T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/556
KARAR NO: 2025/761
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Şirketin kuruluşunda şirketin ----- hissesi müvekkilin, ---- hissesi ise -----ait olarak kurulduğunu, şirketi temsil etmek üzere ise 10 yıl süreyle diğer Davalı ----- seçilmiş müdür olarak atandığını, ne kadar şirkette diğer davalı şahsa hisse verilmiş ise de esasen hiçbir şekilde davalı şahıs tarafından bir sermaye bedeli ödenmediğini tamamen müvekkil tarafından ödenerek kuruluş sağlandığını, müvekkil Davalı'ya güvendiği için bu hisseyi verdiğini, İlerleyen süreçte, şirket hissedarları şirket merkezinde 30.10.2017 tarihinde toplanarak, müvekkilin sahibi olduğu ---- Proje hisselerinin, 2800 adeti müvekkil ---, 400 adedini -----, 200 adedini şüpheli ------devir ettiğini, bu devirlerle birlikte, şirkette yer alan hissedarlık durumunun, ---- 2800 Adet, ------ 800 Adet ve----- 400 Adet olmak üzere ilan edildiğini, ----- müdür olarak kalmaya devam ettiğini, Bu devirlerle birlikte şirketin %70'i müvekkile %30'u Davalı Şahıslara ait olduğunu, Şirket ortaklarının 25.09.2017 tarihinde bir araya gelerek şirketin yönetimi hakkında aralarında bir protokol imzaladığını, ayda bir olmak üzere, şirket ortaklarına bilgi verilmesini, tüm alınan kararlardan ortakların bilgilendirilmesini, şirket giderlerinin her zaman belgelendirilmesini, defter kayıtlarına işlenmesini, şirketin denetimden geçirilmesini ortaklara huzur hakkı ödemesi yapılmasını karar altına alarak imzaladıklarını, Ancak bu protokolde yer alan hiçbir taahhütün Davalılarca yerine getirilmediğini, Şirket ortaklarının, 05.03.2020 tarihinde toplanarak şirket adresini -------- olarak değiştirdiğini ayrıca şirkette sermaye artırımına gittiğini, şirkette beheri 1000,00 TL olmak üzere 500 adet pay üzerinden yeni hissedarlık oranları, ---- 350 Adet, ----- 100 Âdet ve ----- 50 Adet olmak üzere karar alınarak ilan edildiğini, ------ müdür olarak kalmaya devam ettiğini, Bu devirlerle birlikte şirketin %70'i müvekkile %30'u Davalılara ait olmak üzere sermaye arttırıldığını, her iki davalının da şirketin kuruluşunda tek kuruş sermaye yatırmadığı şirket defterleri ile sabit olduğunu, Müvekkil her iki davalıya da duyduğu güven sebebiyle yetki ve hisse verdiğini, müşteri portföyünü, Pazar çevresini açmış ve yönetimi de iki davalıya bıraktığını, ------firmasına gelen tüm işlerin müvekkil tarafından müvekkile duyulan güven sebebiyle geldiğini, Davalıların bu durumu iyi bildiklerini , haksız çıkar sağlama peşine düştüklerini ve ----- adresinde ve içinde aynı iş kolunda faaliyet göstermek üzere ortak olarak 25.10.2019 tarihinde gizlice davalı ------Kurduklarını, şirket ------- adresinde 75.000,00 Türk lirası sermaye ile kurulduğunu, firmanın sermeyesi dahi müvekkilin sahibi olduğu ---- sermayesi kullanılarak kurulduğunu, ------ hesapları üzerinden yapılan incelemede görüleceği üzere, ---- sıra nolu hesapta ve ---- sıra numaralı hesapta ------ firmalarının kuruluşunu dahi müvekkilden gizli ve şirket hesaplarını kullanarak gerçekleştiğini, Davalıların ----- üzerinden gelen bütün işleri Ve ------ müşteri portföyünü kullanarak tüm faturalandırma işlemlerini gizlice kurdukları ve haksız kazanç elde etmek amacıyla şirket içinde açtıkları şirkete kaydırdıklarını, yıllık cirosu 20 milyon olan ------ firmasını kar edemez konuma getirerek, tüm firmanın kazançlarını kurmuş oldukları bu firmaya aktardıklarını, nerdeyse bir yıllık kısa sürede ------- firmasında sermaye artışı yaparak 75.000,00TL olan sermaye bedelini 29.12.2020 tarihinde 1.000.000,00 sermeye bedeline çıkararak sermaye artışı yaptıklarını, Müvekkilin bu durumdan haberdar olması ile birlikte kurdukları şirket adresini alelacele bir şekilde değiştirerek ------adresine taşıdıklarını, Müvekkilin hakim ortağı olduğu şirkette şirkete olan borçlarını ödemedikleri, haksız kazanç elde ettikleri, kurdukları şirketin dahi kuruluşundan bugüne değin tüm kazançlarının esasen müvekkile ait şirketin olduğunu, Davalıların ----- şirketine ait araçları ----- firmasının borçları için rehin vermekte bir beis görmediklerini, Davalıların kendilerine duyulan güven ile emanet edilen şirketi şahsi çıkarları ve menfaat temin etmek amacıyla kullandıklarını, haksız kazanç sağladıklarını, bu konuda suç duyurusunda bulunulduğunu, cari hesaplar incelendiğinde şüphelilerin şirketi milyonlarca lira dolandırdığı ispat edilebileceğini, Yanı sıra şirketin bağılı bulunduğu vergi dairelerinden de tüm beyannamelerinin, ba-bs formlarının celp edilerek incelenmesinin gerektiğini, Davalılar tarafından, ---- hesapları ve sermayesi kullanılarak ------ firmasına yüklü miktarda çekler keşide edildiğini ve ödemelerin yapıldığını, aynı zamanda dava dışı ------ firmasına da hiçbir ticari iş yapılmamasına rağmen yüklü miktarda çekler kesildiğinin ve ödeme yapıldığının tespit edildiğini, ------- firmasına hayali bir borç tahakkuku yapılarak cari hesaplardan 1.5 milyona yakın ödeme yapıldığını, bu konuda her iki yönetici hakkında sorumluluk davasının da açıldığını, Müvekkil tarafından ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----. sayılı dosyasından ------- tüm demirbaşlarının ve stoklarının tespiti amacıyla tespit talebinde bulunulduğunu ve mahkemece 05.10.2021 tarihinde tespit yapıldığını, Yapılan tespitte şirket üzerine kayıtlı bulunan 7 adet binek araç olduğu bunlardan Davalıların kullanımı için şirket üzerine satın alınan ----- plakalı ----- marka aracın 18.11.2021 tarihinde ve --- plakalı ------ markalı aracın ise 02.03.2022 tarihinde mahkemece şirket kayıtlarında olduğu tespit edilmesine rağmen satıldığının öğrenildiğini, Gelinen aşamada davalıların malları kaçırmaya başladığı hukuka aykırı olarak sattığı da tespit edilmiş olduğunu, Bu sebeple satılan tüm bu araçlar üzerinde ihtiyati tedbir konulmasının elzem olduğunu, Zira, Müvekkilin bu durumlardan haberdar olur olmaz, 14 Ekim 2021 tarihinde----- şirketinde genel kurul yapıldığını, Davalı ------ şirket müdürlüğünden azledilip şirkette hiçbir yetkisi kalmamış olmasına rağmen, defterini kaçırarak ve müvekkile vermeyerek bu sebeple alınan GKK tescil edilememesine sebep olduğunu, bu vesileyle herhangi bir yetkileri olmamasına rağmen yukarıda belirtilen şirket aktifinde bulunan malları satmaya başladıklarını, dava konusu uyuşmazlık hakkında zorunlu arabulucuya başvrulduğunu ancak bir uzlaşma sağlanamadığını belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin usulsüz faaliyetlerinin durdurulmasına, davalıların eylemlerinin haksız rekabeti oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'i ve hükmün ilanına, Davalıların haksız rekabet fiili sonucunda fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL maddifbelirsiz alacak), 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet eylemlerinin başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak dava dışı ----- şirketi lehine hükmedilmesine, Davalıların üçüncü şahsılarda yer alan hak ve alacakları ile, menkul ve gayrimenkullerine Malvarlıklarına yönelik olarak, takdiren teminatsız sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat mukabilinde ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına, DAVALI Şahsılar tarafından şirkete ait olan ancak yetkisiz ve hukuka aykırı olarak satılan ---- plakalı ----- marka aracın ve ---- plakalı ----- markalı aracın üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, Sayın Mahkemeye sunulan ve mahkeme eliyle tespiti yapılan tüm menkullerin ve gayrimenkullerin üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, Delillerimizin toplanmasına ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, Yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiller ---- ve -------, çok uzun yıllardır diğer ortak davacı ---- ile ticari hayatta çalışmakta ve -----.dışında ortaklık ilişkileri bulunduğunu, Müvekkil ---- ayrıca ,davacı ---- ile --- %15 ve ------ %10 ortaklığı bulunduğunu, davacı ------ ve müvekkiller ile birlikte ortaklığı olan şirketlerin tüm faaliyet ve işlemleri davacı ---- ortaklığı ve kanuni temsilcisi olduğu ----- faaliyette bulunan --- bünyesinde bulunmakta, aynı server üzerinde kurulu muhasebe programında tutulmakta,muhasebe işlemleri ------- bulunan ofisinde aynı muhasebe ve mali müşavir tarafından yürütülmekte olup,şirketlerin faaliyetleri ve tüm raporlar davacıya ---- verildiğini, Davacı, -------kuruluşu, varlığı ve faaliyetleri bilgisi dahilinde olduğunu, kuruluşundan itibaren davacı şirketin varlığından ve faaliyetlerinden herhangi behis görmediğini, davacı, ------ kuruluşunun, varlığı ve faaliyetleri bilgisi dahilinde olduğunu, kuruluşundan itibaren davacı şirketin varlığından ve faaliyetlerinden herhangi behis görmemiş, ne zaman ki ----- şirketine ve müvekkillere verdiği zararlar sebebiyle hukuki süreçlere başvurulmuş iş bu huzurdaki dava yoluna başvurduğunu, ------ şirketinin kuruluşu ile ilgili sermaye bedellerinin ödenmediği iddiaları asılsız olduğunu, Ayrıca ----- şirketinde hisse devri yapan ------ şirketinin de kurucu ortağı olduğunu, Davacı ------, müvekkillere uzun süredir birlikte ticari faaliyetlerde bulunmaları sebebiyle güven telkin ederek, yeni projeler gerçekleştireceği şirketlerde müvekkillere de ortaklık payı vereceği vaadiyle inandırdığını, ------- kurucu pay sahiplerinden %15 pay sahibi davalı müvekkil------, kanuni tüm taahhütlerini yerine getirdiğini , Davalı,şirket müdürü ----, kuruluşundan bu yana müdür olarak atandığı ------ şirket müdürlüğü görevini başarılı şekilde sürdüğünü,2017 yılına gelindiğinde, ------- iş hacmi, sektörde marka ve bilinirliğinin artması ile elde ettiği başarı şirket Müdürü davalı ----- emek, çaba ve gayretlerinin sonucu olduğunu, ---- 2017 yılında ------- payından verilen %10 hisse, pay devir sözleşmesinde devir bedelinin ödendiği hususu yer aldığını, Kurucu ve ortakların serbest irade beyanları ile kanunen belirlenmiş esaslar çerçevesinde şirket kuruluşu ve pay devri ile ortaklık gerçekleştiğini, ------ ortakları anasözleşme ve kanundan kaynaklı tüm haklarını koruma, kullanma hak ve ehliyetine sahip olduklarını, ortaklardan herhangi birisine tanınmış imtiyaz bulunmadığını, Davacı tarafından da belirtilen 25.09.2017 tarihinde ortakların birlikte yaptıkları toplantı, kuruluşundan itibaren faaliyetleri, gelirleri- giderleri, borç ve alacakları ayrıntılı şekilde tespit edilerek şirket faaliyetlerinin sağlıklı devamlılığını temin hususları karar altına alındığını, Bu toplantıdan sonra toplantı kararlarında belirtilen raporların düzenlenmesi, ortaklara sunulmasının sağlanmasını temin etmek üzere, davacı ------ tanıdığı, bildiği, ortaklık ve temsile yetkili bulunduğu diğer şirketlerinin de muhasebelerini tutulması, beyannamelerin maliyeye verilmesi işlerini yaptırdığı ------- şirketi tarafından tüm şirketlerin mali kayıtlarını davacının isteği doğrultusunda tek bir ana server üzerinde kurulan bilgisayar sistemiyle yürütüldüğünü, ------ yetkili ve görevlileri, şirketlerle ilgili mali raporlar dışında defter kayıtlarına konu tüm verileri davacı ile paylaştıklarını, 25.09.2017 tarihinde ortakların birlikte yaptıkları toplantıda ayrıca, Şirketin ticari faaliyetlerini sürdürmesi için ortakların şirkete zarar verici faaliyetlerden uzak durması kararı alınarak cezai şart konulduğunu, Şikayetçi, bu süreçte, kendi şirketlerinin yatırımına, şirketin gelirlerinden sağlanan paralardan, kredi kullandırarak temin edilen paraları ortaklık vaadiyle diğer şirketlerine aktarıldığını, aktarılan paraların geri ödenmesini yapmayarak ------ zora düşmesine sebep olduğnuu, Şirket müdürü ---- ve ortak ------ gösterdikleri çabalarıyla şirketin faaliyetini devamını sağlamakta olduklarını, Davacının, 25.09.2017 tarihinde yapılan toplantı kararlarına uymayarak şirkete zarar verdiğini, Bu husuta davacı tarafa ihtarname tebliğ edilerek hukuki süreç başlatıldığını, Davacı -------, gerek müvekkiller ile ortaklığı bulunan şirketlerin ticari faaliyetlerinden sağladıkları kaynaklarının, gerekse bankalardan sağlanan kaynaklarının hukuka aykırı olarak %100 pay sahibi olduğu şirketlere ve şahsi hesaplarına aktarmaya başladığını,gerek ------ şirketini gerekse ortak olunan diğer şirketlere zarar verdiğini ,şirkette %70 ortaklık payı ile oy hakkı hakimiyeti sebebi ile kendisini şirketin tek sahibi olarak gördüğünü ve bu durumu kötüye kullandığını, ----, %70 payı ile ortağı olan davacı ------ şirket tedarikçileri,müşterileri ve finans kuruluşları nezdinde ,şirketteki sahip olduğu payını şirketin tam sahibi gibi göstermek sureti ile şirkete zarar verdiğini, 2018 ve 2019 yıllarında,ortaklık şartları korunarak yeni projeler gerçekleştirmek,işleri büyütmek vaadiyle şirkete kullandırılan kredilerin ortak olduğu şirkete aktarılmasını sağladığını,bu kredilerin ödeme vadeleri geldiğinde ödemeden imtina etmesi üzerine gerçek niyetinin yeni projelerle işlerin geliştirilmesi,büyütülmesi olmadığı,şirketin diğer ortaklarının çabaları ve çalışmaları ile faaliyetlerini geliştirmesi ile sahip olduğu kredi temin etme kapasitesini kullanarak, kullanılan kredilerin kendi ortak olduğu şirketlere aktarılmasını sağladıktan sonra şahsi servet edinme amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması üzerine, gerek delillerimiz arasında yer alan ihtarnameler ile gerekse şifahi olarak, 2020 yılından bu yana müteaddit defalar şirkete verdiği zararların telafisinin sağlanması istenmiş,iyiniyetle zamana sari şirkete olan borçların ödenmesi,taahhütlerini yerine getirmesi beklenmiş bu hususta toplantılar yapılmış ise de hiçbir zaman taahhütlerini yerine getirmediğini, -------., ödenmeyen kredilerden dolayı faiz ödemek zorunda kaldığını, zarar ettiğini,bankalar yeni kredi tahsis ettiğini, teminat mektubu vermek istemediğini, koşulların ağırlaştığını, şirket maliyetleri arttığını, -------- sebep olduğu çok küçük ödemeleri dahi şirketin ödemesini sağlamaya yönelik gayretlerde bulunmaya ,şirketi zorlamaya devam ettiğini, Davacı ------- tarafından ,müvekkil şirket zararına yapılan bir çok usulsüzlük olduğunu, Tabir yerinde ise ----- tarafından şirket müdürü müvekkil -----ve şirketin diğer ortağı müvekkil ------ hakkında iddia ettiği hususlar tamamen hatta daha fazlası ile ------ şirketi ve müvekkiller aleyhine gerçekleştirdiği, kendi eylemleri olduğunu, Bugüne kadar tespiti yapılabilen ve ayrıca suç teşkil eden eylemleri arasında 25.03.2020 tarihinde ------- Şubesi'ne nakit kredi kullanım talep formu imzalanarak 150.000TL (yüzellibinlira) kredi kullanılarak şahsi hesabına aktardığını, 25.03.2020 tarihinde------ Şubesi'ne nakit kredi kullanım talep formu imzalanarak 392.433,07TL (üçyüzdoksan iki bin dörtyüz otuz üç lira yedi kuruş) kredi kullanılarak şahsi hesabına aktardığını, 17.04.2020 tarihinde ------- Şubesi'ne nakit kredi kullanım talep formu imzalanarak 1.500.000TL(Birmilyon beşyüzbinlira) kredi kullanıldığını, akabinde bu rakamın 1.244.000TL(birmilyon ikiyüz kırkdörtbinlira) sının ----- şirketine aktarıldığı, aynı gün kendi şahsi hesaplarına aktardığı tespit edildiği, Davacı ------- bu eylemleri yaparken delillerimiz arasında yer alan Nakit Kredi Kullandırıp Talep Formu'nun altına davalı şirket olan ------ kaşesini bastığı üzerine imza yetkisi olmadığı halde şahsi imzasını attığını, bu hususla ilgili ----- Cumhuriyet Başsavcılığına ------ no.ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Ayrıca Davacı ----- hakkında ,müvekkil ------imzasını taklit ederek ------- şirketinde genel kurul kararı alarak usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde sermaye artırımına gitmiş olması sebebi ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, Davacının ------ şirketine ve müvekkilere zarar veren tüm bu işlem ve eylemleri neticesinde şirket müdürü ------ tarafından tarafından 15.09.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılması kararı alındığını, söz konusu karar 23.09.2021 tarih ----- sayılı ------ Gazetesi'nde yayınladığını,Olağanüstü Genel Kurul 14.10.2021 tarihinde yapıldığı ,davacı tarafından hisse çoğunluğu kullanılarak usul ve yasaya aykırı olarak huzurdaki davanın konusu gerekçe gösterilerek gündemde olmamasına rağmen şirket müdürü ----- şirket müdürlüğünden azli, yerine şirket müdürü olarak ------- seçilmesi yönünde kararlar alındığı, Şirket ortaklarından----- tarafından ilgili kararların iptali hususunda -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava açıldığını, Şirketin tüm faaliyet ve işlemleri davacı ------ ortaklığı ve kanuni temsilcisi bulunan------ Bünyesinde bulunduğunu,iddia konusu ---- aynı server üzerinde kurulu muhasebe programında tutulduğunu,muhasebe işlemleri ----- bulunan ofisinde aynı muhasebe ve mali müşavir tarafından yürütüldüğünü, tüm raporlar ----- verilmiş, Aksine davacı ----- aynı tarihlerde rekabet yasağına aykırı şirketler kurduğunu, Davacının gerek ---- şirketi gerekse sahibi olduğu ------ şirketi ile ------ Arasında ticari ilişkisi bulunduğunu, bu sebeple kuruluşundan bilgi sahibi olmaması imkansız olduğunu, Aksine davalı şirketin faaliyeti ile ilgili tüm işlemler kendisi ile şirket kuruluşundan bu yana mail ortamında paylaşılmakta sürekli bilgi akışı sağlandığını, Davacı, ------ kuruluşundan ve faaliyetinden bilgisi olmadığı ve gizlice kurulduğu iddiasında bulunmakta ise de ticari ilişki içerisinde olduğunun farkında değildir. Kanuni temsilcisi ve ortaklığı bulunan----- Şirketi ile ------ arasında ticari ilişki sebebiyle faturalaşma, para transferleri gerçekleştiğini, Müvekkillerin, şirket ortaklığından kaynaklı tüm yükümlülüklerini Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde yerine getirdiğini, Davacı, ---- yerleşik olduğunu, şirketin merkezinin ------ olduğunu, davacının, şirket faaliyetlerinin gelişmesinde, sürdürülmesinde katkısı bulunmadığını, Şirketin tüm müşteri bulma, ihalelere katılma, teklif verme, satın alma, taahhütlerin yerine getirilmesi, finansman işleri şirket merkezinde müvekkiller tarafından gerçekleştirildiğini, ------- kuruluşu, iş organizasyonu gerekliliğinden olduğunu, sermayesi tamamen kurucuları tarafından karşılandığını, davacının, mezkur şirketin kuruluşundan ve faaliyetlerinden en başından itibaren haberdar olduğunu, gizlilik söz konusu olmadığını, ----- şirketi ile ticari ilişkisinin dışında doğrudan davacıya bağlı şekilde tüm şirketlerin muhasebe işlemlerini yürüten ------- mali müşavirlik tarafından düzenli olarak tüm şirketler hakkında bilgi aktarılmakta olduğunu, davacı ------ alım-satım faturaları, muhasebe kayıtlarından, banka ödeme ve tahsilatlarından bilgi sahibi olduğunu, ------ artırılan sermayesi ortakların şahsi paralarından karşılandığını, Davalıların, Türk Ticaret Kanun’unun düzenlemelerine uygun davranarak şirketi davacının verdiği zararların telafisi ve vereceği daha fazla zararlardan koruma çabası içerisinde olduklarını, Şirketlerin faaliyetleri, kayıt ve beyanları maliyeye bildirildiğini, ------ faaliyetlerinde bizatihi davacının vaatlerle aktardığı paraları geri ödememesinden kaynaklı olduğunu, Yıllar itibariyle ciro ve karlığını sürdürdüğünü, ------ kayıtlarında yer alan tüm işlemlerin, şirketin ticari faaliyetlerine dayandığını, Çek keşide edilerek şirketin içinin boşaltılması iddiası, ticari hayatın gerçeğinden uzak olduğunu, her işlem defter kayıtlarında yer aldığını, iddia konusu işlemlerden şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, Davacının, excel listesinde yer verdiği firmalardan gerçeğe aykırı fatura ilişkisine girdiği iddiası asılsız olduğunu, Bu şirketlerle şirket Müdürü ---- ve/veya ortak-----şirketin işleri dışında herhangi ilişkisi bulunmadığını, Gerek davacı gerekse bir süre şirketimiz muhasebe işlemlerini yürüten ------ Müşavirlik yetkililerinin anlatımlarıyla mezkur şirket faturalarının davacının ortaklığı bulunan diğer şirketleri arasında da ticari ilişki olduğunu, ------ söz konusu şirketlerden faaliyetleriyle ilgili fiili ve gerçek alım yaparak fatura karşılığı bedelini ödediğini, dava dilekçesinde geçen araçlar, Aktife kayıtlı araçların kaynak sağlama zaruretinden satılmasıyla temin edilen finansmanın şirket işlerine kullanıldığını, Şirketin, davacının sebep olduğu zararların giderilmesi, şirketin faaliyetini sürdürebilmesini, çalışanların maaşlarının ödenmesi, tedarikçilere borçların ödenmesi gibi şirketin faaliyetini sürdürebilmesi için emsaline uygun şekilde araçların satılmış, faturalarının düzenlenmiş şekilde şirket kayıtlarında gösterildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davadaki uyuşmazlık Davacının dava dilekçesinde beyan ve iddia ettiği eylemlerden dolayı davalıların haksız rekabet konu olacak şekilde eylemlerde bulunup bulunmadığı, haksız rekabet oluşturacak şekilde davacı müşterileri ile iletişime geçip davacı aleyhine haksız rekabete konu fiilde bulunup bulunmadığı, müşteri geçişi sağlayıp sağlamadığı, haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının haksız rekabete konu eylemleri var ise davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarının tespiti, davacının haksız rekabetin tespiti ve menini talep edip edemeyeceği, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini davalı şirkete yöneltilip yöneltemeyeceğine, davalı yöneticinin TTK'nın 553 vd. Maddeleri uyarınca sorumlu olup olmadığına keza davalı diğer şirket ortağının şayet bir zarar tespit edilirse bundan mesul tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bahsi geçen şirketlerin ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları celp edilmiş uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
TTK’nın 626/2. maddesine aykırı olarak şirketle rekabet oluşturan eylemler nedeniyle aktif husumet ehliyeti şirkete aittir. Bununla birlikte TTK'nın 644. maddesi yollaması ile limited şirketler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 553. ve 555. maddesine göre şirket ortağı da dava hakkına sahiptir. Ancak bu hükümlere göre ortak, tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir. Somut olayda da davalı ------ şirket müdürü olup rekabet etmeme yükümlülüğüne uymaması nedeniyle ---- zarar verildiği, davalıların kurdukları davalı ------. birlikte tarafların ortağı olduğu ------ karşı haksız rekabete giriştikleri, dolayısıyla müşterek eylemleriyle ------- zarara uğrattıkları iddia edilmekte, tazminatın davacıya değil şirkete ödenmesi istenmektedir. Bu durumda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tazminatın şirkete ödenmesi talep edilmesi nedeniyle davacı şirket ortağının eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu kabul etmek gerekir (Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2019 tarihli ---- esas ------- karar sayılı ilamı).
Davacı davasını aynı zamanda şirket yönetiminde olmayan ortak----- yöneltmiştir. TTK'nın 613/f.2 hükmü ile "Ortakların şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek nitelikte davranışlarda bulunamayacakları" önemle belirtilmektedir. Kanun koyucu madde hükmünü son derece geniş bir ifade ile oluşturmuş ve bu şekilde söz konusu yasağın en ufak bir zarar tehlikesi bulunması durumunda dahi geçerli olacağını belirtmiştir. Her ne kadar kanun hükmünde, "Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar" denilmişse de bu hususlar örnek olarak sayılmıştır ve yasak bunlarla sınırlandırılmamıştır. Bunlara ek olarak şirketin büyümesine engel olan, karlılığını azaltan, imajını bozan, güvenilirliğini zedeleyen, kısacası zarar ihtimali içeren her davranış bu madde hükmüne girmektedir.TTK'nın 613. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ifadelerden, ortakların kanun gereği rekabet yasağına tabi oldukları çıkartılmamalıdır. Zira limited şirketler sermaye şirketleri olmakla birlikte, ortaklar sınırlı sorumluluk ilkesine tabidir ve ortaklık hakları sermayeye bağlanmıştır. Bu halde, ortakların limited şirkete olan bağlılık yükümlülüklerinin sınırını "rekabet yasağı" kavramı oluşturmaktadır. Şirket sözleşmesinde açık ve somut bir şekilde "ortakların rekabet yasağına tabi olduklarına" ilişkin bir ifade yer almadığı sürece, ortaklar rekabet yasağına tabi değildir.TTK'nın 626/f.2 hükmünde, "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ya da diğer tüm ortaklar yazılı şekilde izin vermemiş ise, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı" belirtilmiştir. İlgili hüküm uyarınca, rekabet yasağı emredici nitelikte olmamakla birlikte, kanuni bir yasak olarak belirlenmiş ancak aksinin öngörülebileceği de ifade edilmiştir.
Müdürler bakımından kanunen getirilmiş olan rekabet yasağının, görev süresi ile sınırlı olduğu kabul edilir. Dolayasıyla, görev süresi sona eren müdürler bakımından, rekabet yasağının devamının tesisi, ancak yeri, süresi ve konusu bakımından esaslı noktaları amaca uygun nitelikte belirlenmiş olan bir sözleşme ile mümkün olabilir. Müdür sıfatına sahip olmayan ortaklar bakımından, kanuni bir rekabet yasağı düzenlenmediğinden, şirket sözleşmesiyle de böyle bir yasak açıkça öngörülmemişse, müdür olmayan ortakların rekabet yasağına tabi olmadıkları kabul edilir. TTK m. 613/2'nin gerekçesin de açıkça ifade edildiği üzere bağlılık yükümlülüğünün sınırı rekabet yasağıdır. Dolayasıyla, şirket sözleşmesinde ortaklar bakımından açık bir yasak düzenlenmemiş ise, ortakların şirketle rekabet eden işlemleri, bağlılık yükümlülüğüne aykırılık kapsamında değerlendirilemeyecek, diğer bir değişle sırf bağlılık yükümlülüğünden hareketle ortakların rekabet yasağına tabi olduğu sonucuna varılamayacaktır.Limited şirketin fiilen faaliyet göstermiş olduğu işlerle birlikte, TTK m. 626/2'ye ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, rekabet yasağı oluşturan faaliyetlerin TTK m. 547 de öngörülen hallerin dışında, dolaylı ve gereğinde etkisi duyulan komşu alan rekabetini de kapsadığı açıktır. Bu manada kanımızca şirketin faaliyet alanı ile yakın bir ilişki kurulabilen alanların da yasak kapsamında değerlendirilebileceği söylenebilir. Anonim şirketler bakımından rekabet yasağını ihlal eden yönetim kurulu üyelerine uygulanacak yaptırımları düzenleyen TTK m. 396/1 hükmü ile anılan hükümle benzer nitelikte olan rekabet yasağını ihlal eden kolektif şirket ortaklarına uygulanacak yaptırımları düzenleyen TTK m. 231/1 hükmünün de limited şirketlere kıyasen uygulanabileceği yönünde görüşlerin ağırlıkta olduğu görülmektedir. Rekabet yasağının müdür tarafından ihlali halinde şirket, ihlal nedeniyle uğramış olduğu zararını, yasağı ihlal eden müdür/müdürlerden talep için tazminat davası açabilecektir.
Yargıtay------ HD. ------- Sayılı ilamında "....Davacılar vekili, davacı şirketin üç ortaklı limited şirket olup, herbir ortağın şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlık doğduğunu, davalılar ------ davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi 06.02.2012 tarihinde kurduklarının öğrenildiğini, davacı şirketin müşterilerinin ve malvarlığının davalı şirkete yönlendirildiğini, müşterilere sadece unvan değişikliği yapıldığının söylendiğini, şirket logosunun dahi birebir kullanıldığını, davacı şirket internet sitesinin taklit edildiğini ileri sürerek davalı şirket müdürlerinin rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı davrandıklarının tespitine ve azline, davalı şirketin faaliyetine son verilmesine, davacı şirket zararının karşılığı olarak şimdilik 30.000.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 35.050,63 TL'ye çıkarmıştır...Dava, davalı şirket müdürlerinin davalı şirketi kurarak rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı şirket müdürlüğünden azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama ile gerçek kişi davalıların davacı şirkette müdür sıfatları bulunduğu sırada davalı şirketi kurdukları, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmakla davalı gerçek kişilerin rekabet yasağını ihlal ettikleri ve davalı şirketin de TTK m. 632 uyarınca müdürlerinin eyleminden sorumlu bulunduğu sabittir. Mahkemece davacı şirketin ne şekilde ne kadar zarara uğradığı ortaya konamadığı gerekçesiyle tazmin talebinin reddine karar verilmişse de, davalı şirketin kuruluşundan itibaren kâr elde ettiği de dikkate alınarak 6098 sayılı TBK 50. maddesi gereği hakkaniyete uygun bir miktar tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir... " Belirtmiştir. -----BAM -----HD------- Sayılı ilamında "....Yine TTK.396/4. maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuyla ilgili hükümler saklı tutulmuştur. Yani, yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle davacı ortakların doğrudan doğruya bir zararları oluşursa, ortaklar, doğrudan doğruya kendilerine ödenmek üzere tazminat davası açabilirler. Olayımızda ise, iddia edilen zarar şirketin zararı olup davacıların doğrudan doğruya zararları söz konusu değildir. TTK'nın 396/4. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümlerin saklı olduğu belirtilerek TTK'nın 553. ve 555.maddelerine atıfta bulunmuştur. Bu durumda, şirketin uğradığı zararların tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Davalı şirkete yönelik talep ise, TTK'nın haksız rekabete ilişkin 55 vd. maddelerine dayalı olup, dava dilekçesinin açıklamalara ilişkin 3. maddesinde, şirkete ait stokların yönetici tarafından davalı şirkete devir edildiği veya satılarak, şirket zararına neden olunduğu ileri sürülmesine göre, davacı ortakların TTK'nın 396/son maddesi yollamasıyla 355.maddesine göre, şirketin uğramış olduğu zararların şirkete ödenmesini talep edebilecekleri anlaşılmakla.." belirtmiştir.
Davacının davalı ------ karşı olan istemi ----- Bölge adliye mahkemesi ----- HD. ------. Sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere TTK'nın 644. Maddesinin yollaması ile TTK'nın 553 ve 555. Maddelerine dayalı dolaylı zarar kapsamında açılmış bir sorumluluk davasıdır. Davacının davalı ------ şirketine karşı olan istemi ise yukarıda emsal olarak alıntılanan ---- BAM -----. HD.------- Sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın haksız rekabete ilişkin 55 vd. maddelerine dayalıdır. Aynı zamanda yeni kurulan bu şirket yukarıda aynen alıntılanan Yargıtay ------. HD. ------- Sayılı ilamında belirtildiği gibi TTK m. 632 uyarınca da davacının ortağı olduğu şirkete karşı mesuldur. Davalı şirket ortağı ---- ise dava dışı -------- şirketinde yönetimde olmadığından sadece ortak sıfatı olduğundan rekabet yasağına tabi olmadığından zarardan mesul da değildir. Nitekim kök bilirkişi raporunda bu husus detaylı şekilde izah edilmiştir. Davalılardan -----dava dışı ------ şirketi müdürüdür. Şirket müdürü iken aynı adreste 04.11.2019 tarihinde -------- ... İsimli davalı şirketi kurduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre bu şirketin kurucularının davalı müdür ve ------- şirketi diğer ortağı davalı ----- olduğu, her iki şirketin de ticaret sicil kayıtları incelendiğinde benzer ticari alanlarda faaliyet gösterdikleri, davacının da ------- şirketi hakim hissedarı olduğu, vergi dairesi kayıtları ve dava dışı ----- şirketi ile davalı ------- isimli şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde henüz yeni kurulmuş olan ------ isimli davalı şirketin ------ şirketi müşteri pörtföyünü kullanarak haksız kazanç elde ettiği, fatura işlemlerini ------.. İsimli şirket üzerinden yaptıkları anlaşılmıştır. Davalı müdür ve yeni kurulan davalı şirketin davacının ortağı olduğu ------- şirketini 4.165.611,00 TL zarara uğrattıkları sonucuna varılmıştır. Bilirkişi heyeti 10.05.2025 tarihli 2. Ek raporunun denetime uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Hesap yöntemi ile ilgili bilirkişilerin raporun 6. Ve devamı sayfasında yaptıkları izahatlar yerinde olup rapora itibar edilmiştir.
Tüm bu anlatılanlar, hesap yöntemi bakımından denetime uygun bulunan 2. Ek bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiş davalı ------ TTK'nın 644. Maddesinin yollaması ile TTK'nın 553 ve 555. Maddeleri gereği yöneticinin sorumnluluğu kaspamında davacının ortağı olduğu ------.. Şirketine verdiği zarardan mesul olduğu, bu madde bakımından zarar, hukuka aykırı fiil, illiyet bağı unsurlarının gerçekleştiği, yukarıda detaylı izah edildiği üzere yeni kurulan şirketin de TTK'nın 632 ve TTK'nın 54 vd. Maddeleri uyarınca mesul olduğu, yeni kurulmuş olmasına rağmen davacının ortağı olduğu şirket müşteri pörtföyu kullanılarak bu şirketin sadece 3 yılda davacının ortağı olduğu dava dışı ------ müşterilerine 2. Ek raporda tespit edildiği üzere 36.722.312,06 TL +kdv satış gerçekleştirdiği, davacının uğradığı zararın da 4.165.611,00 TL olduğu, bu zarardan davalı şirket yöneticisi olan ---- ile -------.. Şirketinin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu sonucuna varılmış, davalı ------ yönünden yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü dava red edilmiş, Davalı şirketin dava dışı ----.. Müşterilerinin -------.. şirketinden ayrılmasına ve davalı şirkete yönlendirilmesine neden olacak şekildeki faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tespite konu eylemin 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin menine karar verilmiştir. TTK'nın 56/1-e madde ve fıkrası TBK'nın 58. Maddesinde belirtilen şartların oluşması halinde haksız rekabet nedeni ile manevi tazminata hükmedilebileceğini belirtmiş olup dava dışı şirketin kişilik haklarının zedelendiğine dair bir iddia ve delil olmadığından bu talep red edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :
A-Davalı ------ yönünden ; Davanın reddine,
B- Diğer iki davalı yönünden ;Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
b1- 4.165.611,00 TL tazminatın dava tarihi 24.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak -----ödenmesine,
b2-Davalı şirketin dava dışı -----... Müşterilerinin ------.. şirketinden ayrılmasına ve davalı şirkete yönlendirilmesine neden olacak şekildeki faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tespite konu eylemin 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin menine,
b3-Davacının manevi tazminat ve sair taleplerinin reddine ,
C- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 284.552,88 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL ve tamamlama harcı ile alınan 69.421,94 TL nin mahsubu ile bakiye 211.715,44 TL harcın davalılar ------ ile --------müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
D- Davacı yanca yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 3.415,50 TL peşin harç, 69.421,94 TL tamamlama harcı, 18.000 TL bilirkişi ücreti, 1.309,00 TL posta ve müzekkere masrafları olmak üzere toplam 92.227,14 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 90.065,03 TL sinin davalılar -------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
E- Davalı ------- tarafından yapılan 400,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 09,38 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
F- Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 477.248,88 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ile ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
G- Davalı ------ vekille temsil edildiğinden ve dava bu kişi yönünden maddi tazminat istemi tümden red edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13. Maddesi gereği 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
H-Red edilen manevi tazminat yönünden; davalılar vekille temsil edildiğinden ve istem tümden red edildiğinden, red nedeni de ortak olduğundan maktu 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
I-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İ- Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 37,00 TL sinin davacıdan 1,563,00 TL sinin ise ----- ile ----- müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT kaydına, Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzeretaraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.