T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/172
KARAR NO: 2025/186
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2024
KARAR TARİHİ: 03/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından keşide edildiği iddia edilen ---- Şubesi ----- Seri ---- Sıra nolu ----- Numaralı 210.000 Türk Lirası, -----Şubesi ----- Seri ---- Sıra nolu ----- Numaralı 350.000 Türk Lirası ve----- Şubesi ---- Seri ----- Sıra nolu ----- Numaralı 200.000 Türk Lirası değerindeki çeklerde müvekkili şirketin imzası bulunmaması sebebiyle işbu çeklerden dolayı müvekkili şirketin bir sorumluluğu/borcu olmadığına ilişkin menfi tespit yapılması ve bu çeklerin hükümsüz kılınma talebinde bulunduğu, müvekkili şirketlerden ---- ŞİRKETİ' nin ----- Vergi Numaralı ------ ŞİRKETİ ile 11/04/2022 Tarihinde imzalamış olduğu ''---- Cephe Bağlantı Elemanları Satış Sözleşmesi'' neticesinde bir iş üstlenmiş ve ticari bir işlem gerçekleştirdiğini, işbu sözleşmenin ''6'' Numaralı ''ÖDEME ŞEKLİ VE DİĞER KOŞULLAR'' başlıklı maddesinde sözleşmede kararlaştırılan iş tamamlandıktan sonra yapılacak ödemeler ve bu ödemelerin usülünün açıklandığını, davacı müvekkili şirketler ''kardeş şirket'' niteliğinde olup her ikisinin de yöneticisinin aynı kişi olduğunu, yukarıda bahsedilen sözleşmenin ödeme koşullarında müvekkilş şirketlerden ---- sözleşmenin karşı tarafı --- - 'ten alacağı vadeli çeklere karşılık teminat çeki sunacaktır şeklinde bir taahhüt bulunmakta olduğunu, sözleşmede bu kısmın 'Satıcı İŞVEREN den alacağı vadeli çeklere karşılık aşağıda listedeki çekleri teminat çeki olarak sunacaktır. Söz konusu teminat çekleri Satıcının bağlantı parçalarını temin edeceği----- ait olacaktır. Teminat Çekleri sözleşme ile birlikte imzasız ve cirosuz şekilde İŞVEREN teslim edilecek olup İŞVEREN çeklerinin teslim edilmesine takiben imza edilecektir.'' şekilde tanzim edildiğini, Teminat Çeki-1 :------olan çeklerin teminat çekleri olduğunu, 3.cü şahıslara ciro edilemez ve sözleşme dışı başka işlemlerde kullanılamaz olduğunu, müvekkili şirket ----- tarafından; ----- Şirketi ile yapılan iş sözleşmesi sonrası müvekkili şirket ----- tarafından keşide edilmiş olan ''Teminat Çeki'' niteliğindeki çekler -----şirketine imzasız ve cirosuz şekilde teslim edildiğini, her ne kadar müvekkil şirketler bu çekleri imzasız ve cirosuz olarak teslim etmiş olsalar da --- şirketi kötüniyetli davranmış ve müvekkil şirket yetkililerinden ----- adına işlem yaparak bu çekleri doldurup ve imzaladığını, yapılan bu işlem sonucu müvekkili şirket olumsuz bir zarara uğramış ve muacceliyeti olmayan bir borçla bağlanmış konuma gelmiş olduğunu ancak yakın zamanda müvekkili şirket tarafından çalıştığı bankalara yapılan işlem ve hesap dökümleri incelenmesi sonrası müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğu iddia edilen ------ Numaralı 200.000 Türk Lirası değerindeki çeklerin varlığından haberdar olduğunu, işbu çeklerin müvekkili şirket tarafından yazılmamış olduğunu, bu çeklerde bulunan imza da müvekkili şirkete, herhangi bir yetkilisine ait olmadığını, tarafımızca yapılan araştırmalar sonucu harici olarak işbu çeklerin davalı tarafta olduğu bilgisine ulaşıldığını, açıklanan şekilde olduğu gibi müvekkili şirketlerin konkordato sürecinde olup işbu dava konusu çekleri elinde tutan davalı taraf da müvekkil şirketin konkordato davasına müdahil olarak alınmış ve müvekkil şirketin konkordato sürecinde oylamalarda söz hakkı kazanmış olduğunu ancak müvekkillerinin işbu çekten sorumluluğu olmadığı halde davalı tarafın müvekkillerinin konkordato sürecine etkide bulunabilmelerinin açıkça mesnetsiz ve haksız bir durum olduğunu, müvekkili şirketin halen konkordato süreci içerisinde olup tüm finansal işlemleri konkordato komiserleri tarafından denetlenmekte ve komiser tavsiyeleri ile şirket ticari hayatına devam ettiğini, müvekkili şirket halen konkordato sürecinde olduğu için dava konusu çekleri elinde bulunduran davalı taraf işbu çeklere dayanarak herhangi bir icra takibi başlatamamakta olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin konkordato dosyasının tasdik taleplerinin kabulü sonrası müvekkili şirkete sorumluluğu olmayan bir çekler dolayısıyla icra takibi başlatılmaması için menfi tespit talebi zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava sonunda haklılıklarının ortaya çıkması durumunda karşı tarafın parayı tahsil etmesi veya haciz işlemi uygulaması halinde müvekkilleri için telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacağından dava konusu senetlerin işleme konulamaması yönünde Tedbir Kararı verilmesi talebinin zorunlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerden dolayı müvekkili şirketlerin herhangi bir sorumluluğu/borcu olmadığı ve ticari hayatta müvekkil şirketin bu çeklerden herhangi bir tehdit yaşamaması için mahkemece yapılacak incelemeler sonucu davalarının kabulüne karar verilmesini dava sonuçlanıncaya kadar, dava konusu çeklerin işleme konulamaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın dava dışı ------firması ile kredi ilişkisi bulunması söz konu olup dava konusu çekler----- kredi borcuna mahsup edilmek üzere Bankalarınıa ibraz edildiğini, ibraz edilen -----Şubesi ---Seri ----- Sıra nolu ----- Numaralı 350.000,00 Türk Lirası tutarlı çek ile ----Şubesi ---- Seri ---- Sıra nolu ----- Numaralı 210.000,00 Türk Lirası tutarlı çekin karşılıksız çıkması üzerine ----- numaralı çek için ---- Banka Alacakları İcra Dairesi -----Sayılı icra takibi ve ----- numaralı çek için ---- Banka Alacakları İcra Dairesi ------Sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu 2 adet çekin icra dairesi kasasında olduğunu, müvekkili banka’nın bu çekleri takibe koyarak alacağını tahsil etmeye çalışmasının yasal hakkı olduğunu, tüm bunların yanında iddia edildiği gibi ----- Numaralı 200.000 Türk Lirası tutarlı çekin müvekkili bankaya ibraz edilmemiş olduğunu, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olup çekteki imzanın keşideciye veya cirantaya ait olup olmadığı bilemez ve bu konuyu tetkik etme olanağına da haiz olmadığını, Davacının dava dilekçesinde belirttiği "Her ne kadar müvekkil şirketler bu çekleri imzasız ve cirosuz olarak teslim etmiş olsalar da ---- şirketi kötüniyetli davranmış ve müvekkil şirket yetkililerinden ----- adına işlem yaparak bu çekleri doldurmuş ve imzalamıştır. Yapılan bu işlem sonucu müvekkil şirket olumsuz bir zarara uğramış ve muacceliyeti olmayan bir borçla bağlanmış konuma gelmiştir." iddialarının gerçek dışı olduğunu, çek üzerinde teminat için verildiğine dair ibare yer almamakta olduğunu ayrıca dava dilekçesinde ekinde sunulan sözleşmede işveren adı altında imzalanan ----- ait imza alanında kaşe olmadan yalnızca imza atıldığını, sözleşmenin gerçeğe uygun yapılıp yapılmadığı her iki tarafın ticari defter kayıtlarından incelenerek tespit edilmesini, yalnızca işbu sözleşmeye dayanarak verilen çeklerin teminat çeki olduğu iddiasının dinlenmemesini, Kambiyo Senedi vasfında olan çek illetten mücerret olup, davacı tarafın öne sürdüğü iddialarının dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, takibe konu çekin Türk Ticaret Kanunu’nun aradığı geçerlilik şartlarını taşımakta olup, bu nedenle Davacı- borçlu vekilinin, çekteki parafın- imzanın keşideciye ait olmadığı, çekte oynama yapıldığı ve kötü niyetli olunduğu şeklindeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, çekte hiçbir oynama olmadığının çok açık olup, davacının borca, yazıya ve imzaya ilişkin itirazların esas açısından da reddi gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı haksız menfi tespit davasının esastan reddi ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkememizin ---- Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davanın birleştirilen dava dosyası ile aynı sebepten doğduğu, davanın derdest bulunduğu görülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin ---- Esas sayılı dosyası ile Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasındaki davaların HMK m.166/4 uyarınca aynı sebepten doğduğu, her iki dava arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu, böylece HMK m.166/1,4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle mahkememizin ---- Esas sayılı dava dosyası ile yine Mahkememizin ---- Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, mahkememizin --- esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, yargılamanın bundan sonra (-----) Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Mahkememizin ---- Esas sayılı dava dosyası ile-----) Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin ---- Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra ---- ---- (---) Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin esas kararla birlikte hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda esas hükümle birlikte kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.