T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/286
KARAR NO: 2025/593
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2025
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ----- İcra Dairesi ------sayılı dosyasından 173.250,00-TL asıl alacak ile 2.847,95-TL işlemiş faiz olarak 176.097,95-TL toplam alacağın icra takip masrafları, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %24 yasal faizi ile birlikte tahsil talebi ile icra takibine geçilmiştir. Ancak davalının son derece haksız ve kanuna aykırı itirazları neticesinde takip durmuştur. İtirazın iptali amacıyla arabulucuya başvurulmuşsa da 10.03.2025 tarihli tutanak ile sübut olduğu üzere arabuluculuk aşamasında anlaşılamamıştır.Bu nedenle, işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olmuştur. haklı davamızın kabulü ile-----İcra Dairesi ------ sayılı dosyasından yürütülen takibe yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ve takibin devamına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ------ ..., üyeleri göğüs hastalıkları uzman hekimleri ve asistanları ile bu alanla ilgili diğer alanlarda çalışan hekim ve diğer sağlık meslek mensuplarından oluşan, kar amacı gütmeyen, ulusal, mesleki ve bilimsel bir tıpta uzmanlık derneğidir. İl Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün ----- kütük numarasına kayıtlı olarak faaliyetlerini sürdüren Derneğin en temel amacı eğitim, araştırma, hasta bakım standartları ve ulusal politikalar oluşturarak solunum hastalıklarında en etkin korumayı ve tedaviyi sağlamak ve ulusal akciğer sağlığını geliştirmektir. Kar amacı gütmeyen müvekkil Derneğin hiçbir biçimde ticari olmayan bir kursun düzenlemesi kapsamında aldığı organizasyon ve konaklama hizmeti ticari bir iş niteliğinde olmayıp Dernek tüketici konumundadır. Bu bakımdan uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan görev itirazımız vardır. 1.İşbu itirazın iptali davasının reddine, Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
Davacı haksız ve kötüniyetli olarak takip başlattığından davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine,karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, konaklama ve hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda öncelikli olarak davanın niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6502 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların sıfatına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın bu Kanunda ve açıklanan diğer kanunlardaki işlerden doğması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16/1. maddesinde, amacına varmak için ticari bir işletme işleten derneklerin tacir sayılacağı, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kamu yararına çalışan derneklerin kendilerinin tacir sayılmayacağı düzenlenmiştir. Davalı derneğin statüsü gereği özel hukuk hükümlerine tabi olması ve onun ticari defter tutması onun tacir sayılmasını gerektirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf kanun yolu denetimi sırasında Bölge Adliye Mahkemelerince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında: "Somut olayda uyuşmazlık, organizasyon akdinden kaynaklanmakta olup, anılan sözleşme türü 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiştir. Bu sözleşmeden doğan davaların doğrudan ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.Davalı şirketin uyuşmazlık konusu organizasyon işini ticarî işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davacı federasyon uyuşmazlık konusu organizasyonu ticari işletmesi ile ilgili olarak olarak değil, mesleki (kongre) faaliyet çerçevesinde hizmet satın almak amacı ile davalı ile sözleşme yapmıştır. Nitekim sözleşmenin 9.7. Maddesinde, davalı tarafından davacıya yapılacak ödemeler karşılığında bağış makbuzu alacağı kararlaştırılmıştır.Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir." şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında; davacı şirket olarak tacir ise de davalı derneğin uyuşmazlık konusu organizasyonu ticari işletmesi ile ilgili olarak olarak değil, mesleki (kongre) faaliyet çerçevesinde hizmet satın almak amacı ile davalı ile sözleşme yaptığı, sözleşmenin de TBK'da düzenlendiği, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA, Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.