kargoda almamış ürün tekrar davalı şirkete gitmiş. Şirketçe demonte edilmiş aksi halde imha edilecek denilerek müvekkil teslim almış ancak kapalı şekilde kalmaktadır. --------- konusu telefonu değişim için defalarca müvekkilimce aranmıştır. Bilgisayardaki sorunlar 'Bilgisayarın sorunları, oyunları açmıyor, açarsa çözünürlük hatası veriyor, mavi ekran hatası veriyor, ----------dosyalar arasında scroll yaparken sürücü güncel olsa da ekran yırtılması oluyor, sinerji bilgisayarın kurduğu test uygulamaları ile ram veya işlemci testi yaparken mavi ekran hatası veriyor, bilgisayar açılırken donuyor ve tekrar başlıyor ya da tamamen kapanıyor, bilgisayar açılınca donuyor ve mavi ekran veriyor, ekran kartında çizik var, ekran kartı tarafıma ilk ulaştığında fabrika çıkışı içindeki destekleyici ve tornavida olarak kullanılan küçük aparat ilk kapalı kutudan çıkmıyor ve sonra gönderiyorlar, üçüncü teslimatta ekran kartının güce bağlanacak kablosu değiştirilmiş ve uyumsuz olarak yollanıyor, fanlar bilgisayarın ilk açılışından itibaren son devirde çok yüksek çalışıyor.Keza tüm bu anlatımla ürünün gizli ayıplı olduğunu tek bir parça ile sınırlı olmadığını ürünün tamamen ayıplı olduğunu göstermektedir. Müvekkilim iade talepleri hukuka aykırı olarak her daim geri çevriliyor.Bunun üzerine ------ arabuluculuk nolu son tutanaktan anlaşılacağı üzere malın iadesi ve-------- tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan talebimiz bulunmaktadır. Yukarıda anlatıldığı gibi ürün tamamen ayıplı olup her parça değiştiğinde farklı bir sorun çıkmakta olup ürün iadesi defalarca istenmesine para iadesi istenilmesine rağmen davalı şirket iadeyi hukuka aykırı olarak kabuletmemekte ve bunun süreklilik haline getirmiştir.Müvekklim ürünün ayıplı olduğıunu yasal süre içinde bildirmiş ve paranın iadesin talep etmiştir..Keza bu ürün defalarca gönderilmesine rağmen her seferinde davalı şirketçe müvekkile gönderilmiş ve müvekklimde olan ürün kapalı şekilde müvekklimde bulunmaktadır.Arabuluculuk tutanaklarından anlaşılacağı üzere davalı şirket kötüniyetli olup bu kötüniyet süreklilik arz etmektedir. Bu yazışmalar ilişkin gerek şirket kayıtlarında gerekse müvekkil watsapp yazışmalarında bulunmaktadır..Bilgisayar 4 defa servise gitmiş ve ürün tamir edilememiş ve müvekkilim bilgisayardan hiç faydalanamamıştır..En son serviste 62 gün kalmış ve müvekkilim ürünü iade etmiş şirket ürünü tekrar müvekkilime kargo etmiş bu süreklilik kazanmış şuan ürün kutulu olarak kullanılmamaktadır. Müvekkil adresinde bulunmaktadır..Ayrıca yasal tamir süresi de geçmiştir..Bu husus şirket kayıtlarında mevcuttur. Müvekklim depremzede olup depremden sonra ------ yerleşmiş ve şuan bu olaylar nedeniyle mağdur olmuştur. İş bu nedenlreden dolayı huzurdakidavayı açmak zaruretinde kaldık: Yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalar doğrultusunda adli yardım talebimizin kabulüne ----- ürün bedelinin ilk iade tarihi olan ------- tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmilini" şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Usul Yönünden Cevaplarımızdır. Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davalı Esnaf sınırının altında matrahlı vergi beyanı olup bu kapsamda esnaf sınırında olduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 2013 sayılı vergi usul kanunun 177 maddesi kapsamınca cumhur başkanlığında belirlenmiş tacir matrah sınırı 3.600.00.,00TL dir. Dolayısı ile davacı esnaf sınırının içerisinde olup tacir değildir bu kapsamda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Davacı TTK ve BK. kapsamında süresinde ayıp ihbarında bulunmamıştır. Ve Davalı seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmıştır. Bu kapsamda seçimlik hak kullanılmakla tükenen bir hak olup tekrardan bir başka seçimlik hak olan iadenin kullanması usulen mümkün değildir. Davacı davayı açarken imzasız arabuluculuk belgesi sunmuş olup aslını sunmak için verilen 10 günlük süre içerisinde aslını sunmadığından davanın HMK gereği usulden reddi gerekir. Davacının Adli yardım talebine itiraz eder kaldırılmasını talep ederiz. Şöyle ki davacı sırf oyun oynamak için 108.000,00TL lik bir oyun bilgisayarı alabilecek mali yeterliliği olan ve esnaf olarak vergi mükellefi olan biri olup hukukumuzun geliri ve mal varlığı olmayan kişiler için ihdas ettiği adli yardım kurumunun davacının mali durumu araştırılmadan verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Sundukları bilgisayar faturasından görüleceği üzere davacı 108.000,00TL lik bir oyun bilgisayarı harcamasını hobby ve oyun oynamak için verebilecek mali güce sahip olduğundan adli yardım talebi ve verilen adli yardım kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasını talep ederiz. Ayrıca HMK 119 vd. Hükümleri kapsamında eksik harç ve avansın tamamlanmak üzere davacıya kesin süre verilmesini talep ederiz. Esasa ilişkin cevaplarımız Müşteri durumu açısından ; Müşteri ürünü sağlam şekilde teslim aldıktan sonra çeşitli oyun ve uygulamalar da test etmiş ancak istediği performansı alamadığı gerekçesi ile müvekkile servise göndermiştir. Müvekkilde aldığı ürünün yazılım bakım ve çözümlerini sağlayarak ilgili parça servislerine ürünleri sevk etmiştir. Parça ve sistemde herhangi bir sorun gözlemlenmemiş olağan şekilde çalıştığı görülmüştür. Ancak müşterinin ısrarı üzerine ramleri ve işlemcisi müşteri memnuniyeti kapsamında değiştirilmiştir. Akabinde müşteri ürünü alarak kullanmaya devam etmiş ve tekrardan performans yetersizliği yakınmasıyla ürünü göndermişsede yapılan tetkiklerde üründe herhangi bir arıza ve yetersizliğe rastlanmamıştır. Akabinde Müvekkil firma ürünü davacıya kargolamıştır. Ancak kargo firması ürünü davacıya götürmesine rağmen davacı emir vaki ürünü kabul etmediğini bildirerek ürünü kargoya terk etmiştir. Bu süreçte ürün davacının kusurlu davranışları nedeniyle fiziki hasara uğradığı ve bu kapsamda da garanti kapsamı dışına çıktığı anlaşılmıştır. Dolayısı ile davacının ürünün kusurlanmasında asli kusurlu olması ve aslında arızalı olmayan ürünü kişisel beklenti ve evhamları nedneiyle iade etmeye çalışmasından ötürü süreç yaşanmış olup bu bağlamda davacının ürünü kendisini gerk satış ve gerekse de satış sonrası teslimlerinde kusursuz ve çalışır vaziyette teslim edilmiştir. Ekte sunulan servis formalarındanda ürünün tabi tutulduğu testler ve oyun stres testi bilgileri mevcut olup ürünün bir bilgisayar mühendisince tetki halinde sağlam ve çalışır olduğu görülebilir. Ancak süreç içerisinde davacının ürüne fiziki ve garanti kapsamı dışında bırakır bir müdahalesinin olup olmadığı bu inceleme kapsamında irdelenmelidir. Bu kapsamda davacının iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup davasının reddi gerekmektedir. Sonuç Talep: Öncelikle davacı lehine verilen adli yardım kararının kaldırılarak davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde davanın yaptığımız izahat doğrultusunda esastan reddini" şeklinde talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava hukuki niteliği itibariyle, alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkindir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Benzer konuya ilişkin ----- karar sayılı ilamında; "Davacı vekili, müvekkilinin tacir olduğunu ileri sürmektedir. TTK'nın 11. maddesinde ticari işletme, 12. maddesinde tacir ve 15. maddesinde esnaf tanımları yapılmış olup, davacının bu tanımlar kapsamında tacir olup olmadığının tespiti gerekmektedir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.------------ Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir." şeklindeki gerekçelerinin ışığı altında davacı --------------------yazısına göre davacının serbest meslek kazancı esasına göre vergilendirildiği, davanın nispi ticari dava olmadığı gibi ortada mutlak ticari bir dava da bulunmadığı,---------- yazısına göre davacının esnaf ve sanatkarlar odasında kaydının bulunduğu anlaşılmakla bu haliyle davacının tacir kabul edilemeyeceği değerlendirmeleri ile uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Davanın faturaya dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olduğu, davanın TTK 4. Maddesinde düzenlen mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmadığı, bu tür davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2025