T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/232
KARAR NO: 2025/564
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 29/04/2024
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında boş damacana alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının dolu olarak davalıya teslim ettiği damacanaların kırık ya da hasarlı şekilde teslim edildiği yahut hiç teslim edilmediği bu nedenle davalının icra takibine vakit itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının düzenlediği faturaların dayanaksız olduğunu, davacıdan hizmet alındığında dair herhangi bir formun mevcut olmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı vekili itirazları incelenmiş ve tüm dosya mündericatı yeniden tarandığında. İtirazlar kök raporumuzu etkileyebilecek ve değişiklik gerektirecek bir içeriğe sahip olmadığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yoluyla fatura gereğince alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacının talebiyle bağlılık ilkesi kapsamında talep edebileceği alacak tutarı 30.000,08 TL olduğu" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı bir kısım itirazlarda bulunduğu nazara alınarak ek rapor alınmıştır. 22/05/2025 tarihli ek raporda davalı vekilinin itirazları karşılanmış olmakla beraber kök rapordaki görüşte her hangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- icra dosyası üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, taraflar arasındaki cari hesabın, davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu 28.03.2023 tarih ve ----- numaralı toplam 30.000,08 TL tutarlı fatura haricinde birbiriyle uyumlu oldukları, davalının davacı tarafından teslim edilen su damacanalarından bir kısmını iade etmediği anlaşıldığı, iade edilmeyen damacana adedinin, bedeli talep edilen damacanalardan daha fazla olduğu, davacının boş damacana bedellerini talep amacıyla düzenlemiş olduğu faturanın makul seviyede olduğu anlaşıldığından düzenlenen fatura bedelini davalıdan talep edebileceği hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının alacaklı olduğu vicdani kanaatine ulaşılmış olup aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Dava bakımından hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ------ Hukuk Dairesi'nin ----esas ve ------karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
2-Davalı borçlunun-----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.008,08 TL asıl alacak bakımından kaldığı yerden devamına,
3-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 30.008,08 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.049,85 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL ve 124,82 tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.497,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ve 124,82 tamamlama harcı toplamı 980,02 TL ile 8.204,00 TL ( bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 9.184,02 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.